
(...) Şimdi, herkes bana, kendine ilişkin olarak, ağrının ne olduğunu yalnızca kendisinden bildiğini söylüyor! Diyelim ki herkesin bir kutusu var ve kutunun içinde de "böcek" dediğimiz bir şey bulunuyor. Hiç kimse hiçbir zaman başkasının kutusunun içine bakamıyor; ve herkes böceğin ne olduğunu yalnızca kendi böceğinin görünüşünden bildiğini söylüyor.
Bu durumda herkesin kutusunda pekâlâ farklı bir şey bulunabilir. Hatta böyle bir şeyin sürekli değişim geçirdiğini bile düşünebiliriz.—Ama ya bu insanların "böcek" sözcüğünün yine de bir kullanımı varsa?—Bu durumda bu, bir şeyin imlemi olmak olmayacaktır. Kutunun içindeki şey dil-oyununa hiç mi hiç dahil değildir, bir "bir-şey" olarak bile: çünkü kutu boş bile olabilir.
(...)
Bu, şu demektir duyumun ifadesinin grameri 'nesne ve imlem' örneği uyarınca kurulacak olursa, nesne ilgisiz bir şey olarak gündemden düşer.
—Wittgenstein, Ludwig; Philosophische Untersuchungen §293
Türkçe









