Stranger58
20.9K posts


İYİ PARTİ’den CHP’ye CHP’den AK PARTİ’ye…
Üç yılda üç parti..
Üç yılda üç ideolojik tercih…
Enteresan işler…
Gerçek Gündem@gercekgundem
🔴 Geçtiğimiz günlerde CHP'den istifa eden İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, AK Parti grubuna geldi
Türkçe

@Nuribey90 Türibünlerde tezahüratlar yapıp
Saran Saran diye diye seçenler
düşünsün.
Seçtiren de bugün sıkıntısını
çekiyor.
Türkçe

@ozgurozkurt_16 Maalesef ülkede fazladan yer
işgal ediyorlar.
Üretime gram katkıları olmadan
tüketiyorlar..
Türkçe

@NaimBaburoglu Sen ne biçim adamsın?
Atatürk'ün koltuğu hırsızların,
düzenbazların,manda zihniyeti
taşıyanların hakkı mı?
Altı okla ve anlamı ile gerek Ekrem
İmamoğlu'nun gerekse Özgür Özel
ve avanesinin ne ilgisi olabilir?
RTE düşmanlığı size bu ülkenin
anahtarını gavura teslim ettirir!.
Türkçe

Türkiye farkında mı bilinmez ama;
-Butlan kararıyla gelen Kılıçdaroğlu ve ekibi sadece CHP'nin değil, tüm toplum için, bir endişe kaynağı haline geldi.
-Atatürk ilkelerinin ve "Altı Ok"un tümüyle dışında hareket eden Kılıçdaroğlu ve ekibi, mirasını reddettiği kurucu liderin koltuğuna oturmakta ve onun adını kullanmakta hiçbir rahatsızlık duymuyor. Asıl sorun bu...
-Toplum bunun farkında. Vasiyete aykırı hareket eden "meşru" değildir.
-Türkiye bunu hak etmedi.
Türkçe

@cenginyurt52 Rahmetli Demirel'in sözüyle
cevap vereyim o zaman;
"Yürümekle yollar aşınmaz."
Türkçe

@Dede38__ Türkün uyanık olup müslüman
milletlerle arasını açacak her türlü
fitneden uzak durması gerekir.
Tarih bize bunu emreder.
İçimizdeki şeytanların işgal ettikleri
koltuklardan uzaklaştırılıp devlet
idaresinin tamamiyla Türklere emanet edilmesi şarttır.
MÜCADELE TOPYEKÜN OLMALIDIR!
Türkçe

*BU YAZIYI KİM YAZMIŞSA TEBRİK EDİYORUM. MUTLAKA SABIRLA SONUNA KADAR OKUYUN...
Osmanlıyı 1299 yılında Oğuz Türklerinin Kayı Boyu kurmuştur.
Osmanlı imparatorluğu;
- 1299 da kurulmuş, 1579'a kadar 3 asır YÜKSELMİŞ....
- 1579 dan 1699 kadar,
1 Asır DURAKLAMIŞ.
- 1699 dan 1919 kadar.
GERİLEMİŞ VE YIKILMIŞTIR.
Gerçekte iki farklı Osmanlı vardı;
- Halifeliğe kadar olan Osmanlı... (1299-1517) Nam-ı diğer Türk İmparatorluğu
- 1517 tarihinde Halifeliğin alınmasından sonraki Araplaşan Osmanlı İmparatorluğumuz… Ve Araplaştıkça daha çok batan koca Osmanlı İmparatorluğumuz…
Aslında Türkler için her şey güzel gidiyordu...
Ta ki Halifelik sevdasına düşülene kadar…
O günkü şartlarda halifeliği olmazsa olmaz gören Yavuz Sultan Selim ile akıl hocası Şeyh İdris-i Bitlis-i ve diğerleri Memlüklülerin elinden Abbasi halifeliğini almak için Mercidabık ve Ridaniye savaşlarını tertip ederler...
Bu savaşların sonunda, kılıç zoruyla artık halifelik Türklerdedir. (1517)
Ama çok büyük bir sorun çıkar, çünkü Arap dünyası halifeliğin kendilerinden alınmasına şiddetle karşı çıkar ve Türk halifeye biat etmek istemezler...
İşte bu sorunu çözmek, Arapları, Türk halifeye bağlamak için Arapların da kabul edeceği bir orta yol bulunur.
Bu yol Mısır’dan ve Arap diyarlarından seçilecek iki bin civarında ulemanın, Mollanın, Ebussuud Efendilerin İstanbul’a davet edilerek, para, mal, mülk, arazi de verilerek kalıcı olarak yerleşmeleri sağlanır...
İmparatorluğu Araplaştırmak, diğer bir deyişle; Türk İslam’ının terk edilerek, Arap İslam’ına doğru evrilmesini sağlamak konusunda anlaşırlar.
Bu projeyi Araplar da destekleyince proje hayata geçer ve maalesef bundan sonra artık imparatorlukta “bugün de kısmen olduğu gibi” Türk kelimesi yasaklanır, “Türk’üm!”, “Türkmen’im!” diyen Kızılbaş diye aşağılanır, dışlanır, kafası kesilir.
Bu dönem sadece Kuyucu Murat Paşanın “Türk’üm!", “Türkmen’im!” dedikleri için kafasını kestirip, kuyulara doldurduğu insan sayısı 158 bindir.
Maalesef Osmanlının son 350 yılı ilk 250 yılın aksine, Türklere zulümle geçer, sıkı bir Arap tandanslı mezhepçilik kurulur...
1603 yılına gelindiğinde artık Ehl-i Beyt Türk Tekkeleri yasaklanır, kapatılır; yerine Halidî, Nakşî, Kürdî Tekkeler kurulur.
Yine bu dönem Kürtlere sayısız imtiyazlar verilir,
1839 birinci Tanzimat Fermanına kadar Kürtler askerlikten bile muaf tutulurlar. (Kürtlere Şah İsmail diyeti ödenir…)
Yine bu dönem Türkler, saraydan, ordudan ve müesses nizamdan tasfiye edilirler…
Türklerin askeri ve siyasi gücünü kırmak için bu Arap mollaların fetvalarıyla, serdengeçti birlikleri sadece Türklerden oluşturulur ve en ön safta savaştırılır, böylece kırdırılırlar, ganimet bile toplatmazlar…
Ganimeti de saraylardaki Arap mollalar ile işbirliği yapan yeniçeriler kendi aralarında paylaşırlar…
Ordudan, saraydan ve müesses nizamdan yavaş yavaş tasfiye edilen, kafası kesilen, sürgün edilen Türklerin bir kısmı bu mollalara kızar ve canını kurtarmak için de Kürtleşmeyi ana stratejik hedef olarak seçerler.
Bu aşiretler ve boyların en büyükleri Avşarlardır, Halaçlardır, Mukri, Bayat, Beğdili, Evya, Yıvadır… Buna tarihimizde “Ekrad (kürtleşmiş) Türkmanlar” denir…
Yine Kelkit’ten Hakkâri’ye kadar olan bölgede yaşayan Akkoyunluların büyük bir kısmı İran’a gider. (Bugün dünyanın en büyük Türk nüfusunun yaşadığı başkent Tahran’dır…)
Böylece yüzyıllarca başımızı ağrıtacak Kürt sorunu ve bu politikalar sonucu gelişir ve büyür.
Osmanlı öyle bir açmaza düşmüştür ki, ne halifelikten vazgeçebilir, artık ne de imparatorluğun kan kaybetmesini durdurabilir... Çünkü imparatorluğu kuran asli unsur Türkmenler dışlanmış, mezhepçiliğe kurban edilmiştir…
Mollalar, başta matbaa olmak üzere bir sürü saçma sapan fetva verirler…
Ve sonuçta Osmanlı’ya Rönesans’ı ıskalatırlar, Rönesans’ı İngiltere kapar…
Matbaa Osmanlı’ya ilk kez 1480’de Yahudiler ile gelir, sonra 1527’de Ermeniler matbaaya kavuşur. 1563’te ise Rumların matbaası vardır.Bu meşhur mollalarımız her seferinde yeni bir fetva ile bizimkilerin matbaaya kavuşmasını engellerler, ta ki Batı Rönesans’ı ve aydınlanmayı yakaladıktan, yani 240 yıl sonra, 1727’de İbrahim Müteferrika’nın çabaları ile matbaaya kavuşuruz; ama bilgiye sahip olmak için artık çok geçtir…
Şimdi açıkça şu soru sorulmalıdır:
1299’dan 1683 Viyana Bozgunu’na kadar savaştığı tüm savaşları kazanan bir Türk imparatorluğu (Osmanlı) varken; neden son 250 yılda girdiği tüm savaşları kaybedip, bir de Kurtuluş savaşı yapmak zorunda kalmıştır?
Osmanlı bu dönemde; yani yaklaşık son 250 sene, 1683 Viyana Bozgunu’ndan, nihayet 1922’de Ankara, Haymana Ovası’nda yapılan Sakarya Savaşını kazanana kadar tüm savaşları kaybetmiştir.
Acaba; Halifelik ve akabinde yürütülen Türk düşmanı, Arap tipi mezhepçi politikalara dönülmeseydi; koca bir imparatorluk batar mıydı?
Ve yine; Yunus Emre'lerin, Hacı Bektaş'ların, Seyit Gazi'lerin, Ahmet Yesevi'lerin İslam’ı, İslam değil miydi?
Osmanlıyı kuran Şeyh Edebali'lerin İslam’ı, Akşemseddin'lerin İslam’ı İslam değil miydi de, Ebussuud'lara teslim edip batırdık koca imparatorluğu…
Bugün de aynı sürecin devam etmesi tarihten hiç ders almadığımızı göstermektedir.
Pir-i Türkistan Ahmet Yesevi der ki:
*“Din bir seçimdir, ama Türklük kaderdir!”*
İşte bu yüzden "Arap sevici, mezhepçi" değil, Cumhuriyetçiyiz, Türk'üz, Atatürkçüyüz...
Ne Mutlu Türküm diyene...!!! 🇹🇷
( Bu gerçeği lütfen siz de olabildiğince paylaşır mısınız? )
ALINTI

Türkçe

@Dede38__ Türk'ü dininden uzaklaştıran her
adım onun kefenini biçmektir.
İslamiyet hiçbir kavmin tekelinde
değildir.Müslüman olmak Arap
olmak değildir. Zira Arapların katıksız müslüman olduğu da söylenemez.
Türk doğası gereği İslamiyeti kabul
edip uğrunda savaşmıştır./.
Türkçe

@Dede38__ Tüm batı dünyasında Türk denince
akıllarına müslüman gelir.
Bugün çeşitli algılarla müslümanlığı
unutturulmaya çalışılan Türk sanmasın ki ateist olduğunda ya
da hıristiyan olsa bile üstündeki
müslümanlık örtüsünü atabilir.
Binlerce yıllık bir kinin muhatabı
olmaktan kurtulamaz./.
Türkçe

@MKA1OL İleri görüşlü insanlara bayılıyorum.
Trollara gülüp geçiyorum.
Gizli kimliklilere hayıflanıyorum.
Mankurtlara ise sadece acıyorum.
Türkçe

@Stranger58_ Akp’de tıpkı ANAP gibi sıfırlanacak. Hepiniz oy verdiğinizi inkar edeceksiniz. Çocuklarınızın yüzüne bakamayacaksınız.
Türkçe

Tarih bilincinden yoksun yetiştirilen
kuşaklar eminim ki bu bilgiyi de
bu sayfadan öğrenmişlerdir.
Tavsiyemdir. Alışkanlığınız olsun.
Hemen araştırıp doğruluğuna emin
olduktan sonra öncelikle bu olayı
tarih kitaplarına almayanları lanetleyiniz.
Sonra yolunuz Selanik'e düşerse..
StanteaR@StanteaR_
Bu fotoğraf Yunan Ordusuna Selanik’i tek kurşun sıkmadan teslim eden Divanı Harp tarafından VATAN HAİNİ olarak ilan edilen ve gıyabında ölüm cezası verilen VATAN HAİNİ HASAN TAHSİN PAŞA’ya ait. Savaş esnasında emir subaylığını yapan oğlu Kenan Mesare Yunan vatandaşı oldu ve özellikle Balkan Savaşları'nı ve Yunan Ordusunu Öven tablolarıyla tanındı. Diğer oğlu Kemal Mesare Arnavutluk'a taşındı, daha sonra Arnavutluk'un Yunanistan büyükelçisi olarak görev yaptı. VATAN HAİNİ TAHSN PAŞA’nın Mezarı Selanik’te Yunan Ordu müzesinin bahçesinde yer alıyor. Mezarına giden olursa tükürmeden dönmesin.
Türkçe
Stranger58 me-retweet

S. Demirtaş Cumhurbaşkanı adayı oldu hapse atıldı.
Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayıyım dedi hapse atıldı.
Ümit Özdağ Cumhurbaşkanı adayıyım dedi hapse atıldı.
Sinan Oğan Cumhurbaşkanı adayı oldu, sarayın kızağına çekildi.
Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı oldu, saray güdümünde ipleri bağlanarak pasifize şekilde Chp başına getirildi.
Bu durumun bir üst leveli Osmanlıda vardı. Tahta çıkan padişah potansiyel rakipleri olan kardeşlerini ve çocuklarını boğdurur ve egale ederdi.
Demokrasinin tek farkı sanırım idam edilmeyip hapse atılmak.
Türkçe

@Arzuxxij İsmini telafuz edip ağzına alman
bile abes.
Bu arkadaşı ben apartman yöneticisi olarak bile seçmem!
Türkçe













