Hakkı Öcal

46.4K posts

Hakkı Öcal banner
Hakkı Öcal

Hakkı Öcal

@ocalnet

Türkiye artık eski Türkiye değildir. -- Reis Gazeteci, fotoğrafçı vs.. 66Yozgat Görüşlerim sadece beni bağlar. RT, onay ve teyid anlamına gelmez.

参加日 Ekim 2010
12.1K フォロー中15.7K フォロワー
Hakkı Öcal がリツイート
Esra Elönü
Esra Elönü@elonue·
Hind, 335 kurşunla öldürüldü... Gazze'de 100 bin çocuk cennetin Gazzesi'nde... Bayram çiçekli bir kefenle Acımasızlığa gömülmektir. Şekerler ellerinde eriyor Gazze'nin... Arada bir yaşamak geliyor aklıma, teyzemin getirdiği balıklara Bir akvaryum aradığımız günler, bir kutu ev cıvıltısı biraz telaş Bugün hiçbir şey olmasa da saçlarım yarın uzayacak sevinirim Sığınaklarda tanıştığım çocuklarla karışmış terliklerimiz karanlıkta Buna üzülmeyiz nasıl olsa yalın ayak gömüleceğiz masallara Sonra birleştireceğiz, gücümüzü değil tabi alacağımız öçleri Devler hiç de o kadar büyük değil cüceleri hiç küstürmedik Çayırlar bize kalacaktı, şekerler atlara, salıncaklara koyacaktık şehri Bebekleri uyutacaktık buydu planımız, battaniyeleri düğümleyip Birbirine, dünyadan dışarı çıkaracaktık kuşları kedileri neneleri bebekleri Yıkılmış evlere dağıldık sonra bir yetim çizgi film izliyor Annesinin saçlarıyla oynuyor baksana anne kazlar nasıl yürüyor Bir top yuvarlanamıyor cesetlere çarpmaktan Sular dolmuyor kırılmış bardaklara, Sandalyelere acı oturmuş masanın altında hayat bilgisi kitabından bir sayfa, Kuşlara buğday vermiş melekler, Telefon uzaktan çalıyor sessizliği, Hind dolaşıyor evin damarlarında kalan son gün parçası İnsan kolisi diyor tabutlara aklından Artık olmayan bir evin kapısını çekiyor Yıkılmış evlere dağıldık sonra bir yetim çizgi film izliyor Annesinin saçlarıyla oynuyor "baksana anne kazlar nasıl yürüyor" Çocuklar sarılınca birbirine belki büyük bir adama benzer gölgemiz Bunu denemeliyiz teyze bunu yapabiliriz. Hind diyor ki "Ben altı yıl yaşadım" Kumbaralarda bayram için sakladığımız son nefesleri topluyoruz, Kuruşu kuruşuna sadece yaşamak için, Bütün bunlar olurken, Altıdan geriye sayıyor bir kurşun, Bir salkım kurşun, Hiç mi yok içinde bir üzüm tanesi, Sonra asmalar devriliyor üstüne, En fazla sayıyor beş tanesini, Kalan 350'sini hiç yaşamadığı yıllar sayıyor... Yıkılmış evlere dağıldık sonra bir yetim çizgi film izliyor Annesinin saçlarıyla oynuyor " anne kazlar da bizimle cennete gelecek mi"... star.com.tr/yazar/hind-rec…
Türkçe
10
98
332
7.1K
Hakkı Öcal がリツイート
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷
Netanyahu: Maalesef ve üzülerek tarih şunu kanıtlar: İsa Mesih'in Cengiz Han karşısında hiçbir avantajı yoktur. Ahlaklı olmak yetmez. Adil olmak yetmez. Çünkü eğer yeterince güçlü, yeterince acımasız ve yeterince kudretliyseniz; kötülük iyiliğe üstün gelecektir. Saldırganlık ise itidale galip gelecektir. Bu yüzden, bugünkü dünyaya baktığınızda başka seçeneğiniz kalmıyor. *** Katil Netanyahu, 23 Kasım 2023’te Kudüs’te, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ve Belçika Başbakanı Alexander De Croo ile yaptığı görüşmede de aynı zihniyeti açıkça ortaya koymuştu. O gün söylediği şeyin özü şuydu: Tarih güçlüden yanadır; ahlâkî değerler ise onları savunacak güç yoksa ayakta kalamaz. Yani açıkça şunu savunuyordu: Ahlâk yetmez, adalet yetmez; asıl belirleyici olan çıplak güçtür. Kaynağı burada bırakıyorum; isteyen bakabilir: (outono.net/elentir/2023/1… ; lamoncloa.gob.es/presidente/int…). Siyonist Netanyahu’nun 7 Ekim sonrasındaki ulusal ve uluslararası açıklamalarına, yabancı basına verdiği brifinglere ve bunlar üzerine yazılan haberlere baktığınızda çok net bir şey görüyorsunuz: Ortada sadece savaş propagandası yok; yalanın, çarpıtmanın ve tersine çevirmenin tekrar edilerek “hakikat”e dönüştürülmeye çalışıldığı sistemli bir yalan düzeni var. Netanyahu önce Gazze’de yürüttüğü soykırımı “medeniyet ile barbarlık arasındaki savaş” diye kuruyor. 30 Ekim 2023’te yabancı basına bunun “medeniyetin barbarlara karşı savaşı” olduğunu söylüyor. 23 Kasım 2023’te ise aynı çerçeveyi daha teorik bir dile taşıyıp tarihin güçlüden yana olduğunu savunuyor. Yani Gazze’de yürütülen soykırımı, yıkımı, kuşatmayı ve sivil kıyımı; bir işgal, bir toplu cezalandırma ve bir soykırım siyaseti olarak değil, Batı dünyası adına verilen ahlâkî bir savaş gibi anlatıyor. İlk büyük yalan tam burada başlıyor: İsrail saldırmıyor, güya medeniyeti savunuyor. Batı’ya da şunu söylüyor: “Beni destekleyin; ben sizin yerinize savaşıyorum. Ben bunları yok etmezsem onlar sizin medeniyetinizi tehdit edecek.” Bu “medeniyet/barbarlık” çerçevesi, 30 Ekim 2023 tarihli yabancı basın brifinginin merkezinde yer alıyor (transcripts.cnn.com/show/cnc/date/…). Netanyahu ve Trump’ın siyaset tarzlarında ortak bir nokta da burada beliriyor: İkisi de kendi kitlelerini hakikati berraklaştırarak değil, kafa karıştırarak; gerçeği sadeleştirerek değil, manipülatif bir dil ve duygusal kutuplaşma üzerinden etkiliyor. Burada amaç hakikati açıklamak değil, kendi kitlesi için yeni bir “hakikat etkisi” üretmektir. 30 Ekim 2023’teki “medeniyet/barbarlık” kurgusu ile 23 Kasım 2023’teki “tarih güçlüden yanadır” vurgusu birlikte okunduğunda, ahlâkî üstünlük iddiasının nasıl çıplak güç siyasetiyle iç içe geçtiği görülüyor (transcripts.cnn.com/show/cnc/date/… ; outono.net/elentir/2023/1…). *** İkinci büyük yalan, Gazze’deki soykırımın failini tersyüz etmesidir. Netanyahu, kadınların, çocukların ve hastaların ölümünü İsrail bombardımanının sonucu olarak değil, Hamas’ın sivilleri canlı kalkan olarak kullanmasının sonucu gibi anlatıyor. Böylece faili görünmezleştiriyor, sorumluluğu ise saldırıya uğrayan toplumun içine yerleştirilen örgüte yıkıyor. Onun dilinde İsrail öldürmüyor; Hamas “öldürtüyor.” Bu, apaçık bir fail saklama ve sorumluluk kaçırma tekniğidir. 10 Ağustos 2025’te de aynı çizgiyi sürdürüp Hamas’ın Gazzelileri boyunduruk altında tuttuğunu, yiyeceklerini çaldığını ve güvenli bölgelere gitmeye çalışanlara ateş ettiğini söylüyor. “Yalanları delmek ve gerçeği söylemek” diye başladığı o brifingde, aslında yine aynı tersine çevirme stratejisini tekrar ediyor (israel.com/politics/pm-ne… ; timesofisrael.com/liveblog-augus…). *** Üçüncü büyük yalan, hastaneler, okullar ve diğer sivil alanlar üzerinden kuruluyor. Netanyahu’nun tekrar eden mantığı şu: Hamas sivil altyapıyı askerî amaçla kullanıyorsa, o alanlara yönelik saldırıların gerçek sorumlusu da Hamas’tır. Böylece hastaneleri vuran, okulları yıkan, sivil altyapıyı çökerten gücü görünmez kılıyor. Çocukların ölümü de, yoğun bakım ünitelerinin çökmesi de, sivil hayatın harabeye dönmesi de İsrail’in fiili saldırısı olarak değil, güya Hamas’ın “taktiklerinin” sonucuymuş gibi pazarlanıyor. Yani saldırıyı inkâr etmiyor; saldırının ahlâkî ve siyasî sorumluluğunu başka yere itiyor. 30 Ekim brifingindeki “barbarlar” çerçevesi ile bu meşrulaştırma dili birbirini tamamlıyor (transcripts.cnn.com/show/cnc/date/…). *** Dördüncü büyük yalan, kalıcı askerî kontrolü “zorunlu güvenlik tedbiri” diye pazarlamasıdır. 2–4 Eylül 2024 hattında Netanyahu, Filadelfi Koridoru’nun mutlaka İsrail’in denetiminde kalması gerektiğini, aksi halde Hamas’ın yeniden silahlanacağını ve 7 Ekim benzeri bir saldırının tekrar edeceğini savunuyor. Hatta bu hattın bırakılması hâlinde İsrail’in oraya geri dönemeyebileceğini söylüyor. Böylece geçici savaş tedbiri değil, kalıcı alan hâkimiyeti ve sürekli askerî denetim talebi; teknik ve kaçınılmaz bir güvenlik zorunluluğu gibi sunuluyor. Reuters ve diğer uluslararası haberler de bunun ateşkes ve rehine anlaşmasının başlıca tıkanma noktalarından biri hâline geldiğini gösteriyor. Yani “güvenlik” diye sunulan şey, fiilen kalıcı kontrol siyasetidir. İşgaldir (reuters.com/world/middle-e… ; theguardian.com/world/article/… ; english.alarabiya.net/News/middle-ea…). *** Beşinci büyük yalan ise açlık ve yardım meselesinde kuruluyor. Netanyahu, özellikle 10 Ağustos 2025 brifinginde Hamas’ın Gazzelileri boyunduruk altında tuttuğunu, yiyeceklerini çaldığını ve insani krizin asıl sorumlusunun Hamas olduğunu söylüyor. Aynı konuşmada İsrail’in amacının Gazze’yi işgal etmek değil, Gazze’yi Hamas’tan “özgürleştirmek” olduğunu iddia ediyor. Yani Netanyahu bu soykırımı, güya Filistinlileri özgürleştirmek için yapıyormuş gibi anlatıyor. Fakat aynı günlerde uluslararası haberler, sahada kıtlık, yetersiz yardım, kitlesel yıkım ve açlık uyarılarının ağırlaştığını; Netanyahu’nun ise bu tabloyu reddedip suçu Hamas’a attığını aktarıyor. Burada yalnızca propaganda yok; fail ile mağdurun yerini bilinçli biçimde değiştiren bir söylem var (israel.com/politics/pm-ne… ; timesofisrael.com/liveblog-augus… ; apnews.com/article/e25dba…). *** Altıncı büyük yalan, İsrail’in işgal etmediği, tam tersine “kurtardığı” iddiasıdır. Netanyahu 10 Ağustos 2025’te açıkça, “Amacımız Gazze’yi işgal etmek değil; Gazze’yi Hamas’tan kurtarmak” çizgisini kuruyor. Hatta bazı Gazzelilerin kendilerine “Bizi kurtarın” dediğini öne sürüyor. Bu, propaganda dilinin en çıplak hâlidir. Çünkü bombalayan, kuşatan, yerinden eden, şehri çökerten güç kendisi olduğu hâlde; kendisini kurtarıcı gibi sunuyor. Böylece işgal, kuşatma ve yıkım; “özgürleştirme” kelimesinin içine saklanıyor. İsrail’in fiilî askerî tahakkümü görünmez hâle getiriliyor (israel.com/politics/pm-ne… ; timesofisrael.com/netanyahu-says…). *** Dolayısıyla Netanyahu’nun 7 Ekim sonrasındaki söylemleri, hakikati açıklayan değil, hakikati tersyüz ederek yeni bir meşruiyet zemini kuran bütünlüklü bir propaganda düzenidir. Yalan siyasetidir. Bu düzende İsrail’in yürüttüğü soykırım, bir işgal ve imha siyaseti olarak değil, medeniyeti savunma görevi olarak sunulmaktadır. Gazze’deki toplu ölüm ve yıkım, İsrail’in bombardımanının sonucu olmaktan çıkarılıp Hamas’ın varlığına, yöntemine ve sözde taktiklerine bağlanmaktadır. Aç bırakılan halkın sorumlusu kuşatma değil Hamas, vurulan hastanelerin sorumlusu saldırı değil Hamas, yerle bir edilen sivil hayatın faili işgalci güç değil Hamas olarak gösterilmektedir. Aynı şekilde İsrail’in askerî tahakkümü işgal değil güvenlik, kuşatma değil zorunlu tedbir, yıkım değil kurtarma, soykırım değil özgürleştirme olarak yeniden adlandırılmaktadır. Böylece gerçeklik parçalanmakta, fail görünmezleştirilmekte, mağdur ise suçlu gibi sunulmaktadır. *** Netanyahu’nun bu söylemleri ve yalanları ise maalesef önce dijital platformlar tarafından dolaşıma sokuluyor, ardından Batı basını tarafından sahiplenilerek haber dili bu çerçevede kuruluyor. Algoritmalar da bu çerçeveye göre çalışıyor. Başka bir ifadeyle, Netanyahu’nun yalanları yalnızca siyasî söylemi değil, dijital dolaşımın mantığını da besliyor; görünürlüğün, tekrarın ve gündemin kalbine yerleşiyor. Böylece hakikat değil, tekrar edilen çerçeve öne çıkıyor. Oysa İsrail neredeyse bir asırdır işgal, sürgün, yıkım ve zulüm siyaseti yürütüyor. Buna rağmen Batı basını, İsrail’in soykırımını hâlâ büyük ölçüde 7 Ekim çerçevesi içinde sunuyor; Netanyahu’nun kurduğu hikâyeyi merkeze alıyor; onun yalanlarını tartışmanın doğal ekseni hâline getiriyor. Yani mesele artık sadece yalan söylenmesi değil, yalanın haberin omurgasına, algoritmanın yönüne ve kamusal algının merkezine yerleştirilmesidir. İşte meselenin en acı tarafı da burada ortaya çıkıyor. Trump ve Netanyahu gibi iki büyük yalancı, bugün yalanlarla kendi zulümlerine yeni hikâyeler arıyorlar. Biri Amerika’yı, diğeri Batı’yı, ikisi birlikte de geniş kitleleri manipülatif bir dil, korku siyaseti ve duygusal kutuplaşma üzerinden etkiliyor. Fakat belki de en trajik olan şudur: Netanyahu yalnızca kendi toplumunu değil, Amerikalıları ve Avrupalıları da kandırıyor. Hakikati örgütlemiyor; korkuyu örgütlüyor. Gerçeği açıklamıyor; algıyı yönetiyor. Ve bu yalan düzeni, yalnızca propaganda dili olarak kalmıyor; doğrudan ölümleri meşrulaştıran, suskunluğu büyüten ve uluslararası meşruiyet üreten bir siyasal makineye dönüşüyor.
Türkçe
0
12
28
2.2K
Hakkı Öcal がリツイート
Ömer Faruk
Ömer Faruk@OFGrsn021·
Diyarbakır Surlarına: “Biz Müslüman Türkler ve Kürtler, bu muhteşem ve muazzam coğrafyanın koruyucu fedaileriyiz!” yazılı pankart asıldı.
Ömer Faruk tweet mediaÖmer Faruk tweet media
Türkçe
0
6
27
1.1K
Hakkı Öcal
Hakkı Öcal@ocalnet·
Recep Tayyip Erdoğan: Milletimizle birlikte yurt dışındaki vatandaşlarımızın, gönül coğrafyamızdaki dostlarımızın ve İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı canıgönülden tebrik ediyorum. Bayramın tüm insanlık için hayırlar, iyilikler, güzellikler getirmesini temenni ediyorum. Bayramımız mübarek olsun.
Hakkı Öcal tweet media
Türkçe
1
4
20
124
Hakkı Öcal がリツイート
Malik Ejder
Malik Ejder@malikejder·
Soykırımcı Netanyahu: "Hürmüz’e alternatif rotalar lazım. Petrol ve gaz borularını batı yönüne Arap Yarımadası’ndan doğrudan İsrail’deki limanlarımıza getirmeliyiz. Ve böylece tıkanma noktalarını sonsuza dek ortadan kaldırmış oldunuz. Bu kesinlikle mümkün."
Türkçe
9
17
48
19.4K
Mikrofonsuz Ses
Mikrofonsuz Ses@MikrofonsuS·
Görseli okuyabilen varmı? Tabiki anlaşılmaz Ülkeyi kurduğunu söyleyen davarlar İşte bundan dolayı bir gecede alfabeyi değiştirdiler‼️
Mikrofonsuz Ses tweet media
Türkçe
57
36
187
15K
Hakkı Öcal がリツイート
Ahmet Yeşiltepe
Ahmet Yeşiltepe@ahmetyesiltepe·
Bu bir gaf değil, diplomatik literatürde karşılığı olan bir “ölçüsüzlük”… 🤦🏻 Böyle bir replik, bırakın diplomasiyi, The Office’te bile fazla kaçardı. Trump, İran'la savaşa girmeden önce neden müttefiklerle koordinasyon kurmadığı sorulduğunda, “Kimseye bundan bahsetmedik. Sürpriz konusunda Japonya'dan daha iyisi kim bilir? Bana Pearl Harbor'dan neden bahsetmediniz, tamam mı?" diye yanıt verdi. 🎌 Trump’ın, Japonya Başbakanı’nın yanında Pearl Harbor üzerinden yaptığı bu gönderme; ne sadece patavatsızlık ne de sıradan bir kabalık… Bu, tarihsel travmayı hafife alan bir siyasi hoyratlık ve nezaket yoksunluğu ayrıca..
Türkçe
76
200
1.4K
215.6K
Hakkı Öcal がリツイート
Fokus Kare
Fokus Kare@FokusKare·
Cenk Uygur (Türk asıllı Amerikalı gazeteci): ▪️ “Tüm siyasetçilerimizi rüşvetle satın alıyorlar! İsrail’e hizmet etmeyi bırakın… Amerika için çalışın!”
Fokus Kare tweet media
Türkçe
1
40
135
1.7K
Hakkı Öcal がリツイート
Zeki Bahçe
Zeki Bahçe@zekibahce·
Dilek İmamoğlu'nun basın danışmanı İBB'den aylık 340 bin lira maaş alıyor. Dilek İmamoğlu kim, yolsuzluk ve rüşvet suçlamasından Silivri'de yatan Ekrem'in karısı. Başka ne özelliği var hiç? Peki bir belediye başkanının eşinin danışmanı neden olur? Hadi oldu kendine danışman tuttu, neden kendi cebinden değil de İBB'den ödetiyor
Türkçe
169
1.3K
3.2K
53.9K
Hakkı Öcal がリツイート
Ysf
Ysf@Ysf34A·
Ulusal Güvenlik Bakanı Ben Gvir, art arda 17 kabine güvenlik toplantısına katılmadı. kKendisi ya yer altında, ya da ölü.
Ysf tweet media
Türkçe
15
31
222
6.6K
Hakkı Öcal がリツイート
Prof Dr. Nebahat BULUT
Prof Dr. Nebahat BULUT@BulutGulcuN·
Ağızlıksız yasaklı pitbul gezdiren kadına 95 bin 589 TL para cezası kesildi. 👏 #yetmezamaevet
Türkçe
257
441
2.8K
66.5K
Hakkı Öcal がリツイート
Emre Ercis
Emre Ercis@e_ercis·
CHP GENEL BAŞKANI @eczozgurozel KAMUOYUNDAN GİZLEDİĞİ BEŞİKTAŞ'TAKİ EVİ "KUMPASLA" MI ALDI? ÖZEL, HALK TV’DEKİ YAYINDA BU EVDEN NEDEN HİÇ BAHSETMEDİ? CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 22 Eylül 2021 tarihinde İstanbul Beşiktaş'ta 800 BİN TL'ye bir taşınmaz aldı. Özel'in kamuoyundan sakladığı bu taşınmazın alınış hikayesi tam bir çökme hikayesi. Özel'in satın aldığı taşınmaz Beşiktaş Türkali Mahallesi Uzuncaovalı Sokak'ta yer alıyor. CHP'li Beşiktaş Belediyesi adı geçen sokaktaki konut için önce "Yıkım" kararı alıyor. Ev sahibi bu kararı kaldırtmak için uğraşsa da başarılı olamıyor. Belediye yetkilileri, 65 numaralı adresteki meskenin "kesinlikle yıkılacağı"nı belirtiyor. Meskenin sahibine bu sırada "sürpriz" bir alıcı çıkıyor. O alıcı kim mi? Tabiki de Özgür Özel… Henüz CHP Genel Başkanı seçilmeyen Özel, Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın aracılığıyla bu meskene sahip oluyor. Ve Özel, tapuyu üstüne aldıktan hemen sonra "yıkım" kararı kaldırılıyor. Özel'in 800 BİN TL'ye aldığı ev bir anda 600 BİN DOLAR değere kavuşuyor. ÖZGÜR ÖZEL BU SORULARA CEVAP VERMEK ZORUNDA! Ekteki belgeler üzerinden giderek soruyorum; 1-Beşiktaş’ta dairen var mı? 2-Yıkım kararı olan binayı mı aldın? 3-Sen aldıktan sonra yıkım kararı kaldırıldı mı? 4-Tapu değeri ile gerçek değeri arasındaki farkı ödedin mi? 5-Ödendiyse bu farkı kim ödedi? 6-Tapuda küçük değer göstererek vergi kaçırdın mı? 7-Kendi belediyen olan ilçenden yıkım kararı olan bir evi alıp sonra da kararı kaldırtmak ahlaka uygun mudur? 8-Bu evden neden HALK TV'deki yayında bahsetmedin? Önce bunları yanıtla.. Devamı gelecek..
Emre Ercis tweet mediaEmre Ercis tweet mediaEmre Ercis tweet mediaEmre Ercis tweet media
Türkçe
212
1.4K
3.1K
129.9K
Hakkı Öcal
Hakkı Öcal@ocalnet·
Bu kitabı okumalısınız... *** Yunanistan ekonomi bakanlığı döneminde uluslararası üne kavuşan saygın muhalif ekonomist Yanis Varoufakis, bu küçük ancak yoğun kitapta günümüz ekonomisinin yapısını ve bu yapının insanlık için doğurduğu sorunları somut örneklerle, terminolojinin tutsağı olmadan başarıyla özetliyor. Yayımlandığı 24 ülkede ilgiyle karşılanan Kızımla Ekonomi Sohbetleri yazarın kızıyla sohbet havasında kaleme aldığı, akademik derinliğe dayanmakla birlikte son derece ulaşılabilir ve akıcı bir metin. Hem gençler hem de günümüz ekonomisini anlamak isteyen ve alanda teknik bilgisi olmayan okurlar için oldukça değerli bir giriş kaynağı. Varoufakis ekonominin "uzmanlara bırakılması gereken" bir bilim değil, siyasi ve sosyal güçlerin etkisinde, tüm insanlığın bugününü ve geleceğini etkileme gücüne sahip bir savaş alanı olduğunu söylüyor ve hepimizi bu gerçekliği anlamaya davet ediyor.
Hakkı Öcal tweet media
Türkçe
0
10
32
879
Hakkı Öcal がリツイート
Elif
Elif@Elif99316191373·
Allaha ve Resülüne Söven Alçak Köpeği Herkes Paylaşıp Şikayet Etsin Arkadaşlar @EmniyetGM @iletisim
Elif tweet media
Türkçe
62
585
979
11.3K