

Selim Abi
11.3K posts

@__selim
Finansal özgür olmak için önce zihinsel özgür olmak gerekir. https://t.co/YrfA58Rs4m







Kutman aşağı Kutman yukarı, vay şöyle güvenilmez vay böyle tehlikeli. Ne yapmış Kutman? Ntgazı geri çekip yeniden arz etmiş. Ticari hayatın içinde olağan kabul edilebilecek bir davranış, çünkü o ara şirket değerlemesini değiştirecek önemli bir gelişme olarak Socar LNG alınıyor. Bedelli yapmış. O kadar sıradışı bir dönemde yapmasa şirket batardı, gayet isabetli olmuş. Ara sıra stratejik ortak alımı gündeme gelirdi ve bir şekilde olmadı. Olabilir. Alıcı çıkmaz, beklenti boşa çıkar, fiyat oluşmaz vs... %40 a çıkma sözünü yerine getiremedi. Eleştirilecek tek konu da bu bence. Eleştiriler de haklı. Dönemin şartları kendi kişisel şartları bu alımı zorlaştırmış olabilir ama evet bu sözü kolay kolay vermemek gerekirdi. Sadece son birkaç yılda borsada yaşananlara bakınca "söz verilen olumlu bir şeyin yerine getirilmemesi" onlarca olumsuz ve bildiğin dolandırıcılık sayılacak işlerin arasında görece olarak çok daha hafif bir kusur oluyor benim gözümde. Evet yanlış, yanlışı savunacak da değilim ama bu yanlış bir kişinin adının dokuza çıkması için yeterli midir ? ✅TV.ye çıkıp uçuyoruz kaçıyoruz diyip pay mı sattı, ✅sattım ama hele bir sor niye sattım diyerek dalga geçer gibi, şirkete borç veriyorum mu dedi, ✅fiyatı arşa çıkmış haldeyken sosyal medyadan gaz mı verdi, ✅ortada hiçbir şey yokken şak diye bedelli mi açıkladı, ✅şeffaf olmayan raporlar mı yayınladı, ✅veri mi paylaşmadı, ✅şüpheli alışlar, ücretin yarısını elden aldığı varlık satışları mi yaptı ? ✅ilişkili taraf işlemleri ile dolaplar çevirip kar mı buharlaştırdı Gayet düzenli bir şekilde verilerini paylaşan, zamanı gelince ciddi webinarlar ile yatırımcıları bilgilendiren, iki haftada yüzde 45 gitmiş hissede piyasaya mesaj vermek için alım yapan biri Kutman. Son dinlediğim webinarda haksız yere adı güvenilmez patrona çıkmış biri yerine işine tutkuyla bağlı ve sadık, sağlık problemi olmasına rağmen uzun süre her soruya cevap verecek kadar işini ciddiye alan, bu uğurda büyük bir disiplinle yaşından beklenmeyecek bir enerjiyle dünyayı gezen ve alçakgönüllü bir şekilde kendisine ulaşan herkesle bilgisini paylaşan birini gördüm ben. Bir insanı ağır bir suçla itham etmek için çok daha fazlasına ihtiyaç duyuyor olmamız gerekmez mi? Bu arada Berkan'ın kutlaması sonuna kadar hakedilmiş bir kutlama. Helâli hoş olsun doktorum. Oldukça kapsamlı ve muazzam çalışmaları olmasa bu hisseyi ne çok yüksek oranlarda alabilir ne de tutabilirdim. Var ol! #GLYHO


Tarihinde ilk kez Dünya Kupası’na katılan, 520 bin nüfuslu Yeşil Burun Adaları, Son Avrupa şampiyonu İspanya ile golsüz berabere kalarak 1 puan almayı başardı. İspanya 0-0 Yeşil Burun Adaları



🎯 "Şu an piyasada hakim bir fikir var: Anlaşma gelse de brent önderliğinde savaşın etkilerinin uzun süreceği ve bu nedenle piyasayı olumsuz etkileyeceği fikirlerini dinlediğim yayınlarda, okuduğum analizlerde bolca görüyorum. Ba senaryo olmuş durumda. Kolay kolay yabana atilabilir bir senaryo da değil ve oldukça sağlam reel gerekçeleri var bu fikirlerin. Fakat ben senaryomu bunun üzerine kurmuyorum. Öncelikle barışı yakın görüyorum. ABD saldırabilse şimdiye kadar saldırır, alacağını alırdı. Savaşın yeniden alevlenmesi ihtimalini epey düşük buluyorum. Bu noktadan sonra ana senaryo gecikse de öyle ya da böyle mecburen anlaşma. Mevcut durum sürdürülebir değil. Devamında evet savaşın etkileri uzayabilir. Ama piyasa artık aylarca aynı riski veya ihtimalleri fiyatlayan bilinen eski piyasa değil. Genel psikoloji de fiyatlama dinamikleri de çok hızlı değişiyor. Yeni bir denge var artık. "

bistte son yıllarda yaşadığımız "Allah Allah, vay arkadaş, yav nasıl" ile biten cümlelerimizi de bize has dinamikler hariç olsa da epey açıklayan bir yazı paylaştı @e507 "Citigroup: Piyasalarda yapısal bir değişim oldu" başlıklı yazıda özetle: "Citi’nin anlattığı rejim değişimi, piyasaların 2010’lardan sonra sadece daha pahalı hale gelmediğini, fiyat oluşum mekanizmasının da değiştiğini söylüyor. Eskiden fiyatların zamanla şirketlerin gerçek değerine yaklaşacağı varsayılırdı; yatırımcı kâra, nakit akışına, defter değerine ve çarpanlara bakar, ucuz olanı alır, pahalı olanı satardı. 2008 sonrası parasal genişleme, sıfır faiz dönemi, 2020 sonrası likidite patlaması, ETF ve pasif fonların büyümesiyle bu mekanizma zayıfladı. Artık birçok yerde asıl soru “ucuz mu?” değil, “para akışı devam ediyor mu?” haline geldi. Yükselen hisselerin endeks ağırlığı arttıkça daha fazla pasif alım çekmesi, momentumun güçlenmesi ve sosyal medyanın kolektif ilgiyi hızlandırması fiyat artışını kendi kendini besleyen bir sürece dönüştürdü. Bu yeni düzende pahalı olmak tek başına düşüş sebebi olmaktan çıktı. Mega-cap teknoloji, platform şirketleri, yapay zekâ hisseleri ve ağ etkisi güçlü şirketler klasik değerleme kalıplarını zorladı; çünkü fiyat sadece gerçeği yansıtan bir sonuç değil, şirketin sermaye toplama gücünü, büyümesini ve rekabet avantajını etkileyen bir girdiye dönüştü. Soros’un “reflexivity” dediği yapı tam da burada çalışıyor: yükselen fiyat şirketin gerçekliğini değiştirebiliyor. Bu rejim sonsuza kadar sürmek zorunda değil; yüksek faiz, likidite daralması veya pasif akımların zayıflaması mean reversion’ı yeniden güçlendirebilir. Ancak 2023-2026 arasında mega-cap teknoloji liderliğinin sürmesi, piyasanın hâlâ değer ölçen klasik bir mekanizmadan çok; likidite, anlatı, momentum ve attention dağıtan yeni bir sisteme yakın çalıştığını gösteriyor" deniyor. Şu an piyasada hakim bir fikir var: Anlaşma gelse de brent önderliğinde savaşın etkilerinin uzun süreceği ve bu nedenle piyasayı olumsuz etkileyeceği fikirlerini dinlediğim yayınlarda, okuduğum analizlerde bolca görüyorum. Ba senaryo olmuş durumda. Kolay kolay yabana atilabilir bir senaryo da değil ve oldukça sağlam reel gerekçeleri var bu fikirlerin. Fakat ben senaryomu bunun üzerine kurmuyorum. Öncelikle barışı yakın görüyorum. ABD saldırabilse şimdiye kadar saldırır, alacağını alırdı. Savaşın yeniden alevlenmesi ihtimalini epey düşük buluyorum. Bu noktadan sonra ana senaryo gecikse de öyle ya da böyle mecburen anlaşma. Mevcut durum sürdürülebir değil. Devamında evet savaşın etkileri uzayabilir. Ama piyasa artık aylarca aynı riski veya ihtimalleri fiyatlayan bilinen eski piyasa değil. Genel psikoloji de fiyatlama dinamikleri de çok hızlı değişiyor. Yeni bir denge var artık. Mayıs TÜFE iyi gelecek. Yaz ayları da destekleyici gıda öncüğünde pekala iyi gelebilir, savaşın gecikmeli etkileri bu umut veren tüfeler ile arada kaynayıp gidebilir. Piyasa artık çok gerçekçi makro analizlere değil yakın dönemin psikolojisine odaklı. Bizim piyasada birkaç puan sapmanın birkaç ay gecikmenin lafı olmaz. Bu piyasa İmamoğlu yıkımına ne kadar süre ile tepki verdi ? İlk olduğunda müthiş önemli bir mevzuydu kaç gün konuşuldu? Endeks kaç gün sonra yerine geldi hatırlamak lazım. Yakın tarihin en önemli ve ekonomik etkileri bakımından en yıkıcı savaşı hala bitmiş değil ama endeks savaş öncesi seviyesinde. Yakındaki olası barış sonrası dönem için faiz beklentilerinde Merkez Bankasının biraz realiteyi biraz da psikolojiyi yönettiğini hesaba katmak gerektiğini, endeksin savaş öncesi yerine gelse de bazı hisselerin savaş öncesi duruma dönmesi için %30-40-50 yükselmesi gerektiğini, barış sonrasında savaş etkilerinin uzayacak olmasına dayanan itirazlara rağmen savaştan en çok etkilenen sektörlerin pozitif ayrışacağını düşünüyorum.








