Mustafa Alimoğlu

35K posts

Mustafa Alimoğlu banner
Mustafa Alimoğlu

Mustafa Alimoğlu

@alimoglu_

Kendime Yazılar - Çokça İroni & Hayli Yörük Üstelik Vefa'lı- AÜHF/89

가입일 Haziran 2012
427 팔로잉11.5K 팔로워
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
Retorik olarak hoş bir söz. Reel olarak daha doğrusu literatürde ve teamül ve yazılı uygulamalarda bunun tam olarak karşılığı nedir? Mesela bir yargılamada maddi delillere göre mahkum olmuş birisini, toplum buna ikna olmadığında ne yapacağız? Sosyal medya mahkemeleri mi kuralım? Cari uygulamalar bugün gerçek manada adaleti tesis etmiyor diye böyle bir aforizmayla gönülleri hoş eden bir paylaşım mı yapayım diyorsunuz? Üstelik bildiğim kadarıyla hukukçusunuz da..!
Türkçe
0
0
0
9
BÜLENT KAYA
BÜLENT KAYA@avbulentkaya·
Kamu vicdanında mahkum olmuş hiç kimseyi aklayamazsınız ! Kamu vicdanında suçlu bulunmamış hiç kimseyi de mahkum edemezsiniz.
Türkçe
23
6
23
271
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
@serkankafks Bütün siyasi partiler, yalan da olsa demokrasi talep eder ama demokrasiyle yönetilmez. MHP ise, yalan dahi olsa ne demokrasi talep eder ne de demokrasi ile yönetilir. Kim ne derse desin, bu haliyle en dürüst ve tutarlı parti MHP’dir. !!!
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_

Bütün siyasi partiler, yalan da olsa demokrasi talep eder ama demokrasiyle yönetilmez. MHP ise, yalan dahi olsa ne demokrasi talep eder ne de demokrasi ile yönetilir. Kim ne derse desin, bu haliyle en dürüst ve tutarlı parti MHP’dir. !!!

Türkçe
0
0
0
82
Serkan Kafkas
Serkan Kafkas@serkankafks·
İstifa haberi geldiğinden beri bir sürü analiz okudum. Bu ülkede siyaseti bu kadar yakından takip edip MHP'yi bu kadar tanımıyor olmanız enteresan. Yönter'in istifasının Bahçeli'nin talimatıyla olma dışında başka hiçbir şansı yok. Bana sormadan niye böyle bir paylaşım yaptın diyerek istemiştir istifasını. Aksi mümkün değil. MHP'de işler hep böyle yürür.
🎙️ Muhbir@ajansmuhbir1923

💥 İzzet Ulvi Yönter’in istifasını Devlet Bahçeli istedi. (Sinan Burhan)

Türkçe
35
10
427
209.4K
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
@serkankafks Liderlik sonrası kavgalar, bir MHP rutinidir. Bu kavgalar, mevcut liderin gücünü yitirip sona yaklaştığı anlaşıldığında hayli çetin geçer. Öyle ki, kemik sesleri bile sürecin ucuz atlatıldığı anlamına gelir. Umarım sadece kafa-göz patlatmakla atlatılır.
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_

Liderlik sonrası kavgalar, bir MHP rutinidir. Bu kavgalar, mevcut liderin gücünü yitirip sona yaklaştığı anlaşıldığında hayli çetin geçer. Öyle ki, kemik sesleri bile sürecin ucuz atlatıldığı anlamına gelir. Umarım sadece kafa-göz patlatmakla atlatılır.

Türkçe
0
0
1
75
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
ROK, olacakları/olmayacakları konuşan/haber veren biri değil. O , bunları konuşarak toplumu hazır hale getirmesi için ortalığa salınan biri. Konuştukları olmuyorsa, toplum daha doğrusu konjonktür henüz hazır değil demektir.
Whisper@whisperhaber

Rasim Ozan Kütahyalı: "Halk TV'nin de kapatılacağını bekliyorlar ki; oradaki Halk TV'deki arkadaşlar üzülecek ama ben de Halk TV'nin kapatılma ihtimalini büyük görüyorum. Yani Halk TV'yi bir sene sonra bugün görmeme ihtimalimiz yüksek."

Türkçe
0
0
0
41
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
@AfsinHatipoglu ROK, olacakları/olmayacakları konuşan/haber veren biri değil. O , bunları konuşarak toplumu hazır hale getirmesi için ortalığa salınan biri. Konuştukları olmuyorsa, toplum daha doğrusu konjonktür henüz hazır değil demektir.
Türkçe
0
0
0
12
Afşin_bey
Afşin_bey@AfsinHatipoglu·
Araştırma ve edit işlerinde başarılı arkadaşımız, ROK’un son bir yılda söylediği ve gerçekleşenler/gerçekleşmeyenler listesi hazırlasa da şu adamın ne olduğunu tekrar görsek.
Whisper@whisperhaber

Rasim Ozan Kütahyalı: "Halk TV'nin de kapatılacağını bekliyorlar ki; oradaki Halk TV'deki arkadaşlar üzülecek ama ben de Halk TV'nin kapatılma ihtimalini büyük görüyorum. Yani Halk TV'yi bir sene sonra bugün görmeme ihtimalimiz yüksek."

Türkçe
16
6
129
14.2K
Fatih Uçar
Fatih Uçar@fatihucartr·
Arkadaşlar kabul etmek gerekir ki, hovardalık daha da önemlisi yakalanmadan yapılan hovardalık bir sanattır. Taşra siyasetçileri bunu beceremez.
Türkçe
2
0
6
560
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner@MetinerBasin·
BİR DOST TAVSİYESİ Bilge Lider Dr. Devlet Bahçeli’nin kendisi Türkiye için elzem. Türkiye’nin birliği için MHP elzem. MHP’nin iç birliği de Türkiye için elzem. Bilge Lideri ve MHP’yi örseleyecek, tartışma konusu yapacak davranışlardan kaçınmak gerek. Sükut altındır.
Türkçe
60
10
101
6.8K
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
Bizim neslimiz tapunun ne olduğunu gören son nesil olacak. Gençler ise, ortaya çıkan skandallar haricinde tapunun ismini dahi duyamayacaklar. Türkiye için adım adım hayata geçirdikleri plan: Yabancı istilası ile Anadolu’yu Türksüzleştirme, Kentsel dönüşüm yasası/yalanı ile Türk milletini mülksüzleştirme, Yargı eliyle anayasasızlaştırma, TBMM ve AYM’yi kağıttan kaplan yaparak rejimi değiştirmek.
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_

Korkarım bizim nesil, tapunun ne olduğunu gören son nesil olacak.!! Türkiye’de onca konut yatırımına rağmen konut sahiplik oranı artmıyor. Kiracı oranı artarken, konut sahipliği oranı düşüyor. Peki yapılan bunca konutu kim alıyor dersiniz? Oluşan tablo, Türkiye’de artan konut üretiminin gerçek ihtiyaç sahiplerine gitmediğini, yeni bir rant alanı olarak orta-üst gelir gruplarında yoğunlaştığını gösteriyor. Türkiye'de kiracı oranı son 20 yılda %23'ten %28,2'ye yükselirken, konut sahipliği oranı %61'den %56'ya geriledi. Avrupa Birliği ortalaması ise %21,1. Kiracılık oranının en düşük olduğu ülkeler Sırbistan (%2,5), Litvanya (%2,9), Karadağ (%3,3) ve Slovakya (%4,1). Aynı dönemde ülke nüfusu 67 milyon 631 binden 85 milyon 665 bine yükseldi. Artan nüfusun çok üzerinde bir konut üretimine rağmen Türkiye’de konut sahiplik oranı düşmezken, kiracılık oranı yükselişini sürdürdü. Ezcümle; zaten parası, evi/evleri olanlar yeni evler alıyor. Evi olmayanların yaşanan ekonomik kriz ve gelir dağılımındaki derin uçurum nedeniyle ev sahibi olma şansı imkansız artık. Bir başka deyişle bizim nesil, tapunun ne olduğunu gören son nesil olabilir.

Türkçe
0
0
4
995
Bahadırhan Dinçaslan
Bahadırhan Dinçaslan@bdincaslan1·
Birkaç yıl önce "kiracılar çağı" demiştik. Bu şirketler, özellikle BlackRock, birçok faaliyetlerinin yanında insanları mülksüzleştirme projesinin başını çekiyorlar. Dikkat ediniz, Türkiye de aynı trendi takip ediyor - hayata yeni başlayan gençlerin ev sahibi olması imkansız hale geldi. 50-60 dairesi olan sabık gecekondu sahiplerinden de ötesi gelecek artık, şirketler tarafından sahiplenilmiş ve işletilen dev yerleşkeler, oralarda günübirlik yaşayan, asla tasarruf edemeyen, işini kaybetme korkusuyla gık çıkaramayan ve yerleşkeyi işleten şirketin diğer hizmetlerine mecbur bırakılan insanlar... Mülksüzleşme, güvensizleşme ve yalnızlaşma Türkiye'de bir numaralı problemken ve bunun küresel mimarlarından birisi Cumhurbaşkanıyla görüşmüşken muhalefetin gündemine bu konu başlıkları neden yeterince girmiyor anlamış değilim. tamgaturk.com/kiracilar-cagi…
AK Parti@Akparti

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu ve BlackRock Başkanı Laurence D. Fink'i kabul etti.

Türkçe
11
39
306
24.3K
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
Aklı başında bir devletin varsa, ne işin var sağda solda ? Huzur senin yurdunda,, gel oyna, git oyna! Aklı başında bir devletin yoksa, ne işin var yad ellerde ? Kahır senin yurdunda, gel ağla, git ağla !!!
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_

1/) Tutturmuşlar bir Devlet aklı da devlet aklı. Devlette zerre bir akıl kaldığına inanan varsa inan aklına şaşarım. Bu şehir efsanesini üfürenlerin yegane amacı iktidarın saçma sapan işlerini kamufle etmekten ibarettir. Aslında insanların şöyle düşünmesi isteniyor:

Türkçe
0
0
0
54
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
MHP’deki kavgada herkes konuyu anlamak için sorular soruyor. Mesela kim kiminle beraber, hangi ekip kimlerle ittifak halinde, bunlar kimleri destekliyor ve bu kavgada esasen kim haklı şeklinde paylaşımlar yapılıyor. Benim fikrim her iki grup da haklı. !(Eğer başka gruplar varsa onlar da haklı !) Umarım bütün gruplar haklı olmanın verdiği özgüven ve cesaretle hareket eder ve gereğini yapar. !!! Davadan döneni ….!
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_

Liderlik sonrası kavgalar, bir MHP rutinidir. Bu kavgalar, mevcut liderin gücünü yitirip sona yaklaştığı anlaşıldığında hayli çetin geçer. Öyle ki, kemik sesleri bile sürecin ucuz atlatıldığı anlamına gelir. Umarım sadece kafa-göz patlatmakla atlatılır.

Türkçe
0
2
3
540
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
Bülent bey, siz sanki hangi ülkede yaşadığınızı bilmiyormuş gibi konuşuyorsunuz. Söylediğiniz gerekçelerin bu ülkede ve toplumda hiçbir reel karşılığı kalmadı. Neymiş efendim, kimsenin özel hayatı kimseyi ilgilendirmezmiş. Bir kişinin hele ki seçilmiş bir belediye başkanı siyasetçinin özel hayatı böyle hukuksuzca servis edilemezmiş. İki yetişkin insanın kendi rızası ile olan birlikteliği kendilerini bağlarmış, hem zinayı suç olmaktan çıkaran AK Partinin kendisiymiş, üstelik iktidar mensupları bu konulara madem hassaslar önce kendilerine baksınlarmış. Bu sözleri ifade edenler, Sanki ahlakın evrenselliği/bireyselliği hakkında yüksek felsefi değerlendirmeler yapan bir toplumda yaşıyor. Bu sözler kulağa hoş geliyor ama realite bu değil ki. Bir siyasetçinin özel hayatı evinde olur kardeşim. Bu türden naif ve ilkesel lakırdıları bırakıp gerçek hayata dönün.
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_

Uşak belediye başkanı ve yakın ekibinin gözaltına alındığını duyunca nedense hiç şaşırmadım. Şaşırdığım tek şey; CHP’ye, adliye ve cezaevlerinin yol ve mesken yapıldığı, en küçük bir açıklarının bile operasyonlara gerekçe oluşturduğu, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatının bitirildiği, nerdeyse CHP’nin bütün belediyelerine ve yöneticilerine operasyonların yapıldığı böyle bir konjonktürde bir belediye başkanının sanki Norveç’te yaşıyormuş gibi davranarak gösterdiği bu rahatlık ve pişkinlik Neymiş efendim, kimsenin özel hayatı kimseyi ilgilendirmezmiş. İki yetişkin insanın kendi rızası ile olan birlikteliği kendilerini bağlarmış, hem zinayı suç olmaktan çıkaran AK Partinin kendisiymiş, üstelik iktidar mensupları bu konulara madem hassaslar önce kendilerine baksınlarmış. Bu sözleri ifade edenler, Sanki ahlakın evrenselliği/bireyselliği hakkında yüksek felsefi değerlendirmeler yapan bir toplumda yaşıyor. Bu sözler kulağa hoş geliyor olabilir ama realite bu değil ki. Bir siyasetçinin özel hayatı evinde olur kardeşim. Onun dışında özel hayatı falan olmaz. Tüm dünyada bu böyledir. Öyleki, en seküler ülkelerde bile siyasetçilerin aldatma, cinsel meseleleri ve diğer bilinen konuları kamuoyunun ve basının üzerine gittiği konulardır. Üstelik bu siyasetçilerin özel hayatı hele ki böyle kırılgan zamanlarda, milyonların özel /genel hayatlarının içine ediyor. Özellikle muhalif toplum kesimlerinin moralini bozuyor, şantaj malzemesine dönüştürülüyor ki bu durumda benim özel hayatım kimseyi ilgilendirmez diyemezsiniz. Zaten İktidar uzunca bir süredir ülkeyi öyle bir hale getirdi ki, otoriterlik, höt-zöt ve yolsuzluk zihniyetini muhalefet de dahil toplumun her bir kesimine bulaştırdı, resmen bütün her şeyi enfekte etti. Ardından, tamam bizim şeyimiz kara ama muhalefet de bizim gibi hatta daha kötü propagandasından başka bir çıkış yolu kalmadı. Tüm bu operasyonların belki de en önemli amacı (Eİ’nun saha dışına atılması dışında) genel olarak kendi eksikliklerini gözlerden uzak tutup siyasi meşruiyetini, karşı tarafın enkaz haline getirdiği meşruiyetlerinin üstüne inşa etme çabasından ibarettir. Şimdi tüm bu gerçekler ortada iken, muhalefet, Türk milletine, ülkeye ve genç nesillere nasıl bir Türkiye vaat ediyor? Nasıl bir hikayesi var mesela? Yoksa iktidara hatırlı gerekçeler verdikleri operasyonlara toplumda hiçbir karşılığı olmayan savunmalarla zaman öldürmeye devam mı edecekler. !! Muhalefet ama özellikle de ana muhalefet, siyaset tarzını değiştirip, daha muhalefetteyken senin adamın benim kankim demeden bütün çürük elmalardan kurtulmadığı, umut ve güven veren yeni bir hikaye ile AHLAKİ ÜSTÜNLÜĞÜ tesis edemediği gibi, ikircikli söylem ve uygulamaları ile güven vermek yerine bu haliyle iktidara can suyu olmaktadır. Tek bir çürük elma bile sepetteki bütün elmaları çürütür. Kurumlara değil kişilere endekslenen bu siyaset anlayışının ülke ve insanımıza umut vermesi de mümkün değildir. Siyaset bu konuda hep ya hiç demek zorundadır. Yoksa, bütün projektörlerin üstünüzde olduğu böylesi netameli zamanlarda pişkin bir denyo çıkar bütün dengenizi bozar. Ondan sonra da bu denyoları kurumsal ve toplumsal muhalefet adına savunmak için zihni sinir gerekçeler havada uçuşur. Savunmaların en havada kalanı da: İktidar bize ahlak ve dürüstlük dersi vereceğine kendisine baksın diyerek bir sürü örneğin ardı ardına sıralanmasıdır. Bakınız bunun hiçbir anlamı yok. Çünkü, yanlış yapmamaya ve ahlaki üstünlüğe ihtiyacı olan muhalefet kurumudur. İktidarın böyle bir kaygısı yok. . Yaşadığımız son olaylar esasen bir siyasetçinin en meşru argümanının ahlaki üstünlük, siyaset kurumunun da ahlaklı siyasetçilere ihtiyacı olduğunu bir kere daha ispat etmiştir. Hasılı; gerçek bir hikaye yazmayanlar, başkalarının masallarında; tilki, karga, kurt, kırmızı başlıklı kız, uçan kaz, gulyabani, Don Kişot ve ardından malamat olurlar.

Türkçe
0
0
0
74
Bülent Tezcan
Bülent Tezcan@bulenttezcanchp·
Uşak Belediye başkanı Özkan Yalım’ın gözaltına alınma görüntüleri sosyal medyada servis edilmiş. Bu görüntü kaydının polis gözetiminde alındığı çok açık.  Devletin polisi böyle bir görüntüyü nasıl servis eder?  Suç soruşturması mı yapıyorsunuz, itibar cellatlığı mı?  Bu hem suç, hem vicdansızlık hem de ahlaksızlıktır!
Türkçe
2.7K
597
4.3K
342.6K
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
Mahmut bey, siz sanki hangi ülkede yaşadığınızı bilmiyormuş gibi konuşuyorsunuz. Söylediğiniz gerekçelerin bu ülkede ve toplumda hiçbir reel karşılığı kalmadı. Neymiş efendim, kimsenin özel hayatı kimseyi ilgilendirmezmiş. Bir kişinin hele ki seçilmiş bir belediye başkanı siyasetçinin özel hayatı böyle hukuksuzca servis edilemezmiş. İki yetişkin insanın kendi rızası ile olan birlikteliği kendilerini bağlarmış, hem zinayı suç olmaktan çıkaran AK Partinin kendisiymiş, üstelik iktidar mensupları bu konulara madem hassaslar önce kendilerine baksınlarmış. Bu sözleri ifade edenler, Sanki ahlakın evrenselliği/bireyselliği hakkında yüksek felsefi değerlendirmeler yapan bir toplumda yaşıyor. Bu sözler kulağa hoş geliyor ama realite bu değil ki. Bir siyasetçinin özel hayatı evinde olur kardeşim. Bu türden naif ve ilkesel lakırdıları bırakıp gerçek hayata dönün.
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_

Uşak belediye başkanı ve yakın ekibinin gözaltına alındığını duyunca nedense hiç şaşırmadım. Şaşırdığım tek şey; CHP’ye, adliye ve cezaevlerinin yol ve mesken yapıldığı, en küçük bir açıklarının bile operasyonlara gerekçe oluşturduğu, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatının bitirildiği, nerdeyse CHP’nin bütün belediyelerine ve yöneticilerine operasyonların yapıldığı böyle bir konjonktürde bir belediye başkanının sanki Norveç’te yaşıyormuş gibi davranarak gösterdiği bu rahatlık ve pişkinlik Neymiş efendim, kimsenin özel hayatı kimseyi ilgilendirmezmiş. İki yetişkin insanın kendi rızası ile olan birlikteliği kendilerini bağlarmış, hem zinayı suç olmaktan çıkaran AK Partinin kendisiymiş, üstelik iktidar mensupları bu konulara madem hassaslar önce kendilerine baksınlarmış. Bu sözleri ifade edenler, Sanki ahlakın evrenselliği/bireyselliği hakkında yüksek felsefi değerlendirmeler yapan bir toplumda yaşıyor. Bu sözler kulağa hoş geliyor olabilir ama realite bu değil ki. Bir siyasetçinin özel hayatı evinde olur kardeşim. Onun dışında özel hayatı falan olmaz. Tüm dünyada bu böyledir. Öyleki, en seküler ülkelerde bile siyasetçilerin aldatma, cinsel meseleleri ve diğer bilinen konuları kamuoyunun ve basının üzerine gittiği konulardır. Üstelik bu siyasetçilerin özel hayatı hele ki böyle kırılgan zamanlarda, milyonların özel /genel hayatlarının içine ediyor. Özellikle muhalif toplum kesimlerinin moralini bozuyor, şantaj malzemesine dönüştürülüyor ki bu durumda benim özel hayatım kimseyi ilgilendirmez diyemezsiniz. Zaten İktidar uzunca bir süredir ülkeyi öyle bir hale getirdi ki, otoriterlik, höt-zöt ve yolsuzluk zihniyetini muhalefet de dahil toplumun her bir kesimine bulaştırdı, resmen bütün her şeyi enfekte etti. Ardından, tamam bizim şeyimiz kara ama muhalefet de bizim gibi hatta daha kötü propagandasından başka bir çıkış yolu kalmadı. Tüm bu operasyonların belki de en önemli amacı (Eİ’nun saha dışına atılması dışında) genel olarak kendi eksikliklerini gözlerden uzak tutup siyasi meşruiyetini, karşı tarafın enkaz haline getirdiği meşruiyetlerinin üstüne inşa etme çabasından ibarettir. Şimdi tüm bu gerçekler ortada iken, muhalefet, Türk milletine, ülkeye ve genç nesillere nasıl bir Türkiye vaat ediyor? Nasıl bir hikayesi var mesela? Yoksa iktidara hatırlı gerekçeler verdikleri operasyonlara toplumda hiçbir karşılığı olmayan savunmalarla zaman öldürmeye devam mı edecekler. !! Muhalefet ama özellikle de ana muhalefet, siyaset tarzını değiştirip, daha muhalefetteyken senin adamın benim kankim demeden bütün çürük elmalardan kurtulmadığı, umut ve güven veren yeni bir hikaye ile AHLAKİ ÜSTÜNLÜĞÜ tesis edemediği gibi, ikircikli söylem ve uygulamaları ile güven vermek yerine bu haliyle iktidara can suyu olmaktadır. Tek bir çürük elma bile sepetteki bütün elmaları çürütür. Kurumlara değil kişilere endekslenen bu siyaset anlayışının ülke ve insanımıza umut vermesi de mümkün değildir. Siyaset bu konuda hep ya hiç demek zorundadır. Yoksa, bütün projektörlerin üstünüzde olduğu böylesi netameli zamanlarda pişkin bir denyo çıkar bütün dengenizi bozar. Ondan sonra da bu denyoları kurumsal ve toplumsal muhalefet adına savunmak için zihni sinir gerekçeler havada uçuşur. Savunmaların en havada kalanı da: İktidar bize ahlak ve dürüstlük dersi vereceğine kendisine baksın diyerek bir sürü örneğin ardı ardına sıralanmasıdır. Bakınız bunun hiçbir anlamı yok. Çünkü, yanlış yapmamaya ve ahlaki üstünlüğe ihtiyacı olan muhalefet kurumudur. İktidarın böyle bir kaygısı yok. . Yaşadığımız son olaylar esasen bir siyasetçinin en meşru argümanının ahlaki üstünlük, siyaset kurumunun da ahlaklı siyasetçilere ihtiyacı olduğunu bir kere daha ispat etmiştir. Hasılı; gerçek bir hikaye yazmayanlar, başkalarının masallarında; tilki, karga, kurt, kırmızı başlıklı kız, uçan kaz, gulyabani, Don Kişot ve ardından malamat olurlar.

Türkçe
0
0
0
76
Av.Mahmut TANAL
Av.Mahmut TANAL@MTanal·
Uşak Belediye Başkanımız Özkan Yalım’ın gözaltına alınma görüntülerinin sosyal medyada servis edilmesi, hukukun değil, itibar cellatlığının göstergesidir. Polis kamerası ne için vardır. Delilin doğru şekilde tespiti için vardır. El konulan eşyanın kayıt altına alınması için vardır. İşlemin usule uygun yapıldığını göstermek için vardır. Polis kamerası, insanları teşhir etmek için yoktur. Kişinin üstünü, kıyafetini, özel durumunu servis etmek için yoktur. Sosyal medyada algı operasyonu yapmak için hiç yoktur. Bu görüntülerin kolluk gözetiminde alındığı açıktır. O halde bu görüntüleri kim çekti. Kim dağıttı. Kim servis etti. Burada açık bir hukuksuzluk vardır. Masumiyet karinesi çiğnenmiştir. Lekelenmeme hakkı ihlal edilmiştir. Kişilik hakları açıkça hedef alınmıştır. Ceza soruşturması, kamuoyu önünde küçük düşürme aracına çevrilmiştir. Bu kabul edilemez. Devlet, soruşturma yapar. Devlet, delil toplar. Devlet, hukuk uygular. Devlet, insan onurunu çiğneyemez. Devlet, gözaltı görüntüsü servis ederek siyasi linç yapamaz. Bu yapılan sadece hukuksuzluk değildir. Bu aynı zamanda vicdansızlıktır. Bu aynı zamanda ahlaksızlıktır. Çünkü amaç adalet değildir. Amaç, daha yargılama başlamadan kişiyi toplum önünde mahkum etmektir. Sürekli aynı yöntemi görüyoruz. Önce gözaltı. Sonra servis edilen görüntüler. Sonra ahlak ima eden karalama dili. Sonra kamuoyunda peşin hüküm oluşturma çabası. Bu bir soruşturma yöntemi değildir. Bu, siyasi itibarsızlaştırma operasyonudur. Bu görüntülerin kayda alınmasında, dağıtılmasında, servis edilmesinde sorumluluğu bulunan herkes hakkında hukuki başvuru yapılacaktır. Bu fiil, görevin kötüye kullanılmasıdır. Özel hayatın ve kişilik haklarının ihlalidir. Ceza soruşturmasının gizliliğine ve dürüstlüğüne gölge düşüren ağır bir hukuksuzluktur. Bunu yapan memurlar da şunu bilmelidir: Devlet adına görev yapmak, hukuku çiğneme yetkisi vermez. Hiç kimse, üniformasına güvenerek suç işleyemez. Soruşturma yapıyorsanız hukuk içinde yapın. Delil topluyorsanız usulüne uygun toplayın. Ama kimsenin onurunu, haysiyetini, itibarını sosyal medyada parçalamaya kalkmayın. Bu memleketin adalete ihtiyacı var. Teşhire, linçe ve itibar suikastına değil.
Türkçe
1.5K
601
4.6K
274.6K
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
Dünün özeti: Kadro karşılığı yatağa atmak…! Post kavgasına erken başlamak. ! Hep söylüyorum, siyasetçiler değişik canlılardır. Onlar sıradan ölümlüler gibi değildir. Manda derisi gibi suratları, kendi heva heveslerinden (Hevâ-i nefis) başka hiçbir şeyi umursamayan kafaları var.
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_

Uşak belediye başkanı ve yakın ekibinin gözaltına alındığını duyunca nedense hiç şaşırmadım. Şaşırdığım tek şey; CHP’ye, adliye ve cezaevlerinin yol ve mesken yapıldığı, en küçük bir açıklarının bile operasyonlara gerekçe oluşturduğu, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatının bitirildiği, nerdeyse CHP’nin bütün belediyelerine ve yöneticilerine operasyonların yapıldığı böyle bir konjonktürde bir belediye başkanının sanki Norveç’te yaşıyormuş gibi davranarak gösterdiği bu rahatlık ve pişkinlik Neymiş efendim, kimsenin özel hayatı kimseyi ilgilendirmezmiş. İki yetişkin insanın kendi rızası ile olan birlikteliği kendilerini bağlarmış, hem zinayı suç olmaktan çıkaran AK Partinin kendisiymiş, üstelik iktidar mensupları bu konulara madem hassaslar önce kendilerine baksınlarmış. Bu sözleri ifade edenler, Sanki ahlakın evrenselliği/bireyselliği hakkında yüksek felsefi değerlendirmeler yapan bir toplumda yaşıyor. Bu sözler kulağa hoş geliyor olabilir ama realite bu değil ki. Bir siyasetçinin özel hayatı evinde olur kardeşim. Onun dışında özel hayatı falan olmaz. Tüm dünyada bu böyledir. Öyleki, en seküler ülkelerde bile siyasetçilerin aldatma, cinsel meseleleri ve diğer bilinen konuları kamuoyunun ve basının üzerine gittiği konulardır. Üstelik bu siyasetçilerin özel hayatı hele ki böyle kırılgan zamanlarda, milyonların özel /genel hayatlarının içine ediyor. Özellikle muhalif toplum kesimlerinin moralini bozuyor, şantaj malzemesine dönüştürülüyor ki bu durumda benim özel hayatım kimseyi ilgilendirmez diyemezsiniz. Zaten İktidar uzunca bir süredir ülkeyi öyle bir hale getirdi ki, otoriterlik, höt-zöt ve yolsuzluk zihniyetini muhalefet de dahil toplumun her bir kesimine bulaştırdı, resmen bütün her şeyi enfekte etti. Ardından, tamam bizim şeyimiz kara ama muhalefet de bizim gibi hatta daha kötü propagandasından başka bir çıkış yolu kalmadı. Tüm bu operasyonların belki de en önemli amacı (Eİ’nun saha dışına atılması dışında) genel olarak kendi eksikliklerini gözlerden uzak tutup siyasi meşruiyetini, karşı tarafın enkaz haline getirdiği meşruiyetlerinin üstüne inşa etme çabasından ibarettir. Şimdi tüm bu gerçekler ortada iken, muhalefet, Türk milletine, ülkeye ve genç nesillere nasıl bir Türkiye vaat ediyor? Nasıl bir hikayesi var mesela? Yoksa iktidara hatırlı gerekçeler verdikleri operasyonlara toplumda hiçbir karşılığı olmayan savunmalarla zaman öldürmeye devam mı edecekler. !! Muhalefet ama özellikle de ana muhalefet, siyaset tarzını değiştirip, daha muhalefetteyken senin adamın benim kankim demeden bütün çürük elmalardan kurtulmadığı, umut ve güven veren yeni bir hikaye ile AHLAKİ ÜSTÜNLÜĞÜ tesis edemediği gibi, ikircikli söylem ve uygulamaları ile güven vermek yerine bu haliyle iktidara can suyu olmaktadır. Tek bir çürük elma bile sepetteki bütün elmaları çürütür. Kurumlara değil kişilere endekslenen bu siyaset anlayışının ülke ve insanımıza umut vermesi de mümkün değildir. Siyaset bu konuda hep ya hiç demek zorundadır. Yoksa, bütün projektörlerin üstünüzde olduğu böylesi netameli zamanlarda pişkin bir denyo çıkar bütün dengenizi bozar. Ondan sonra da bu denyoları kurumsal ve toplumsal muhalefet adına savunmak için zihni sinir gerekçeler havada uçuşur. Savunmaların en havada kalanı da: İktidar bize ahlak ve dürüstlük dersi vereceğine kendisine baksın diyerek bir sürü örneğin ardı ardına sıralanmasıdır. Bakınız bunun hiçbir anlamı yok. Çünkü, yanlış yapmamaya ve ahlaki üstünlüğe ihtiyacı olan muhalefet kurumudur. İktidarın böyle bir kaygısı yok. . Yaşadığımız son olaylar esasen bir siyasetçinin en meşru argümanının ahlaki üstünlük, siyaset kurumunun da ahlaklı siyasetçilere ihtiyacı olduğunu bir kere daha ispat etmiştir. Hasılı; gerçek bir hikaye yazmayanlar, başkalarının masallarında; tilki, karga, kurt, kırmızı başlıklı kız, uçan kaz, gulyabani, Don Kişot ve ardından malamat olurlar.

Türkçe
0
0
0
28
memduh bayraktaroğlu
Özellikle siyasal alanda bu durum daha da keskinleşiyor… Ahlâk, kendini düzeltmenin yolu olmaktan çıkıp başkasını yargılamanın aracına dönüşüyor... Kendine merhamet, başkasına acımasızlık… Kendine mazeret, başkasına hüküm haline gelince: Böyle bir zeminde ne adalet yeşeriyor ne de ortak akıl oluşuyor... Aynaya bakmayan toplum | Memduh Bayraktaroğlu nefes.com.tr/yazarlar/memdu…
Türkçe
3
1
14
1.2K
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
Dünün özeti: Kadro karşılığı yatağa atmak…! Post kavgasına erken başlamak. ! Hep söylüyorum, siyasetçiler değişik canlılardır. Onlar sıradan ölümlüler gibi değildir. Manda derisi gibi suratları, kendi heva heveslerinden (Hevâ-i nefis) başka hiçbir şeyi umursamayan kafaları var.
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_

“…Bilhassa ülkemizin, siyasetin sazan sarmalı bu dolandırıcılık faaliyetine ve açmazına dur diyerek inisiyatif alacak, vizyon sahibi, utanmasını bilen, yeri geldiğinde yüzü de kızaran ahlaklı ve vicdanlı yeni bir siyaset anlayışına sahip kadrolara ihtiyacı var….” Gününüz siyasetçilerinde manda derisi gibi surat var. Hiçbir şeyden utanmıyor ve yüzleri asla kızarmıyor. Her rezilliğe bir cevapları var. Tevil konusunda da master degree eğitime sahipler. Sanki insani /vicdani tüm sinirleri alınmış gibiler. Etraflarında şahit oldukları büyük bir acı, vicdansızlık, ölüm/hastalık, kayıp karşısında laf ola beri gele iki kelam edip bir dakika sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam edebiliyorlar. Normal bir insanı yemeden içmeden kesen, modunu sıfırlayan olaylar, bu siyasetçiler için hiçbir şey ifade etmiyor. Stresin bunlar için tek anlamı; Mv ya da atama listesine girememek sadece. Bu yüzden olsa gerek, kahir ekseriyeti çok uzun yaşıyor ve kolay kolay da ölmüyorlar. Hani gençlerin niye önü açılmıyor, siyasette genç dinamik ve vizyonu olan insanlar niye yer bulamıyor deniliyor ya, en önemli sebebi budur. Bilhassa ülkemizin, siyasetin sazan sarmalı bu dolandırıcılık faaliyetine ve açmazına dur diyerek inisiyatif alacak, vizyon sahibi, utanmasını bilen, yeri geldiğinde yüzü de kızaran ahlaklı ve vicdanlı yeni bir siyaset anlayışına sahip kadrolara ihtiyacı var

Türkçe
0
0
0
117
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
MHP’deki kavgada herkes konuyu anlamak için sorular soruyor. Mesela kim kiminle beraber, hangi ekip kimlerle ittifak halinde, bunlar kimleri destekliyor ve bu kavgada esasen kim haklı şeklinde paylaşımlar yapılıyor. Benim fikrim her iki grup da haklı. !(Eğer başka gruplar varsa onlar da haklı !) Umarım bütün gruplar haklı olmanın verdiği özgüven ve cesaretle hareket eder ve gereğini yapar. !!! Davadan döneni ….!
Türkçe
0
0
1
725
Mustafa Alimoğlu 리트윗함
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
MHP’de herkesin bildiği ama kimsenin konuşamadığı iç kavga nihayet ilk kurbanını verdi. Genel Başkan Yardımcısı ve Devlet Bahçeli sonrasının genel başkan namzeti olarak öne çıkan İzzet Ulvi Yönter görevinden istifa ettiğini açıkladı. İstifa etmeden hemen önce isim vermeden bir kişiyi hedef almıştı. “MHP’ye sızan ajan seni her cihetten izliyoruz. Sen doğruluktan ne anlarsın! Merak etme seninle mutlaka hesaplaşacağız… Paran da işe yaramayacak dümenci alçak. Allah bes baki heves. Bir umuttur yaşamak…Ulan dümenci senin yıldızın bizim ayağımızın altındadır. Artık tam hesaplaşma sayfası açıldı. Namussuz MHP düşmanı…” şeklinde konuştuğu kişinin, Devlet Bahçeli’nin başdanışmanı Eyyup Yıldız olduğu biliniyor. Yıldız’da, bu açıklamadan birkaç saat önce: “Söz çoktur, hakikat az… İnsanı yücelten, söylediği değil; yaşadığıdır. Nefsini terbiye edemeyen, başkasına nasihatle yol gösteremez. Biz, söze değil hâle bakarız. Doğru olanın, dosdoğru duranların yanında olmayı tercih ederiz...” paylaşım yapmıştı. Ben en çok “Nefsini terbiye edemeyen, başkasına nasihatle yol gösteremez.” İfadesini önemsedim. Kulislerde ve savcılık iddianamelerinde, tanık ve sanık beyanlarına göre bazı MHP’li yöneticilerin kaset iddialarından bahsediliyordu ki ben Yıldız’ın bu sözlerinden böyle bir anlam çıkardım. İzleyip göreceğiz.
Aykırı@aykiri

İzzet Ulvi Yönter’in isim vermeden hedef aldığı kişinin, Devlet Bahçeli’nin başdanışmanı Eyyup Yıldız olduğu iddia edilirken, Yıldız’ın 5 saat önce yaptığı son paylaşımındaki göndermeler dikkat çekiyor. “Söz çoktur, hakikat az… İnsanı yücelten, söylediği değil; yaşadığıdır. Nefsini terbiye edemeyen, başkasına nasihatle yol gösteremez. Biz, söze değil hâle bakarız. Doğru olanın, dosdoğru duranların yanında olmayı tercih ederiz. Rabbim; kalbiyle dili bir olanlardan eylesin… Hayırlı cumalar.”

Türkçe
2
4
9
13.1K
Mustafa Alimoğlu
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_·
İzzet Ulvi Yönter’in istifasını Devlet Bahçeli istedi diye paylaşımlar yapılıyor. Yahu kim isteyecekti, Eyyup Yıldız mı.!!!
Mustafa Alimoğlu@alimoglu_

MHP’de herkesin bildiği ama kimsenin konuşamadığı iç kavga nihayet ilk kurbanını verdi. Genel Başkan Yardımcısı ve Devlet Bahçeli sonrasının genel başkan namzeti olarak öne çıkan İzzet Ulvi Yönter görevinden istifa ettiğini açıkladı. İstifa etmeden hemen önce isim vermeden bir kişiyi hedef almıştı. “MHP’ye sızan ajan seni her cihetten izliyoruz. Sen doğruluktan ne anlarsın! Merak etme seninle mutlaka hesaplaşacağız… Paran da işe yaramayacak dümenci alçak. Allah bes baki heves. Bir umuttur yaşamak…Ulan dümenci senin yıldızın bizim ayağımızın altındadır. Artık tam hesaplaşma sayfası açıldı. Namussuz MHP düşmanı…” şeklinde konuştuğu kişinin, Devlet Bahçeli’nin başdanışmanı Eyyup Yıldız olduğu biliniyor. Yıldız’da, bu açıklamadan birkaç saat önce: “Söz çoktur, hakikat az… İnsanı yücelten, söylediği değil; yaşadığıdır. Nefsini terbiye edemeyen, başkasına nasihatle yol gösteremez. Biz, söze değil hâle bakarız. Doğru olanın, dosdoğru duranların yanında olmayı tercih ederiz...” paylaşım yapmıştı. Ben en çok “Nefsini terbiye edemeyen, başkasına nasihatle yol gösteremez.” İfadesini önemsedim. Kulislerde ve savcılık iddianamelerinde, tanık ve sanık beyanlarına göre bazı MHP’li yöneticilerin kaset iddialarından bahsediliyordu ki ben Yıldız’ın bu sözlerinden böyle bir anlam çıkardım. İzleyip göreceğiz.

Türkçe
0
1
2
748