melisa

361 posts

melisa

melisa

@00asilem

Katılım Mayıs 2026
61 Takip Edilen47 Takipçiler
melisa
melisa@00asilem·
sonra futbolcuları ıslıklamayın falan filan adamlar kendine bakmıyor umursamıyor alayım parayı yatayım kafasında
Türkçe
0
0
0
33
Yellow
Yellow@YellowTheCanary·
MAÇ GÜNÜ! 🙌 Bu akşam saat 20.00'de evimizde buluşuyoruz! 💛💙 #Yellow
Yellow tweet media
Türkçe
8
28
397
23.2K
melisa
melisa@00asilem·
@selix34 @YellowTheCanary @FBBasketbol baya uzun süre satıldı aslında mobiletten ama fenerbahçe beko gönderisinin sltında satmak isteyenler yorum atıyor. Ordan bakabilirsiniz .
Türkçe
0
0
0
58
melisa retweetledi
shaped
shaped@Shaped_·
aynen dünya kupası messiyle ronaldonun son yolculuğu futbol bitiyor
Türkçe
0
39
945
12.1K
melisa retweetledi
Ozan ¹⁹⁰⁷
Ozan ¹⁹⁰⁷@OZYFENERBAHCE·
abi biz adam tutuyoruz ADAM
Türkçe
0
8
240
1.6K
melisa retweetledi
eylül
eylül@eylaylommm·
dar ağacında olsak bile son sözümüz fenerbahçe
Türkçe
0
55
453
4.6K
melisa retweetledi
1907_PLUS
1907_PLUS@1907_Plus·
-“Baba sen kaç yaşındasın.” 🗣️Baba: “34” -“Anne sen.” 🗣️Anne: “Ben 27 yaşındayım Peki sen kaç yaşındasın.” -“4 buçuk.” 🗣️Anne: “En büyük kim o zaman.” -“Fenerbahçe.” 😂💛💙
Türkçe
37
506
11.2K
264.2K
melisa retweetledi
lewisbahce
lewisbahce@lewisbahce·
ekran başındayız..
Türkçe
3
24
729
8.6K
Tek Yol FENER
Tek Yol FENER@TekYolFener·
Edin Dzeko, Kanada - Bosna Hersek maçına yedek kulübesinde başlıyor.
Tek Yol FENER tweet mediaTek Yol FENER tweet media
Türkçe
70
16
2.7K
146.3K
melisa retweetledi
turancan
turancan@turancan0·
adam tutuyoruz biz her sene bi adam tutup onun başarısını alkışlıyoruz
Türkçe
46
209
5K
75.7K
melisa retweetledi
nur'
nur'@askbahce07·
önce mutluluktan sonra üzüntüden..
Türkçe
0
5
68
569
melisa
melisa@00asilem·
@UfukSansal şampiyon olmuş koçu göndereceksen şampiyon olan bir koçu getirmeniz gerekirdi. Giderayak son günde yapılan bu rezilliğin herhangi bir açıklaması olamaz. Güzelim şubeye ihanet .. rus takımları yokken alınabilcek daha çok yıldız vardı.
Türkçe
0
0
3
180
Ufuk Sansal
Ufuk Sansal@UfukSansal·
Son günlerde Kadın Basketbol Takımımız ve Başantrenörümüz Miguel Mendez ile ilgili yapılan yorumları dikkatle takip ediyoruz. Öncelikle Miguel Mendez’e kulübümüze verdiği emekler ve geçtiğimiz sezon elde edilen dört kupa başarısındaki katkıları için teşekkür ederiz. Kendisi, Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı’nın başarılarında önemli pay sahibi olmuş değerli bir antrenördür. Ancak kamuoyunda oluşan bazı yanlış algıların düzeltilmesi adına sürecin doğru şekilde paylaşılması gerektiğine inanıyoruz. Kulübümüzün önceliği, Miguel Mendez ile yola devam etmek olmuştur. Bu doğrultuda kendisine yeni sezon için teklif yapılmış, takımın geleceğine ilişkin planlamalar da bu doğrultuda şekillendirilmiştir. Buna karşın Sayın Miguel Mendez, kariyer planlaması ve kişisel tercihleri doğrultusunda kulübümüzün teklifini kabul etmeyeceğini tarafımıza bildirmiştir. Dolayısıyla yaşanan ayrılık, kulübümüzün aldığı tek taraflı bir kararın sonucu değil; Miguel Mendez’in Fenerbahçe ile devam etmeme yönündeki tercihi sonrasında ortaya çıkan bir durumdur. Bu kararın ardından kulübümüz, yeni sezon yapılanmasının ve transfer çalışmalarının daha fazla gecikmemesi adına teknik kadro çalışmalarına başlamıştır. Kadın basketbolunda teknik ekip yapılanması ile kadro planlaması birbirine bağlı süreçler olduğundan, gerekli adımlar vakit kaybetmeden atılmıştır. Bu doğrultuda yapılan değerlendirmeler sonucunda Ahmet Çakı ile anlaşmaya varılmıştır. Türk basketbolunun deneyimli ve saygın isimlerinden biri olan Ahmet Çakı’nın takımımıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Miguel Mendez’e kulübümüze yaptığı katkılar için bir kez daha teşekkür ediyor, kariyerinin bundan sonraki bölümünde başarılar diliyoruz. Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, her zaman olduğu gibi Türkiye’de ve Avrupa’da zirve hedefiyle yoluna kararlılıkla devam edecektir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız. @Fenerbahce @fbkadinbasket
Türkçe
184
19
185
175.4K
Fenerbahçe Beko
Fenerbahçe Beko@FBBasketbol·
SOLD OUT! 💛💙 13 Haziran Cumartesi günü (yarın) Beşiktaş Gain’i konuk edeceğimiz Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi Playoff Final serisi ilk maçının tüm biletleri tükenmiştir. Büyük Fenerbahçe Taraftarına göstermiş oldukları yoğun ilgi için teşekkürlerimizle! ℹ️ Tribünde tek bir boş koltuk kalmaması adına, karşılaşmaya katılım sağlayamayacak kombine sahibi taraftarlarımız, kombinelerini maçtan 4 saat önceye (13 Haziran Cumartesi saat 16.00) kadar kulübe devredebilir, kulübe devredilen biletler yine maçtan 4 saat önce salon gişesi ve mobilet.com adresi üzerinden satışa açılacaktır.
Fenerbahçe Beko tweet media
Türkçe
39
158
4K
88.8K
melisa
melisa@00asilem·
bu çok güzel bir fikir bu benim de aklıma gelmişti ve bununla ilgili murat ülker'e mail attım umarım görür. bu sezon erkek basket takımına sponsor olacak ve baskette artık oyuncu almak falan çok zorlaştı. Bütçe artışına çok ihtiyacımız var. Arenada satışa açmasını ve gelirinin bir kısmının erkek baskete aktarılmasının çok rahatlatıcağını falan yazdım da umarım görür.
Türkçe
1
0
2
373
Emrekosarr
Emrekosarr@Kosaremree·
Satışa çıktığı zaman bu ürünün Fenerium’larda, özellikle kasa önlerinde ekstra satılabileceğini düşünüyorum. Aileleriyle alışveriş yapan çocuklar kolayca tercih edebilir; stat çevresinde ve maç günlerinde satılmasıyla da zamanla bir alışkanlığa dönüşebilir. Özellikle küçük yaştaki taraftar kitlesi için sadece bir atıştırmalık değil, aidiyet hissi veren bir ürün olabilir. Paketin iç kısmına şifre, QR kod gibi sistemler eklenerek maç bileti, forma veya farklı Fenerbahçe ürünleri için çekiliş kurgulanabilir. Sosyal medyada Yellow ile birlikte desteklenirse çok farklı stratejiler üretilebilir. Umarım bu potansiyeli iyi değerlendiren güzel bir yol izlerler. @Ulker
Fener Ajans 🇹🇷@ajansfenercom

Murat Ülker, yakında satışa çıkacak Fenerbahçe özel seri Halley’i duyurdu.

Türkçe
7
5
131
37.7K
melisa
melisa@00asilem·
kim yapar bilmiyorum ama biri bu adamın filmini çeksin
De Marke Sports@demarkesports

Edin Dzeko, Bosna Hersek'teki çocuklara muhteşem bir mektup yazdı. "Bosna Hersek'teki sevgili çocuklar, sizin için bir mesajım var. Hiçbir şey imkansız değil. Hiçbir şey. Bosna Hersekli olduğumuz için şanslıyız. Bunu hayalini yaşayan bir adam olduğum için söylemiyorum, ayrıca savaştan kurtulmuş bir çocuk olarak da söylüyorum. Bambaşka bir kaderim olabilirdi. Saraybosna'daki o günler hakkında konuşmayı sevmiyorum ama o günleri anlamanız çok önemli. Başladığında 6 yaşındaydım. Sirenlerin çaldığı ilk anı hatırlıyorum. Annem beni aldı ve ayakkabılığın arkasına saklandık. Bu birinci gündü. Dört yıl boyunca sürdü. Ne olduğunu tam olarak anlamamıştık ama her günümüz korkunç geçiyordu. Evimiz kalmak için tamamıyla güvensiz hale gelince, dedemlerin yanına taşındık. 40 metre kare bir evde 15 kişiydik. Hepimiz yerde uyuyorduk. Birlikte Monopoly oynardık. Dışarı çıkmak tehlikeliydi çünkü her yerde keskin nişancılar bekliyordu. Kuzenlerimle birlikte yere oturur, saatlerce oynardık. Sirenleri ve bomba seslerini duyardık. Bazen yer sallanırdı. Oynarken birkaç dakikalığına savaşı unuturduk. Sadece bir anlığına çocuk olmamıza izin vardı. Dışarıda futbol oynamak istiyorduk ama her gün dışarıda masum insanların ambulanslarla hastaneye götürüldüğünü görüyorduk. Peki ya bir çocuğu dört yıl boyunca bir evde nasıl tutabilirsiniz? Tabii ki tutamazsınız ve büyüklerimiz de bunu biliyordu. Nadiren de olsa etraf sakin göründüğünde, annem dışarı çıkmamıza izin verirdi. Çıkardık ve mahalledeki diğer çocuklarla futbol oynardık. Annemin o anlara bakışlarını asla unutmayacağım. Yüzünde bir gülümseme vardı çünkü futbol oynarken beni görünce mutlu oluyordu. Ama gözlerine baktığımda da ne kadar korktuğunu görüyordum çünkü eve geri dönemeyebilirdim. Zaman zaman suyumuz biterdi. Kovalarımızı alır ve sıraya girerdik. Elektrik yoktu, dolayısıyla asansör de. O kovaları taşırdık. Üçüncü kat, dördüncü kat... 6 kat daha kaldı... Saraybosna'daki en zayıf çocuk bendim. Yemek de bizim için problemdi. Ailelerimiz bunun için hayatlarını riske etti. Bazen yemek dolu kutular gökyüzünden bırakılırdı, sanki sihirmiş gibi... Nereden geldiğini bilmezdik, umurumuzda da değildi. Tatları inanılmazdı. Her gün aynı şeyi yediğinde, fıstık ezmesi gökten gelen bir hediyeymiş gibi oluyor. Günün sonunda, bir şekilde hayatta kaldık. Geri dönüp baktığımda ne kadar güçlü olduğumuza dair şoka giriyorum. Küçücük çocuklardık. Onlarca masum insan öldü. Ne için? Para için. Güç için. Ego için. Yani hiçbir şey için. Bugün haberlerde savaş gördüğümde berbat hissediyorum. Bunun hiçbir yerde yaşanmasını istemiyorum. Ama nedense yetişkinler bunu asla öğrenemiyor. Savaş bittiğinde 10 yaşındaydım. Futbolcu olmak gibi bir planım yoktu. İmkansız geliyordu, bu konuda hayalim bile yoktu. Her şey paramparça edilmişti. Futbolu sadece sevdiğim için oynuyordum. Babam eskiden ekmek taşırdı. Ben ilk kulübüme katılınca, işine aralar verir ve beni götürüp getirirdi. Yoldayken bana hep 'kibar ol, herkese aynı şekilde davran, nereden oldukları ve ne yaptıklarının önemi yok' derdi. Bunu asla unutmadım. O da alt liglerde futbol oynamıştı, benim kahramanımdı. Arabadan indiğimde bana muz verirdi ve 'iyi şanslar oğlum' derdi. Hafta sonları televizyonda birlikte maç izlerdik. O dönemde Serie A en iyi ligdi. Shevchenko'yu duydunuz mu? Ona bayılırdım. İtalya'yı çok severdim. Dünyanın öbür ucundaki bir peri masalı gibi gelirdi. Orada futbol oynamayı hayal bile edemezdim. Zeljeznicar'ın A takımında futbol oynamak tek hedefimdi. Hocalarımdan biri bana Sheva diye seslenmeye başladı çünkü sarışındım ve çok gol atıyordum. Hoşuma gitmişti. 19 yaşındayken bir başka hoca geldi ve beni Çekya'ya götürmek istediğini söyledi. Bosna'dan ayrılmak istemedim ama oraya gidersem hayalimi gerçekleştirme ihtimalimin daha yüksek olduğunu söyledi. Dürüst olmak gerekirse hayalimin ne olduğunu bile bilmiyordum. Sadece daha iyi olmak istiyordum. Bedenimin en güçlü tarafı zihnim. Teplice'ye gittiğimde kendime şöyle dedim: "Edin, bu adamlardan daha çok çalışmalısın yoksa seni gönderirler." Beni 25.000 Euro'ya almışlardı. 2 yıl sonra Wolfsburg'a imza attım. Milan'la karşılaştık, Sheva ile forma değiştim. Sonra Manchester City beni 37 milyon Euro'ya satın aldı. Sonra Roma'ya gittim. Savaşta büyümüştüm. Gerçekten bir peri masalı yaşıyordum. Hiçbir şey imkansız değil. Bosna'yı Dünya Kupası'na götürmek bile. 2014'ü hatırlıyor musunuz, çoğunuz doğmamıştınız bile. İlk kez Dünya Kupası'na o yıl gitmiştik. Hayatlarımızın en iyi günüydü. Litvanya'daki eski bir stadyumda eleme maçı oynamıştık. Hakem son düdüğü çaldı, Bosnalılar sahaya girdi. 2 metrelik duvarı aşmışlardı. İçimden 'delirmişler' demiştim. Sonra diğerlerinden daha yavaş şekilde koşan bir adam gördüm. Gözünde yaşlarla bana doğru geliyordu. Babamdı. 'Baba, ne oldu?' dedim. 'Duvardan atlarken ayağımı incittim ama problem yok, acı hissetmiyorum' dedi. Sarıldık ve ağladık. Ne yazık ki Brezilya'da şans bizimle değildi. Bunu hatırlamıyorsunuz ama Nijerya'ya karşı bir gol atmıştım, sayılmalıydı. O gün VAR yoktu ve gruplardan bu yüzden elendik. Ama bizim küçük ülkemiz Maracana'da sahaya çıkmıştı. Dünyaya kim olduğumuzu göstermiştik. Şimdi ise geri dönüyoruz. Komik olan ne biliyor musunuz? Martta 40 yaşına girdim ve kutlamadım. Müslümanım, o dönem Ramazan ayıydı ve bizim de Galler ve İtalya karşısında bir işimiz vardı. Ben de şöyle düşündüm, madem öyle o zaman ben bu maçları partiye çevireceğim. Galler karşısında 85. dakikaydı ve skorborda baktım, 1-0 gerideydik. Tek hissettiğim şey panikti. Zamanımız bitiyordu. Sonrasında bir korner oldu. Beni sıska bir adam marke ediyordu. 'Harika' dedim. Topu ağlara gönderdim, sevindim ve aklıma şu geldi: "Daha önce 4 kez seri penaltı atışlarına çıktım, hepsini kaybettim." Şükürler olsun ki gençler nasıl penaltı atılacağını biliyordu. Biz veteranlar gibi çok düşünmüyorlar. Sonra İtalya'yla oynadık. Donnarumma'dan korkuyordum. Çok büyük. Ona penaltılarda gol atıp atamayacağımı bilmiyordum. Sağ omzumu da incitmiştim ve kenara gelmiştim. İlk penaltımızı izleyemedim çünkü kolumu sargıya alıyorlardı. İzleyemedim ve golü attık. O an dedim ki, belki de izlememeliyim. Sadece tribünün sesini takip edeyim. Halkımı dinleyeyim. İtalya kaçırdı, taraftar golü attığımız andan bile daha çok ses çıkardı. Sonra bir kez daha kaçırdılar. Sadece dua ediyordum. Gördüğüm tek şey hocalarımızın sırtlarıydı. Esmir topu aldığında, hocamız da arkasını döndü ve 'Ben de izleyemiyorum' dedi. Geldi, bana sarıldı. Kafalarımızı birbirimize yasladık, gözlerimizi kapattık ve sadece dinledik. Sonra da duyup duyabileceğimiz en büyük gürültüyü duyduk. Buraya gelmek hiç kolay olmadı. 40 yaşına geldiğinizde, sırtınız acı içinde bağırabiliyor. Siz de ağrı kesicilere koşuyorsunuz. Ama bedenim ne zaman bu işi bırakmak isterse istesin, her zaman kaçırdığım kutlamaları, ailemden uzak geçirdiğim o günleri, kaçırdığım yaz tatillerini düşünüyorum. Mental olarak bu çok zor. Eleştiriler hala can yakıyor ama sahaya çıktığımda hala çocuk gibi hissediyorum. Sizler gibi. Karnımda kelebekler uçuşuyor. Eve her geldiğimde de şunu düşünüyorum: Değdi. Her şey değdi. Kötü anlar olmadan, iyi anlar gelmez. 20 yıldır Bosna'dan uzağım. Bosna'dan uzak kaldıkça, sevgim artıyor. Bu 20'nin 9'u İtalya'daydı. Çocuklarım Roma'da doğdu. Orası hala benim ikinci evim ama ne zaman Saraybosna'yı ziyaret etsem, annem yemek pişiriyor. Herkes orada. Ben de çok mutluyum. Bosna formasını giymek, kalbimi farklı attırıyor. Halkım için oynuyorum. Saraybosna'nın sokaklarındaki çocuklar için oynuyorum. Sahip olduğumuz farklı kültürlerden ve farklı dinlerdeki insanlar için oynuyorum. Bizim ülkemizi güzel yapan şey bu. Hala bazı insanlar bizi ayırmaya çalışsa da... Asla başarılı olamadılar. Benim sayemde değil. Yetişkinler sayesinde de değil. Biz asla öğrenemiyoruz. Sizin sayenizde çocuklar. Bana son bir iyilik yapın tamam mı? Saraybosna, Roma ya da St. Louis, nerede yaşarsanız yaşayın; ister Müslüman, ister Musevi, ister Katolik, ister Ortadoks olun. Nereden geldiğinizi asla unutmayın. Bosnalısınız. Dünya ayaklarınızın altında. Hepinizi çok seviyorum. Sevgilerimle, Edin."

Türkçe
0
0
4
206
melisa
melisa@00asilem·
@MadridXtra çocuğumuza iyi bakın madridliler morunhio yemesin 🙏🏼🤍💛💙
Türkçe
0
0
1
141
Madrid Xtra
Madrid Xtra@MadridXtra·
Fenerbahce x Real Madrid. 🤍💛💙
Madrid Xtra tweet media
Türkçe
122
1.1K
32.2K
555.3K