bhr🇹🇷🇵🇸
48.1K posts

bhr🇹🇷🇵🇸
@2525BHR
🇹🇷RTE 🇹🇷 MHP🇹🇷🤘🤘 AHİR ZAMAN AĞIR ZAMAN...☝️


💥 Manisa Turgutlu’da bir lisede görev yapan felsefe öğretmeni, derste Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında “pedofili, sarhoş, karı kız düşkünü” gibi alçakça iftira ve hakaretlerde bulundu. 11 öğrenci okul yönetimine resmi şikayette bulundu. Şahıs hakkında daha önce de öğrencilere yönelik şiddet ve küfür iddiaları bulunduğu bildirildi. (Cumhuriyet - Taylan Gülkanat)



Manisa Turgutlu’da yaşanan ve yargıya intikal etmiş olayla ilgili kamuoyuna yansıyan tartışmalarda gerçekler bilinçli biçimde çarpıtılmakta, vahim iddialar ise farklı kılıflarla görünmez kılınmaya çalışılmaktadır. Gözaltı kararını veren savcılık; tutuklama ve tahliye kararlarını veren mahkemelerdir. Öğretmenler ya da sendikalar kimseyi gözaltına almaz, tutuklatamaz, tahliye ettiremez! Bunu en iyi bilenler, yalan ve çarpıtılmış söylemlerle kişileri hedef haline getirenlerdir. Eğer gerçekten haklı olduğunuza inanıyorsanız, neden bu kararları veren makamlara tek bir söz söyleyemiyorsunuz? Çünkü yargıya karşı aynı dili kullanmanın bir bedeli olduğunu bilirsiniz! Bugün esasa dair tek bir söz söyleyemeyip, çarpıtılmış ifadelerle öğretmenimizi ve sendikamızı hedef almanız; korkaklığınızın ve iki yüzlülüğünüzün açık göstergesidir. Üyemiz olan idareci, kendisine iletilen öğrenci şikayetlerini yasal prosedür gereği İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne iletmiştir. Dürüst olun: “Biz istediğimizi yaparız, siz susarsınız” mı demek istiyorsunuz? Olayın özü nettir: Öğrenciler şikayetlerini birbirinden bağımsız şekilde dile getirmiş, idareci de bu dilekçeleri ilgili makama iletmiştir. Bu bir görevdir ve eksiksiz yerine getirilmiştir. Atatürk’e yönelik son derece ağır, aşağılayıcı ve kabul edilemez sözlerin dile getirildiğine dair ciddi iddialar bulunmaktadır. Bunun ötesine geçip üyemizi hedef göstermeniz ise açık bir çarpıtmadır. Bu ülkede gazeteciler, sendikacılar, siyasetçiler ve gençler hukuksuzca gözaltına alınırken; iddianamesiz tutuklamalar yaşanırken; sağlık sorunları ağırlaşsa bile içeride tutulurken susanların, bugün esasa dair tek bir söz söylemeden “hukuk” hatırlaması samimiyetsizliktir. Sizin “hukuk” söyleminiz sadece işinize geldiğinde hatırladığınız bir slogandır. Şunu herkes bilsin: “Biz çürüğe çürük deriz” diyerek yaptığınız paylaşımlar ve suçu Atatürk’e hakaret kanununa yıkma çabanız, iddia edilen ağır hakaretleri inkâr edemediğinizin göstergesidir. Esasa dair tek bir cümle kuramayanlar, meseleyi usul tartışmalarına boğarak gerçeği örtmeye çalışmaktadır. Ortada Atatürk’e yönelik ciddi hakaret iddiaları varken, buna dair tek bir kınama cümlesi kurmak yerine algı üretmeyi tercih ediyorsunuz. Olayın gerçekliği ortaya çıktığında, aynı rahatlıkla konuşabilir misiniz? Yoksa utanır mısınız? Açık söyleyelim: Utanmayacağınızı biliyoruz! Üstelik öğrenci ve velilere şikayetlerini geri çektirmek için baskı yapıldığını da duyuyoruz. Yargılama sürecinin sonucunu, iddiaları ve gerçekleri hep birlikte göreceğiz. Atatürk’e ve Cumhuriyet’e hakareti bu ülkenin vicdanlı hiçbir yurttaşı kabul etmez! Bizim için mesele nettir: Böyle zihniyetlerin Cumhuriyetin kurumlarında yeri yoktur; okullarda çocuklarımızın karşısına çıkamaz, çıkmamalıdır. Atatürk’e hakaret kanununu hedef alanların derdi bellidir: Hakareti meşrulaştırmak! Sorun kanunda mı, yoksa bu ülkenin kurucusuna hakaret edebilecek kadar yozlaşmış bir zihniyette mi? Bir kere olsun dürüst olun! Sizde ne vefa var, ne vicdan, ne de akıl! Kendine “sendika” diyen ama emekçiyi yıllardır satan, haksızlık ve hukuksuzluk büyürken susan, yakın çevresine makam ve koltuk peşinde koşan, üyesi yoksullaşırken yöneticileri zenginleşen, ulusal bayramlarda dahi Atatürk ve Cumhuriyet diyemeyen bu anlayışın samimiyetsizliği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Sizin derdiniz emek değil, eğitim değil; güç, koltuk ve talimattır! Sendikamızı, üyelerimizi ve öğretmenimizi ismiyle ve fotoğrafıyla hedef gösterenler, doğabilecek en küçük zararın doğrudan sorumlusudur! Bir kere dürüst olun! Saklanmadan konuşun! Bu zihniyetinizi açıkça ortaya koyun ki herkes kimin ne olduğunu görsün! Biz her koşulda, her yerde gerçekleri söylemeye devam edeceğiz.























