


İrşad Tuncel
3.5K posts





İstanbul Boğazı’nın kalbinde, Anadolu Kavağı’nda bir NATO Deniz Unsur Komutanlığı kurulacağı haberi; Güneydoğu’da NATO Müşterek Kolordu Karargâhı planının hemen ardından gündeme geldi. Buna, iki gün önce Boğaz yaklaşma sularında 1.500.000 varil ham petrol taşıyan Türk sahipli bir tankere, Ukrayna taktik ve teknikleriyle örtüşen insansız hava ve deniz araçlarıyla müdahale edilmesi eklendi. Aynı dönemde küresel finansın en büyük aktörlerinden BlackRock’un Ankara ziyareti de tabloyu tamamlıyor. Tüm bu gelişmeler, birbirinden bağımsız değil; aksine aynı jeopolitik baskı hattının parçaları olarak görülmelidir. İran-ABD-İsrail çatışmaları sürerken ve İran sahada direnç göstermeye devam ederken, Türkiye’nin Karadeniz’de Rusya’yı doğrudan karşısına alabilecek bir NATO deniz unsurunu İstanbul Boğazı girişine konuşlandırması, stratejik denge açısından son derece riskli bir adımdır. Bu hamle, sadece askeri değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Dört yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı boyunca Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesini uygulayarak dengeli ve tarafsız bir politika izlemeyi başarmıştı. Bugün ise bu dengeyi zedeleyebilecek bir kararın gündeme gelmesi ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Türkiye bu kararı hangi koşullar altında almıştır? Yoğun bir dış baskı mı söz konusudur? Yoksa ülke, NATO’nun bölgesel hamlelerinde ön cepheye sürülen bir araç haline mi getirilmektedir? Daha da önemlisi; bu adım, Karadeniz’de başta Romanya olmak üzere bazı aktörlerin oldubittilerine ve olası “sahte bayrak” senaryolarına zemin hazırlayacak bir sürecin kapısını mı aralamaktadır? Bu soruların cevabı, yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin önümüzdeki dönemdeki jeopolitik konumunu da belirleyecektir.








HESAPLARIMIZ HER AN KAPATILABİLİR!🚨 Aleyhine çıkan hiçbir kararı kabul etmiyor, tanımıyorlar! Ticareti uğruna her türlü yola başvuran zengin (!) işadamı Murat Ülker, Gıda Dedektifi'ni susturmak için bir kez daha harekete geçti! Suç uydurup, bizi devlet düşmanı gibi gösterip, iftiralarla algı yapmaya devam ediyorlar. Hesaplarımız kapatılırsa, susturulursa sorumlusu Murat Ülker'dir. Bu ülkede 9 yıldır sadece halkın yararına kamu yayıncılığı yapan, bilinçli tüketim ve etiket okuma farkındalığını sağlayan Gıda Dedektifi'ne adeta düşmanlık yapıp, servetini bizi susturmak için harcamaktadır. Türk halkını Gıda Dedektifi'ne sahip çıkmaya çağırıyoruz! gidadedektifi.com/gonderiler/det…










✍️ÖZEL HALKIN YOLU KİME AİT? Aşağıdaki görsel Karayolları Genel Müdürlüğü sitesinden. Güncel, 2026 yılına ait otoyollar Haritaya göre her birkaç kilometrelik yolda bir şirkete haraç veriyoruz. Yapımı devam eden özel otoyollar da var. ancak ne yok, farkettiniz mi? KAMU BÜTÇESİYLE YAPIMI DEVAM EDEN OTOYOL YOK! Yani bu ne demek? Bundan sonrası tufan... Tamamı özel olacak. Tıpkı İZMİR-ÇEŞME OTOBANI GİBİ! Yarımada halkı (Urla, Güzelbahçe, Seferihisar Çeşme Kent konseyleri) 29 Mart Pazar Saat 11.30'da Urla otoban çıkışında 30 yıldır vergisini verdikleri otobanlarına sahip çıkıyor, bir araya geliyor


Akın Gürlek'in tapu kayıtlarını sorgulayan ilçe tapu müdürü de tutuklandı.





