Sabitlenmiş Tweet
Murat Akar
4.2K posts


Teşhir yalnızca bir eylem değil, insanın iç dünyasında kök salmış bir zihniyetin dışa vurumudur. Kendini, hayatını ya da sahip olduklarını sergilemek aslında bir iç boşluğunun, ruh yoksulluğunun aksedişidir. İnsan kalp ikliminde inşa edemediği değerleri ve zenginleştiremediği anlam dünyasını dışarıdan devşirdiği ilgiyle ayakta tutmaya çalışır.
Aklı maddi arzuları tarafından esir alınmış fertler nezdinde teşhir günümüzde bir tercihten ziyade varoluşun zorunlu bir aracı haline geldi. Kendiyle baş başa kaldığında sönükleşen benlik, kalabalıkların gözünde parlamaktan sevinç duyar. Oysaki bu parıltı ödünçtür, geçicidir ve her yeni bakışa muhtaçtır.
Instagram, TikTok yahut artık Instagram'dan farksız hale gelen X/Twitter mecrası birer sonuçtur. Onların gücü, insan psikolojisini çözümleyebilmelerinde ve buna uygun algoritma sunabilmelerinde saklı. Hastalığı bilirler ve hastalıklı olanlar ile hastalık potansiyeli barındıranları bir araya getirirler. Fakat güç denilen olgu ancak zaaflara karşı işe yarar. Kişi zaafını terbiye edemediğinde güce boyun eğer. Artık mescidlere bile kalbi Allah'a bağlamak için değil de güzel kareler elde etmek için gidiliyor. Seyahatler başkasından geri kalmamak için yapılıyor. Mutluluk veren bütün özel anlar metalaştırılıyor. Hayatı özel olarak yaşamanın lezzetini tatmamış olanlarca yabancı bakışlar daha hoş görünür oldu.
Yapılan bunca gösteri ve dekorun bedeli insanlar arası ilişkilerde sahiciliğin topyekûn yitirilmesidir. Bir diğer tabirle insanın ölümüdür. Heba olmuş kişilikler, daima arayan lakin ne aradığından habersiz düşünceler, meçhuliyet yüklü duygular, dışarıdan neşeli görünen ama içten içe karanlığa düşen bakışlar, karelerde mutlu ama evinde huzursuz pamuk ipliğinde aileler ve arkadaşlıklar.
İçgüdülerin izini takip ederek mutmain olamayız. İnsan kalbinden dokunulmaya muhtaçtır, sadece kalbî olandan şifa bulur.

Türkçe

"İmam-ı Rabbânî Hazretlerine göre Kâbe, eşya ve maddenin tükenip ruh ve mânanın başladığı ufuk noktası işaretidir. Bütün istikametler ona perçinlidir ve Kâbe, bu dünyanın ötelere bağlı serhad kapısıdır. İlâhî marifete erme yolunda insanî memuriyetin geçit noktasından da bir remz…
Yine İmam-ı Rabbânî Hazretlerinin ifadesiyle, bütün yönler onu kolladığı gibi, bütün madde âlemi onun maddesinde, bütün mânâ âlemi de onun mânâsında erime halindedir."
Necip Fâzıl, Hac, s. 34.

Türkçe

@selamcnm_muah Yetişkinlerin rutin sohbetlerinden ziyade zengin hayal gücüne sahip çocukların sorularını dinlemeyi tercih edin. Dünyanın masumiyet görmeye ihtiyacı var. Masumiyet ise bütünüyle çocuklarda.
Türkçe
Murat Akar retweetledi
Murat Akar retweetledi

Hazret-i İsa'nın aleyhisselâm şöyle buyurduğu rivayet edildi:
"Allah'ı zikretmek dışında çok konuşmayın. Yoksa kalbiniz katılaşır. Katı kalp de Allah'tan uzaktır, fakat siz bilmezsiniz. Kulların günahlarına sanki rablermişsiniz gibi bakmayın. Onlara kul gibi bakın. İnsanlar, afiyette olanlar ve belaya uğrayanlar olmak üzere iki kısma ayrılır: Belaya uğrayanlara merhamet edin, afiyetli halinizden dolayı Allah'a hamd edin."
(İmam Mâlik, Muvatta, Kelâm 8, 2/986)
Türkçe
Murat Akar retweetledi

Ahlakı bilgi ve düşünceden ayırmak, şarlatanların toplum nezdinde itibar görmesine yol açar.
Ölçüsüz şiddet ve vahşet daima cinsel sapkınlıkla iç içedir. Habermas Müslüman çocukların soykırıma uğramasını destekledi. Foucault, Sartre, Simone de Beauvoir pedofiliydi. Fransa'da pedofilinin yasallaşması için mücadele ettiler. Wittgenstein, Andre Gide, Yukio Mishima ve Oscar Wilde eşcinseldi. Kafka, Deleuze, Virginia Woolf...
Modern medeniyet, tarihin lağım çukurudur. Toplumsal bozuluşu eleştirip bilinçaltı sapkınlıklarla dolu bu zerzevat takımını normalize etmek yozlaşma örneğidir.
Türkçe

Güncel muhafazakarlık kültürel olarak İslâm içerisinde kalmayı tercih eden ama cemiyet hayatında sekülerliğin meşrulaşmasını İslâmî söylemlerle üretmeye çalışan, siyaseten ise zeminsiz hayallerle avutulmayı bekleyen bir topluluk üretti. Tam da bu gelişen nabza göre şerbet veriyor. Köklü sorunlarla ilgilenmek yerine daima yüzeydeki sahte kimlik kavgaları üzerinden söylem geliştiriyor. Kısacası kötü bir yazar, başarılı bir ticaret ehli.
Zaman zaman ateistlerle olan mücadelesine gelince, hadiste şöyle buyruluyor: "Allah, bu dini facirlerin/fasıkların eliyle de güçlendirir." (Heysemi, Mecmau’z-Zevaid, 5/303)
Allah dilediğine, dilediği şekilde hidayet verir. Hidayet hangi yerden gelirse gelsin, değerlidir.
Türkçe

@AKeyfiyet Gazze olaylarında gerçek yüzü akıl sahipleri için ifşa olmuştu ama hala olaydan sonra o başka bu başka diyerek dinleyenler kitaplarını okumaya devam edenler vardı.
Oysa söylediği ahım şahım bi şey de yok ama biz Müslümanlar olarak aldatılmaya meyyaliz galiba
Türkçe

Kitleler küresel sistemin yerel uzantıları tarafından nasıl konumlandırılmak isteniyorsa, sosyal medya etki ajanları o minvalde hareket eder. Sizden görünür. Arada güzel olduğunu düşündüğünüz işler yapar. Tüm bunların gayesi, vakti zamanı geldiğinde toplumu dilediği mevzilere sevk etmek ve tevilciliğe hazır hale getirmektir.
Bununla birlikte, Allah'ın dinini kendi egosuna malzeme yapanların alçaltılması âdetullahtır.
Yıllar sonra Meriç'in gerçek yüzüne şahit olduğunuzda utanç duyacaksınız lakin bunun hiçbir faydası olmayacak. Çünkü malum şahıs dün müçtehidlik tasladığında gülüp geçtiniz. Fıkıh ve hadis ilimlerinde haddi aşıp tarihselciliğe saplandığı halde onu ehl-i sünnet kabul ettiniz. Tweet atmakla cihad ettiğini zannediyordu, eleştiriye uğradı. Eleştiriye uğrayınca köşeye çekilip ağlayan çocuklar gibi "Artık konuya dair konuşmayacağım" dediğinde ve ardından İslâm âlemi en büyük mücahidini (!) kaybetmiş gibi rol kestiğinde haddini bildirmediniz. Tüm bunlardan ötürü bugün kendisine gelen her eleştiriye yafta vurma cesaretini kazanabildi. Madem bir put var, put kırmak inancımızın gereği.
Bugün İran, İsrail tarafından bombalanıyor. Müslümanlara ait topraklar, tarihin gördüğü en büyük zalim topluluk tarafından bombalanırken yapılacak şey nedir? Roma ve Sasaniler kanlı bir savaş içerisindeydi. Roma, Sasanilerin sert hücumu sonrasında savaşı kaybetti. Ashab-ı Kirâm hüzünlendi. Çünkü Romalılar ehl-i kitap, Sasaniler ise mecusiydi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onların bu hüznüne, "Ey ashabım, Roma katil bir devlet. Üstelik Hz. İsa'yı katletmeye yeltenen bir devlet. Zalimler birbirini kırıyor." şeklinde karşılık vermedi. Âyet indi, âyet. Müslümanların gönlünü ferahlatmak üzere, Roma'nın galip geleceği ifade edildi. Dönemin en vahşi devleti Roma. Peygamberleri katletmeye yeltenen Roma. Hepiniz bu ayetleri biliyorsunuz, bu hadiseleri biliyorsunuz. Ama işitmek ile duymak arasında fark var.
Tekrar gelelim bugüne. İran, İsrail tarafından bombalanıyor. Lübnan bombalanıyor. Tarihi İslâm şehirleri tarumar ediliyor, kız çocukları sırtlarında okul çantasıyla kanlar içerisinde bırakılıyor. Rûm Suresi'ndeki bilgiye ilaveten, günümüzde müesses nizam denilen, kapital'e -bâtıl tarafından da olsa- direnen herkesi yok etmeye yemin etmiş sistemi düşünelim. Eğer 2011 sonrası süreçte zalim şii milisler tarafından Suriye'nin katledilmesine olan hassasiyetiniz siyasi değil de itikadi ve hâlisâne olsaydı, 2003'te 500 bin çocuğun katledildiği Irak Savaşı'nda "Irak'a ilk bomba düştüğünde hesabımıza 8.5 milyar geçecek" diyen yerel uzantılarla da derdiniz olurdu. Samimiyetiniz olmadığında, tüm vakaları yalnızca sapla samanı karıştırmaya dönük kullanırsınız ve sizden tutarlılık namına hiçbir şey kalmaz.
Bize ucuz yaftalar Allah'ın izniyle sökmez. Çünkü Hazret-i Muaviye'ye buğz edenlere köpek muamelesi çektik, çekiyoruz. Rafizilerin arkasında namaz kılınmaz, kestikleri yenmez paylaşımları yaptık. Çoğunluk susarken küresel sistemin 1979'tan beri İslâmî hareketi Şia'ya kanalize etme gayesini en üst perdeden ifade ettik. Şimdi de İran'ın bombalandığı günlerde İran'ın geçmiş cürümlerini merkeze alarak esas odağı saptıranları ifşa ediyorum. Yarın öbür gün de, tüm yaşananlardan dolayı iyice mistisize olmuş İran'daki azınlık bir unsurun Deccal tarafından kandırılmaya hazır hale geldiğini zikredeceğim.
Kategorik, seçmeci, tembelce, yalapşap düşüncelerle tahlil yapmak yerine Kur'an, Hadis, Selef-i Salihin ölçüsüyle hayata ve hadiselere baktığınızda kimin ne olduğu, ne yapmaya çalıştığı, iman ehli ile nifak ehli açığa kavuşur.
Son bir ilave: Bir insanın cürümlerini konuşurken, "şöyle güzel işleri var" diyerek frekans bozmaya çalışmak, Fetullahçı Terör Örgütü'ne ait sinsi bir taktik. 2013'ten önce FETÖ'nün kirli yüzünü ifşa edenlere "Ama okulları var..." denilir ve susturulurlardı. Bugün de bazı sahte kanaat önderlerine eleştiri yapıldığında aynı tavır alınıyorsa bilinsin ki bahsedilen sefil zihniyetten farksızdır.
Hak ile batılın karıştığı devirlerde bir insanı tanımanın yolu, karakteri ele veren mizacı sezmekle mümkündür. Mü'min, aynı delikten iki defa ısırılmayan insandır. Bırakın ikiyi, yüz defa aynı delikten ısırılanlar kendilerini gözden geçirmelidir.
Türkçe
Murat Akar retweetledi





