Hakan Asirdizer

392 posts

Hakan Asirdizer

Hakan Asirdizer

@Adoness83

Katılım Şubat 2022
473 Takip Edilen9 Takipçiler
Hakan Asirdizer retweetledi
Serpil AKAR CEYLAN
Serpil AKAR CEYLAN@sercey1975·
Kimsenin tavuğuna kış da demedik bayram bayram yine ne takip edilen var, ne eden, kaybolan gönderiler, yorumlar..🤦‍♀️
Serpil AKAR CEYLAN tweet media
Türkçe
27
2
51
881
Hakan Asirdizer retweetledi
Açık İstihbarat
Açık İstihbarat@acikistihbarat·
Doğduğun gün güneş tutuldu...
Türkçe
7
128
897
48.1K
Hakan Asirdizer retweetledi
Hakan Asirdizer retweetledi
hermes | jeopolitik
hermes | jeopolitik@hermes_z·
The so-called "Pontus Genocide" narrative is a political propaganda campaign, not historical fact. There was no systematic genocide between 1916-1923. Ottoman, Patriarchate, and American records, including David Magie’s demographic studies, place the Greek population at roughly 390,000-416,000. Wartime deaths largely resulted from famine, disease, civil conflict, and attacks by Pontic Greek armed bands cooperating with Russian forces. Türkiye's wartime relocation and security measures targeted insurgent groups, not civilians. The 1923 Lausanne Population Exchange itself exposes the contradiction: around 183,000-280,000 Greeks relocated to Greece, while nearly 350,000 Muslims moved to Anatolia. Such a transfer would not have been possible under a systematic extermination policy. Greek propaganda also hides the massacres committed by Pontic Greek militias against Muslim civilians, documented in British, German, and American reports. Greece labels Mustafa Kemal Pasha’s arrival in Samsun on May 19, 1919 as the “second phase of genocide.” In reality, it marked the beginning of Türkiye’s War of Independence against the Megali Idea invasion project. Neither the United Nations nor the official institutions of the European Union recognize these claims as genocide. Türkiye’s position remains clear: this narrative distorts history for political purposes.
Zeynep Gizem Özpınar@zgizemozpinar

Pontus İftirası: Yunanistan'ın Türk Düşmanı Kara Propagandası Tarihî Gerçekleri Çarpıtmaya Devam Ediyor Öncelikle 1916-1923 yılları arasında söz konusu bölgede sistematik bir soykırım yaşanmadığı gibi, bu anlatı Yunanistan'ın uzun soluklu kara propagandasının en tipik örneğidir. Bölgedeki Rum nüfusu, 1910-1912 Osmanlı ve Patrikhane verilerine göre yaklaşık 390-416 bin civarındaydı; bu rakamlar Amerikalı uzman David Magie'nin tarafsız sayımlarıyla da örtüşmektedir. Savaş yıllarında yaşanan ölümlerin büyük kısmı, Rus işgali sırasında Pontuslu Rum çetelerinin (andartes) Müslüman köylerine düzenlediği saldırılar, açlık, salgın hastalıklar ve cephe gerisi güvenlik operasyonlarından kaynaklanmıştır. Türk tarafı, Ruslarla iş birliği yapan silahlı Rum gruplarının yarattığı tehdidi bertaraf etmek için zorunlu ikamet ve güvenlik tedbirleri almıştır; bunlar savaş koşullarının zorunlu sonucudur. Nitekim 1923 Lozan Nüfus Mübadelesi ile yaklaşık 183-280 bin Rum Yunanistan'a, buna karşılık 350 bin civarı Müslüman Türk de Anadolu'ya yerleşmiştir. Eğer iddia edildiği gibi sistematik bir eylem olsaydı, bu kadar büyük bir nüfusun mübadeleyle sağ salim taşınması mümkün olmazdı. Yunanlar yaptıkları propagandayla, kendi çetelerinin Müslüman sivillere yönelik vahşetini de sistematik olarak gizlemektedir. Dönemin İngiliz, Alman ve Amerikan konsolos raporları, Pontuslu Rum silahlı gruplarının Müslüman köylerini yakıp yıktığını, kadın ve çocukları katlettiğini belgelemiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışı, Yunanistan'ın “soykırımın ikinci safhası” diye nitelendirdiği olay ise aslında Türk milletinin vatanını işgalden kurtarma mücadelesinin başlangıcıdır. Yunanistan'ın Megali Idea hayaliyle Anadolu'yu işgal etme girişimi, İzmir'den başlayarak iç kesimlere ilerlemesi ve Müslüman nüfusa yönelik katliamları, gerilimi daha da tırmandırmıştır. Tarihçi Justin McCarthy ve demografik çalışmalar, Rum kayıplarının abartıldığını, Müslüman kayıplarının ise hafife alındığını net biçimde ortaya koymaktadır. Uluslararası tanınma meselesine gelince: Yunan Parlamentosu 1994'te 19 Mayıs'ı “anı günü” ilan etmiş, bazı Yunan dostu ülkeler (İsveç, Hollanda, Ermenistan) ve lobilerce desteklenmiştir. Ancak Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği'nin resmî organları ve çoğu bağımsız tarihçi bu iddiayı soykırım olarak kabul etmemektedir. Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Derneği'nin 2007 kararı bile tartışmalıdır ve siyasi baskı ürünüdür. Türkiye Cumhuriyeti'nin resmî tutumu nettir: Bu iddialar tarihî gerçeklerle bağdaşmamakta, iyi komşuluk ilişkilerini zehirlemekte ve Kurtuluş Savaşı'nı karalamaktadır. Yunanistan'ın kendi tarihinde Türklere yaptığı vahşeti (örneğin 1821 Mora İsyanı'nda Müslüman Türk katliamları) unutturmaya çalışarak sadece mağdur rolü oynaması, samimiyetsizliğin ve caniliğin ta kendisidir!

English
3
50
228
7.6K
Hakan Asirdizer retweetledi
Zeynep Gizem Özpınar
Zeynep Gizem Özpınar@zgizemozpinar·
Pontus İftirası: Yunanistan'ın Türk Düşmanı Kara Propagandası Tarihî Gerçekleri Çarpıtmaya Devam Ediyor Öncelikle 1916-1923 yılları arasında söz konusu bölgede sistematik bir soykırım yaşanmadığı gibi, bu anlatı Yunanistan'ın uzun soluklu kara propagandasının en tipik örneğidir. Bölgedeki Rum nüfusu, 1910-1912 Osmanlı ve Patrikhane verilerine göre yaklaşık 390-416 bin civarındaydı; bu rakamlar Amerikalı uzman David Magie'nin tarafsız sayımlarıyla da örtüşmektedir. Savaş yıllarında yaşanan ölümlerin büyük kısmı, Rus işgali sırasında Pontuslu Rum çetelerinin (andartes) Müslüman köylerine düzenlediği saldırılar, açlık, salgın hastalıklar ve cephe gerisi güvenlik operasyonlarından kaynaklanmıştır. Türk tarafı, Ruslarla iş birliği yapan silahlı Rum gruplarının yarattığı tehdidi bertaraf etmek için zorunlu ikamet ve güvenlik tedbirleri almıştır; bunlar savaş koşullarının zorunlu sonucudur. Nitekim 1923 Lozan Nüfus Mübadelesi ile yaklaşık 183-280 bin Rum Yunanistan'a, buna karşılık 350 bin civarı Müslüman Türk de Anadolu'ya yerleşmiştir. Eğer iddia edildiği gibi sistematik bir eylem olsaydı, bu kadar büyük bir nüfusun mübadeleyle sağ salim taşınması mümkün olmazdı. Yunanlar yaptıkları propagandayla, kendi çetelerinin Müslüman sivillere yönelik vahşetini de sistematik olarak gizlemektedir. Dönemin İngiliz, Alman ve Amerikan konsolos raporları, Pontuslu Rum silahlı gruplarının Müslüman köylerini yakıp yıktığını, kadın ve çocukları katlettiğini belgelemiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışı, Yunanistan'ın “soykırımın ikinci safhası” diye nitelendirdiği olay ise aslında Türk milletinin vatanını işgalden kurtarma mücadelesinin başlangıcıdır. Yunanistan'ın Megali Idea hayaliyle Anadolu'yu işgal etme girişimi, İzmir'den başlayarak iç kesimlere ilerlemesi ve Müslüman nüfusa yönelik katliamları, gerilimi daha da tırmandırmıştır. Tarihçi Justin McCarthy ve demografik çalışmalar, Rum kayıplarının abartıldığını, Müslüman kayıplarının ise hafife alındığını net biçimde ortaya koymaktadır. Uluslararası tanınma meselesine gelince: Yunan Parlamentosu 1994'te 19 Mayıs'ı “anı günü” ilan etmiş, bazı Yunan dostu ülkeler (İsveç, Hollanda, Ermenistan) ve lobilerce desteklenmiştir. Ancak Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği'nin resmî organları ve çoğu bağımsız tarihçi bu iddiayı soykırım olarak kabul etmemektedir. Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Derneği'nin 2007 kararı bile tartışmalıdır ve siyasi baskı ürünüdür. Türkiye Cumhuriyeti'nin resmî tutumu nettir: Bu iddialar tarihî gerçeklerle bağdaşmamakta, iyi komşuluk ilişkilerini zehirlemekte ve Kurtuluş Savaşı'nı karalamaktadır. Yunanistan'ın kendi tarihinde Türklere yaptığı vahşeti (örneğin 1821 Mora İsyanı'nda Müslüman Türk katliamları) unutturmaya çalışarak sadece mağdur rolü oynaması, samimiyetsizliğin ve caniliğin ta kendisidir!
Greek City Times@greekcitytimes

Turkey attacks Greece over Pontian Genocide commemorations greekcitytimes.com/2026/05/20/tur…

Türkçe
15
53
195
14.2K
Hakan Asirdizer retweetledi
Hakan Asirdizer retweetledi
Barın Kayaoğlu
Barın Kayaoğlu@barinkayaoglu·
"Büyüklük bizde kalsın"la olmuyor arkadaşlar. Özellikle 25 Mart Yunan Bağımsızlık Günü'nü "Tripoliçe'de ve Yunanistan'da Katledilen Türk ve Müslüman Halkları Anma Günü" yapıp Ankara'daki tüm kordiplomatiği angaje etmediğimiz müddetçe bu herifler adam olmayacak.
Barın Kayaoğlu tweet media
T.C. Dışişleri Bakanlığı@TC_Disisleri

Yunanistan’da 19 Mayıs 2026 Tarihinde Düzenlenen Bazı Etkinlikler ve Yapılan Açıklamalar Hk. mfa.gov.tr/no_-95_-yunani…

Türkçe
9
81
405
6.6K
Hakan Asirdizer retweetledi
Serpil AKAR CEYLAN
Serpil AKAR CEYLAN@sercey1975·
Rahmetle ve sevgiyle❤️❤️
Serpil AKAR CEYLAN tweet media
Türkçe
0
2
37
204
Hakan Asirdizer retweetledi
Hakan Asirdizer retweetledi
Hakan Asirdizer retweetledi
Fatih Ergin
Fatih Ergin@ferg1923·
Erdoğan Ermeni Tehcirinin yıldönümünde Altımermer Surp Hagop Kilisesi’nde düzenlenen ayinde okunan mesajında 'Ermeni toplumunun acılarını paylaşıyorum' dedi... Başta Akdamar'daki kadınlar olmak üzere, tehcir öncesi Ermeni çetelerinin katlettiği bütün masumları rahmetle anıyorum.
Fatih Ergin@ferg1923

Ermeni Tehciri başımızın tacıdır! Bu tacı ebediyen taşıyacağız! Türkler ile Ermeniler arasında bir soykırımdan bahsedilecekse, o da tehcir öncesi Ermeni çetelerinin vahşetidir! Tehcirin mimarları; Dr. Bahattin Şakir, Enver ve Talat Paşalara saygıyla... yenicaggazetesi.com/ermeni-tehciri…

Türkçe
20
297
981
14.5K
Hakan Asirdizer retweetledi
fafazey
fafazey@fzaofficial·
hayır, tam tersine, çocuklarımıza sahip çıkmalı, Atatürk’ün çocuklara ve bizlere armağan ettiği bu güzel günü tüm kötülüklerin inadına kutlamalıyız. ulusal yas zaten ilan edilmeliydi urfadan sonra... ama milli kutlamalarımıza, milli bayramlarımıza dokunmayın!!!!!!!!!!!
Global Eksen@globaleksen1

🔴Ahmet Davutoğlu'ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrı: ''23 Nisan ile ilgili bütün kutlamalar ve resepsiyonlar iptal edilmeli.''

Türkçe
10
100
1K
71.9K
Hakan Asirdizer retweetledi
Cem Doğut
Cem Doğut@DogutCem·
Bugün Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'in doğum ve ölüm yıldönümü. 22 Mart 1913 - 22 Mart 2001. Gökçen ülkemizin ve dünyanın ilk kadın savaş pilotu olarak havacılık tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır... #SabihaGökçen
Cem Doğut tweet media
Türkçe
2
42
242
7K
Hakan Asirdizer retweetledi
Altıncı Lenin
Altıncı Lenin@aItincilenin·
Deme yav?
Altıncı Lenin tweet media
Türkçe
0
4
103
5.8K
Hakan Asirdizer retweetledi
TR_tech
TR_tech@T_Nblty·
Imagine a scenario where these platforms are taking off and performing missions in the sky, creating a combat environment integrated with platforms like Kizilelma-B/C and Anka-3/4, which are equipped with AESA radars and national links They won’t even need their own radars to fire the Gokhan Gökdoğan or Gökbora-type BVR missiles they carry inside their fuselages. In this way, each of our unmanned combat aircraft will effectively become an invisible air-to-air or ground-attack platform. The massive radars on these sensor aircraft will provide our unmanned combat aircraft with the target data they need from extremely long ranges. Terrain-induced blind spots or the horizon plane will no longer be a problem for the detection, identification, jamming and neutralization of target radars or aircrafts. The rest is up to our missiles
TR_tech tweet media
English
3
31
198
47.1K