Ahmet Açan

14.7K posts

Ahmet Açan banner
Ahmet Açan

Ahmet Açan

@Ahmtacan

Çevirmen, Sovyetolog, Profesyonel Rusça Turist Rehberi... https://t.co/nSqtNg7EV0

Katılım Temmuz 2018
1.2K Takip Edilen4.6K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Ahmet Açan
Ahmet Açan@Ahmtacan·
Ve Stalin Yanıt Veriyor Serisi'ni tamamladık...
Ahmet Açan tweet media
Türkçe
7
10
93
4.3K
Ahmet Açan
Ahmet Açan@Ahmtacan·
Mesela 1988 yılında Gorbaçov, perestroyka kitabında komünizmin neden kötü olduğunu anlatmış. Böyle kepazelik mi olur diyor: “Ülkemde işsizlik diye bir şey yok. Devlet herkese iş bulma işini üstlenmiş. Bir kişi tembelliğinden ya da çalışma disiplinini ihlal ettiği için işten çıkarılsa bile ona başka bir iş bulma zorunluluğu var. Ayrıca ücret eşitliği günlük yaşamımızın olağan bir özelliği haline gelmiş. Kişi kötü bir işçi de olsa yine de oldukça konforlu bir yaşam sürebiliyor. Bir asalağın çocukları kaderin merhametine terk edilmiyor. İnsanların mali yardımlar gördükleri sosyal fonlarda muazzam miktarlarda paralar birikmiş durumda. Aynı fonlardan çocuk yuvalarına, yetimhanelere, Genç Öncü evlerine ve çocukların yaratıcılık ve sporları ile ilgili diğer kurumlara yardımlar yapılıyor. Sağlık hizmetleri bedava. Eğitim de öyle. Eğer bir yönetici sendikanın onayını almadan bir işçiyi işten çıkarırsa, mahkeme otomatik olarak, hiçbir müzakereye girişmeden sendikanın fikri alınmadı diye bu kararı geçersiz sayıyor.” Kötülüğün vücud bulmuş hali bu komünizm!
Türkçe
0
0
0
18
Rythme
Rythme@rythme3·
Bu aralar kısa romanlara sardım ben. Klasikler dışında bana çok beğendiğiniz romanlar önerebilir misiniz?
Türkçe
77
10
150
30.2K
Barış Ertürk
Barış Ertürk@bariserturk_·
Gelin bu örnek üzerinden, hegemonya savaşlarının modern arenası haline gelen dijital kamusal alan hakkında biraz konuşalım. Aşağıdaki iddiaları düşünelim. Bizzat çalışma alanım olduğu için, söylediği neredeyse her şeyin yanlış, saçmalık, manipülatif ve hatta ahlaksız olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Zaten tavırları, ekrandaki arkadaşın patolojik bir vakaya dönüşmekte olduğu izlenimini veriyor; fakat esas mesele bu da değil. Asıl soru şu: Ya konuştuğu mesele benim alanım olmasaydı? Entelektüel namusunu rafa kaldırmış, haliyle hiçbir içsel/vicdani engeli kalmamış; özgüvenli bir üslup ve düzgün bir Türkçeyle konuşan “Harvard doktoralı” biri yine de kafamda bir soru işareti yaratır mıydı? Cevap çok basit: Önyargılarımı ve normlarımı doğruluyorsa inanır; bunlarla çelişiyorsa inanmazdım. Dijital kamusal alan, yaratılan personelar üzerinden, hakikatin ikinci planda kaldığı, bir ENTELEKTÜEL TİYATRO PERFORMANSI rekabeti yaratıyor. Evet, yeni çağın kamusal figürleri esasen yarattıkları persona üzerinden bir performans sahneliyor. Tavırlarla, seçilen (ve seçilmeyen) konularla, tercihen “sohbetin” bir parçası haline getirilmiş eğlenceli muhabbetlerle insani bağ kurarak yükselen bir hegemonya “niyetlenmesi” bu. Örneğin bu örnekte, Türk ordusunun Viyana’ya gitmesinin önündeki tek engelin ABD olduğuna inananlar tiyatroyu büyük bir zevkle alkışlıyor. Bir sonraki gösteriyi sabırsızlıkla bekliyor; hatta abonelik ücretiyle bizzat finanse ediyor.
Parasızceo (Yeni Hesap)@parasizceo1

🚨Ateist Sevan Nişanyan'ın Harvard'da tarih doktorası yapan oğlu Ultra Ateist Arsen Nişanyan: ▪️Avrupa ülkelerinin savaşabilecek kapasiteleri yok. ▪️Bir çoğu geldi Erdoğan'ın şemsiyesi altında poz verdi. ▪️Türkiye, ordusuna çok ciddi yatırım yaptı ve ordusunu besleyebilecek bir askeri endüstri kurdu. ▪️Erhan Afyoncu taklidi gibi duyulmak istemiyorum ama Türkiye ile Viyana arasında bu orduyu tutabilecek bir silahlı kuvvet yok şu an.

Türkçe
2
2
29
8.4K
Ahmet Açan
Ahmet Açan@Ahmtacan·
@VolkanYOLCU13 1957 yılında bir Sovyet romanı çeviriyorum. En sıradan işçi her gün kahvaltıda salam , sucuk yiyor. Moskovalı bir mühendis, taşralı bir mühendise, Moskova'da domuz pirzolasına tamah etmeyiz diyor! (Yerşov Kardeşler, Koçetov)
Türkçe
0
1
14
473
Ahmet Açan retweetledi
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
İsrail bugün ABD onayı olmadan İran ve Katar’ın ortak işlettiği Pars doğal gaz sahasını vurdu. Pars (South Pars / North Dome) dünyanın en büyük doğal gaz sahasıdır. Klasik bir petrol sahası değildir, ancak büyük miktarda çok hafif petrol benzeri sıvı hidrokarbon (kondensat) içerir. Bu nedenle saldırının yıkıcı etkisi sadece gazla sınırlı kalmaz. Pars-3 gibi sahalar doğrudan petrol üretimi değil, gaz üretim ve işleme altyapısıdır. Bu saha aynı zamanda İran ve Irak'a da giden iç tüketim kaynağıdır. Bu sahayı vurmak sadece petrolü değil, küresel LNG ve gaz sisteminin kalbini hedef almaktır. Bu hamleyle birlikte enerji piyasasında yaşanan şok, yalnızca fiyat değil, fiziksel arz ve lojistik krizine dönüşmektedir. İşte bugün ABD’nin 1920 tarihli Jones Act (kabotaj) yasasını 60 günlüğüne askıya alması onaylandı. Bu karar teknik bir karar gibi görünse de gerçekte çok daha derin bir kırılmanın göstergesidir. Jones Act, ABD içinde taşınan yüklerin Amerikan bayraklı, Amerikan yapımı ve Amerikan mürettebatlı gemilerle taşınmasını zorunlu kılar. Yani söz konusu kabotaj yasası sadece ticareti değil, aynı zamanda deniz gücü, savaş lojistiğini kısacası egemenliği de ilgilendirir. Ancak bugün ABD ticaret filosu ve tersaneleri yasanın çıktığı 1920 tarihine oranla dahi geridedir. Örneğin Çin'in kendi bayrağını taşıyan 5000 ticaret gemisi varken bu sayı ABD için 150'yi geçmiyor. ABD, İran krizi ve Hürmüz kaynaklı şok nedeniyle kendi enerjisini bile kendi filosuyla ülke içinde ve Pasifik ile Atlantik 'teki kabotaj koruması altındaki sömürgelerine dağıtamamaktadır. Petrol, LNG, kömür ve gübre taşımacılığında darboğaz oluşmuş, çözüm olarak yabancı bayraklı gemilere kapı açılmıştır. Bu tek başına bile çarpıcıdır. ABD dünyanın en güçlü donanmasına sahip olabilir ancak ekonomik damarlarını taşıyan deniz ticaret filosunda zayıftır. Üstelik bu hamle ilk değildir. Jones Act bugüne kadar onlarca kez askıya alındı. Her kriz anında aynı tablo ortaya çıktı. ABD kendi sistemine güvenemiyor ve dış kapasiteye başvuruyor. Dolayısı ile bu yaşaan da artık bir istisna değil, kronik bir zafiyetin göstergesidir. Bugün İsrail’in ABD onayı dışında Pars sahasına saldırısı küresel gaz sistemini sarsarken, ABD kendi iç enerji akışını bile güvence altına alamamaktadır. Enerji üretmek başka, onu ülke içinde sürdürülebilir şekilde dağıtmak başka bir şeydir. Bu aynı zamanda finans kapital ağırlıklı modelin sonucudur. Tersaneler, gemi inşası ve deniz ticareti ihmal edilirken finansal güç ön plana çıkarılmıştır. Oysa kriz anında sistemi bankalar değil, gemiler taşır. Sonuç olarak Jones Act’in askıya alınması basit bir idari karar değildir. Donanma ile güç intikali yapabilen bir ülkenin kendi limanları arasında yük taşıyamaması stratejik bir çelişkidir. Pars sahasına yapılan saldırı ile başlayan enerji şoku bu çelişkiyi görünür hale getirmiştir. Diğer yandan İsrail saldırısından sadece İran değil Katar'ın da etkilenmesi savaş bitse dahi Avrupa'nın doğal gaz akışının uzun süre kesileceği anlamına gelir. Zira bu sistemlerin tamiratı ve normal işletmeye açılması kolay değildir. Eğer İsrail nihilist bir stratejiyle yakıp yıkmaya devam ederse, İran da Körfez’i yakmaya devam edecektir. Bu, artık üç ülke arasındaki bir savaş değil, enerji hatları, deniz ticareti ve küresel ekonomi üzerinden tüm dünyayı içine çeken bir sistem krizidir. Hürmüz’ün fiilen riske girmesi, petrolün ve LNG’nin akışını kesintiye uğratmıştır. Bunun sonucu sadece fiyat artışı değil, kaçınılmaz fiziksel arz daralmasıdır. Bugün bunun ilk sinyalleri gelmeye başladı. Avustralya’da bazı bölgelerde benzin istasyonlarının kapanması, sorunun finansal değil lojistik ve tedarik krizi olduğunu gösteriyor. Yani artık sorun pahalı enerji değil, bulunamayan enerji olacaktır. Bu süreç kontrol altına alınmazsa zincirleme etki kaçınılmazdır. Üretim düşmektedir. Taşımacılık aksamaktadır. Gıda ve sanayi maliyetleri sıçramaktadır. Küresel ticaret daralmakta ve denizlerde başlayan kriz, karada hayatı durdurmaya hazır hale gelmektedir. ABD bu savaşı başlatmasına rağmen bu noktada belirleyici aktördür. İsrail’i dizginlemezse, sadece bölgesel bir savaşı değil, küresel bir yangını da yönetemez hale gelir. Bu artık bir tercih değil, zorunluluktur. Aksi halde ortaya çıkacak tablo, sadece Ortadoğu’nun değil, tüm dünyanın ağır bedel ödeyeceği bir kırılma olacaktır. Bu bedelin altından ABD zor kalkacaktır.
Türkçe
0
539
2.4K
183.2K
𝕤𝕨𝕚𝕥𝕣𝕒𝕓𝕖𝕝
@Ahmtacan @aaylakaadam Film Türkiye’de yıllarca hem sinema salonlarında hem de eski TRT dublajlarında ve bazı sinema dergilerinde "Leylekler Uçarken" adıyla anıldı. Eski afiş taramalarına veya sinema ansiklopedilerine bakarsanız, bu ismi görürsünüz.
Türkçe
1
0
1
81
aylak adam
aylak adam@aaylakaadam·
sovyet sinemasından, mutlaka izlemelisin dediğiniz birkaç film önerir misiniz? bu konuda fazlasıyla cahil biri olarak bu durumu bir nebze olsun gidermek istiyorum. tarkovski dışında önerilerinizi bekliyorum.
Türkçe
94
8
364
48.7K
Ahmet Açan
Ahmet Açan@Ahmtacan·
@aaylakaadam Öte yandan Koçetov bu romanında (1969) Sovyet sinemasını çok sert eleştirir. Not düşelim...
Ahmet Açan tweet media
Türkçe
0
0
4
89
aylak adam
aylak adam@aaylakaadam·
51 yer işareti. halkımız aç. entelektüel birikime, kültür ve sanata ama özellikle de sosyalist kültür ve sanata aç. öneriler için teşekkürler, en kısa zamanda hepsine göz atacağım. 👍
Türkçe
3
0
40
3K
Ahmet Açan
Ahmet Açan@Ahmtacan·
@guzelseyler___ @aaylakaadam Leylekler değil! Turnalar! Летят журавли filmin orijinali adı. İngilizcesinde de Crane turna zaten! Leylek'i nereden uydurdunuz!
1
0
2
52
𝕤𝕨𝕚𝕥𝕣𝕒𝕓𝕖𝕝
Leylekler Uçarken (The Cranes Are Flying, 1957) Yönetmen: Mikhail Kalatozov İkinci Dünya Savaşı’na dair yapılmış en duygusal, en insancıl filmlerden biri. Savaşın cephedeki değil, geride kalanlar üzerindeki yıkımını anlatır. Kamera hareketleri o dönem için (ve hatta bugün için bile) büyüleyicidir. Cannes’da Altın Palmiye alan tek Sovyet filmidir.
Türkçe
1
0
9
725
Ahmet Açan
Ahmet Açan@Ahmtacan·
@ardicbenimevim Onu da ben çevirdim. Bir Koçetov üçlemesi yapıyorum. Yerşov Kardeşler de muhtemelen sonbahar da çıkacak...
Türkçe
0
0
1
6
Aslında.
Aslında.@ardicbenimevim·
@Ahmtacan Hayır ama okurum. Filmi de arayacağım.
Türkçe
1
0
1
3
Şenay Aydemir
Şenay Aydemir@senayaydemir·
Bütün ödülleri bu arkadaşa verin bu iş tatlılıkla çözülsün. İyi geceler. #Oscar
Şenay Aydemir tweet media
Türkçe
1
5
132
68K
Ahmet Açan
Ahmet Açan@Ahmtacan·
@blksrkrs @rythme3 Madem Turan Caddesi No:25, Üçlemenin diğer iki kitabı Hotel İstanbul ve 1 Adam 3 Gölge neden yok? Ki her kitap diğerinden daha iyidir ve üçüncü kitapla Hakan Güneri edebiyatının zirvesine çıkar ...
Türkçe
1
0
2
27
Cihat
Cihat@blksrkrs·
@rythme3 Yabancı romana karşı olduğumdan değil ama neden herkes yabancı roman öneriyor? Turan Caddesi No: 25 Acı Düşler Bulvarı Nefaset Lokantası Çaylak(nihal orhan) Çok kimsenin dillendirmediği romanları önermek istedim, umarım beğenirsiniz.
Türkçe
1
0
10
658
Rythme
Rythme@rythme3·
Önereceğiniz romanın sayfa sayısı fark etmez. Takılmayın uzuna kısaya.
Türkçe
5
0
2
2.6K
Ahmet Açan retweetledi
Aslında.
Aslında.@ardicbenimevim·
"Bir şeyi arzulamak başka, bunun için gerekli olanaklara sahip olup olmamak başka bir şeydir."
Aslında. tweet media
Türkçe
0
3
16
776