Yusuf Altunhan

321 posts

Yusuf Altunhan

Yusuf Altunhan

@AltunhanY

Büyük ahlaksızlıklar için büyük aptallar lazımdır. ⚖️

Türkiye Katılım Temmuz 2012
412 Takip Edilen433 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
Üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü konuşacağımız günler çok yakın.
Türkçe
0
0
28
3.4K
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
Bunu kabul etmek ne kadar mantıklı? Şu anda yaptığınız husus üzerine bir tartışma yapılırsa eğer bu sanık Bahtiyar'ı alenen aklamak olur. Çünkü eğer biz evet deyip tehdit üzerine bir mütalaa yaratırsak diğer şüpheliler için peşin hükmü kabul edip tehdit konusunu konuşmuş oluruz çünkü tehdidin varlığını kabul etmemiz için öncesini de kabul etmemiz gerekir ki buda dosyaya göre mümkün değildir. Diğer taraftan bir aydınlanmaya ihtiyacınız olduğu kanaatindeyim, bu dosyada sadece müdafi olduğunuzu unutmayınız. Siz bir taraf değilsiniz,burası da mahkeme değil. Bugün ki yazınız yeni yetişen hukukçulara kötü örnek olmadıktadır. Bakınız, bir önce ki postta attığınız iyileştirilmiş görüntü için paylaşımınız var, bu paylaşım burada değil de mahkemeden ısrarla PSA araştırılmasını talep edip adli tıp kurumundan sonuç aldırıp, burada çatır çatır net bir delille konuşabilmek varken siz ise bambaşka bir yol tercih ediyorsunuz. Ali Bey bu dosya er yada geç adalete erişir ama makamınız bakidir. Dolayısıyla ortada küçücük bir masumun cansız bedeni vardır ve sadece beyanlar ile bu işin çözülmeyeceği, varolan delillerin eksik ve yetersiz olduğu, bu sürecin artık gerçekten algı yönetimi ile değil hukukun işlerlik kazanılarak çözüleceğini gelecekteki bir meslektaşınız olarak size tekrar hatırlatma gereği duyuyorum. Bu paylaşımınız için ise ki biraz önce söylediğim gibi tehtidin varlığını hayatın olağan akışına göre incelediğimde kabul etmiyorum fakat günlük hayatta biri tehdit edildiğinde,tehditten korkan tehdit edildiği konuda denileni yapmamış, soğukkanlılıkla kendi zihninde tasarladığı düşünceyi başka bir yolu izleyerek uygulamış ve uyguladığını ifade ederken küçük bir kızdan bahsettiğini unutur gibi yine soğukkanlılıkla kesmedim diye cümleler kurmuş ve sizde aa evet olabilir mi diyorsunuz? Buna en amiyane tavırla sadece gülünür.
Türkçe
0
0
1
117
Ali Eryılmaz
Ali Eryılmaz@alieryilmaz_av·
Gerçekler acıtır ama insanı ıslah da eder. Acı çekerek iyileşirsiniz!
Ali Eryılmaz tweet mediaAli Eryılmaz tweet media
Türkçe
22
6
85
10.3K
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
@alieryilmaz_av Bunun çok kolay bir yolu var Ali Bey. Taraf avukatlarıyla birlikte PSA’nın araştırılması için talepte bulunmaya devam edin. Fakat sonuç çıktığında paylaşımınızı silme olasılığını da göz önünde bulundurun.
Türkçe
0
0
18
2.7K
Ali Eryılmaz
Ali Eryılmaz@alieryilmaz_av·
Narin'in üzerinde çıplak bir adam ... PSA'nın kaynağı işte bu adam ve yanındakiler ... PSA'yı açıklayacak olan sizler ve sakladığınız kişiler! Cambaza baktırıp gerçeği saptırmayı başaramadınız. Narin için de bir gün gerçekler ortaya çıkacak! Narin'in ruhu size hiç rahat vermeyecek!
Türkçe
177
50
410
437.6K
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
Narinde bulunan istismar bulgusu araştırıldığı taktirde davanın adaleti de en kısa sürede sağlanacaktır. Bu görev herkesten önce hukukçuların daha sonra hepimizin boynunun borcudur. #İstismarÖrtbasEdilemez #NarindekiPSAkimin #NarinİçinAdalet
Yusuf Altunhan tweet media
Türkçe
35
37
81
3K
Sokak Kedisi
Sokak Kedisi@sokakkedisitv·
🟠 AKP’li Özlem Zengin’den TBMM’de yenilen antrikotlu iftar yemeği açıklaması: - Bu yemekleri aşağıda görev yapan yanıbaşımızdaki aşçılarımız pişirdi. - Akşama peynir ekmek yiyelim hiç fark etmez! Not: Son resmi açıklamalara göre Meclis’te 250 aşçı çalışıyor.
Türkçe
891
1.3K
7.9K
583.6K
ibrahim Haskoloğlu
ibrahim Haskoloğlu@haskologlu·
Türkiye'de halkın en çok güvendiği isim sizce kim?
Türkçe
2.4K
109
2K
918.7K
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
@muratemirchp Sayın emir,hukuksuzlukları dil getirdiğinizde inanın bunlar çözülmüyor. Dönün 2002 Kasım seçimleri öncesine. Hep bir ağızdan tek cümle,erken seçim. Hukuksuzlukları düzeltmenin yolu artık net en net ifadesiyle seçimdir.
Türkçe
0
0
2
1.5K
Murat Emir
Murat Emir@muratemirchp·
Hâkim ayarlandı, dosya kaçırıldı, kumpas kuruldu! 39'uncu Olağan Kurultayımızdan tam bir gün önce, 27 Kasım 2025 tarihli HSK kararnamesi ile Kurultay davasına bakan Ankara 26'ıncı Asliye Ceza Mahkemesi hakimi değiştirilmişti. O hakim bugün davanın 3'üncü celsesinde Kurultay davası dosyasını İstanbul’a göndererek Saray operasyonunu tescilledi! Bu karar, somut delil bulamayınca HSK'nın başına getirilmek için sarayın Bakan atadığı Akın Gürlek'in "adrese teslim" yargı kumpasıdır! Bu karar iktidarı kaybettiğini bilen Saray rejiminin yargı eliyle yürüttüğü siyasi operasyonun ilanıdır. Ne kurultay irademizi ne de hukuku sizin kirli kumpaslarınıza teslim etmeyeceğiz. Bu harami düzene boyun eğmeyeceğiz, adaleti mutlaka tesis edeceğiz!
Türkçe
172
713
3.8K
159.7K
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
Zannedersem Hakimler adliyede avukatı bir işçi gibi görmeye başladı. Ortada bir bağımlılık varmış gibi hareket edip,çık deyince çık-gir deyince girilmesi gerektiğini düşünmeye başlamış. Buna artık dur denmesi gerekiyor. Adliye herkesin statüsünün yasalar çerçevesinde belirlendiği bir yargı makamıdır,kimsenin patron-işçi ilişkisi kurabileceği bir alan değildir. Meslektaşımıza yapılan bu durum için kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Türkçe
0
0
7
569
Avukatın Sesi İnisiyatifi (ASİ)
Avukatın Sesi İnisiyatifi (ASİ)@avukatinsesiyiz·
Meslektaşımız derhal serbest bırakılsın! Meslektaşımızı mahkeme kaleminden hukuka aykırı şekilde çıkarmaya çalışan Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi, kalem personeli ve polislerin beyanları alındı. An itibariyle meslektaşımız Av. Pekay Salmanoğlu’nun ifade işlemleri sona erdi. Basında yer alan ‘’Avukat, hakime saldırdı’’ yönündeki haberler gerçek dışıdır.
Türkçe
2
21
69
12.2K
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
Sayın bakan,devlette imtihan olmaz,devlet bir insan değildir. O yüzden devlet eliyle iktadarı kullananlar açısından ancak ve ancak önleyici politika, liyakatı esas alan bir denetim biçimi ve yönetme politikaları eleştirisi olur. Buyrun Japonya,buyrun Rusya. İktidar ve devlet ayrımına dikkat edildiğinde bu çok ne görülecektir. Can kayıplarımızın ve bu kayıpların enkaz altında kaldıkları için değil, kurtarılmayı beklerken hakkı rahmetine kavuştuğunu gözönüne aldığımızda, iktidar olarak karar verme mekanizmanızın ne kadar geciken bir boyutta olduğu açık seçik ortadadır. Fiilen devleti yöneten iktidarınız, yaşanan bu doğal afete ne kadar hazırlıksız olduğunu göstermiş, bu konuda ben ve bir çok vatandaşımız açısından sınıfta kalmış ve demokratik söylemle iktidar tercihlerimizi netleştirmiştir.
Türkçe
0
0
0
110
Ali Yerlikaya
Ali Yerlikaya@AliYerlikaya·
6 Şubat depremleri büyük bir felaketti; aynı zamanda büyük bir imtihandı. Hz. Ömer’in buyurdukları gibi, sabır boyun eğmek değil, mücadele etmekti. Depremlerin ilk anından itibaren o büyük acıları yaşarken, diğer yandan da Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde devlet olma irademiz ortaya kondu. Ve Asrın Birlikteliği ile Asrın İnşası gerçekleştirildi. Ve 3 yıl dolmadan, hak sahibi olan tüm vatandaşlarımıza anahtarları teslim edildi. Bu; büyük millet olmanın, zorluklar karşısında bir ve beraber durmanın, sözünü yerine getirme iradesinin bir tezahürüydü. Hamd olsun… 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Geride kalanlara sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Depremzede vatandaşlarımızın yeni yuvalarında sağlık, huzur ve mutluluk içinde yaşamalarını diliyorum. Asrın İnşası’na liderlik yapan, Türkiye Yüzyılı’nın mimarı Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Konutların yapımında büyük bir özveri gösteren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, TOKİ’ye, AFAD’a; taş üstüne taş koyan tüm kurumlarımıza, alın teri döken işçilerimize; depremin o ilk anlarında ve sonrasında mücadele sahasını terk etmeyen sivil toplum kuruluşlarımıza ve milletimizin her bir ferdine teşekkür ediyorum. “Asrın Felaketinden Asrın İnşasına…” #TürkiyeminGücüneBak🇹🇷
Türkçe
65
246
1.5K
68.6K
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
Size Türkiye’de yalnızca bir haftalık bir süreci gösteriyorum. Atlas Çağlayan cinayeti (Güngören/İstanbul): Sokak ortasında, 15 yaşındaki bir şüpheli tarafından bıçaklanarak öldürülen genç. 19 Ocak itibarıyla yoğun gündem oldu; katilin bıçağı nasıl temin ettiği, 15 yaşındaki failin alacağı ceza ve annesine yönelik tehditler nedeniyle yapılan ek gözaltılar kamuoyunda tartışıldı. Gözde Akbaba kadın cinayeti (Menemen/İzmir): 26 yaşındaki Gözde Akbaba, 19 Ocak akşamı eski erkek arkadaşı Lokman E. tarafından tabancayla vuruldu. Hastanede tedavi altındayken 21 Ocak 2026 tarihinde hayatını kaybetti. Eski sevgilinin sokak ortasında kurşun yağdırdığı görüntüler medyada ve X’te geniş yer buldu; defin haberi de aynı gün yayımlandı. Şişli cinayeti (İstanbul): Bir çöp konteynerinde kadın cesedi bulundu. Cesedin Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova (36) olduğu tespit edildi. Cinayetin sevgilisi Dılshod Akhrol Uglı Turdımurotov tarafından işlendiği, bir arkadaşının da yardım ettiği belirlendi. İki zanlı Gürcistan’a kaçmaya çalışırken havalimanında yakalandı. Dilan – intihar süsü verilen cinayet (Kocaeli): Evinde asılı halde bulunan genç kız Dilan’ın, aslında boğularak öldürüldüğü ve olayın intihar gibi gösterildiği ortaya çıktı. Yüzlerce saatlik kamera kaydı incelenerek cinayet aydınlatıldı. Gaziantep kezzaplı saldırı (kadına şiddet / cinayet girişimi): Boşanma aşamasındaki bir kadın, eski eşi tarafından başına kezzap dökülerek ağır yaralandı. Hayati tehlikesinin geçtiği bildirildi. Gaziantep bıçaklı genç cinayeti: 17 yaşındaki Mustafa Demir, 18 yaşından küçük üç kişi tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Ne fark ettiniz? Hepsi kadın ve çocuk. Koruyamadık… Çocukları da, hayvanları da, kadınları da ne yazık ki koruyamadık. Ancak faillere karşı bu insanları koruma görevinin bana, sana ya da bu yazıyı okuyana verilmediğini de hatırlatmak gerekir. Eğer bugün yukarıda sayılan isimlerden biri ben değilsem, bu hâlâ yalnızca şanslı olduğum içindir. Buradan hareketle; Anayasa’nın 66. maddesine tabi olan her birey, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır ve devlet, kişiyi vatandaş kabul ettiği anda; vatandaşın canını, malını ve ırzını koruyacağına dair asli bir sözleşme yapmış sayılır. Devlet dediğimiz yapay organın en temel varlık sebebi güvenliktir. Devlet bu gücünü ise iktidar aracılığıyla kullanır. Ancak bugün, özellikle metropol şehirlerimizde sokaklar artık güvenli değildir. Yetkililer ise, cezasızlık algısına en çok alan açan İnfaz Kanunu’nu yeniden düzenlemeyi düşünmekte; kamuoyunun aklıyla adeta oynamaktadır. Yargının eksikliğini her vatandaş iliklerine kadar hissederken, artık kendi güvenliğinden endişe eder hâle gelmiştir. Yargıda yaşananlara duyulan öfkeye ek olarak, göz önünde gerçekleşen güvenlik ihlalleri bizi son derece tehlikeli bir sürece sürüklemektedir. Bu sürecin sonunda yargıya olan güvenin tamamen kaybolduğunu düşündüğümüzde; adalet ve korunma güdüsü birleştiğinde herkes kendi hâkimini, kendi polisini, kendi avukatını, kendi suç örgütünü ve kendi kahramanını yaratmaya başlayacaktır. Yargı süreçlerine ilişkin uyarılarımız dikkate alınmadığı için bugün ne yazık ki bunları konuştuğumuz unutulmamalıdır. Bu elzem sürece ivedilikle çözüm bulması gereken makamlar bellidir. Görevini yapmayan bir memur nasıl istifaya davet ediliyorsa; her ne kadar memur statüsünde olmasalar da siyasi irade ile atanan bu kişiler de görevlerini yerine getirmiyorlarsa istifa etmelidir. İlelebet ve payidar olan yalnızca Türkiye Cumhuriyeti ve ona tabi olan vatandaşlarıdır. Halkın huzuru ve sükûneti yeniden sağlanmalıdır.
Türkçe
0
0
1
245
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
Bunu sosyolojik,pedagojik veya yargısal temelli açıklayamazsınız. Bunu açıklayabilmek için çok farklı nüanslara ihtiyacınız var ve maalesef onlar ben ve benim gibilerde bulunan özellikler değil. Fakat Türkiye bir hukuk devletidir.
Solcu Gazete@solcugazete60

Büyükçekmece Adliyesi’nde görev yapan 30 yaşındaki hakim E.K., kısa süren evliliğinin ardından eşinin ailesiyle yaşadığı bir tartışma sonrası alıkonulduğu evde darp edildi. Hakim E.K’nin ifadesine göre evde yedi kişi bulunuyordu: Kayınpederi, eşinin ağabeyi, bacanağı, bacanağının babası, eşi, eşinin kız kardeşi ve eşinin annesi. E.K., kayınpederi ve kayınbiraderi tarafından tekme tokat dövüldüğünü, ölümle tehdit edildiğini ve yaklaşık iki saat boyunca evden çıkmasına izin verilmediğini söyledi. Olayın ardından alınan doktor raporunda darp izleri tespit edilirken, E.K’nin yaşananları yaklaşık iki saat boyunca ses kaydıyla kayıt altına aldığı ve bu kayıtların dosyaya girdiği belirtildi. Alıkonulduğu evin sahibi olan bacanağın iktidarla ilişkilerinin iyi olduğu, Devletin elindeki kuruluşlardan birinde kurum avukatlığı yaptığı, AKP’li eski bir milletvekiliyle çalıştığı ve halen görevde olan bir milletvekiline gayri resmi danışmanlık yürüttüğü öğrenildi. Ayrıca iktidara yakın bir hukuk derneğinde görev aldığı ifade edildi. Dosyanın Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nda yaklaşık üç buçuk ay işlem görmeden bekletildiği aktarıldı. 7 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Ancak ses kayıtları ve darp raporu nedeniyle dosya kapanmadı. Hakim E.K’nin eşinin ağabeyi ve babası ile evin sahibi olan bacanak hakkında soruşturma sürüyor, 3 kişi adli kontrolle serbest. (Barış Terkoğlu)

Türkçe
0
0
3
425
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
@mrsviewer Hukuk abesle iştigal etmez, hukukun işletilmesi mucize değil olağandır ve eninde sonunda işletilecektir. Müsterih olun lütfen.
Türkçe
1
0
11
261
aslı.
aslı.@mrsviewer·
@AltunhanY Uzun hikaye ki yargıtaydan sonra ona bile güvenemiyoruz.. artık bir mucize bekliyoruz..
Türkçe
1
0
8
272
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
Geçtiğimiz gün Narin kızımız için süren yargılamada Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 30.12.2025 tarihli onama kararına tanık olduk. Çevremde olan gelişmeler ışığında bazı teknik ve psişik açıdan değerlendirmede bulunma zarureti doğmuştur, öncesinde Yargıtay'ın bu süreçte yaşananlara benzer kararlarını incelemekte fayda görüyorum. Ceza muhakemesi kolektif şekilde gerçekleşen bir faaliyettir. Vicdani kanaat ancak tartışılan ve tartışma imkânı olan delillerden teşekkül eder. Bununla birlikte vicdani kanaat, yalnızca inanç, keyfi kabul ya da gerekçesiz yahut delilsiz ispat anlamını taşımamaktadır. Bir delilde bulunması gereken tüm özellikleri haiz ve özellikle kolektif ve hukuka uygun delilin duruşmada irat ve ikame edilmesi sonucunda yargılama makamı tarafından özgürce edinilmiş kanıya göre tesis edilmiş ve somut ispat araçları ile ilişkilendirilip açıklanmış, gerekçesi gösterilen kanaat günümüz anlamında vicdani kanaati ifade etmektedir(ÜNVER, 2006, s. 103). Başka bir deyişle bütün ispat ameliyesi, vicdani kanaate ulaşmada bir basamak niteliğindedir(BİRTEK, 2017, s. 375). Ceza muhakemesinde ispat amacıyla kullanılmak istenen bir aracın delil olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle olayı temsil etmesi, sonra da bu temsil eden aracın akla, maddi gerçeğe ve hukuka uygun olması gerekmektedir( ÖZTÜRK / TEZCAN / ERDEM vd., 2020, s. 301). Bu davanın bir sosyal medya davası olmasından ötürü, bu durumun yargılamaya etki sürecine de bakılması kanaatindeyim. Nitekim Yargıtay 16. CD, 21.04.2016 tarih ve 2015/4672 E., 2016/2330 K. sayılı kararında “Hakimin vicdani kanaati, davada oluşmalıdır ve delillerin tartışılıp hükmün oluşmasında önem arz eden bu kanaatin dava dışı bilgilerden, inançlardan ortaya çıkması çok tehlikelidir. Hakime etki edebilecek olan her husus, kurallara uygun olarak kanıtlanmalıdır. Mahkeme kararında, duruşma dışı bazı olayların ve davranışların yan delil olarak gösterilmesi doğru değildir. Hakimin kendi bilgisi de hükme dayanak yapılamaz. Yalnız vicdani kanaate dayanan bir kabul, her zaman gerçeğe uygun düşmez. Bir şeyin şüpheli olarak kabulü, reddi anlamına gelmelidir. Vicdani kanaat kendi başına hüküm sebebi olmaz, isnadın doğruluna veya yanlışlığına vicdanen kanî oluncaya kadar hakimin delil araştırmaya devam etmesi gerekir. O halde vicdani kanaat, delil değildir. “Gerekçe” ile “hukuki gerçek” farklı olamaz. Terim çoğaltmak, açıklamak gerekçe sayılmaz. Vicdani kanaat “delillerin takdiri” bakımından önemlidir. Bu dahi delillerin mevcut olmasını gerektirir. Bu delillerin rasyonel ve realist olmaları zorunludur. Subjektif nitelikte bulunan vicdani kanaat gerekçe sayılamaz.” şeklinde bir hükme yer vermiştir. Bir diğer Ceza Genel Kurul Kararında ise, Diğer taraftan, amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemeli, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. (YCGK, 24.03.2015, E. 2013/5-247, K. 2015/60), hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi bir önceki kararda olduğu gibi bu kararda da tekrarlanmıştır. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemeli, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. (YCGK, 24.03.2015, E. 2013/5-247, K. 2015/60), hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla beraat hükmü için suçsuzluğun sabit olması gerekmeyip suçluluğun sabit olmaması yeterlidir (TOROSLU / FEYZİOĞLU, 2009, s. 174). Tüm bunlar incelendikten sonra Yargıtay 1. Ceza Dairesi kendi teammüllerine aykırı davranmış, bu konuda bir içtihat boşluğu yaratmıştır. Görüldüğü üzre süreç emsal niteliği oluşturmak üzredir. Üzerinde sıkça durduğumuz deliller konusunda ise, Yargıtay'ın kabul ettiği dolaylı deliller her ne kadar bütünsel açıdan değerlendirmeye tabi tutularak kabul edilmiş olsa dahi ortada dolaylı deliller niteliği taşıyan ve mahkumiyete yol açacak bir delil silsilesi oluşmadığı çok açıktır. Buradan hareketle, bazı dosyalarda söz bahis olan delillerin daha fazla netlik kazanması ve kurulacak mahkûmiyet hükmünün şüpheye katiyen yer vermemesi gerekmektedir. Çünkü bir annenin, kendi kızının cinayetinde pay sahibi olması psişik açıdan beklenebilir bir durum değildir. Bu yüzden burada kurulacak mahkumiyet hükmü çok daha net delillere dayandırılmalı, Ceza Yargılamasına ait olan ilkeler çok daha fazla gözetilmelidir. Oysa Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanının muhalefet şerhini dahi görmezden gelerek bu konuda da üstüne düşeni yapmamıştır. Gördüğümüz üzre bu skandal kararda hem usulen hem de esasen olan eksiklerin kapatılması yerine, süreçte bir gedik daha açılmıştır. Fakat herkes bilir ki usul esastan önce gelir. Sonuç olarak Yargıtay 1. Ceza Dairesinin verdiği karar bir çok açıdan hatalı olmakta ve yukarıda da açıkladığım üzre emsal niteliği oluşturmadan karar süreç içinde revize edilmelidir. Bir diğer husus ise Nevzat Bahtiyar açısından olan değerlendirmemdir. Nevzat Bahtiyar için değişen suç vasfı ve temyiz kararı incelendiğinde karşımıza şöyle bir problem çıkmaktadır. Nevzat Bahtiyar'ın bu süreçte suç vasfı değişikliğine işaret edilerek iştirak iradesi kurulmaya çalışılmıştır. Buna ters açıdan bakmak gerekir ve eğer Nevzat Bahtiyar'ın sadece iştirak iradesi üzerine yargılaması yapılırsa, kurulmak istenen iştirak iradesini kabul ettiğimiz anda ardından gelecek süreç ailenin suçlu olduğunu kabul etmek olacaktır. Oysa biz burada aile için kurulacak mahkumiyet hükmünün yeterince açık delillerle kurulmadığı, yargı makamlarının Türkiye’nin taraf olduğu protokoller ve yargısında oluşan ilkere aykırı hareket ettiğini düşünüyoruz. Buradan hareketlede bu karara sevinmek değil, aksine üzüntüyle bakıyoruz. Dolayısıyla Nevzat Bahtiyar izin yapılacak yargılamada buna ayrı bir dikkat çekilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bir Hukukçu olarak beklentim, tüm sanıklar açısından yargılamanın yeniden yapılacak olması olup, Anayasa Mahkemesinin vereceği karar neticesinde, oluşan tüm hak ihlallerini(adil yargılanma hakkı vb.) göreceğimiz ve bu ihlalleri ortadan kaldırabilmek adına yeni bir sürecin başlayabilecek duruma gelmesidir. Tüm bunlar dikkate alındığında sürecin henüz tamamlanmadığını, yargıya güvenilmesi gerektiğini ve AYM kararının hukuk dünyasına bahar getireceği inancını taşıyorum.
Türkçe
17
19
72
7.8K
Av. Erkan Aşikar
Av. Erkan Aşikar@avasikar34·
Yeni meslektaş adayları pırıl pırıl cidden. Erkan falan derken ben sizin askerlik arkadaşınız değilim eleştiri velinimettir de önce meslektaşlarınıza karşı konuşmayı öğrenin saygı hak edene gösterilir biraz daha hak etmeniz lazım :)
Av.Olamayan@Kiymetsizevrak

Erkan 9 Eylül mezunusun hem de sınavsız avukatsın. Ben Marmara mezunuyum hem de sınava tabîyim. Madem üniversiteye göre nitelik belirliyoruz bundan sonra karşımda saygı duruşuna geçeceksin tamam mı ? Öyle bedavadan üstadlık dönemi bitti :D #hmgs

Türkçe
32
1
306
65.6K
Yusuf Altunhan
Yusuf Altunhan@AltunhanY·
Söze,dava vermek gibi hataya düşen müvekkilleriniz ile başlamanız üsluba ne denli önem verdiğinizi gösteriyor. Üslubu öğreteceksiniz yöntem bumu? Üstat dediğinizde öyle olmuyor, herkesin bir çevresi ve yöntemleri var ve sanırım en son o bahsettiklerinize gider bu gençler. İnsan her ne kadar bazı şeyleri acısıyla tatlısıyla öğrensede bugün tartışmaların ne denli saçma sapan yerlere çekildiğini görmek yerine hala odağınız bu gençlerin yumuşak karnı olmaya devam ediyor. Ortada bir enkaz var, bu enkazı bu gençlerin üzerine mı yıkacaksınız, yoksa gelin burada ne oluyor diye üstatlık mı yapacaksınız?
Türkçe
0
0
0
65