ari jozef bialski

1.9K posts

ari jozef bialski

ari jozef bialski

@AriJozefBialski

Katılım Şubat 2024
13 Takip Edilen23 Takipçiler
ari jozef bialski
ari jozef bialski@AriJozefBialski·
Yıllarca totomu yırttım. "Bu insanlar kronik vaziyette hayvan menşeli proteinden adeta mahrum bırakılmış; işbu halde okuduklarını da bu yüzden anlamıyolar zaar" dedim. İyi niyetimden tabii. Doğumsal hipiotiroidi de diyebilirdim. Netice? Dün okuduğunu anlamayan bugün işittiğini...
Arda Mevlütoğlu@orko_8

@hepdurgunsu Ona biraz alıştım artık ama son zamanlarda çok fazla dinlediğini anlamama arazıyla karşılaşıyorum, o daha da üzüyor.

Türkçe
0
0
0
10
ari jozef bialski
ari jozef bialski@AriJozefBialski·
Nişanyan buna Arapça "önden gitti" falan demişti. Ne gülmüştüm. Çanı çevir, üstüne gön geçir. Bitti.
Türkçe
0
0
0
7
ari jozef bialski
ari jozef bialski@AriJozefBialski·
Altı ibretlik. Hanki özel enverustanın apartman katından fisikoloci mukavvası aldığı belli olmayan "fisik-anal-izci" türevi mahlaslı über şahsiyetler kaç yılın ahlaklı, doğru düzgün psikiatrına Ritalin reçete telkini vereyazmış. Olur mu? Herşey olur! Daha bunlar ne ki?
Türkçe
1
0
1
102
ari jozef bialski
ari jozef bialski@AriJozefBialski·
Müesses Din olgusuna eleştiri yapılacak tabii. Ama bu mantık, eleştirilen, koyun denilen (onların cevabı daha orijinaldi, kabul edin: koyun dediniz, koyduk🤣) tayfanın akıl yürütmesinden daha üstün değil. Ha diyosanız ki bizim derdimiz zaten onlarla.. O zaman bişe diyemeyebilirim
Eren..@Uzaktan8138

Galaksiler yaratan bir varlık düşün. Kara delik yapıyor, galaksi çiziyor, evreni genişletiyor, kuantum fiziğiyle oynuyor. Sonra insanlığa evrensel mesaj göndermek için PR ajansı olarak milattan sonra 7. yüzyıl Arabistan’ını seçiyor. Evrenin işlemcisi sonsuz ama müşteri hizmetleri hâlâ deve kervanı hızında. Bir de olayın kadro kısmı var. Evrensel tanrı düşünüyorsun ama peygamber kadrosunun büyük kısmı aynı aile çevresinden çıkıyor. İsrailoğulları dediğin yapı zaten antik Ortadoğu’daki kabile-krallık düzeninin içinden gelen bir soy hattı. Yani koskoca evrende milyarlarca insan var ama görev dağılımı sürekli aynı mahallede dönüyor. Çin yok, Viking yok, Maya yok… Sanki tanrı insanlığa değil de belirli bir Ortadoğu sülalesine çalışıyor. Ortada “kusursuz kitap” deniyor ama kitap peygamber hayattayken ciltli hâlde ortada yok. Ayetler kemiklerde, deri parçalarında, hafızalarda dolaşıyor. Sonra savaşlarda hafızlar ölmeye başlayınca biri çıkıp: “Arkadaşlar veri kaybı olmadan şu sistemi yedekleyelim,” diyor. Bir sürüm hazırlanıyor. Sonra lehçe farkı çıkıyor. Sonra başka nüshalar yakılıyor. Ama bugün herkes: “Tek harfi bile değişmedi.” diyerek birbirine bakıyor. Sonra hikâyeler başlıyor: Adam balığın içinde seyahat ediyor. Bütün dünya sular altında kalıyor ama kanguru Avustralya’dan yürüyerek gemiye yetişiyor. Firavun denizin ikiye ayrıldığını görüyor ama hâlâ: “Bence bu optik illüzyon,” diyerek kovalamaya devam ediyor. Ve sen bunları sorgulayınca sistem anında uyarı veriyor: “Şüphe algılandı. Sonsuz ceza paketi hazırlanıyor…” İşin en trajikomik tarafı ise biz Türkler kısmı. Dünyadaki en matematiksel dillerden birine sahipsin. Eklemeli yapı, mantıksal dizilim, algoritma gibi çalışan cümle sistemi. Türkçe resmen mühendislik harikası. Adam Türkçeyi çözünce küçük çaplı yazılım dili öğrenmiş gibi oluyor. Ama sonra dönüp çöl kabilelerinin diline mistik güç yükleniyor. Kendi dilinin matematiksel berraklığını bırakıp, “Şu kelimeyi Arapça söyleyince sevap katsayısı artıyor” psikolojisine giriliyor. Telefonu Koreli yapıyor. İşlemciyi Amerikalı tasarlıyor. MR cihazını Alman üretiyor. Yapay zekâyı başka toplumlar geliştiriyor. Biz ise hâlâ: “Balığın içindeki adam oksijeni nasıl kullandı?” sorusunu sormaktan çekinip, bunu sorgulayan adama kızıyoruz. İnsanlık Mars’a araç indiriyor, biz hâlâ 1400 yıl önceki çöl tartışmalarında “Ama deve idrarının faydaları…” seviyesinde panel yapıyoruz. A. Burucu Bakırköy, İstanbul – 28.04.2026 NedimYazal.

Türkçe
0
0
0
13