
DEM Parti’nin siyaset yapmadığı üzerine kurulan abartılı eleştiriler, tamamen iktidar karşıtlığına sıkışmış bir siyasetin de acımasızlığı bana sorarsanız. Bu durum, aslında içinden geçtiğimiz süreçten de bağımsız değil. İktidarın, anti demokratik ve baskıcı politikaları karşısında, ana muhalefet partisinin sıkışmışlığının ve içine çekildiği cendereden bir türlü kurtulamayışının getirdiği bir sonuçtur bu ayrıca. Ceberut olana yükselen sesler, itirazlar bir sonuç vermediğinde, öfke genellikle içe doğru yönelmeye başlıyor ki iktidarın da aslında CHP’yi sürüklemeye çalıştığı yer tam burası. Kendi içinde, kendi kendini yiyen bir partiye dönüşmesi yani. Bu yöntemi, DEM Parti için de defalarca kullandığına şahitlik ettik. Açık söylemek gerekirse, DEM Parti geleneği bu süreçleri bir biçimiyle aşmayı başardı ve siyasal hesaplaşmasını sandıkta tekrar tekrar göstererek icra etti ve bunu dışarıda süreci taşıyacak kadroları bırakılmamışken ve her aktif siyasetçisi, üyesi tutuklanmışken yapabildi. “Siyaset yapmıyorlar” eleştirilerinin acımasız olduğunu işte bu bütüne bakarak ifade ediyorum. Siyaset yapma becerisini örgütlü kalma iradesiyle sağlayan ve bu iradeyi stratejik, taktiksel zeminde inşa edebilen aklı birbirinden ayrı ele almak büyük hata olacaktır çünkü. Akın Olgun yazdı | Müzakere, muhalefet, siyaset numedya24.com/akin-olgun-yaz…















