Sabitlenmiş Tweet
Arif Atak
7.5K posts


@etkiIihaberyeni Siyaset parayla yapılmıyormuş.
Neyle yapılıyor? Öpücükle mi?
Türkçe

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Murat Ongun'a:
"81 ilde örgütlendik. Bu benim 1,5 yılda yaptığım bir şey değildir. Ben 35 senedir cemiyetçilik yapıyorum. Siyasi kapasitesini belediye imkanlarıyla organize edenler beni anlamakta zorlanabilirler.
400 bin liralık kiralık evlerde oturunca Anahtar Parti'nin mücadelesini de parayla yapıyorlar zannına düşebilirler."
Türkçe

@cyhn_clgn Bugün böyle olsa bile, yarın tersinin olmayacağının hiçbir garantisi yok..
Türkçe

Bir MÜJDE vereyim: TMMOB ile birlikte açtığımız dava neticesinde Munzur Gözeleri tümüyle yeniden 1. Derece Doğal Sit Alanı statüsünü kazandı.
Süreci özetleyeyim:
1️⃣ Munzur Gözeleri bundan 23 yıl evvel, 18 Temmuz 2003’te Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmişti. Görselde sol üstteki ilk hava fotoğrafında sit alanı sınırlarını görüyorsunuz.
2️⃣ Bu statüsü 20 yıl boyunca devam ederken 28 Temmuz 2023’te Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yayımladığı bir ilan ile Munzur Vadisi ve Pülümür Vadisi vadi tabanları ile Munzur Gözeleri 2. Derece Doğal Sit Alanı yani Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak ilan edildi. Bu ilanla birlikte Munzur Gözelerinin sit statüsü düşürülmüş oldu.
3️⃣ Birkaç arkadaş meseleyi takip ettik, TMMOB ile iletişime geçtik ve Bakanlığın bu ilanının Munzur Gözeleri bakımından kısmen iptali için dava açtık. Bu aşamada dava açmamamız için sağda solda “bu karara dava açanlar HES’çidir” diyenler şimdilik tartışma konusu değil fakat hiç değilse not düşmüş olalım.
4️⃣ Dava 2 şeye neden oldu:
İlki insanlar medyada çıkan “Munzur Gözeleri sit alanı ilan edildi” haberinin doğru olmadığını öğrendiler. İkincisi ise bunu takiben Munzur Gözelerini sahiplenip, açtığımız davanın Gözelerde mahkeme heyetiyle yapılan keşfine 1000’lerce kişiyle dahil oldular.
5️⃣ Dava devam ederken 4 Şubat 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan bir Cumhurbaşkanı Kararıyla Munzur Gözelerinin 2003’te 1. Derece Doğal Sit Alanı olan kısmının 3’te 1’lik kısmı yeniden 1. Derece Doğal Sit Alanı (Kesin Korunacak Hassas Alan) olarak kararlaştırıldı. Sol altta yer alan görselde kırmızı ile işaretli kısımdan bahsediyorum.
6️⃣ Bu karara göre havuzlar bölgesi ve üst kısmı 1. Derece Doğal Sit Alanı iken havuzlardan Ziyaret köyü köprüsüne kadar olan 3’te 2’lik kısım 2. Derece Doğal Sit Alanı olarak kaldı. Oysa daha önceden burası da 1. Derece idi. Açtığımız davada talebimiz tamamıyla 1. Derece Doğal Sit Alanı olmasıydı. Mahkeme, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bu alanın 1. Derece Doğal Sit Alanı (Kesin Korunacak Hassas Alan) olduğu yönünde karar aldı.
7️⃣ Bakanlık bu kararı istinafa götürdü. Ancak 22 Nisan 2026 tarihinden Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesini aldığı temyiz yolu kapalı karar ile haklılığımız hukuk nezdinde de tescillendi ve Munzur Gözeleri tümüyle 1. Derece Doğal Sit Alanı oldu. Sağ alttaki sınır bu sınırları göstermektedir.
Bu davayı büyük bir özveri ile sürdüren TMMOB’a ve TMMOB avukatı Ferhat Çelepkolu’na sonsuz teşekkürler.

Türkçe

@mahmutnazirli Buna ne gerek vardı? Ankara veya Kayseri olsaydı daha zahmetsiz olmaz mıydı?
Türkçe

Bursa’da oynanacak final karşılaşması için taraftarlarımızın ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla Türk Hava Yolları ile özel sefer düzenlenmesi konusunda görüşmelerimizi sürdürüyoruz.
İnşallah yarın öğle saatlerine kadar siz kıymetli hemşehrilerimize bu konuda müjdeli bir haberi paylaşmış olacağız.
Türkçe

@zafersahin06 'Teknolojik alanda ne yapılması gerektiği masaya yatırılmış' diye yazmışsın Zafer.
Teknolojik olarak niye Zoom kullanılmamış acaba? Milletin parasıyla tatil daha güzel tabii.
Türkçe

Bugün çıkan bir gazete haberi: “MEB, Kahramanmaraş saldırısını unuttu, 5 yıldızlı otelde tatil yaptı.”
Bakanlık kaynaklarına sordum.
Gelen cevap: MEB olarak Kahramanmaraş saldırısında dijitalde bir çocuğu saldırgana dönüştüren nedenleri gidermek için 81 ilden Millî Eğitim Müdürlüklerindeki ilgili öğretmenleri, personeli ve yöneticileri bir araya getirdi; seminerler, eğitimler ve çalıştaylar düzenledik.
Peki nasıl bir kusur ya da hata var bu işte? Doğru bir yaklaşım değil mi bakanlığın yaptığı? Gazeteye göre büyük bir yanlış!
Maliyet hesabı yapmışlar haberde.O zaman oradan başlayalım.
Çalıştaya 81 ilin millî eğitim müdürlüklerinden 930 kişi katılmış; diğer kurum ve kuruluşlardan gelen uzmanlar da dâhil edilirse katılımcı sayısı neredeyse 1.000.
Bu katılımcılar 81 ilden gelmiş. Çalıştay 5 gün sürmüş.Ulaşım, konaklama, yeme-içme, organizasyon salonları ve teknik giderler bir arada değerlendirildiğinde, ulaşım dâhil bir katılımcının günlük maliyeti ortalama 6.000 TL, ulaşım hariç ise 3-4 bin TL’ye karşılık geliyor.
Sözcü, toplu rakamı yazarken 1.000 kişinin katıldığını yazmıyor, bu kadar büyük ölçekli bir faaliyet için son derece makul bir bütçeye işaret ediyor. Bu mu lüks tatil?
*Neden Öğretmenevi Kullanılmadı?*
Kahramanmaraş saldırısının hemen ardından çalıştay kararı alınmış.930 katılımcıyı bir arada ağırlayabilecek kapasitede bir öğretmenevi mevcut değil. Üstelik böyle bir mekân olsaydı bile kısa sürede rezervasyon yapılması, önceden planlarını yapmış diğer öğretmenlerin mağdur edilmesi anlamına gelebilirdi.Bu nedenle, tatil sezonunun henüz açılmadığı bir dönemde, öğretmenevi maliyetlerine yakın bir bütçeyle otel tercih edilmiş.
*Peki Bu Çalıştayda Ne Konuşuldu?*
Türkiye’nin, özellikle gençlerin karşı karşıya kaldığı en kritik meselelerden biri, yapay zekâ ve dijital medya platformlarının bilinçsiz kullanımı konuşulmuş.Bu bilinçsizliğin bedeli Kahramanmaraş’ta can aldı.
Bu çalıştay doğrudan şu başlıklarla ilgili yapılıyor: Yapay zekâ kullanımı ve etiği, sosyal medya kullanımı ve etiği, kişisel verilerin gizliliği ve korunması.
Kısacası: Yeni bir Kahramanmaraş yaşanmasın diye teknolojik alanda ne yapılması gerektiği masaya yatırılmış.
81 ilden 930 öğretmen ve yönetici; üniversiteler, Kişisel Verileri Koruma Kurumu, TÜİK ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından uzmanlarla bir araya gelmiş.
Her biri 1,5 saat süren 13 oturum boyunca yapay zekâ, sosyal medya ve veri güvenliği alanında somut önlemler ve politika önerileri tartışılmış.Çalıştay sonunda raporlar, genelge taslakları ve bir eylem planı üretilmiş.
*Asıl Mesele: Organize Kumpas*
Peki etkinlik sırasında ne yaşanıyor. Edindiğim bilgilere göre, çalıştay sabote edilmek isteniyor.
Bazı sendikalar bünyesindeki kişiler, etkinlik sırasında alkol kullanımı ve uygunsuz davranışlar yoluyla ortamı germeye çalışıyor. MEB yetkilileri bu girişimi anında fark ederek alkol kullanımını ve söz konusu uygunsuz davranışları önlüyor; tutanak tutarak bu kişileri çalıştaydan uzaklaştırıyor.
Sonra ne mi oluyor? Bu ve benzeri haberler çıkmaya başlıyor!
Bu bir organize karalama operasyonu. Millî Eğitim Bakanlığının Kahramanmaraş saldırısından sonra böyle kritik bir organizasyon yaptığı için tebrik edilmesi gerekirken hedef yapılıyor!
Bu ülkede Milli Eğitim Bakanlığı hiçbir zaman böyle sistemli bir saldırıya maruz kalmamıştır.

Türkçe

@YildizFeti 'Tarihi konuşma' üç gün sonra unutulur. Artık genel başkanınızın gündem belirleme özelliği kalmamıştır.
Türkçe

İsmail Saymaz’ın, CHP, İYİ Parti, Zafer Partisi ya da Gelecek–Saadet–DEVA blokuyla hareket edilip edilmeyeceğine ilişkin sorusuna Yavuz Ağıralioğlu'ndan çok konuşulacak yanıt:
Ağıralioğlu, Ümit Özdağ’ın “Cumhur İttifakı PKK ile bile görüşüyor, Öcalan ile bile istişare ediyorsa biz yarın vatan için armudun çöpü, üzümün sapı deme lüksümüz yoktur” sözünü hatırlatarak, bu yaklaşımı “kıymetli” bulduğunu söyledi.
“Bu lafa sırtımı dönmem” diyen Ağıralioğlu, Türkiye’nin gelecekte nasıl bir siyasi türbülansa gireceğinin öngörülemediğini belirterek, “Biz kendimize kariyer planlamıyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkçe

Gümüşyaka’da, yıllardır oturduğum evde tek başıma yaşıyorum.
Bunu söylediğimde yüzüme öyle bir bakıyorlar ki… Sanki “vah vah” demeyi unutmuşlar.
Ben 83 yaşındayım.
Ve hayır… başıma bir şey gelmesini bekleyen biri değilim.
“Yalnız korkmuyor musun?”
“Gece hiç mi ürkmüyorsun?”
“Oğlunun yanına taşınsana artık…”
İyi niyetliler, biliyorum.
Ama kimse şunu açık açık söylemez:
İnsan yaşlanınca illa birinin gölgesine sığınmak zorunda değildir.
Bazı erkekler dimdik yaşlanır.
Ben görevimi yaptım.
İki evlat büyüttüm.
Sabah gün doğmadan çıktım evden.
Eve ekmek getirmek için yıllarca çalıştım.
Bazen iki iş birden yaptım.
Eşim hastalandığında
her şeye yetiştim.
Gece hastane koridorlarında sabahladım.
Sabah işe gittim.
Kimseye “yoruldum” demedim.
Evimiz kalabalıktı.
Ses vardı, tartışma vardı, hayat vardı.
Ama en çok sorumluluk vardı.
Sonra…
bir gün herkes kendi hayatına gitti.
Eşim vefat ettiğinde
ev bir anda sustu.
İlk başta o sessizlik ağır geldi.
Çünkü bize şöyle öğretildi:
“Erkek yalnız kalamaz.”
“Yaşlı adam tek başına olmaz.”
Bir gün balkonda oturuyordum.
Sabah değil… öğleye doğru.
Çayım yanımda.
Denizden hafif rüzgâr geliyor.
Sokaktan geçen çocukların sesi, uzaktan geçen minibüsün uğultusu…
İşte o an anladım:
Ben terk edilmedim.
Ben unutulmadım.
Ben… iyiyim.
İstediğim saatte kalkıyorum.
İstediğim zaman yiyorum.
İstersem televizyon açık uyuyorum.
Kimse “kapat şunu” demiyor.
Yalnız kalırsam eksik olurum” diye yıllarca içime işlenen o eski çekirdek inanç…
şimdi yerini şuna bıraktı:
Ben tek başıma da tamamım, hatta ilk kez gerçekten kendimim.
Bazen Nazım Hikmet’in şiirlerini açıyorum.
Aynı şiiri üç gün okuyorum.
Kimse “hala mı?” demiyor.
Çocuklarımın hayatı dolu.
İşleri var.
Aileleri var.
Dertleri var.
Pazarları gelirler.
Ararlar, sorarlar.
Ama benim hayatımı doldurmak zorunda değiller.
Ben onları güçlü olsunlar diye büyüttüm.
Onlar da bana aynı hakkı veriyor.
Yalnız yaşamak… sevilmemek değildir.
Bu, güvenilmektir.
“Aklı yerinde.”
“Gücü yerinde.”
“Gerekirse söyler.” demektir.
Mahalle bakkalı hâlâ bana “abi” der.
Çay ocağındaki çocuk çayımı uzatırken gülümser.
Komşular sorar:
“İyisin değil mi hâlâ?”
Gülerim.
“Taş gibiyim” derim.Elinizdeyse yaşlanmayın der takilirim.
Her gün mutlu muyum?
Hayır.
Bazen içim burkulur.
Ama hüzün herkesin kapısını çalar.
Kalabalık evlerin de… yalnız evlerin de.
Benim hissettiğim şey çoğu zaman yalnızlık değil.
Huzur.
Denizin kokusunun geldiği bir evde huzur.
Sessizliğin tanıdık olduğu bir yerde huzur.
Yıllarca herkes için güçlü durmuş bir adamın
artık kendisi için yaşamasının huzuru.
Ve şimdi…
şunu çok net biliyorum:
Bu yaştan sonra
kimseye yük olmadan yaşayabilmek…
bir eksiklik değil,
bir başarıdır.
ALINTI

Türkçe

@yildizali19 Başkanınızın oğlunu da savunacak mısınız? Bu yaşında, bu büyüklükte, bu devasa inşaat projelerini nasıl gerçekleştiriyor?
Açıklama lütfunda bulunursanız seviniriz..
Türkçe

📌 Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın Yanında Hakikati Savunmaya Devam Edeceğiz!
Son zamanlarda, mahşeri cümbüşçülerin, benzemezlerin, rekabete namussuzluk bulaştıran ideolojik çevrelerin Konfederasyonumuzun Genel Başkanı Sayın Ali Yalçın’a ve onun şahsında Memur-Sen’e yönelik itibar suikastı planlarını yeniden devreye aldıklarını görüyoruz. Biz Genel Başkanımızı da, çirkefi meslek edinen çevreleri de, bunların neden Genel Başkanımıza saldırdıklarını da gayet iyi biliyoruz:
▪️Aile düşmanları, LGBT borazancıları saldırıyor çünkü Ali Yalçın ve Memur-Sen her zeminde aileyi, ahlakı, fıtratı savunuyor.
▪️Siyonist muhibbi çevreler saldırıyor çünkü Ali Yalçın ve Memur-Sen her fırsatta Filistin’i, Gazze’yi, Mescid-i Aksa’yı savunuyor.
▪️İnanç ve medeniyet düşmanları saldırıyor çünkü Ali Yalçın ve Memur-Sen her zaman inanç ve medeniyet değerlerimizi savunuyor.
▪️Yetkiyi rüyalarında bile göremeyecek olan çevreler saldırıyor çünkü Ali Yalçın liderliğinde Memur-Sen kamu görevlisine kazandırdıkça memurun güvenini ve teveccühünü kazanmaya, o çevreler de nal toplamaya devam ediyor.
Ali Yalçın ve Memur-Sen hakikati haykırdığı, dik durduğu için aynı kaptan yemeyecek ama Memur-Sen düşmanlığında bir araya gelen benzemezlerin saldırısına uğruyor. Ama güneş balçıkla sıvanmaz.
Aileye düşman olanlar, LGBT borazanlığı yapanlar, Gazze denince dut yemiş bülbüle dönenler, terör seviciliği yapanlar, köhnemiş ideolojilerini hakikat vehmedenler, memur için bir tek kazanımları bile olmayanlar utanmadan Ali Yalçın ve Memur-Sen’i karalamaya kalkıyorlar. Ne demiş Ziya Paşa; “Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât / Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde”
Biz, Sayın Genel Başkanımızın yanındayız, yanında olmaya da devam edeceğiz. Kıymetli kamu görevlileri de nasıl ki bugüne kadar itibar suikastlarına prim vermediyse bundan sonra da vermeyecektir. 1 milyon 78 bini aşkın üyemiz bunun en açık göstergesidir. Her zaman olduğu gibi it ürür kervan yürür. Biz bu şarlatanlara gülüp geçiyor, Ali Yalçın başkanımızın liderliğinde hakikatin izinde soylu mücadeleye devam ediyoruz.

Türkçe

Sevgili dostlar, gerçek yapilandirma beklenirken, farkli bir yapilandirma geldi.
Yeni torba düzenleme, kamu alacaklarının yapılandırılmasında mükellef lehine önemli bir esneklik getiriyor.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında yer alan 48. maddeye ilişkin değişiklikle:
Tecil edilen borçlarda azami taksit süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmaktadır.
Teminatsız tecil sınırı 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltilmektedir.
Hâlihazırda 10040 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 250.000 TL olarak uygulanan sınır, kanun değişikliğiyle kalıcı ve daha yüksek bir seviyeye taşınmaktadır.
Bu düzenleme, özellikle nakit akışı zorlanan mükellefler açısından daha uzun vadeli ve teminatsız ödeme imkânı sağlayarak finansal yükü önemli ölçüde hafifletecek niteliktedir.
Türkçe

@malikulat @MHP_Bilgi Son zamanlarda Bahçeli'nin hangi sözü dinlendi ki bu sözü de dinlensin? Bir kaç gün konuşulup unutulur.
Onun da özgül ağırlığı, Arınç gibi sıfırın altında..
Türkçe

Bir SOSYAL DENEY;
Son 45 dakikada 7 önemli siyasetçiyi telefonla aradım.
Bu siyasetçilerden 2 si Ak Partili, 2 si CHP li, 1 i DEM Partili, 1 i İYİ Partili, 1 i Saadet Partiliydi.
Tamamı aynı anda farklı yerlerde farklı ortamlarda aynı şeyi yapıyorlardı. @MHP_Bilgi Genel Başkanı Sayın @dbdevletbahceli yi dinlediklerini ifade ettiler.
Demek ki siyasi ağırlık; partisinin oy oranı ya da siyasetçinin boyu, kilosu ya da yaşı ile ilgili değilmiş.
Demek ki aslolan özgün ve özgül ağırlıkmış.
#AnnelerGünü
Türkçe

@samiltayyar27 O şirket bu miktarda bir ceza aldığı için, zil takıp oynamıştır.Çevreyi mahvetmenin bedeli bu mudur?
Ayrıca kimse merak etmesin, kapanan galeri de çok yakında tekrar açılır.
Türkçe

Giresun Çevre İl İl Müdürlüğü, atık suyu dereye akıtan AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’ün maden şirketine 2 milyon 517 bin lira ceza kesti.
Ayrıca, kirliliğe yol açan yeraltı galerisi gerekli tedbirler alınıncaya kapatıldı.
Tüm il müdürlerine emsal olsun, mevzuat dışına çıkan firma sahibinin siyasi kimliğine bakmadan karar verebilirsiniz.
İmzanızı korkak alıştırmayın.
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Dğş. Bakanlığı@csbgovtr
Giresun İl Müdürlüğü ekiplerimizce yapılan incelemede, Alagöz Madencilik Şirketi’ne ait madendeki atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği belirlendi. Çevre Kanunu kapsamında madenin kirliliğe neden olan yeraltı galerisi bölümü gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapatıldı. Ayrıca işletmeye ihlalin tekrarı nedeniyle 3 katı yaptırım uygulanarak 2️⃣ milyon 5️⃣1️⃣7️⃣ bin TL ceza uygulandı.
Türkçe

@ismailsaymaz Soruya net cevap verememiş, sorunun etrafında dolaşmış.
Türkçe

Yavuz Ağıralioğlu’na sordum:
-2. Sinan Oğan mısınız?
Ağıralioğlu, kendisi hakkında “AK Parti’ye geçecek” ve “Erdoğan’ın adamı” diyenlerin AK Parti’ye katıldığını anlatıyor.
“Oğan’ın hesabını Ümit Özdağ versin” diyor.
Anahtar’ı tanımlarken “Biz itiraz partisiyiz” diye konuşuyor.
Halk TV@halktvcomtr
'Bana Erdoğan'ın adamı diyenlerin hepsi AK Parti'ye geçti' İsmail Saymaz (@ismailsaymaz) yazdı... halktv.com.tr/makale/bana-er…
Türkçe

@mahirkilicc Eyvah, açıklamayı Abdullah Güler yapacaksa vatandaşı hiç de iyi şeyler beklemiyordur..
Nerede sıkıntılı bir konu, Abdullah Güler orada.
Türkçe

● Her kim Memur Sen Genel Başkanını veya konfederasyonumuzu hiç ilgisi olmayan her hangi bir kooperatif veya şirketle ilgili, ilintili, bağlantılı vs. gösteriyorsa müfteridir, alçaktır, haindir. (Kaldı ki sendikalar kooperatif kurabilir, üyelerine konut projesi yapabilir. )
● Her kim Memur Sen Genel Başkanının maaşının beş yüz bin lira veya üç yüz bin lira olduğunu söylüyorsa müfteridir, haindir, alçaktır. (Maaş hesabımız tüzüğümüzde vardır ve tüzüğümüz sitemizde herkese açıktır.)
● Her kim Memur Sen Genel Başkanının, ülkemizin darbe dönemlerini geride bırakarak, yerli silah sanayisi, teknolojik hamleleri, yol, köprü ve havaalanları gibi devasa adımlarla yeni bir dirilişi yaşadığı sözlerini çarpıtıyor ve içindeki kini kusuyorsa alçaktır, müfteridir, haindir.
@talatyavuz29
sendikabulteni.com/haber/talat-ya…

Türkçe

@ferhatmurat 'Çıkar amaçlı suç örgütü' mü?
Yargılaması tamamlanmamış kişilerle ilgili, bu tanımlamayı yapmak ne kadar doğru?
Masumiyet karinesi de ayaklar altına alıyorsunuz. Hukuk bu kadar çiğnenirse, ekonomi nasıl düzelecek?
Hukuk herkese lazım..
Türkçe

Silivri’deyim.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’nün yargılamasını yerinde izliyorum.
Duruşmanın bu haftaki ilk günü; Ekrem İmamoğlu’nun avukatları ile Aykut Erdoğdu’nun eşi ve avukatı Tuba Torun’un Mahkeme Başkanı’na yönelik provokasyonları ile başladı.
Avukatlar, Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan’ın Adem Soytekin’in tahliye edildiği geçen haftaki duruşmalara yönelik ‘talimatla iş yaptığını, mizansen yapılıyor’ şeklindeki ithamları sonrası provokasyonlara devam etmesi halinde avukatların duruşma salonu dışına çıkaracağını söyledi.
Avukatların bu tavrına kendisini savunmak isteyen sanık Ahmet Güldü dahi tepki gösterdi.
Mahkeme başkanı avukatlar tarafından yapılan sataşmaların bitmemesi nedeniyle duruşmaya ara verdi.
Mahkemeye başlar başlamaz ara verilmiş oldu.
Türkçe

@memetsimsek İyi ki jeopolitik gelişmeler var. Yoksa neye sığınacaktınız?
Türkçe

Nisanda enflasyon aylık yüzde 4,2, yıllık yüzde 32,4 gerçekleşti.
Hizmetlerde enflasyon geçen yılın aynı dönemine göre 14,3 puan iyileşerek yıllık yüzde 40,3, temel mallarda yüzde 16,5 oldu.
Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle artan enerji ve emtia fiyatları kısa vadede enflasyon görünümü üzerinde baskı oluştursa da, bu etkileri sınırlamak amacıyla bütçe imkânları çerçevesinde gerekli adımları atıyoruz.
Enflasyondaki yükselişin geçici olduğunu değerlendiriyor ve dezenflasyonun devam etmesini öngörüyoruz. Kalıcı fiyat istikrarını sağlayarak vatandaşlarımızın refahını artıracak politikalarımızı kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz.

Türkçe
Arif Atak retweetledi

Tapuda 1 temmuzdan itibaren bloke sistemi zorunlu olacak. Güzel bir uygulama. Ancak tapu harcı %4 olduğu sürece paranın bir kısmı yine elden ödenmeye devam eder. Sorun bu harcın çok yüksek olması. Çoğu yerde harcın tümünü alıcı ödüyor
Tapu harcı %1 olsa herkes tam öder
@tkgmgovtr
Türkçe

Bülent Arınç, gazetecilerin sorularını yanıtladı
📌Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adayı olma gibi bir durumu yok; bunu televizyonda küçücük adamlar tartışıyor
📌Terörsüz Türkiye sürecine candan bir şekilde taraftarım
📌RTÜK adına üzülüyorum; TRT bizim çiftliğimiz değil
📌Enkaz devraldık diyemeyiz, 24 yıldır biz yönetiyoruz, kabahati kimseye yükleyemeyiz
t24.com.tr/haber/bulent-a…
Türkçe

@ZeminHaberTR İsmi niye sildiniz? Silmeyin ki insanlar bilsin almasın..
Türkçe
Arif Atak retweetledi

At a university, a professor asked his students: "If there are four birds on a tree and three of them decided to fly away, how many are left on the tree?"
Everyone answered, "One."
They were surprised when one student disagreed and said, "Four birds remain." This caught everyone's attention.
The professor asked him: "How so?"
He replied: "You said they decided to fly, but you didn't say they actually flew. Making a decision doesn't mean taking action."
And indeed, that was the correct answer.
This story reflects the lives of some people, they have many slogans and catchy words, and they shine in gatherings and among friends, but in reality, their lives don’t reflect those words.
Many people talk, but only a few act..!
Making a (decision) is one thing...
Taking (action) is something else entirely.

English





