
Aslan TÜRK 🇹🇷
403 posts

Aslan TÜRK 🇹🇷
@AslanTR06
Herkesin dini, kendi vicdanıdır. Bizi neyin beklediğini asla bilemeyiz. Hayatımızı yakaladığımız ve kaçırdığımız fırsatlar belirler. Asıl hesap @tcturgaycam




A NEW ECONOMIC ORDER Classical economics is built on assumptions that made sense for most of history: human intelligence was scarce, slow to develop, and biologically limited. Because intelligence was scarce, labor, expertise, and innovation were also constrained. Because intelligence was the core bottleneck, and everything depends on it, economics focused on managing limited resources. When intelligence is scarce, output can only grow incrementally. Because ideas take time to form and spread, knowledge diffuses slowly. Because skills take years to build, productivity gains take generations to materialize. As a result, institutions, markets, and policies evolved to fit those constraints: education takes decades because learning is slow, firms scale through hiring because capability is tied to people, and innovation is limited by the speed of human cognition. But when intelligence becomes abundant, replicable, and continuously improving, no longer tied to biology, the bottleneck is removed. And when the bottleneck is removed, the constraints it created begin to disappear. If intelligence can be copied, expertise no longer accumulates slowly but scales instantly. If cognitive work can be replicated, labor is no longer the primary input. When ideas can be generated and tested continuously, innovation will shifts from a slow, cumulative process to real time iteration. As these changes compound, the current system built to manage scarcity starts to misalign with reality. Scarcity does not disappear entirely, physical resources, energy, and attention can still be limited, but the central organizing principle changes. Instead of allocating scarce intelligence across competing uses, the problem becomes directing abundant intelligence toward valuable outcomes.




Türkiye’mizin iş ortamını cazip kılmadan kalıcı bir ekonomik kalkınma imkansızdır. Bu kalkınma Türkiye’nin çıkaracağı, tüm dünyada iş yapma yetisine haiz milli firmalar sayesinde olacaktır. Türkiye’mizin iş ortamı rekabetçi olursa Türk firmalarının performansı artacak, yeni kurulan firmaların büyüme hızı artacak, hem yerli hem yabancı yatırımcıların iş yapması için de cazip hale gelecektir. Milli firmalar için ortam uluslararası standartlarda rekabetçi değilken, yabancı yatırımcılar neden yatırıma gelsin ki (buna rağmen geliyorlarsa de sebebini iyi araştırmak gerekir)? Kurların reel anlamda rekabetçi olup olmaması, enerji, kredi vbg maliyetlerin cazibesi, kaliteli istihdam ve krediye ulaşma kolaylığı, vergi yükü ve bürokratik engellerin seviyesi vbg bir çok faktör hep birlikte firmaların rekabet seviyesini belirleyen unsurlardır. Ama işin özünde stratejik önceliğimiz ekonomi ve finansın ülke menfaatlerini göz ardı etmeden faaliyet göstermesi ve bunun için de Türk şirketleri üzerinden kalkınmanın öncelikli olmasıdır. Tek başına yabancı yatırımcı gelecek de bizi “kurtaracak” mantığı son derece sakıncalı ve yanlıştır. Not: yabancı yatırımcıya asla karşı değilim; ne kadar çok o kadar iyi ama yabancı yatırımcı el üstünde tutulurken, yerli iş adamına “vur abalıya” yapmak nedir onu anlamıyorum…



#TEHOL Sizce 3 ay sonra açıp fiyatına baktığımızda bizi hangi manzara karşılayacak?

#aagyo grubunun düşünceli yöneticisi "borcumuz 300 milyon tl, hiçbir şey değil" demiş. Başı boş bir açıklama yapmış. Hiçbir şey değilse şimdiye kadar neden ödemediniz? Milletten koparacaklar. Bu hisseden bir şey çıkmayacak. Sonra götüme saplandı demeyin.





Ramazan bayramımız kutlu olsun ✨ #RamazanBayramı




