Bora Çetintuğ, Avukat
5.5K posts

Bora Çetintuğ, Avukat
@AvCetintug
Avukat | İstanbul Barosu



avukat yasemin bircan Yılın en iyi avukatı ödülünü aldı

Ev, araba, çanta bitti. Viyanayı istiyorlar artık aq


avukatlar olarak toplanıp bir karar versek ve birbirimize "üstad" demekten vazgeçsek olur mu











İstanbul Boğazı’nın kalbinde, Anadolu Kavağı’nda bir NATO Deniz Unsur Komutanlığı kurulacağı haberi; Güneydoğu’da NATO Müşterek Kolordu Karargâhı planının hemen ardından gündeme geldi. Buna, iki gün önce Boğaz yaklaşma sularında 1.500.000 varil ham petrol taşıyan Türk sahipli bir tankere, Ukrayna taktik ve teknikleriyle örtüşen insansız hava ve deniz araçlarıyla müdahale edilmesi eklendi. Aynı dönemde küresel finansın en büyük aktörlerinden BlackRock’un Ankara ziyareti de tabloyu tamamlıyor. Tüm bu gelişmeler, birbirinden bağımsız değil; aksine aynı jeopolitik baskı hattının parçaları olarak görülmelidir. İran-ABD-İsrail çatışmaları sürerken ve İran sahada direnç göstermeye devam ederken, Türkiye’nin Karadeniz’de Rusya’yı doğrudan karşısına alabilecek bir NATO deniz unsurunu İstanbul Boğazı girişine konuşlandırması, stratejik denge açısından son derece riskli bir adımdır. Bu hamle, sadece askeri değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Dört yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı boyunca Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesini uygulayarak dengeli ve tarafsız bir politika izlemeyi başarmıştı. Bugün ise bu dengeyi zedeleyebilecek bir kararın gündeme gelmesi ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Türkiye bu kararı hangi koşullar altında almıştır? Yoğun bir dış baskı mı söz konusudur? Yoksa ülke, NATO’nun bölgesel hamlelerinde ön cepheye sürülen bir araç haline mi getirilmektedir? Daha da önemlisi; bu adım, Karadeniz’de başta Romanya olmak üzere bazı aktörlerin oldubittilerine ve olası “sahte bayrak” senaryolarına zemin hazırlayacak bir sürecin kapısını mı aralamaktadır? Bu soruların cevabı, yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin önümüzdeki dönemdeki jeopolitik konumunu da belirleyecektir.

DEM Parti Eş Başkanı Bakırhan: "Öcalan için İmralı'da bir yer, yapı ya da ev inşa edilmiş."





Meslekteki ilk şokunuz?


Bir kişiye ait olan malvarlığına ilişkin bilgiler ve dolayısıyla, taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları, kişisel veridir. Kişisel verinin ele geçirilmesinin suç oluşturabilmesi için, bunun hukuka aykırı yolla elde edilmesi gerekmektedir. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, “TAPU SİCİLİ HERKESE AÇIKTIR.” (m. 1020, f. 1). Kanun gereği olarak ALENİ OLAN TAPU SİCİLİNDEKİ BİLGİLERE ERİŞİLMESİ, BU BİLGİLERİN KAMUYLA PAYLAŞILMASI, CEZA HUKUKU SORUMLULUĞUNU GEREKTİRMEZ.

Müsavat Dervişoğlu: "Bu ülkede bir 'Türk sorunu' var."







