
İptal ve butlan davalarında ilk derece veya istinaf kararları kesinleşmeden icra edilemez. HMK uyarınca ihtiyati tedbir kararları, davanın esası hakkında kurulacak nihai hükmü bütünüyle karşılayacak, yani esası tüketecek şekilde verilemez. Tedbir adı altında mevcut yönetimin görevden uzaklaştırılarak eski yönetimin göreve iade edilmesi, kesinleşmemiş hükmün fiilen icra edilmesi anlamına gelir ki bu durum geçici hukuki koruma müessesesinin sınırlarını aşmaktadır.
Genel kurulun iptali veya butlanı halinde eski yönetimin kendiliğinden koltuğa dönmesi şeklinde bir otomatizm kabul edilemez. Bu gübi durumlarda hukuki sakatlığın ya da yokluğun tespiti hallerinde yönetimin eski başkana devri değil, partinin bir çağrı heyeti vasıtasıyla derhal kurultaya götürülmesi gibi düzenlemeler getirilebilir.
Mevcut durumda da mahkeme, kararın kesinleşmesine kadar geçecek süreçte mevcut yönetimin yeniden kongre yapmasını engelleyecek bir tedbire hükmetmiş olsaydı, usul hukuku mantığına ve kurumsal işleyiş dengesine çok daha uygun bir geçici koruma sağlamış olurdu. İstinaf dairesinin tercih ettiği yöntem ise hukuki uyuşmazlığı bir usul krizine dönüştürmüştür.
Türkçe












