Çakırcalı
546 posts


يوبخ العربي قتيبة بن مسلم الباهلي 🇸🇦 سادات الأتراك بعد انتصاره عليهم في معركة بيكند عام 706 ويجبرهم على دفع الجزية 😇


@Ake_7_0 Türkler olmasaydı islam arap yarım adasına sıkışmış bir din olarak kalırdı

Türkler olmasaydı islam arap yarım adasına sıkışmış bir din olarak kalırdı..

Ümit Özdağ: (LGBT’li bireyler hk.) • Kimsenin özel yaşamı beni ilgilendirmez, beni siyasetteki LGBT'liler ilgilendiriyor. • LGBT’yi teşvik etmeyiz, yürüyüşleri teşvik etmeyiz ama insanların özel yaşamları konusunda kimsenin anayasanın vermiş olduğu hakları sınırlandırmaya hakkı yoktur. • Yasalar neyse onu uygularız. (İzzet Çapa)



Öyle bir zırva ki üstadınız Mısıroğlu dahi inkar etmiştir: “Vahdettin gönderdi, ama sadece protestolar için.” Mustafa Kemal’in Anadolu’ya gönderilme sebebi, direnen Türkleri bastırmak, bölgede asayişi ve İstanbul’un hakimiyetini sağlamaktı. Sadrazam Ferid de Mustafa Kemal’i siyasi bir rakip gördüğü için, onun İstanbul’dan uzaklaştırılması anlamına gelen bu göreve onay vermiştir. Kimsenin aklında mücadele hikayesi yoktu. Kendinize tarih uyduruyor ve Mısıroğlu’nun zırvalarını dahi gölgede bırakıyorsunuz, maşallah hocam. Vahdettin’in hayatını, hatıratını ve aynı zamanda 19 Mayıs’ı belgelerle ele alan Bardakçı da böyle bir şeyi inkar ediyor.

@ArchysLife En tasakli İslamcı gelse Yahudilere karşı şöyle bir söz soyleyemez


@chaduresists Köydeki İslamcı adam senden daha yakın Kaypakkaya’ya, o yaşıyo çünkü devlet baskısını da fakirliği de



@ortacagtarihi_ العباسيين جابوهم عبيد لتنظيف اسطبلات الخيول واليوم يدعون انهم رفعو راية الاسلام والأغرب ما يذكرون جيوش المسلمين غير العرق التركي المجهول

Tarikata barikat, kahrolsun Şeriat! @yorukeli07

1. Mondros Mütarekesi’ne dair kamusal algı yanlış tasvir ediliyor. Entelektüeller arasında Mondros genel olarak olumlu değerlendirildi, zira sulh için Wilson Prensipleri’ne ve özellikle Türk egemenliğini güvence altına aldığı düşünülen 12. maddesine güvenerek geçici bir iyimserlik hakimdi. Ancak işgaller ve Paris Barış Konferansı, eski emperyal politikaları sürdürmekle ve Wilson Prensipleri’nin vaatlerini ihlal etmekle itham edildi. 2. Mondros’tan İzmir’in işgaline ve hatta İstanbul’un işgal edilip Meclis-i Mebusan’ın dağıtılmasına kadar geniş bir çevre, kurtuluşun İstanbul merkezli bir reform hareketiyle mümkün olacağı fikrindeydi. Buna Mustafa Kemal de dahildi. Mondros sonrası kendisi Harbiye Nazırı olmak için İstanbul’da çalışıyor, görüşmeler gerçekleştiriyor ve gazete çıkartıyordu. Sonrasında ise Nutuk’ta ifade edildiği üzere Anadolu’ya “sürgün” ediliyor. İma edildiği gibi “gönüllü ve planlanmış” bir çıkış söz konusu değil. İstanbul’daki Meclis’in dağıtılmasından sonra ancak entelektüel ve askeri kadroların çoğu İstanbul’dan umut kesip alternatif bir çıkış yolu için Anadolu’ya yöneliyor (İnönü, Fevzi Çakmak, Sakallı Nurettin, Celalettin Arif, Rıza Nur vs.). 3. Mondros sonrası bütün ordular terhis edilmedi. Mustafa Kemal Paşa’nın müfettişlik görevi, asayişi sağladıktan sonra Doğu Anadolu’daki terhis edilmeyen birlikleri öngörülen kuvvet seviyesine indirmek ve geri kalanını terhis etmekti. Yani müfettişlik alanında asla terhis edilmemiş birlikler vardı. 4. M. Bardakçı’ya yapılan atıf tamamen yanlış ve çarpıtılmış. Bardakçı’nın eserine hiç bakılmamış, zira kendisi şöyle yazıyor: “Müfettişlik vazifesi ile Anadolu’ya gönderilen paşalara, özellikle de Mustafa Kemal Paşa’ya ‘memleketin kurtuluşu için millî bir hareket başlatmaları’ konusunda emir verildiği hakkında herhangi bir belge yoktur ve böyle bir emirden yahut niyetten Sultan Vahîdeddin de bahsetmez, hattâ imâ bile etmez. (...) Dolayısı ile, Sultan Vahîdeddin’in Mustafa Kemal Paşa’ya söylediği ‘Paşa, memleketi kurtarabilirsin’ sözünün Mustafa Kemal’i Samsun’a ‘millî bir kıyam başlatması ve memleketi kurtarması için gönderdiği’ şeklinde değil, bir protokol cümlesi mahiyetinde değerlendirilmesi gerekir.” (Murat Bardakçı, Bir Devlet Operasyonu: 19 Mayıs, s. 76, 80). 5. Şeyhülislamlara dair: 1919-1920 arasında makamda bulunan Haydarizade Efendi Ankara’ya destek veriyor. İttihatçı Ürgüplü Efendi ise önce Malta sürgününe gönderiliyor, ardından Ankara’ya gelip bir görev almayı rahatsızlığı nedeniyle reddediyor, kısa süre sonra da vefat ediyor. Mücadeleye muhalif değildir. 6. Videoda inkılaplara dair anlatıyı çok indirgemeci, sığ ve teleolojik buluyorum.









