Aziz Bingöl

2.7K posts

Aziz Bingöl banner
Aziz Bingöl

Aziz Bingöl

@Azizbingol24

Kavacık, İstanbul Katılım Ekim 2019
773 Takip Edilen3.3K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
FETÖ’nün TOHUMU ! (İlgili-alakalının ve bilgilisinin DİKKATİNE) ————————————— Ankara Cinayet Büro Amiri olan Mustafa Ensar Aykal odağındaki medya ayağının “kısa” anatomisi… Toplam 2️⃣3️⃣ başlık olup, her başlığın içeriğinde tweet/ler bulunmaktadır. İçeriğinde bulunan tweetler alıntılanmış tweet serisi olabilir. Hepsinin okuması zahmetli görünsede “ilgilisi” için kıymetli…. ————————///////————— Aykal, hiçbir zaman “anlık konum” vermediği gibi istese dahi yapamayacağı bu hain iftiranın; 1️⃣ Anlık hocalığını yapan; FETÖ MEDYA Yöneticisi; @cevheritv + @t24comtr 2️⃣ Anlık konum verdiği için tutuklandığını 5:30 saat önceden haber yaparak dizayn eden; FETÖ kanalı @KronosHaber Sürekli köpürten; @BOLDmedya @necdet_celik @mustokumus_ 3️⃣ FETÖ’nün tohumunu büyütenler; @halktvcomtr @cafermahiroglu @timursoykan @aydinsule1 @barispehlivan @ComezTurhan @gergerliogluof @YS_Turkoglu @sardan_tolga @AsumanAranca @dilekmekci @OrhanUguroglu @Bogurcu_Mustafa İsteyen cevap/itiraz hakkını kullanabilir. Ne var ki; henüz “iddia” dahi yöneltmedim. Sadece; “gerçekte ve dava dosyasında olmayan” FETÖ’nün uydurduğu ve FETÖ’nün duyurduğu “ANLIK KONUM” iftirasını; “zamana” göre yayınlarınızı sıraladım. Yarınlarda; #GazetecilikSuçDeğildir diyemezsiniz. Çünkü bu dosyada olmayan FETÖNÜN TOHUMU ! Yaptığınızın gazetecilik olduğunu söylemenin kurtarmayacağını görün. “Günün” özündeki mesele ; Bireysel miydi ? Örgütsel miydi ? Günün “sonundaki” netice; Suç mu işlediniz ? Hainlik mi yaptınız ? — “Kabul edilmeyeceğinizi bilseniz bile özür dilemelisiniz” ————————————— HAKİKATİN RAĞMEN; Yazı içeriğinde yaşananlardan dolayı “duruş” göstermesi gereken muhatapları; - @fatihportakal Ne yapacağı yönünde “zamanı” geldiğinde duruş göstermesi gereken; - @KucukkayaIsmail Bonus ve Joker ; - @ismailsaymaz ⏬️⏬️⏬️⏬️⏬️⏬️
Aziz Bingöl@Azizbingol24

ZEHİRLİ AĞAÇ ( TÖRE AFFETMEZ ) 1️⃣ Örgüt liderinin ölü bedenini Vatan topraklarının kabul etmediği örgütün MEDYA yöneticisi vatan topraklarından firari olan değersiz Cevheri’nin ektiği tohum; x.com/azizbingol24/s… 2️⃣ Bu tohuma koşarak “can suyu” veren ise ; x.com/azizbingol24/s… 3️⃣ Hadsizce yargı mensuplarını, vatan topraklarına girmekten korkan/ kaçan FETÖ firarisi Zekeriya Öz’e benzetildiği günler yaşıyoruz. Biz o gün, fetö taktiğiyle değil tam ve bizzat FETÖ kanalıyla yaşadık. Türk polisinin “konumla” cinayetle ilişkilendirilmesi tam olarak FETÖ’ye yakışırdı. Kesin olan FETÖ işin içindeydi ama başka kimler vardı. O gün demiştik ki; x.com/azizbingol24/s… Bizi yaşadıklarıyla anlaması gereken ve aslında bizim tepkimizide veren biri daha vardı. x.com/azizbingol24/s… Yine emsal dava vardı. Zekeriya Öz’ün soruşturduğu bir emniyet/askerin Malatya’da işlenen cinayete “kumpasla” dahil ettiği, yıllar sonra kumpas olduğu ortaya çıktığı ve FETÖ Firarisi Zekeriya’nın kaçtığı dosyalardan biri olan Zirve Yayınevi Kumpas Davası… x.com/azizbingol24/s… x.com/azizbingol24/s… x.com/azizbingol24/s… Bu yüzden herkesi izledik, takip ettik ve kayıt ettik. 4️⃣ Sonraki süreçte ekilen tohuma ; “gübresini, hormonunu ve suyunu” verenler ise; ( alıntılamalı tweet serisi ) x.com/azizbingol24/s… 5️⃣ Biz, kendilerinin yalancı olduğunu kesin olarak bilmemize rağmen; “Türk Milletinin Vicdanı” huzurunda, herkesin samimiyetini ve bildiğini zannettiklerini göstermesi / anlatması ve kayda geçirmesi için serideki FETÖ dosyası olanlar hariç hepsinin yayınlarını tarih tarih çözümleme yaparak tanık olarak bildirerek üzerimize düşeni yaptık. x.com/azizbingol24/s… 6️⃣ Bu serideki FETÖ dosyası olanlar hariç diğer herkese ulaştım. FETÖ’cülerin arkasından gitmeyin,doğruyu araştırın ve bulun dedim. Hatta delillerini dahi gösterdim. Ancak bu bir avuç zamir beni muhatap almadılar. Bu listede olmayan çok şerefli ve onurlu kişiyle gazeteciyle de tanıştım. Hepsine selam olsun. Devletimiz var olsun ! Adalet nihayetinde ve yegane “Mülkün Temelidir” x.com/azizbingol24/s… 7️⃣Listede 3 milletvekili ünvanı olan var. Ünvana layık olmadıkları ama er ama geç tescillenecek. En önemlisi “ünvanı” ne olursa olsun herkes “hakettiğini” bulacak. x.com/azizbingol24/s… x.com/azizbingol24/s… 8️⃣Tüm bunlar yaşanırken masumiyetten gelen vicdan rahatlığıyla güvencemi hep devletimizdi. Devlet ( töre ) bir polisin, menfur cinayetle ilgisi olmaması bir kenara, FETÖ’cülerin başlattığı iftirayı hayata geçiren ve büyütenlere, bizim fani hayattaki geçici güçlerimizle ezemezdik. Yargılanmak şerefli iştir. Bu yüzden biz hesabımızı verecek gereğini bekleyecektik. Devletimiz kendi MASUM evladını, hainlikle yem etmeyeceğini ve ezeceğine hep inandık.Çünkü yapılmak istenen hainliğin ezilmesi hesaplaşılması ve helalleşilmesi pek tabi ki; Devletimizin “hakkıdır, helalidir, hukukudur, mahşer-i vicdanın şaşmaz adaletidir” x.com/azizbingol24/s… x.com/azizbingol24/s… Çok kez açıkladık. x.com/azizbingol24/s… 1️⃣0️⃣ Gizlilik kalktıktan sonra devam eden duruşmalarda yaşananlarda görüldü ki, Aykal’ın abdestinden şüphesi yok.Yeterki yargılama yapılsın. Bizde hesap verelim. Neticede veremeyeceğimiz hesabımız olmadığını kayıtlara geçirelim. x.com/azizbingol24/s… 1️⃣1️⃣ Özgür Özel’in de olduğu duruşmada Aykal’ın bu dosyada ne işi var.Hangi delil var diye herkese sorarken sarı öküzden bahsetmiştim. Peki Özgür Özel duruşma sonrası ne yaptı dersiniz, “Sarı Öküzü” istiyorum dedi. Aynen öyle istiyorum dedi. Evet, doğru okudunuz metaforda masum olan Sarı Öküzü istiyorum dedi.Bakın; x.com/azizbingol24/s… Sarı öküzü kim ister? Sarı öküzü isteyene ne denir? Mesele; “HAK-hukuk-ADALET” değil miydi? Akla karayı ayırmak değil miydi? Senin “sarı öküz” diye savunduğun kişileri vermezken; senin olmayan ancak sarı öküz olduğunu bildiğin ve söylediğin kişiyi istemek neye sığar? Aykal bu metafordaki sarı öküz diye öküz zannettiyseniz vay ve vah sizin halinize ! ⬇️⬇️⬇️⬇️

Türkçe
3
32
241
119.7K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
Sn. Nedim Şener’in olayların “gün yüzüne” çıktığı dönemde kaleme almış olduğu yazı, “objektif, makul ve doğruydu” @nedimsener2010 Herhangi bir suçlamada bulunmaksızın olaylara dikkat çekmişti. Bugünlerde aleyhine yürütülen algı çalışması ise; söz konusu dava ve süreçleri sadece “T24 ve BirGün” gazetelerinin dışında birinin yazması/konuşmasının reaksiyonudur. ve Sn. Nedim Şener bu platformlarda yapılan sözde haberlerin ve algının “tersine” haber yaptığı için hedef alınarak; Hem kendisi hem de yazdıkları itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır. Nitekim, kendisi hakkında ne ABK davası dosyasında ne de başka bir davada bugün linçlendiği iddialara ( para aldığı ) ilişkin bir bilgi, beyan ve belgede yoktur. Taraf olmayanın dahi linçlendiği, hedef alındığı, basamak yapılmaktan çekinilmediği “savaşa” hoşgeldiniz. Evet, Nedim Bey; çok zor, sadece “devlet adamı olmak” ve yalnızca “gerçeği fazlalaştırmadan ve eksiltmeden ortaya çıkarmak” Esasında devlet adamı olana yapması çok kolay, mesele devlet adamlığının bedelinin; yalnız ve ağır olması.
Aziz Bingöl@Azizbingol24

Sayın Nedim Şener ( @nedimsener2010 ) yazmış.. Nedim Bey; mesela arka arkaya sürekli olarak emniyet personeline operasyon yapılan Ankara Emniyeti’nde 5 yıl görev yapmış 350 kasten öldürme dosyasında tek bir faili meçhul ve firar bırakmamış, 3 kez üstün başarı ile ödüllendirilmiş bir “DEVLET ADAMI” vardı. Ankara Emniyet tarihinde en uzun süre görev yapan TEK BİR SORUŞTURMA DAHİ GEÇİRMEYEN; Cinayet Büro yetkililerinden olupta “oculardan buculardan olmayan” biri vardı. ‼️ Sinan Ateş dosyasında; 19.10.2023 tarihinde tutuklanan Mustafa Ensar Aykal.. ‼️ Devlet adamlığı nişanesi ise; hazırladığı dava dosyasıdır. OKUMASINI BİLENE…

Türkçe
3
35
174
22.9K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
KURDUN ÖFKESİ 1-07.10.2023 ABK Operasyonun görüntülerini AA ve TRT yerine ilk kez paylaşan;T24 2-ABK’nın ifadesini ilk paylaşan; Cevheri Güven, 3-19.10.2023 Sinan Ateş dosyasında Aykal’ın ifadeye alındığını ilk duyuran, - İfadeye alınma gerekçelerini ise tamamen iftira eylemlerle duyurarak yargıyı ve halkın doğru haber almasını provoke eden;T24-Asuman Aranca 4-Aykal ifadedeyken,Aykal’dan sonra ifade vereceklere sorulacak olan soruları dahi gizlilik olmasına rağmen önceden bilen/ele geçiren;T24-Asuman Aranca 5-Bırakın gerçeği,soruşturma dosyasında iddia olarak dahi bulunmayan, cinayetin işlenmesi için Aykal’ın, faillere anlık konum verdiği iftirasını ilk ortaya atan ve yayan;Cevheri Güven- T24 Asuman Aranca, 6-Aykal’ın tutuklandığını 5:30 saat önceden sözde haber yapan; KronosHaber, tutuklandığını ilk paylaşan ise;T24 7-Gizlilik olan soruşturmada taraflardan 1 kişi hariç kimseye verilmeyen, Şaibeli bilirkişi raporunu ele geçiren ve 29.12.2024 tarihinde manipüle ederek ilk kez paylaşan;T24- Asuman Aranca, 8-Emniyet Müdürleri A.A ve O.Ö’ın ihraç olduğuna dair ilk haberi yapan,T24 9-(E) Ankara Başsavcısı Y.K hakkındaki 2024 tarihli tutanağın mahkemeye gönderildiğini ilk kez yazan;T24 10-Savcı M.K tarafından Ankara 17.Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazılan “gizli” ibareli müzekkere/yazıyı henüz mahkeme başkanı okumadan ilk kez yazan Alican Uludağ 11-Sinan Ateş dosyasında yasaklı ve şaibeli bilirkişi Y.V’ı sosyal medyada haksız olarak savunan Alican Uludağ 12-İddianame ekinde olmamasına rağmen soruşturmadaki videoları ilk kez paylaşan Dw Türkçe ve Alican Uludağ 13-Davanın taraflarına dahi verilmesi yasaklı olan SEGBİS kayıtlarını ilk kez yayınlayan Barış Pehlivan - Barış Terkoğlu 14-AT5021 plakalı araç hakkında ilk kez ulaşıldı başlığıyla yayınlayan T24 15-Sinan Ateş dosyasındaki tutanak mevzusunu provoke ve manipüle ederek gerçeği açıklanamayacak hale getiren T24-Tolga Şardan 16-Bahsi geçen tutanak hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 04.03.2024’te “kaybolduğu/yok edildiği iddiası” gerçeği yansıtmıyor diye açıklama yapmasına rağmen ve iddia edilen eylemin üzerinden 1.5 yıl geçtikten sonra diğer sebeplerden dolayı kendi kıçını kurtarmak için Aykal’a şaibe ve iftira atarak 03.07.24’te sözde ihbar eden iftiracı K.G.Ö bu iftiradan ibaret suç duyurusu eylemini ilk kez ve aynı gün duyuran;T24 17-Aykal’ın ismini “Aykan” olarak telafuz eden Cevheri Güven’in, aynı iftiralarını aynı telafuz hatasıyla yazılarında yazan; T24-Tolga Şardan 18-(E) Ankara Emniyet Müd. S.Y hakkında dosya hazırlandığını ilk duyuran T24; Asuman Aranca 19-Medya ve Emniyet işbirliği nedeniyle yapılmak istenilene kılıç kaldıran, bu sebepten makam aracını İçişleri Bakanlığı önüne aracı terk ettiren ve Meclise dokunulmazlığı kaldırın diyen, (E) Bakan;S.S 20-Sinan Ateş cinayetini 26.01.2023 tarihinde, fiziksel olarak “nasıl” işlendiği %80 oranında doğru yazan, Aykal’ın tutuklanması ve Cevheri Güven hainin “anlık konum” iftirasından sonra; fetöcülerle aylarca ağız birliği yapan; Timur Soykan ( BirGün ) 21-Tüm bunları ve “daha nicelerinde” işlerine gelenleri;istedikleri gibi uyduran, köpürten,yalayan ve yayanlar ise; -T24, BirGün -KronosHaber, BoldMedya, -Cevheri Güven -Erk Acarer -Timur Soykan -Barış Pehlivan -Barış Terkoğlu -Şule Aydın -Tolga Şardan -Asuman Aranca -Dilek Ekmekçi -Mehmet Saral -Gizem Fidan -Cemil Çiçek -Mustafa Böğürcü -Fuat Karazeyrek -İsmail M. Sarıoğlu -Abdullah Öztürk -Necdet Çelik -Mustafa Okumuş… Gazetecilik mesleğini zırh olarak önüne koyup, arkasına sığınanların yaptıkları sözde haberler ile; suç, suçlu, suçluluk ve cezalandırma karmaşasını kaos için üretmek isteyenler, Emniyet Teşkilatını, Hükümeti, Siyasi Partileri dizayn etmeyi hedefleyen gayret içindeydiler. Sn.Yıldıray Çiçek Abi, yılanın sinsiliğine karşı, kurdun öfkesini anlamasını bilene ne güzel anlatmıştı.( @Yildiraycicek9 ) Şimdi birbirini yiyen yiyene…Çoğu kişi halen ne olduğu anlamadı,anlamıyor. Ama; Devlet alayınızı biliyor ve izliyor.⌛️
Aziz Bingöl@Azizbingol24

Suç, suçlu, suçluluk ve cezalandırma karmaşasını kaos üretmek için kullananların vitrini… “İLK KEZ” başlıklarıyla Medya ayağının ele başı T24… Sızıntı ve işbirlikçileri sayesinde;“Gelecekten haber veren” “Yapı” Devlet kurumlarını ve kamu görevlilerini hedefe koyarak itibar suikastı yapan T24 Doğruyu eğen, süte zehir katan “Yapı” FETÖ’nün Zamanı, Şimdi T24’ü.. Devletin ve adalet kılıcının nefesi ensenizde.. x.com/azizbingol24/s…

Türkçe
3
22
126
15.3K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
Suç, suçlu, suçluluk ve cezalandırma karmaşasını kaos üretmek için kullananların vitrini… “İLK KEZ” başlıklarıyla Medya ayağının ele başı T24… Sızıntı ve işbirlikçileri sayesinde;“Gelecekten haber veren” “Yapı” Devlet kurumlarını ve kamu görevlilerini hedefe koyarak itibar suikastı yapan T24 Doğruyu eğen, süte zehir katan “Yapı” FETÖ’nün Zamanı, Şimdi T24’ü.. Devletin ve adalet kılıcının nefesi ensenizde.. x.com/azizbingol24/s…
Aziz Bingöl tweet media
Aziz Bingöl@Azizbingol24

Emniyet ve Yargı eksenindeki; suç, suçluluk ve cezalandırma usulleri üzerinde kamuoyunun bilgisini, “birilerinin istediği gibi” “şekillendiren” SIZINTI bilgilerin baş trolleri; - Cevheri Güven, - Tolga Şardan, - Alican Uludağ, - Asuman Aranca ve T24…⌛️

Türkçe
0
15
99
12.1K
Aziz Bingöl retweetledi
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
#TÜRKPOLİSİ Türk polisi milli güvenliğimizi temin amacıyla çok sayıda şehit ve gazi vermiş, onca badirelere göğüs germiştir. Polis olmak zordur, gece gündüz devlet için çalışmayı, millet için çırpınmayı gerektirir. Polis olmak; özveri ister, özgüven ister, öz değerlere bağlılık ister, yetmedi mangal gibi yürek ister. Türk Polis Teşkilatı; Suç ve suçluyla mücadelede cesaret nişanesi, Vatana, millete, bayrağa sevgide cevval bir sadakat timsali, Masum ve mağdurları korumada asalet numunesi, Hakk’a riayet, halka hürmet, hakikate dikkat gösteren fedakârlık zirvesidir. 10 Nisan 1845’den bugüne kadar, emniyet ve esenliğin bekçisi, asayiş ve toplum huzurunun güvencesi olmayı başaran Türk Polis Teşkilatımızla haklı olarak övünüyor, haklarını almaları, hak ettikleri mevki ve mertebelere gelmeleri için büyüklerimiz ve yetkililerin üzerine düşen ne varsa yapılacağına inancımız tamdır. Biz polislerimizin hangi zorluklar altında görevlerini icra ettiklerinin bilincindeyiz. Biz polislerimizin nelere katlanarak, neleri göze alıp, ne tür engel ve engellemeleri aşarak mesleki onurlarını muhafazaya çabaladıklarının da farkındayız. Türk polisinin; hainlerle mücadele ederken, hiç kimseye muhtaç olmayan haysiyetli bir hayata ulaşmaları en tabii haklarıdır. Bunu onlara çok göremeyiz. Bunu onlardan esirgeyemeyiz. Türk polisi Türk milletinin beka ve güvenliğinin 180 yıllık hizmetkârıdır. İnanıyorum ki, Türk polisi mahşeri vicdan türbesinin inanmış türbedarı olarak her daim var olacaktır. Şunu unutmayalım ki, asıl polis, asıl hâkim ve savcı insanın kendi vicdanıdır. Vicdan ışıldıyorsa, vicdan işliyorsa; iyiyle kötünün, doğruyla yanlışın tafsilatlı tefriki mutlaka yapılacak, ne suç ne de suçlu aramızda barınmayacağı gibi başlarını kaldıracak dermanı bile bulamayacaklardır !
Türkçe
2
17
80
15.8K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
Bir olayda menfaatleri varsa, suç ve suçluya bakış açıları da sürekli değişir: Aynı suçu (A) kişi işlerse linç eder, (B) kişi işlerse menfaat ve denge arayışı gereği “Ne var ki bunda?” diyebilirler. İşte bunlar, en aşağılık insan modelidir. Ayrıca, Suç, suçlu, suçluluk ve cezalandırma karmaşasını kaos üretmek için kullanan aşağılık insanlar, bu yolda masumları ve vatan evlatlarını basamak yapmak yahut hedef almaktan da imtina etmezler. Kalemine, fikrine ve yüreğine sağlık Yıldıray Abi ( @Yildiraycicek9 )
Türkçe
0
0
11
848
Yıldıray ÇİÇEK
Yıldıray ÇİÇEK@Yildiraycicek9·
AKLIMDAN GEÇENLER, GÖNLÜME DÜŞENLER (5) Bir cümleden, bir davranıştan ya da bir olaydan etkilendiğimde; düşünceler zihnimde şekillenir, gönlüme düşer ve çoğu zaman sosyal medya üzerinden kaleme dökülür. Zamanla birikir, olgunlaşır ve nihayetinde sizlerle buluşur… Bozulan toplumsal yapıda; değer yargılarımızı yeniden hâkim kılma, kötülüğü engelleme, iyiliği yaygınlaştırma; karakterli, ahlaklı, dürüst ve vefalı olmanın kıymetini hatırlatma düşüncesiyle yazıyorum. Kendi eksiklerinin farkında olan ve bu eksiklikleriyle birlikte başkalarına da hatırlatmada bulunmayı görev bilen bir yazar olarak, kalemim nereye yönelirse oraya doğru ilerliyor; biriktirdiklerimi ise yine sizlerle paylaşıyorum: KURDUN ÖFKESİ, YILANIN SİNSİLİĞİ Kemal Tahir’in Cumhuriyet dönemindeki olayları anlatan ünlü romanı Kurt Kanunu’nu yeniden karıştırırken gözüme o cümle takıldı: “Kurdun öfkelendiğini anlarsın. Demek ki insana yakınlığı var. Yılanın öfkesi anlaşılmaz.” Kemal Tahir bu cümlede kurtla yılanı karşı karşıya koyar. Kurt: Öfkesi açıktır, belli eder. Bu yüzden insana daha “yakın”dır; duyguları anlaşılır, tahmin edilebilirdir. Yılan: Öfkesi gizlidir, sinsice saklar. Ne zaman vuracağı belli olmaz. Asıl tehlike de işte buradadır. Kurtların kavgası da öfkesi de meydandadır; bu yüzden mert sayılır. Anadolu’da ise yılanı tarif ederken “yılan gibi sokmak” (ani ve sinsice zarar vermek) ya da “koynunda yılan beslemek” (en güvendiğin kişiden ihanet görmek) gibi ifadeler kullanılır. Demek ki insan için asıl tehlike, yılan misali sinsi davranışlardır: Yüzüne gülüp sırtından vuran… Dost görünüp hançerini hazır tutan… İyiliğini ister gibi yapıp kötülük için fırsat kollayan… Dua eder gibi davranıp içinden beddua eden… Seviyor görünen ama içinde nefret besleyen… Yüceltiyor gibi yapıp en sessiz anda arkandan aşağılayan… Kim görmedi bunları? Kim yaşamadı, kim yaşatmadı? İşte bu, yılanın sinsiliğini taşıyan insan tipidir. En tehlikelisi de budur. Çünkü sinsilik, karakterin en zehirli hâlidir; örtülü, aldatıcı ve kurnazdır. Her davranışında menfaat peşinde koşar, her fırsatta kötülük arar. Kemal Tahir’in “Kurdun öfkelendiğini anlarsın” sözünde ise tam tersine açık, net ve dürüst bir duruş vardır. İnsanda aranan da budur: öfkesi de iyiliği de sevgisi de duası da değişmeyen bir tavır. Hatanı yüzüne söyleyebilen, eksiğini saklamayan mert bir duruş. Bugün belki de en çok aradığımız şey de budur. Osman Öztunç’un haykırışındaki gibi: “Ekin ektim, başak yılan Kuşandığım kuşak yılan Yorgan akrep, döşek yılan Bir gün rahat yatamadım Suları ıslatamadım.” Yani aranan, yılan gibi sinsilik değil; kurt gibi açıklıktır. Belki de mesele sadece kurt ya da yılan olmak değildir. Asıl mesele, kimin öfkesinin açık, kimin niyetinin gizli olduğuna iyi bakabilmektir. Sosyal hayatta bir de “yılan kim, kurt kim?” diye ayırt etme kavgamız var ya… İşte o da ayrı bir ömür tüketiyor. Çünkü artık her şey birbirine karıştı; herkes birbirine benzedi. 14 Şubat 2026 VEFA BİR TESLİMİYETTİR Vefa, özünle ve ruhunla bir teslimiyettir. Vefa, ısrarlı ve kesintisiz bir takip; fedakârlığın en uygun zamanı yakalayabilmesidir. Vefa; her şartta, her zorlukta, muhatabının karşısında iyiliğe, sevgiye ve dostluğa teslim olabilmektir. Filmdeki Ramiz Dayı’nın repliğinde dediği gibi: “Teslim olunmadan sadık olunmaz, yeğen.” Arının kovana, balığın denize, tohumun toprağa, kuşun gökyüzüne, koyunun çobana, askerin komutanına teslimiyeti gibi… Vefa, iyi günde pek anlaşılmaz; asıl yüzünü zor günlerde gösterir. Çünkü vefanın en uygun iklimi, zorlu zamanlardır. Bunu başarabilenler hazine karakter ve şahsiyettir. Zor zamanlarda gördüğün vefa, ömür boyu yüreğinde bir huzur portresi olarak kalır. O anlar gözünün önünden hiç gitmez; insan onları tekrar tekrar yaşamak ister. Çünkü ispatlanmış bir vefa, ispatlanmamış on sadakat sözünden daha kıymetlidir. Elini zamanında tutan varsa, günü geldiğinde sen de tutacaksın… Düştüğünde kaldıran varsa, günü geldiğinde sen de kaldıracaksın… Kapalı yolunu açan varsa, günü geldiğinde sen de açacaksın… Sana nefes olanlara sen nefes olamıyorsan, bu nankörlüktür; vefanın hançerlenmesidir. “Ben, ben, ben” diyenlerin değil; “biz” olabilenlerin şuurudur vefa… “Herkes vardı, kimse yoktu” denilen yerdeki “kimse”dir o vefa… Bu, karşılık beklemek değil; vefanın doğası ve terazi ayarıdır. O terazi bir kez bozulursa, Mevlana’nın şu sözünde tartılır tüm davranışlar: “Köpeği köpeklikten çıkarıp insana dost yapan sadakat ve vefadır. İnsanı insanlıktan çıkarıp köpekten aşağı yapan ise sadakatsizlik ve vefasızlıktır.” Çünkü vefa, insanın insana bıraktığı en duygusal ama en ağır izdir. O derin izi bırakanlara selam olsun… İze çamur bulaştıranlara ise Allah hidayet versin; çünkü onların yolculuğu, iflahı zor bir dünya yolculuğudur. 15 Şubat 2026 ÇUKURA DÜŞEN VE DEBELENENLER… Sosyolojik tahlilleriyle büyük değerimiz olan Türk aydını merhum Erol Güngör, “İnsana ahlâkî şahsiyetini asıl veren yer, onun yakın çevresidir.” der. Aklın, ahlâkın, îmânın, insânî değerlerin ve ölçünün kaybolduğu ortamlar, mecâzen çukura düşmeyi ve orada debelenmeyi tarif eder. Bu yüzden çevre çok önemlidir. O çevre nicelerini yoldan çıkarmıştır. Abdurrahim Karakoç’un “Dönekname” şiirindeki gibi olmuştur birçok karakter: “Tevâzuu severdi, kaynatıp taşırdılar Girdi hırs ambarına, çıkamadı bir daha… Haramla yağladılar, kibirle pişirdiler Bulanık göl ettiler, akamadı bir daha… Yakın arkadaşları çöplük yaptı beynini Doldurdular ve sonra dökemedi bir daha…” “Cennetlik” dediğimiz nice insan, çevresinin tesiriyle çukura batmış; gün geçtikçe bedeninde yük, ruhunda ağırlık hissettikçe, insânî değerleri bünyesinden atmış ve cehennemin yolunu adeta kan-ter içinde örmeye koyulmuştur. Ah o para hırsı, ah o makam hırsı, ah o gelecek hesabı, ah o her şeye hâkim olma ihtirâsı… Zaptedilmeyen nefsânî arzular öylesine sınırları aşmıştır ki, o çevrenin içindekiler bile “utanç” noktasına gelmiştir. Kötülüğün sembolü İblis, adeta bunların ruhunu ele geçirmiş; bedenlerine yön tayin etmektedir. Bu yüzden bunların îmân ve insânî değer adına hiçbir kutsal yanı kalmamıştır. Daha doğrusu, hiçbir konuda Allah korkusu kalmamıştır. Şu mübârek günlerde bile kötülük kadehlerini İblis doldurmaktadır. Mânevî atmosferde dualara “âmin” demek, günahlardan arınmak, bin pişmanlık duymak ve “Biz bu çukura nasıl düştük?” diye muhasebe etmek yerine; zanlarla, şizofrenik üretimlerle hâlâ şeytan yarıştırıyorlar… Çünkü her kötü tarifte kendilerine seslenildiğini sanıyorlar. Çünkü yaşadıkları hayata ayna tutuluyor. Şeytanın yarıştığı bir ortamda dürüst, ahlâklı, tuz ekmek hakkını bilen bir dost kalmayınca, kimse “Kendinize çeki düzen verin” diye uyarmıyor; onlar da doğal olarak İblis’in ödülüne talip olmak için koşturuyorlar… Çukur çok kişiyi yutmuştur. Kimi de son anda hidayete ererek çukurdan kurtulmayı başarmıştır. Ancak bazıları o kadar derine batmıştır ki, onlara “alçak” bile demek haksızlık olur. Necip Fazıl Kısakürek ne güzel söylemiş: “Bazı kişiler vardır ki, onlara alçak bile diyemem. Çünkü alçaklık bir seviyedir, onlar çukurdur, çukur.” Allah bize “Cennetlik” tadındaki insanları hayatımızda dost olarak nasip eylesin… Ve son nefesimize kadar onlarda, biz de bozulmayalım. Amin… 27 Şubat 2026 ATTIK BİR ÇİZİK DAHA! Dil, insanın kimliğinin ve karakterinin bir yansımasıdır. Dil, tanımak istediğin kişinin aynasıdır. Bir insan, pek çok yönünü diliyle ele verir. Güvenilir mi değil mi, ikiyüzlü mü değil mi, menfaatçi mi değil mi, fitne ve fesat mı yayıyor, bilgili mi değil mi, ahlaklı mı değil mi… Diline bak, anlarsın. Dil konusunda en nefret ettiğim insan tipi; yüzüne başka, arkandan başka konuşan ve davranan kişilerdir. Bu, bir kişilik bozukluğudur; bir karakter hastalığıdır. İmam Şafiî’nin şu sözü ise adeta hayatımızın bir yaşam fragmanı gibidir: “Seni sende olmayan meziyetlerle öven bir insanın, bir gün seni sende olmayan hallerle kötüleyeceğinden hiç şüphen olmasın.” Ne de çok yaşıyoruz bunları, değil mi? Çünkü defolu karakterler her ortama ayrı ayrı uyum sağlamak ister. Bu yüzden sana söylediği sözler başka bir ortamda karşılık bulmuyorsa, orada da tam tersini dile getirir. Olmayan özelliklerinle över, yine olmayan özelliklerinle kötüler. Gerçeği değil; olmayanı, yaşanmayanı pazarlar. Herhâlde dost ve arkadaş bildiklerimizin arkamızdan konuştuklarını duysak… (Ki zaman zaman çok duyuyoruz.) Âlemde dost ve arkadaş sayısı bir elin beş parmağını geçmez. Seni senden çok düşünüyormuş gibi yüzüne konuşup, senin olmadığın ortamlarda da seni olayın içine dâhil ederek hayal âleminden hikâyeler uyduranların; çoğu zaman yolunu açtıkların, iyilik yaptıkların, sıfat ve itibar kazandırdıkların olması ise hayatın trajik bir cilvesidir. Elbette böyle durumlar karşısında, diliyle kendini ele verenlere karşı güven alanını daraltacak ya da onları hayatından köklü biçimde çıkaracaksın. Hayatında var olup da kendini gizleyenlerin ise bir gün deşifre olmasını bekleyeceksin. Yine yazdık bir hayal kırıklığı eserimizi daha… Attık bir çizik daha… Sıradaki gelsin… 7 Mart 2026 BAK GÖRÜRSÜN! Hayatın bazen kendiliğinden işleyen kaideleri vardır. Karşına çıkan bir hiçlik, bir pislik ya da bir sığlık davranışı; kimi zaman gerçekleri daha geniş ve daha net biçimde görünür kılar. Bu hâl, çoğu zaman tetikleyici bir özellik taşır. Bazen senin ölçülü ve sınırlarını bilen davranışların değil; karşındakilerin sergilediği bu çıplak hiçlik, pislik ve sığlık tavırları gerçekleri bir bir ortaya döker. Çünkü onlarınki gürültülü, pervasız ve çirkef bir davranıştır; bu yüzden de daha çok dikkat çeker. Maskeler düşer, ahlaksızlık deşifre olur, kokuşmuş karakterler somutlaşır, saklanan çirkinlikler gün yüzüne çıkar. Artık gözlemcilerin, hakemlerin ve karar vericilerin bile söyleyecek sözü kalmaz. Çünkü bugüne kadar idare edilen, göz yumulan hiçbir durumun mazereti, bahanesi ve örtüsü kalmamıştır. Ancak kötülüklerin sahneden çekilmesi için bazen sadece uzatmaları beklemek gerekir. Kulun kötülükler karşısında sabır uzatmaları vardır; bir de Yaradan’ın yaratılış hesabı, ilahi adaleti… Mevlânâ ne güzel söylemiş: “Kötülükte bulundun mu kork; çünkü o bir tohumdur. Allah onu mutlaka yeşertir, bitirir ve karşına çıkarır.” Kalbinin kötülüğü yüzüne vurmuş çirkin ruhlu insanlar istedikleri kadar kötülük tohumu eksin… Vakti geldiğinde o tohumlar filizlenir, boy verir ve ektikleriyle yüzleşmekten kimse kurtulamaz, kaçamaz. Şeytanla yarışırken günü geldiğinde hesabını veren nice kötü ruh ve beden sahipleri gördük… Dün hesabını verdiler, yarın da verecekler. Ne demişler: “Terazi tartıyla, her şey vaktiyle.” Dünya menfaatleri için köpekleşen, nefsi arzuları için sırtlanlaşan hiç kimse huzur içinde yaşayamaz. Gölgeleri bile kendilerine yük olur. Çünkü her pislikte bir iz bırakmışlardır. Bu yüzden her olayda paranoyaklaşır, her gölgede kendi suçlarının hayaletini görürler. Bazen de kendi kötülük hayaletlerini başkasına kostüm olarak giydirmeye çalışarak rahatlamaya çalışırlar. Ama o kostüm her bedene uymaz… Maziye bak, hayata bak, çevrene bak… Hep bunların hazin sonunu görürsün. Terazi tarttı, vakit yaklaştı… 10 Mart 2026 ORAYA BAŞKA, BURAYA BAŞKA Herkesin çevresinde, kaderin tanıştırdığı bazı insanlar vardır. Bu tiplerin hayatı boyunca tek değer yargısı, her nefes alış verişlerinde düşündükleri kendi menfaatleridir. Kimi zaman başkalarına dost gibi görünürler, kimi zaman düşman gibi davranırlar; her şey tamamen “Ne kazanırım?” ölçüsüne bağlıdır. Onlar için sürekli bir denge arayışı vardır; hak ve hakkaniyet onlar için geçerli değildir. Önemli olan hep “Ne olur, ne olmaz?” sorusudur. Bir olayda menfaatleri varsa, suç ve suçluya bakış açıları da sürekli değişir: Aynı suçu (A) kişi işlerse linç eder, (B) kişi işlerse menfaat ve denge arayışı gereği “Ne var ki bunda?” diyebilirler. İşte bunlar, en aşağılık insan modelidir. Bu tipler, şahit oldukları en namussuz hâlleri sıradan bir olay gibi pazarlar, en sıradan olayları ise namussuzluk olarak sunarlar. Her durumda menfaat kokusunu takip eder, ihtimali canlı tutar ve her tarafı ayrı ayrı idare ederler. Oraya başka, buraya başka davranarak her olayı menfaat süzgecinden geçirirler. Hep menfaat kaybına uğrama korkusu taşırlar. Para, pul onlar için adeta ölümsüzlük iksiri gibi değer taşır. Bu kişiler için Hz. Ali’nin, “İyi ve kötü insana aynı değeri vermek doğru değildir… Bu suretle birincisini iyilikten soğutur, ikincisini kötülük yolunda cesaretlendirirsin.” sözü hiçbir anlam ifade etmez. Çünkü kötü insan da, iyi insan da onlar için her an faydalanacakları, menfaatleri için kullanacakları potansiyel figürlerdir. Bunlara İmam Gazali’nin, “Birtakım arzularının yerine gelmesi için küçülme.” sözünü de tavsiye etsek, onlar için mikroskopla görülecek menfaatler bile ölüm kalım mücadelesi gibi görünmektedir. Ne diyelim Allah küçültmesin… Menfaatleri için değer yargısını yitirenler, bulundukları yerin kokuşma ürünüdür. Çıkarları için hiçbir ahlaki ölçü tanımayanlar, toplumun çürüme unsurudur. Dünyalık menfaatler peşinde koşarken değer yargın kalmadıysa, adalet terazin hileli ise bil ki, insanlık orada ölmüştür. Ölen ne çok insan var çevremizde… Kokuyorlar… Hem de iğrenç bir şekilde… 22 Mart 2026 turkgun.com/kose-yazisi/20…
Yıldıray ÇİÇEK tweet media
Türkçe
2
81
241
3.3K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ABK dosyası ve birleşen davaların duruşması görülüyor. Bugün vatan haini Cevheri Güven, hem mahkemeyi hem bilirkişiyi hedef almış. Anlattığı olayları gerçeklikten ve dosyadaki bilgi ve belgelerden koparmış. İftiraların, yalan ve yanlışların neresini düzeltelim, tam bir bataklık olmuş. Kurgulamış yine; Fetö’nün firari yöneticisi Cevheri Güven… Hain, hainliğini yapıyor. Bugünler, geçmiş 3 yılın sürecidir. Güç savaşların, siyasi rantlaşmanın, intikam heveslerinin, emniyet, yargı, medya ayağındaki menfaat işbirliklerinin, basiretsiz ve zavallıların ihtirasları… At izi, it izine karıştı. Bunu, ayakların baş, başın ayak yapıldığı 19.10.2023’te söyledik. Er ya da geç tüm gerçek ortaya çıkacak. Birileri ya da birilerinin projesi için vatan evlatlarını kim sarı öküz gördüyse Devletimiz o öküzleri de ortaya çıkarıp gereğini yapacaktır. Esasında bugünler de sürecin sadece 1 parçasıdır. Bu süreç öyle bi süreç ki; - Suçu ortaya çıkarırken; sanık - Sanık iken; Müşteki olabilirsiniz. Bazıları oldu, bazıları da olacak. Nihayetinde, yarınlar da bu sürecin bir diğer parçası olacaktır. Soruşturmaların, soruşturması açılması dosyanın tarafları için yargılamanın adil yürütülmesine dair şüpheci durum olsa da; tüm taraflar için bir fırsattır. Er meydanıdır. Bir polisin, Soruşturmada yaptıklarını yahut yapmadıklarını; göğsünü gere gere ben yaptım. Buyrun sorunuz, hesabını veremeyeceğim bir şey olmadığını görün denilebilmesi…adalet için fırsattır. Ancak; Bu kimsenin, “benim burada ne işim var” sözünün cevabı sadece bu kişiyi aklamanın gayreti ve sloganı değil aynı zamanda gerçeğin bir çok yönünü ortaya çıkaracak ipin ucuydu. Bu konular ARTIK, buralarda konuşulacak konular değildir. Ancak; İdaredekiler(eski), Bay savcılar, polis kimlikli kişiler, yasaklı ve şaibeli bilirkişiler, suçlular, masumlar, kurumlar, hainler, ahmaklar, troller, etkileşim sevişe armutları ve kan emici sözde gazeteciler… Diğer deyişle, Maddi gerçeği ama o, ama bu sebepten; bir şekilde saptırarak devlet kurumlarını ve devlet kurumlarınlarında çalışan ve devletini aciz gösterecek eylemi olmayanların itibarını hedef haline getirenler… Devlet evlatlarının, yargılamasını provoke eden ve tepinenler… Adalet mülkün temelidir huzurunda yargılananlar üzerinden; Milli şuuru, birlik ve beraberliği hedef alan, Bir başka deyişle; suç, suçlu, suçluluk ve cezalandırma karmaşasını kaos üretmek için kullananlar… Tüm bu açık ve nice örtülü yönleri olan işbirliklerinin ortaya çıkarılması da Hukuk Devletinin varlık ve şeref konusudur. Bu görev Devletimiz adına başta; Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nin makamında ve bugün mahkeme huzurunda ki, “dava sıfatı” ne olursa olsun, herkesindir. Bugünlerin, yarınlarda yargı-emniyet-medya ve siyasette sonuçları; sonuçların da başlangıçları olacak. Hiç kimsenin layüsel olmadığı hakikatinde; Kim, kendine ne yakıştırdıysa onu giyecek. Devlet’imiz var olsun. Adaletin kılıcı keskin, adil ve doğru olsun. Bu konuları yazan gazeteciler de; T24 ve BirGün ekibi gibi sürecin tarafı ya da maşası değilse dikkat etsin. Daha çok soruşturma açılacak, nice sanıklar; müşteki olacak. Nice müştekiler, suç iddia ve isnatlarıyla muhatap olacak. Yaşananın, yaşaması gereken hakkı budur. Devletin temeli adalet olduğu için de bu yaşanacak. Emniyet Kararnamesi de şimdiden hayırlı uğurlu olsun.
Aziz Bingöl@Azizbingol24

BEN GAZETECİYİM DİYENLERE; alın size BAYRAM yazısı, Öteki dosyada; gözaltına alınanlara Emniyet girişimde sıraya dizildiler diye kıyameti koparanların ta kendilerinin işine geldiği için “yere yatırılıp başına basıldığını” boy boy manşet yapmaktan çekinmez, yüzü kızarmaz… Bu görüntüleri T24 ilk andan neden ve nasıl ulaştı derdinde olmaz, anlam yüklemez… ABK dosyası 30 klasör; içini açıp okur ve doğru gözle bakarsanız, BirGün gazetesinin rolünü görürsünüz, T24’ten yapılan haberlerin zaman akışını bilirseniz o kişilerin gazetecilik değil, birilerinin amaçlarına hizmet ettiğini okur ve anlarsınız, Bazı gerçekleri bilir, haberleri de ilk günden takip ederseniz; hangi gerçeği kararttıklarını ve hangi sütü nasıl zehirlediklerini görür ve bilirsiniz, Bazı kişi ve gazeteler; “fikri takip” yapıyorlar hissi verirler ancak olayları biraz detaylı takip ederseniz Devlet içindeki güç savaşlarında ve Devlet üzerinde çevrilmek istenen sistemli operasyonlara aparat olduklarını anlarsınız. Tarihe, nereden bakacağınızı bilmezseniz; bugün ki bir andan/haberden dolayı gözaltına alındıklarını zannedersiniz… 2.5 yıldır; üzerinde tepinilen, bu sayede onlarca mağdurun fail olarak hedefe konulup çiğnenmeye çalışıldığı, asıl muhatapların er meydanına gelmeden “çimenler” üzerinde tepiştikleri, savaşların er meydanında değil perdenin arkasında verildiği siyasi, emniyet, yargı ve medya kolları olan bir yapının gün yüzüne çıkmaya başladığı bugünler de “Aklı, fikri, vicdanı” olan kimseler boş konuşmasın. Otursun, oturduğu yerde… Tüm bu davaların Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde birleşmesi ve daha da birleşecek olması tesadüf olmadığına, Devlet aklının ve Millet vicdanının tecelli edeceği makam olmasını temenni ediyor ve bekliyorum. İnanıyor ve anlıyorum ki; Devlet, yapılmak istenilene izin vermeyecek ve dünün Ergenekon’unu, Balyoz’unu yarının Nevruz’u yapmak isteyenlere karşı bir daha yaşatmayacak. Bilinsin ki; her ne sebepten olursa olsun başlayan soruşturmaları “fırsat” olarak görüp soruşturmaları “fazlalaştıranlara” imkan ve olanak vermeyecek. Bunlara niyetlenenlere de ibreti alem için, Hukuk Devletinin varlık ve şeref konusu olduğu için TEK TEK tespit edip, shesabını soracak. Son sözüm; “Ben gazeteciyim” diyenlere, Aklınızı, başınıza alın. Akılsız başın ceremesini sadece ayaklar değil, kollar, gözler ve tüm beden hatta ruhun çeker. Ama gözaltıyla ama tutuklamayla ama hükümle… Bazı şeyleri anlatmak zordur ve tehlikelidir. ABK ve Sinan Ateş dosyaları da öyle… Hele hele tarihin bugününden dönüp bunu yapmak isterseniz daha zordur… Kendiniz için son sözüm; Yargılamak ve yargılanmak şerefli iştir. Devletin işine karışmayın. Bu davalarda “elinize” belge diyerek verilen dahi asla ve sadece bir “belge değildir” Bu konularda kim ne yazdıysa; çoğu henüz yüzleşmedi. Ama yüzleşmeye başladı ve yüzleşecek… Mesele sadece gazetecinin şahsı da değildir, ha keza yine; onun kullanılışlılığı, kullanışlı olunma özellikleri, bu özelliklerinden dolayı gazetecileri kullananları, bu sayede zehirledikleri gerçekleri ve uydurdukları sahte gerçeği… Ez cümle mesele; öz’ün hakkıdır. Hangi X’i paylaşırsanız paylaşın, öz’e kim aykırı hareket ettiyse er ya da geç onunla yüzleşecek. İster milyonluk etkileşim sevişenleriniz olsun, isterse bugünün makamı siz de olsun… Ne de olsa; Öz’e aykırı olan her şey “dünde” kalıyor. Gerçek ve hak olanlar “yarınlardır” ve yarınlar da hamdolsun ki; Devlet Ebed Müddet’tir. Bu yazımın muhatapalarından birine, daha önce de demiştim, o gün geldiğinde; Hiçbir şey bir günde olmadı ama “BirGün’de” çok şey olduğunu unutma… Unutmayanlar, her zaman çıkar. Herkes unutsa Devlet, 18 yaşındadır o unutmaz. Bayram sonrası ola, hayr’ola…

Türkçe
1
42
222
50.1K
Aziz Bingöl retweetledi
Yavuz Engin
Yavuz Engin@YavuzEnginSavci·
Vatan ve Adalet uğruna şehit düşen Mehmet Selim Kiraz başta olmak üzere; Tüm şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum. Bir ölür bin diriliriz 🇹🇷
Türkçe
40
159
1.5K
46.4K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
Şu şiar ne kadar da; onurlu insan olmanın tanımını içermektedir. Adalet, herkese “hak ettiğini geri vermektir” Bu en temel insani ve ilahi inançla; “Kötülük eden, elbette kötülük bulsun. Haksız yere kötülükle hakk’ı alınan da, adaletini bulsun” sözü bir gün mutlaka gerçekleşecek gerçek adalet tecelli edecektir. Hayırlı cumalar…
Yıldıray ÇİÇEK@Yildiraycicek9

Bu devran böyle sürmez. “Kötülük eden, elbette kötülük bulur” sözü bir gün mutlaka gerçekleşecek. Somali’yi “felaket, pis, kirli, iğrenç” diye nitelendirenlerin kendilerini tanıyamaması ise ayrı bir psikolojik vaka. turkgun.com/kose-yazisi/20…

Türkçe
0
0
11
4K
Yıldıray ÇİÇEK
Yıldıray ÇİÇEK@Yildiraycicek9·
İNSANA TEŞEKKÜR, ALLAH'A ŞÜKÜR “Biz, kendilerini ve başkalarını düzeltmek için çaba gösterenlerin emeklerini zayi etmeyeceğiz.” A‘râf Suresi, 170 Bu ayet, Yüce Allah’ın insanı nitelikli bir kul olmaya ve yaratılışın gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmeye teşvik eden çok anlamlı bir yol göstericiliğidir. Yaratıcı adeta “Emek verin, karşılığını alın.” demektedir. Emek olmadan zafer olur mu? Başarı gelir mi? Hedefe ulaşılır mı? Ödül alınır mı? Toplumun bu denli bozulmaya yüz tuttuğu; doğruluğun, dürüstlüğün, helalin, iyiliğin ve ahlakın her zamankinden daha fazla arandığı bir ortamda, bozmaya yönelten ve bozulmayı teşvik eden unsurlar karşısında insanın duruşu daha da önemli hâle gelmektedir. Kendi eksikliklerim ve yanlışlarım karşısında beni düzeltenlere yahut düzelteceklere teşekkür ederim. Başkalarını düzeltme yolunda mücadele verenlere de dualarımı sunarım. Peygamber Efendimiz ne güzel buyuruyor: “İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a da şükretmez.” “Kaliteli insanlara teşekkür, Allah’a şükür” anlayışı toplumun temel felsefesi hâline gelse, toplumun davranış ve yaşam kalitesi de aynı ölçüde artacaktır. Bir iyilik, bir vefa, bir yardım, bir sadakat karşısında insana teşekkürünü esirgeyen, Allah’a şükredebilir mi? Bir cinayet, bir kavga, bir hırsızlık, bir rüşvet, bir yolsuzluk, bir sahtekârlık, bir ahlaksızlık ya da kötü bir alışkanlık görüldüğünde “Toplum bozuluyor.” şeklinde nutuklar atılır, analizler yapılır. Ancak toplum öyle bir noktaya sürüklenmektedir ki, bu nutukları atanlar ve analizleri yapanlar bile zamanla bozulmaya ve çürümeye yatkın hâle gelebilmektedir. Aynı suç farklı kişiler tarafından işlendiğinde ise, yakınlık ve uzaklık ilişkilerine göre olayın meşrulaştırıldığı, sıradanlaştırıldığı ve hatta desteklendiği dahi görülmektedir. Tarık Buğra’nın, “Dürüstlüğün, haklılığın, doğruluğun yükünü taşımak ne kadar da zordu, ya Rabbi!” sözü ne kadar anlamlıdır… Keşke Allah herkese böyle bir yükü taşımayı nasip etse… Peki ya ahlaksızlığın, nefsî arzuların, alçaklığın, haramın, sahtekârlığın, vefasızlığın, sadakatsizliğin, ikiyüzlülüğün, fitnenin, değer istismarcılığının ve namertliğin yükünü taşıyanlara ne demeli? Bu yük, insanı aciz bırakır, perişan eder, insanlıktan uzaklaştırır. Bu yükü taşıyanlar toplumda ne kadar da çoğaldı, değil mi? Kur’an-ı Kerim’de, kötülüğün hâkim olduğu yerler “kötülük yurdu” olarak ifade edilir. Türkiye’yi böyle bir “kötülük toplumu” hâline getirmek isteyen çürüme ve bozulmanın önüne geçmek, her inançlı insanın sorumluluğu olmalıdır. Aksi hâlde görüldüğü üzere kötülük hem artmakta hem de meşrulaştırılmaktadır. Yüce Allah, kötüler ve iyiler için ne güzel bir uyarıda bulunur: “Yoksa kötülükleri işleyen kimseler, kendilerini iman edip salih ameller işleyenler gibi kılacağımızı, hayatlarını ve ölümlerini bir tutacağımızı mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!” (Câsiye Suresi, 21) Allah, teşekkürü bilen ve şükreden insanlarla karşılaştırsın… Âmin… turkgun.com/basyazi/insana…
Yıldıray ÇİÇEK tweet media
Türkçe
11
65
207
6.2K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
@MediaMuhtari Dün işbirliği yaptıkları belgeli ispatlıyken ve arşivde gün yüzüne çıkmak için bekliyorken, bugün öyle olmadıklarına inanacak aptal arıyorlar… @MediaMuhtari
Aziz Bingöl@Azizbingol24

FETÖ’nün TOHUMU ! (İlgili-alakalının ve bilgilisinin DİKKATİNE) ————————————— Ankara Cinayet Büro Amiri olan Mustafa Ensar Aykal odağındaki medya ayağının “kısa” anatomisi… Toplam 2️⃣3️⃣ başlık olup, her başlığın içeriğinde tweet/ler bulunmaktadır. İçeriğinde bulunan tweetler alıntılanmış tweet serisi olabilir. Hepsinin okuması zahmetli görünsede “ilgilisi” için kıymetli…. ————————///////————— Aykal, hiçbir zaman “anlık konum” vermediği gibi istese dahi yapamayacağı bu hain iftiranın; 1️⃣ Anlık hocalığını yapan; FETÖ MEDYA Yöneticisi; @cevheritv + @t24comtr 2️⃣ Anlık konum verdiği için tutuklandığını 5:30 saat önceden haber yaparak dizayn eden; FETÖ kanalı @KronosHaber Sürekli köpürten; @BOLDmedya @necdet_celik @mustokumus_ 3️⃣ FETÖ’nün tohumunu büyütenler; @halktvcomtr @cafermahiroglu @timursoykan @aydinsule1 @barispehlivan @ComezTurhan @gergerliogluof @YS_Turkoglu @sardan_tolga @AsumanAranca @dilekmekci @OrhanUguroglu @Bogurcu_Mustafa İsteyen cevap/itiraz hakkını kullanabilir. Ne var ki; henüz “iddia” dahi yöneltmedim. Sadece; “gerçekte ve dava dosyasında olmayan” FETÖ’nün uydurduğu ve FETÖ’nün duyurduğu “ANLIK KONUM” iftirasını; “zamana” göre yayınlarınızı sıraladım. Yarınlarda; #GazetecilikSuçDeğildir diyemezsiniz. Çünkü bu dosyada olmayan FETÖNÜN TOHUMU ! Yaptığınızın gazetecilik olduğunu söylemenin kurtarmayacağını görün. “Günün” özündeki mesele ; Bireysel miydi ? Örgütsel miydi ? Günün “sonundaki” netice; Suç mu işlediniz ? Hainlik mi yaptınız ? — “Kabul edilmeyeceğinizi bilseniz bile özür dilemelisiniz” ————————————— HAKİKATİN RAĞMEN; Yazı içeriğinde yaşananlardan dolayı “duruş” göstermesi gereken muhatapları; - @fatihportakal Ne yapacağı yönünde “zamanı” geldiğinde duruş göstermesi gereken; - @KucukkayaIsmail Bonus ve Joker ; - @ismailsaymaz ⏬️⏬️⏬️⏬️⏬️⏬️

Türkçe
0
0
8
636
Medya Muhtarı 🇹🇷
Medya Muhtarı 🇹🇷@MediaMuhtari·
🔴 Bugün CHP'li gazetecilerin, Fetö ve Fetöcü hesapların gazabına uğrayıp ağlamasına inanmıyorum. Yıllardır elinize verdikleri yalan ve iftiralar ile sözde araştırmacı gazeteci rolleri ile haberler yaptınız. Size malzeme veren, sizi kullananların bal gibide Fetöcü olduğunu biliyor dunuz. Şimdi size dokundularinda kıçı yanmış kedi gibi ağlamayın. Sizi hizaya getirip yine kullanacaklar..
Türkçe
5
18
137
3K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
@malikejder Aynı geminin farklı bölümlerinde takılıyorlar diye… aynı yolun yolcusu olduğunu unutturmaya çalışıyorlar. Arşiv kaydı olanlar için; beyhude bir çaba içinde zavallılar… @malikejder
Aziz Bingöl@Azizbingol24

FETÖ’nün TOHUMU ! (İlgili-alakalının ve bilgilisinin DİKKATİNE) ————————————— Ankara Cinayet Büro Amiri olan Mustafa Ensar Aykal odağındaki medya ayağının “kısa” anatomisi… Toplam 2️⃣3️⃣ başlık olup, her başlığın içeriğinde tweet/ler bulunmaktadır. İçeriğinde bulunan tweetler alıntılanmış tweet serisi olabilir. Hepsinin okuması zahmetli görünsede “ilgilisi” için kıymetli…. ————————///////————— Aykal, hiçbir zaman “anlık konum” vermediği gibi istese dahi yapamayacağı bu hain iftiranın; 1️⃣ Anlık hocalığını yapan; FETÖ MEDYA Yöneticisi; @cevheritv + @t24comtr 2️⃣ Anlık konum verdiği için tutuklandığını 5:30 saat önceden haber yaparak dizayn eden; FETÖ kanalı @KronosHaber Sürekli köpürten; @BOLDmedya @necdet_celik @mustokumus_ 3️⃣ FETÖ’nün tohumunu büyütenler; @halktvcomtr @cafermahiroglu @timursoykan @aydinsule1 @barispehlivan @ComezTurhan @gergerliogluof @YS_Turkoglu @sardan_tolga @AsumanAranca @dilekmekci @OrhanUguroglu @Bogurcu_Mustafa İsteyen cevap/itiraz hakkını kullanabilir. Ne var ki; henüz “iddia” dahi yöneltmedim. Sadece; “gerçekte ve dava dosyasında olmayan” FETÖ’nün uydurduğu ve FETÖ’nün duyurduğu “ANLIK KONUM” iftirasını; “zamana” göre yayınlarınızı sıraladım. Yarınlarda; #GazetecilikSuçDeğildir diyemezsiniz. Çünkü bu dosyada olmayan FETÖNÜN TOHUMU ! Yaptığınızın gazetecilik olduğunu söylemenin kurtarmayacağını görün. “Günün” özündeki mesele ; Bireysel miydi ? Örgütsel miydi ? Günün “sonundaki” netice; Suç mu işlediniz ? Hainlik mi yaptınız ? — “Kabul edilmeyeceğinizi bilseniz bile özür dilemelisiniz” ————————————— HAKİKATİN RAĞMEN; Yazı içeriğinde yaşananlardan dolayı “duruş” göstermesi gereken muhatapları; - @fatihportakal Ne yapacağı yönünde “zamanı” geldiğinde duruş göstermesi gereken; - @KucukkayaIsmail Bonus ve Joker ; - @ismailsaymaz ⏬️⏬️⏬️⏬️⏬️⏬️

Türkçe
0
0
10
738
Yıldıray ÇİÇEK
Yıldıray ÇİÇEK@Yildiraycicek9·
Peki ya ahlaksızlığın, nefsî arzuların, alçaklığın, haramın, sahtekârlığın, vefasızlığın, sadakatsizliğin, ikiyüzlülüğün, fitnenin, değer istismarcılığının ve namertliğin yükünü taşıyanlara ne demeli? Bu yük, insanı aciz bırakır, perişan eder, insanlıktan uzaklaştırır. Bu yükü taşıyanlar toplumda ne kadar da çoğaldı, değil mi?
Türkçe
12
38
144
3.8K
Yıldıray ÇİÇEK
Yıldıray ÇİÇEK@Yildiraycicek9·
Tarık Buğra’nın, “Dürüstlüğün, haklılığın, doğruluğun yükünü taşımak ne kadar da zordu, ya Rabbi!” sözü ne kadar anlamlıdır… Keşke Allah herkese böyle bir yükü taşımayı nasip etse… turkgun.com/basyazi/insana…
Türkçe
15
56
198
4.8K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
@burakbekiroglu İt, her zaman it’tir. İtle, it olanlar düşünsün.
Aziz Bingöl@Azizbingol24

İT DALAŞI “…iki veya daha fazla savaş aparatının havada yahut medyada, birbirlerine çok yakın mesafede, üstünlük sağlamak amacıyla gerçekleştirdikleri yüksek performanslı ve karmaşık manevra savaşıdır…” @barispehlivan @baristerkoglu @cevheriguven Yarın; “Ben FETÖ’ye yardım etmedim, bakın FETÖ Medya Yöneticisi ( Cevheri Güven) bizi hedef alıyor. Nasıl onlara yardım etmiş olabilirim ! savunması için bu dalaşma(ön alma) oluyorsa zekice ama nafile ! Bu yüzden olmuyorsa ve mesele salt it dalaşı misali ise; Daha dün; Beraber ekiyor, suluyor, büyütüyordunuz onun bunun tohumlarını. Şimdi başka bahçede de, onun bunun tohumlarını niye ekmiyorsunuz, niye yardım etmiyorsunuzun dalaşması yahut kavgası ise o halde de; Canınız cehenneme… Tez zamanda, Adalete ! Arsız otlar çürüyecek, Tanrı, Türk’ü koruyacak Bozkurtum. 🇹🇷 x.com/azizbingol24/s…

Türkçe
0
2
17
986
|Burak Bekiroğlu
|Burak Bekiroğlu@burakbekiroglu·
Cevheri Güven isimli kaçak müptezel FETÖ tetikçisinin yurt dışından örgüt adına çektiği algı operasyonlara mahal vermemek lazım. Pensilvanya’da gerçekleştirilen ayin sonucu çukura atılarak cehennemin dibine gönderilen Baş Haham Fetulah’ın kirli elini öpen hiç bir beyinsizin söylemine itibar edilmemelidir. Cevheri Güven’den, Emre Uslu’ya, Tuncay Opçin’den, Ekrem Dumanlı’ya firari hiç bir unsura ve yine örgütün sosyal medya aparatlarına yol vermemek, onların dümeninde rota belirlememek gerekmektedir. Unutmamak gerekir ki İt her zaman it’tir.
Türkçe
36
268
1.1K
26.4K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
@bulentgrsy @diyadinosman Barış’a ikrarı için de 👏🏼 @bulentgrsy
Aziz Bingöl@Azizbingol24

Barış Terkoğlu, ( @baristerkoglu ) Fetullah’ın çamuruyla yıkananlar… Muhalefeti içine çekmeye çalışan… İktidardaki Fetullahçı çete dağıtıldı… Muhalefetteki de dağıtılacak… Adam olan er kişi, önce kapısının önünü; oturduğu masayı temizler. Aslan, yattığı yerden belli olur sözü de bu yüzdendir. Sahi FETÖ NEYDİ ? - Olmayanı varmış gibi anlatmak, - Devlet üniformalılarını hedef almak, - Milli şuur ve güvenliği hedef almak, - Hukuka aykırı delillerle kumpas dosyalar yapmak, - Medya eliyle bunu temiz göstermek… E TABİ BİR DE; - Yöneticilerine tam bağlılık göstermek. BU HALDE; - Çeteyi dağıtacaksan; etkin pişmanlık yapacak ve önce oturduğun masadan başlayacaksınız ! FETÖ’cü Cevheri Güven, Bold Medya ve Kronos’un iftirasından başka dayanağı olmayan; “anlık konum verildi” iftirasını dillendirmenizin, dillenen masada oturup üstüne SEGBİS kayıtlarını yayınlayarak tuz biber ektiğin, suladığın, gübresini vererek ekilen tohumu büyüttüğün, yeri geldi muhalefetçe o ağacın altında gölgelendiğiniz ve ferahlandığınız ağacın meyvesini yemek hoşuna gitmedi mi ? Özür dileyeceksiniz. Herkesin huzurunda. Aksi halde sloganlarınızın hükmü; adaletin kılıcına kalkan olmasını bekleyecek kadar saf olma Barış… Günler geçer, Olması gereken olur. Kendini kandırma. Kabul edilmeyeceğini bilseniz dahi özür dileyin… x.com/azizbingol24/s…

Türkçe
0
1
11
580
Bülent Gürsoy
Bülent Gürsoy@bulentgrsy·
Biz söyleyince anlamıyorsunuz İmamoğlu ve değişimci grubu en çok destekleyen hesaplar FETÖ bağlantılı Kılıçdaroğlunu ve bizleri 24 saat linç edenler.. Barış Terkoğlu deşifre etti.. Buyrun: 'Etkili Haber' isimli muhalif görünümlü sayfayı Kanada’da Fethullahçılarla iş tutan bir avukat yönetiyor. Mesela 'Sebastian Trudeau' ismini kullanan muhalif görünümlü trolün mesajı aynı telefondan atılıyor. Aynı kaynak yüzlerce CHP’li görünümlü sosyal medya hesabıyla sosyal medyada muhalifleri trollüyor. Türkiye’deki ilişkilerine şimdilik girmiyorum! ◇ İşte bu cümleler Barış Terkoğlu'nun. Üzerimizden büyük yük aldı. Teşekkürler Barış Terkoğlu. Gerçekler mutlaka ortaya çıkar. Şimdi sıra Türkiye’deki ilişkilerinde. CHP içinde, İmamoğlu ekübinde kimler bunlarla iş tutuyor. Bu da çıkacak ortaya. Gençliğimiz varr Enerjimiz varr Sabrımız çokk @herkesicinCHP @baristerkoglu
Bülent Gürsoy tweet media
Türkçe
36
85
338
19.3K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
Yarın birileri yırtınmadan önce; Barış Terkoğlu’nun itiraf ettiği dün ki stratejilerini okusun… Ya da vakit kaybetmesin şöyle diyor Terkoğlu, @baristerkoglu “Lahanayı yerken kıtır kıtır, sapına gelince meeeee” 🦉…🐏🐑🐑🐑🐑🐑🐑🐑🐑… 🐺
Aziz Bingöl tweet media
Aziz Bingöl@Azizbingol24

FETÖ’nün TOHUMU ! (İlgili-alakalının ve bilgilisinin DİKKATİNE) ————————————— Ankara Cinayet Büro Amiri olan Mustafa Ensar Aykal odağındaki medya ayağının “kısa” anatomisi… Toplam 2️⃣3️⃣ başlık olup, her başlığın içeriğinde tweet/ler bulunmaktadır. İçeriğinde bulunan tweetler alıntılanmış tweet serisi olabilir. Hepsinin okuması zahmetli görünsede “ilgilisi” için kıymetli…. ————————///////————— Aykal, hiçbir zaman “anlık konum” vermediği gibi istese dahi yapamayacağı bu hain iftiranın; 1️⃣ Anlık hocalığını yapan; FETÖ MEDYA Yöneticisi; @cevheritv + @t24comtr 2️⃣ Anlık konum verdiği için tutuklandığını 5:30 saat önceden haber yaparak dizayn eden; FETÖ kanalı @KronosHaber Sürekli köpürten; @BOLDmedya @necdet_celik @mustokumus_ 3️⃣ FETÖ’nün tohumunu büyütenler; @halktvcomtr @cafermahiroglu @timursoykan @aydinsule1 @barispehlivan @ComezTurhan @gergerliogluof @YS_Turkoglu @sardan_tolga @AsumanAranca @dilekmekci @OrhanUguroglu @Bogurcu_Mustafa İsteyen cevap/itiraz hakkını kullanabilir. Ne var ki; henüz “iddia” dahi yöneltmedim. Sadece; “gerçekte ve dava dosyasında olmayan” FETÖ’nün uydurduğu ve FETÖ’nün duyurduğu “ANLIK KONUM” iftirasını; “zamana” göre yayınlarınızı sıraladım. Yarınlarda; #GazetecilikSuçDeğildir diyemezsiniz. Çünkü bu dosyada olmayan FETÖNÜN TOHUMU ! Yaptığınızın gazetecilik olduğunu söylemenin kurtarmayacağını görün. “Günün” özündeki mesele ; Bireysel miydi ? Örgütsel miydi ? Günün “sonundaki” netice; Suç mu işlediniz ? Hainlik mi yaptınız ? — “Kabul edilmeyeceğinizi bilseniz bile özür dilemelisiniz” ————————————— HAKİKATİN RAĞMEN; Yazı içeriğinde yaşananlardan dolayı “duruş” göstermesi gereken muhatapları; - @fatihportakal Ne yapacağı yönünde “zamanı” geldiğinde duruş göstermesi gereken; - @KucukkayaIsmail Bonus ve Joker ; - @ismailsaymaz ⏬️⏬️⏬️⏬️⏬️⏬️

Türkçe
0
9
27
5.6K
Aziz Bingöl
Aziz Bingöl@Azizbingol24·
@Newsdiary0 Barış, @baristerkoglu Bu yazıya cevap veremez. Ama aklındaki soru şu ; Bu çıkışla “yüzleşme” olmadığı belli ama belki geçmişin yükünden kurtulabilir miyim… Cevap; HAYIR. Olacak olan, olacak. !
Türkçe
1
0
8
333