Banu Kurtboğan
1.6K posts


@sevincozarslan8 Biz deme o zaman çünkü o cemaat üyelerinin kahkalarla guldugune şahit olduk o zamanlar
Türkçe

@BanuKurtbogan Hiç de susmadım, önyargılarınızdan bıktık, işinize bakın.
Türkçe

Bugün CHP’ye yapılanların aynısını 10 yıl önce biz de yaşadık. Üzerimize biber gazı sıkıldı, kapılarımız kırıldı. O gün ses çıkarmayanlar, sıranın kendilerine gelmeyeceğini sandı.
#CHPÖzgürÖzel CHP Genel Merkezi Bugün CHP #CHPteslimAlınamaz #ChpBaşkanıÖzeldir Yanınızdayız
Türkçe

@libertiniman @samiltayyar27 Vakti zamanında anayasada olduğu halde ilk parti olduğundan kaos çıkar diye AKP kapatilmadi. Tek bir seçimi kaybettiği için bombalar patlatıldı. Kanlı mi olacak kansız mi diye tehdit de edildik. Ama canlarım hiç bir şey yapmamışlar.
Türkçe

Bırakın genel başkan değişikliğini Refah Partisi kapatıldı, Merhum Erbakan ‘direneceğiz’ diyerek kendini odaya kapatmadı.
Fazilet Partisi kapatıldı, Recai Kutan da partinin kapısını kilitleyip ‘içeri kimse giremez’ demedi.
İçlerine sinmedi ama karara uydular.
Bugün.
CHP’de eşyaları kapı önüne yığarak barikat oluşturanlar, polisin kapıya dayanmak zorunda kalmasından utanmadılar mı?


Türkçe

@SalihSeriyye02 28 Şubat'ta tanklara sevinenlerle bu olaylara sevinenler aynı cenahtandir. Ve bu vatana zerre sevgileri yoktur.
Türkçe

@abdullahnaci Tamam ya taşlar yerine oturdu. Yıllardır demek ki bu yüzden siyasal İslamcı ve dindar olmayanlar hapse atılıp, kadınlar da öldürülüyor.
Türkçe

@chohihankyul @Metin_GENC_1661 Diğer çalışanların hakları var zaten. Bizim de var. Ama vermemek için işi yokuşa süren çok. Bundan bahsediyoruz. Diğer memurlar sadece izin kullanıyorum diyip çıkıp giderken neden biz derdimizi kaymakama kadar anlatmak zorundayız? Sorun empati yapmamak yine.
Türkçe

@Metin_GENC_1661 Ya topluca hezeyan falan mı geçiriyorsunuz ülke tımarhane oldu iyice .Bu haklar her çalışanın olmalı zaten , ama siz bu haklarımız yok o yüzden rapor almak istiyorsunuz diyorsunuz.Tüm çalışanlara rapor yazsın o zaman doktorlar
Türkçe

ÖĞRETMEN RAPOR ALIYOR DİYE SUÇLU MU?
Son günlerde öğretmenlerin aldığı sağlık raporları üzerinden yapılan tartışmaları hayretle izliyoruz. Sanki öğretmenler keyfinden rapor alıyormuş, sanki rapor alan herkes görevinden kaçıyormuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.
Oysa kimse işin gerçeğini konuşmuyor.
Bir öğretmenin;
🔹 Çocuğu hastalandığında yanında kalması gerektiğinde,
🔹 Annesi veya babası ameliyat olacağında refakat etmesi gerektiğinde,
🔹 Trafik kazası, mahkeme, resmi işlem gibi zorunlu durumlarla karşılaştığında,
🔹 Çocuğunun en önemli gününde yanında bulunmak istediğinde,
🔹 Hayatın olağan akışı içerisinde ortaya çıkan acil ve zorunlu işlerini çözmesi gerektiğinde,
kullanabileceği esnek bir izin mekanizması yok denecek kadar sınırlıdır.
Bugün birçok çalışan çeşitli mazeretlerini izin alarak çözebilirken, öğretmen çoğu zaman bürokratik engeller nedeniyle aynı hakkı kullanamamaktadır.
Kaymakamlık onayları, uzun prosedürler ve idari süreçler nedeniyle insanlar bazen tek çıkış yolu olarak rapora yönelmektedir.
Burada sorulması gereken soru şudur:
Öğretmen neden rapor alıyor?
Yoksa asıl sorun, öğretmeni rapor almaya mecbur bırakan izin sisteminde mi?
Kimse öğretmenin itibarını birkaç kötü örnek üzerinden tartışmaya açamaz. Bir meslek grubunu topyekûn suçlamak kolaycılıktır. Eğer ortada bir sorun varsa, bunun çözümü öğretmeni hedef göstermek değil; insan odaklı, adil ve uygulanabilir bir mazeret izin sistemi oluşturmaktır.
Öğretmen de insandır.
Onun da çocuğu hastalanır.
Onun da anne babası ameliyat olur.
Onun da çözmesi gereken ailevi ve sosyal sorumlulukları vardır.
Eğitimin yükünü omuzlayan öğretmenlere şüpheyle değil, anlayışla yaklaşmak gerekir.
Çünkü güçlü eğitim sistemi, öğretmenine güvenen devletlerle kurulur; öğretmenini sürekli zan altında bırakan anlayışlarla değil.
@tcmeb @Yusuf__Tekin
@ogretmenlersyfs @ozdehaklar @ogretmensitemiz @MevzuOgretmen20 @TRogretmen @ogretmenailesi1 @mebpersonel @mebpgm @mebhaberr

Türkçe

@MerNutty @Yemre1734 @HunterCrypto22 Bana yıllarca ODTÜ mezunusun da ne oldu aynı yerdeyiz diyenlere verdiğim cevap: Siz zorunluluklarınızı ben ise tercihimi yaşıyorum. 😊
Türkçe

@Yemre1734 @HunterCrypto22 Bence sizden daha akıllı olduğu ortada. 3 ay tatili var diye ağlıyorsunuz ancak ama sizden daha yüksek puanla hayallerinizi yaşıyor. Ayrıca siz nesiniz kamu işçisi mi ? Doktor da memur değil mi?
Türkçe

Tıp üniversite sıralamaları öğretmenliğin min 10 katı. Bu sıralamayı kimse abece öğretmek için heba etmez. Onu sizin gibi 250 bin sıralama yapanlar da yapabiliyor:) Biz daha fazla analitik zeka risk ve sorumluluk gerektiren işleri üstleniyoruz 2 kat maaşa 5 kat fazla çalışıyoruz.
Hunter@HunterCrypto22
@Yemre1734 @seydaoglu13 Eee yilin 6 ayi da bos maas farki 2 kat ise gec ogretmen ol iste :)
Türkçe

@porselenkahve Allah gönlünüze göre versin. Eşim iki yıllık üni. mezunu ben dört yıllık mezunum. 10 yıldır yeri geldi ben çok kazandım, yeri geldi o. Ama biz birbirimize dengiz. Bu böyle sayılarla, rakamlarla, kriterlerle anlaşılan bir şey değil. Doktorası olan kişi bana denk değildi mesela.
Türkçe

Yurt dısında gezideyken yanımdaki arkadaşmla namaz çıkısı sohbet ederken, turdan teyzenin biri gelip ne güzel kızlarsınız neden yalnızsınız diye sormuştu. "Dengi nasip olmadı demiştim" var olanları değerlendirin kızım cumalara gitsin yeter dediği an teyzeyi susturdum. ++
zeynovski🇹🇷🇵🇹@pocinepsentarci
birinin artık bunları dile getirmesi gerekiyordu ya
Türkçe

@metinsolmaz @guvencdagustun İsitirken bir kaşık tuz koyuyorsunuz. Tuzu peçete ile yüzeye yayiyorsunuz. Daha sonra bu tuzu döküp yağ döküyorsunuz ve yine peçete ile her yere yayiyorsunuz. Yumurta yapismiyor. Hangi yüzey olursa olsun.
Türkçe

@guvencdagustun yapışıyor karrdeşim. çok kızdırsan da yumurta yapışıyor işte.
Türkçe

@sakincegeldim @anneyelegi Kaç yıl geçse de atlatilamiyor o zamanlar. Benim de kızım kolikti. İlk günden 4 aya kadar sürdü. Beyseki yanımda annem vardı. Çocuk bende uyumuyordu. Annem ya da eşim uyutuyordu. Ben de ancak dinleniyordum.
Türkçe

@anneyelegi Evet ya ay nasıl bozulmuştum😬😬 lohusalığın da doruklarındayım. Kayınvalidem yüzünden annem de kalamıyor. İnadımdan yalnızım. Eşimin de ortağının o dönem biti kanlanmış dolandırmaya başlamış adam işin başından ayrılamıyor. Felaket günlerdi
Türkçe

Oğlan 20 günlük kolik, yalnızız sürekli ağlıyor ya da memede. Ruh gibiyim, komşu çağırdı çaya gittim. Neyse agah yine ağlıyor falan nasıl kafam şişti dedim ben eve geçeyim. Tutuşturuverdiler elime bebeği de e o zaman niye gideyim yani. Çayım gelir en azından diyip geri oturdum.
Meرyem ☁️@meryemolog
ilk annelik şokunuz
Türkçe

@OgretmenBob Allah akıl fikir versin. 1 saat seminerle verilecek egitimi ders diye koymuşlar. Sırf yeni öğretmen atamamak için yapılmış düzmece bir sistem. Yazık şu genç meslektaşlarıma 😔
Türkçe

@aykiricomtr Vakti zamanında bizim ulkemizde de oluyordu. Direkt gidip MV. İle görüşmüş birisi olarak yazıyorum. Babam da Afyon MV ile görüşmüştü. Hatta başbakan ile yüzyüze gelebiliyorduk. Vay be ne günlerden geçmişiz.
Türkçe

Kanada’da ilk aylarda çalışma izni olmadığı için sorunlar yaşadığını söyleyen vatandaş:
“Kız arkadaşım ‘Neden milletvekili ile görüşmüyorsun?’ dedi. ‘Nasıl yani, gidip görüşebiliyor muyuz?’ dedim. ‘Evet, halkın sorunlarını çözmek için varlar’ dedi ve telefonu kapattı, geri aradı. ‘Randevu aldım, öğleden sonra git görüş’ dedi.
Görüştük. 1-5 gün içinde dönüş yapacağız dediler. 2 gün sonra e-mail geldi, çalışma izniniz onaylanmıştır diye. İnanılmaz bir olay…”
(Vahap Cay)
Türkçe

@Mrharypotter @fisiltihaberr Ben koltuğun altındaki İncil'den anladım.
Türkçe

@fisiltihaberr Yapay zeka videosu. Polisin yürüyüşüne bakarsanız anlayabilirsiniz
Türkçe

@Ukba4916 @ogretmensitemiz Toplumun yapısı değişti. TV, internet, ekonomik zorluklar gibi faktörler bunu belirledi. Uzun zamandır MEB'den öğretmenden bir şey öğrenen yok. O yüzden bunu temizleme sorumluluğu da öğretmene ya da mebe yüklenemez.
Türkçe

@ogretmensitemiz Dostum sadece boş konuşmuşsun bu toplumu da yetiştiren ogretmen-meb. Sadece ağlamışsın sus !!!ve düşün neden böyle. Ya öğretmen anlatamadı ya da müfredat kötü. Bence müfredat sıfır. Dini ve milli değerler verilmeden nesil madde icinde mallaşır. Hedoist bir toplum iflah olmaz.
Türkçe

Sessiz Olmayan Sınıflar, Duyulmayan Öğretmenler
Bugün okullarda bir yorgunluk dolaşıyor.
Bu yorgunluk ders anlatmaktan değil;
derse hiç niyeti olmayan kalabalıkların içinde ayakta kalmaya çalışmaktan doğuyor.
Okula sadece devamsızlık yazılmasın diye gelen öğrenciler var.
Ne defterle bağları var ne dersle.
Zaman dolduruyorlar.
Ama o zamanı doldururken sınıfın havasını, öğretmenin sabrını, öğrenmek isteyen birkaç çocuğun hakkını tüketiyorlar.
En yorucu olan şey bilgi eksikliği değil.
Saygının eksikliği.
Sorumluluğun eksikliği.
Sınırın hiç tanınmamış olması.
Ses çok.
Ama bu ses, merakın sesi değil.
Öğrenme isteğinin sesi hiç değil.
Bu; dağınık hayatların, tutulmamış sözlerin, konmamış sınırların sınıfa taşan uğultusu.
Öğretmen anlatıyor.
Uyarıyor.
Bekliyor.
Susuyor.
Ama karşılık yok.
Çünkü artık mesele “anlatmak” değil.
İstemeyen bir zihne, ders girmiyor.
Bu noktada öğretmen kendini sorguluyor:
“Ben mi eksik kaldım?”
“Daha ne yapmalıyım?”
Oysa gerçek şu:
Ailenin veremediğini okul,
okulun veremediğini öğretmen tek başına veremez.
Bu çocuklar kötü oldukları için değil;
sahipsiz büyüdükleri için bu hâldeler.
Ama bedelini sınıfta öğretmen ödüyor.
Bugün öğretmenden beklenen şey öğretmekten çıktı.
Düzen sağlasın, terbiye versin, psikolog olsun, anne-baba olsun…
Ama yetkisi olmasın.
Sınır koymasın.
Sesini yükseltmesin.
Olmaz.
Çünkü nezaket, zorbalığın üzerini örtmekle öğretilmez.
Saygı, sınır olmadan gelişmez.
Ve kaos ortamında eğitim olmaz.
Bu yüzden bazı sınıflarda öğretmenin hedefi değişiyor.
Artık herkesi kazanmak değil;
çizgiyi korumak.
Dersi dinlemek isteyen üç öğrenci varsa,
öğretmen o üç öğrenci için ayakta duruyor.
Diğerleriyle tartışmıyor, ikna etmeye çalışmıyor.
Çünkü ikna, niyet olana yapılır.
Bugün öğretmenlerin yaşadığı şey tükenmişlik değil sadece;
sinir sistemi yorgunluğu.
Sürekli sese maruz kalmanın, sürekli bastırılan öfkenin,
karşılıksız emeğin birikimi.
Ve yine de öğretmen,
her şeye rağmen sınıfa giriyor.
Ses yükseltmeden, bağırmadan,
ama geri de çekilmeden.
Çünkü biliyor:
Bir sınıf susmasa da,
bir öğretmen çizgisini terk etmezse
bir gün biri o çizgiye tutunur.
Ve bazen öğretmenlik;
ders anlatmak değil,
daha fazla zarar görmeden ayakta kalabilmektir.
Yakup Güneş
Türkçe

@srtcgr @yekvucutcom Ben Afyonlu'yum. Dinar yerle bir oldu. Yeniden kuruldu sıfırdan yapıldı, duydunuz mu? Hayır. Kim yaptı biliyor musunuz? Hayır. Batıkent sıfırdan yapıldı kim yaptı biliyor musunuz? Hayır. Bu görgüsüzlük İ. Melih Gökçek ve AKP ile başladı. İşte bunu biliyorum.
Türkçe

@yekvucutcom Lan ucube biz hep odüyorduk
Lan cizgi film karakteri biz hep vergi veriyorduk
Istanbullu izmirli ankarali bodrumlu antalyali hala oduyor
Farki şu bu adamlar odenen ile yaptilar
Digerleri odeneni baklava kutularini ofislerde bavullari otel lobilerinde ceplerine koydular
Türkçe

@ntahabercom Annem daha kolayını yapardı. Geceden makineye koyar ön yıkama modunu açar. Suyu deterjanı alınca kapatır. Gece boyu makinede bekletir. Sonra yıkar. Sonuç bembeyaz çamaşırlar.
Türkçe

@miyavdesenn Evliliğimizin ilk aylarında eşim mutlaka sabah bir bardak meyve suyu içerdi. Sonra tamamen bıraktı. Düzenli yemek yediği için zamanla ona ihtiyaç duymamaya başladı. Çocuklar için bile almıyoruz artık. İnsanlar önce bekarlık alışkanlıklarına devam ediyor. Sonradan alışıyor.
Türkçe

@ogretmensitemiz Okul kültürünün bu şekilde oluşturulması imkansız. Bu kültür on yıllar boyunca oluşturulur. 4 yıldır aynı okuldayım ama daha yeni yeni bir şeyler oturuyor. Çünkü gelen gitmiş, okulda ne bir gelenek kalmış ne de kültür. Ne öğretmenler uzun uzadıya iş yapmak istiyor.
Türkçe

MEB için rotasyon kesinlikle getirilmeli.
Bir öğretmen 10-15 yıl aynı okulda çalışmamalı.
Maksimum 4 yılda bir okulu değişmeli ve 8 yılda bir de bulunduğu il değişmeli.
Öyle öğretmenler var ki hem esnaf hem de öğretmen.
Emekli de olmuyorlar. Böyle saçmalık olur mu?
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Türkçe

@cuneytiltus Ziya Selçuk'un planladığı gibi hiç olamadı ki ara tatil maalesef. Kültürel sportif faaliyetler olacaktı. Hiç okula gidilmeyecek değildi. Yapamadılar, şimdi kaldıralım olsun diyorlar. Daha öğretmen eğitimlerini bile yapamayan bir bakanlık.
Türkçe

📌Düşünün; bir bakan, ara tatilin getirilme amacını ve arka planındaki pedagojik gerekçeleri unutup, sadece "çalışan ailelerin talepleri" diyerek tatili kaldırmaktan bahsediyor.
📌Okulu pedagojiden koparıp bakıcılığa indirgemek... Eğitim kökenli olmayan bir bakış açısından da ancak bu beklenirdi.
#AraTatil #Eğitim
Türkçe








