
Av. Arb. Ahmet Bucan
2.8K posts

Av. Arb. Ahmet Bucan
@BucanAhmet
İnsan, Eş ve Baba, Hukukun Üstünlüğü'ne inanan bir hukukçu, ATATÜRK'ün çizdiği yolda yürüyen bir birey ve tabiki Fenerbahçe aşığı...


Genel Başkan olarak girdiğiniz bu eve kayyum olarak giremezsiniz - Medyascope medyascope.tv/2026/05/31/gen… @metekaan_kaynar



Haraketlere bak. Hadi bunlar rezil. Ya bunların ardından gidenler? Hiç mi kendinize saygınız yok? Bir de görevini yapan memura saldırmışlar Anıtkabir’de. Oğlum hani Atanıza saygı? Düzenbazlar.




Dün Ankara’da, tam aynı saatlerde iki büyük CHP toplantısı yapıldı. Bunlardan birisi CHP Genel Merkezi önünde Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı toplantıydı. Diğeri de Sayın Özgür Özel’in sadece 5 km uzaklıkta Güven Park önünde yaptığı toplantıydı. Her iki toplantı da, kendi taraftarlarını tatmin eden olgunluk ve sayıda toplantılar oldu. Bu durum hem partili insanlar, hem tarafsız gözlemcilerde, “acaba ne oluyor, bu yolun sonunda parti bölünüyor mu” endişesinin yayıldığını hissettim. Eğer böyle bir endişe varsa, ki ben de bu endişeyi hissedenlerden birisiyim; bölünme günü ve saatine kadar, bıkmadan usanmadan, bölünmemek için uğraşılması gerektiğine inanıyorum. Bu aşamada bu görev en cok Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ndadır. Madem ki hukuken genel baskan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur; o zaman partinin bölünmemesi gayreti, çabası da birinci derecede Kemal Kılıçdaroğlu’ndan gelmelidir. Elbette Sayın Özgür Özel ve arkadasları da bu istikamette bir gayret ve çaba içinde olmalıdırlar. Parti bölünmeleri, çeşitli zamanlar ve şartlarda gördüğümüz bir durumdur. Ben şahsen, bugüne kadar yaşanılan parti bölünmelerinin hiçbirisin iyi bir sonuç verdiğine şahit olmadım. Ne bölünen ana parti bakından, ne de bölen parti bakımından. Cumhuriyet siyasi tarihimizin en büyük ve en etkili parti bölünmesi 1970 yılında Adalet Partisi’nden ayrılarak Demokratik Parti’nin kurulmasi ve Adalet Partisi’nin bölünmesi olayıdır. O tarihte Adalet Partisi’nin oyu yüzde 50’lerdeydi ve tek basina iktidardı. Bölünmeden sonra Adalet Partisi tek bir kere bile yüzde 50 oyun yarısını bile bulamamıştır. Adalet Partisinin en güçlü isimleri Sadettin Bilgiç, Ferruh Bozbeyli Mehmet Turgut gibi isimler ve 50 civarinda parlamenter eski Cumhurbaskanımız rahmetli Celal Bayar’ın da tam desteğiyle Demokratik Partiyi kurdular. Girdikleri ilk genel secimde (1973) ancak yüzde 13 oy alabildiler. Hatirlatmak isterim ki, bu % 13 oy, % 50 lik bir pastadan bir dilimdir. Yani bölünen partinin ancak dörtte biri kadar olmuştur. Adalet Partisi Genel Baskanı ve Basbakan Süleyman Demirel, bölünmeden 7 sene sonra tüm Demokratik Partilileri Adalet Partisi’nde tekrar toplamis olmasina ragmen, Adalet Partisi ve sonraki devamı mahiyetinde olan partiler bir daha ve asla Adalet Partisi oylarının yarısını bile alamamış ve bir daha siyaseten gün yüzü görmemistir. Ta ki, aradan tam 20 sene geçtikten sonra, 1991 secimlerinde DYP olarak ancak % 27 oy alabilmistir. Elbette tek başına iktidar olamamış ve Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) ile bir Koalisyon Hükümeti ancak kurabilmistir. Bölünme döneminin Adalet Partisi Genel Başkanı Sayın Süleyman Demirel siyasi hayatının son donemlerinde şu çok önemli itirafta bulunmustur: “İnişli çıkışlı 40 yıllık siyasi hayatımda yaptığım en büyük hata Demokratik Parti’nin kurulmasını engellememem olmuştur. “Ne yapıp yapıp bu bölünmeyi engellemeliydim. “Gerekli çabayı göstermis olsam engellerdim de.” demiştir. Buradan günümüze gelelim. CHP hicbir şekilde bölünmemelidir. Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu elden gelen her çabayı göstermeli ve muhtemel bir bölünmeye ortam ve meydan bırakmamalıdır. Her durumda ayrılmalar ve bölünmeler kolaydır. Zor olan, ama hem memlekete hem de tüm taraflara yararlı ve faydalı olan tek durum “bir ve beraber olmaktır.” Bu istikamette gösterilecek olan her gayret ve çaba bugünün en saygıdeğer davranışı olacaktır. #CHP


























Sinan Oğan'ın Ümit Özdağ sözleri yeniden gündem oldu: "Ümit Özdağ, Cumhur ittifakı bana bakanlık verirse desteklerim dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşme talep etti. Erdoğan, Numan Kurtulmuş'u gönderdi. Bakanlık vermedi.


Kemal Kılıçdaroğlu medyanın tek taraflı yayın yaptığından yakınmış. Biz de kendisini Onlar TV’de Şule Aydın’ın hazırlayıp sunduğu “Tatava Yok” programına davet ettik ancak olumsuz yanıt aldık. Basın danışmanına ulaşmak zaten mümkün değil. Zira basın bülteni gibi TGRT kullanılıyor. Yanındaki milletvekillerinden de biri dışında dönüş yapan olmadı. Sonra da “taraflı yayın yapılıyor” eleştirisi geliyor.





