Cesur Boylug

37.8K posts

Cesur Boylug

Cesur Boylug

@CBoylug

ÖNCE INSAN GERİSİ TEFERRUAT!!!

Katılım Şubat 2016
3.4K Takip Edilen2.7K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
#ÇokŞeyİstemiyorum AYM Başkanı Arslan Hukuk devletinin gereğinin yerine getirilmesini istiyorum. @AYMBASKANLIGI KHKdaMagdurlar VarAYM
Türkçe
6
40
136
0
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
@FatmaSahin İki gündür Strasbourg’daydım... 46 ülkeden 600 temsilci ile temas (!) 48*60. : 2.880 Dakika 2.880:600. : 4.8 dakika 48 saatte hiç uyumadan ve ihtiyaç gidermeden, her bir temsilciye 4.8 dakika ayırmanız takdire şayan (!)
Türkçe
2
0
5
179
Fatma Şahin
Fatma Şahin@FatmaSahin·
İki gündür Strasbourg’daydım. Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde, 46 ülkeden 600’ü aşkın temsilciyle yoğun temaslar gerçekleştirdik. Bu yıl gördüğümüz tablo çok farklıydı; Türkiye’ye dair algı değişmiş. Hem de güçlü bir şekilde. Ülkemize duyulan hayranlık artık örtülü değil, doğrudan ifade ediliyor. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın küresel liderliği ve kriz yönetimindeki rolü, önceki yıllara kıyasla çok daha belirgin bir şekilde öne çıkıyor. Etrafı savaşlarla çevrili, büyük bir depremi henüz yaşamış bir ülke ama buna rağmen istikrarını koruyan, bölgesel etkisini artıran, küresel denge siyasetinde söz sahibi olan bir Türkiye… İşte bu tablo, hem hayranlık hem de açık bir şaşkınlıkla karşılanıyor. Türkiye’nin bu kadar ağır şartlara rağmen kaosun dışında kalabilmesi, kendi rotasını çizmesi ve güçlü duruşunu sürdürebilmesi, birçok temsilci tarafından özellikle vurgulandı. Avrupa cephesinde ise durum tersine dönmüş durumda: Belirgin bir liderlik eksikliği ve yön arayışı açıkça konuşuluyor. Tam bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu liderlik, doğrudan örnek gösteriliyor. Türkiye’nin gücünü ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinin kıymetini biz her zaman bildik ama küresel bir zirvede, uluslararası aktörlerden bu denli güçlü bir şekilde ilk kez işittik. Allah Sayın Cumhurbaşkanımızı başımızdan eksik etmesin.
Fatma Şahin tweet media
Türkçe
57
162
1.1K
46.1K
Nurhan Çetinkaya
Nurhan Çetinkaya@nurhancetinkaya·
Paskalya başlar… 🐔🐓🫶🏼🌸❤️
Nurhan Çetinkaya tweet media
Türkçe
16
1
71
1.7K
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
Aydın Köşk Belediye Başkanı’nın bir kadınla ilişkisi hakkındaki çıkan haberlere yetkili mahkeme alelacele yayın yasagi koymuş. Aslında bu karar Türk yargı sisteminin ne hale düştüğünün bir fotoğrafı oldu. Çetelerle MücadeleYılı ABD'nin 48 #doğalgaz Elektriğe 25 ZAM Olumlu
Cesur Boylug tweet media
Türkçe
0
2
7
1.6K
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
Enflasyon hedefi başka bir bahara‼️ Pırlanta ve Elmasta yüzde 20 ÖTV alınmamasını talep eden AKP! Doğalgaza ve Elektriğe yüzde 25 ZAM yaptı. Açın doğalgazı diye bağıran trol nerede acaba?
Türkçe
0
0
0
133
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
Enerji fiyatları UÇUŞA GEÇTİ‼️ • Doğalgaza : % 25 • Elektrik. : % 25 • Motorin. : 7.65 TL
Cesur Boylug tweet media
Türkçe
0
0
3
65
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
Güvenli liman Türkiye Şaka şaka Öngörülemeyen Türkiye Dünya hukuk endeksinde 118.sirada Unutmadan ‼️ Elektrik ve doğalgaza %25 zam geldi. Ekonomi artık yönetilemiyor... İyi uykular Türkiye'm ‼️
Cesur Boylug tweet media
Türkçe
0
0
0
40
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
Güvenli liman Türkiye Şaka şaka Ekonomik kriz içindeki bir Türkiye Doğalgazda haneye 25% ve sanayiye 18.6% Elektrik Haneye 25%, sanayi 5.8% ve tarım 24.8% zam geldi İnsanlar artık sürünüyor... #KültürünYüzyılı
Cesur Boylug tweet media
Türkçe
0
0
0
52
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
Bir ülke düşünün ki ‼️ Cumhuriyet Savcısı da olsanız, trafikte önünüz kesilip tehditlere maruz kalabiliyorsunuz. @Mardin_Valiligi ve @TC_icisleri mevcut yasalar avukata da uygulanacak mı? x.com/i/status/20397… Black Hawk Mert Hakan Yandaş Bakan Murat Kurum 25 Nisan'da
Türkçe
0
0
0
194
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
Bir ülke düşünün ki ‼️ BEDELLİ ASKERLİKTEN elde edilen gelirin yüzde 80 ni garanti ödemeli yollara, köprülere ve şehir hastanelerine aktarılacakmış. Hâlbuki gelirin tamamı savunma sanayine (% 20) aktarılacaktı.
Türkçe
0
0
0
18
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
@gergerliogluof Bir zamanlar Esad cezaevlerini eleştirenlerin hazin uygulaması...Kurumları liyakatsiz insanlarla doldurdular...
Türkçe
0
0
1
63
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
@etkiIihaberyeni Türkiye'de son 10 yıl içinde yargı mensuplarının (hakim ve savcıların) karıştığı öne çıkan skandallar rüşvet, görevi kötüye kullanma, uyuşturucu ticareti, çeteleşme iddiaları, usulsüz tahliyeler... Liyakatin ne kadar önemli olduğu açıkça görülmektedir.
Türkçe
0
1
6
2.3K
Etkili Haber Yeni Sayfa
Etkili Haber Yeni Sayfa@etkiIihaberyeni·
Hakim Aslı Kahraman'ı odasında vuran Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan'ın savunması: -Ben hatalarımın bedelini ödemeye hazırım. Geldiğimiz noktada bana bunun fazlası ödetilmeye çalışılıyor. Bunun nedeni de Cumhuriyet Savcısı olmam. -Hakime hanımla duruşmalara çıkmaya başlayınca aramızda duygusal bir yakınlık oldu. Bu zamanla ilerledi daha da bağlandık birbirimize. -Kendisinin başka bir mahkemeye tayini çıktı, birlikte tatile gittik. Bu tatilde hamile olabilir gibi söylemlerde bulunmuştu. Bu tatilden sonra hamile olduğunu öğrendik. Benim müşteki ile evlenme gibi isteğim vardı. Nisan ve mayısta yaşadığımız hadiseler evlilik kararından beni soğutmuştu. Aşk çıkrığı olmayan bir kuyuya benzer. Ben de çıkamadım. Kendisine bebeği aldırma konusunda baskı yapmadım, evlenme teklifinde de bulunmadım. Kürtaj olmasının ardından ciddi bir psikolojik baskı gördüm. Kendisi İzmir’e gitti bana bazı mesajlar attı. Bana kötü niyetlerle yaklaşmadı. O da bana aşık oldu, hamile kaldı sonuçta. Yanlış hatırlamıyorsam tatilimizin ardından istinaf mahkemesinde görevine başladı. -Kürtaj olayı ve dairesinde yaşadığı hadiseler nedeniyle bu sorunla ilişkimize yansıdı. Herhangi bir faaliyette bulunmadım. Oğlu evde olsa da ben o evde kalıyordum. Müştekinin anahtarı da bende vardı. Onun evinde yaz ayında da kış ayında da kürtaj sonrasında da kaldım. Oğlu varken de yatılı olarak kalıyordum. Biz bir nevi evli gibiydik. Sonraki süreçte müştekinin evine gittiğimde biraz sohbet ettik ve tekrar hamile kaldığını söyledi. Ben orada doğrusu biraz şaşırdım. Burada onu da suçlamak istemiyorum. Olayın sıcaklığı ve düştüğü aşk çukurundan çıkamadı o da. Söyleme şekli de beni hazırlama şeklinde değildi. Hamilelik hadiseleri bu şekilde yaşandı. -Ufak bir iddianame eleştirisi yapmak isterim. Burada hiçbir ek değerlendirme yapılmamış. Mahkemeler delil toplama yeri değildir. Soruşturma savcısı bazı şeylerden kaçınmış. -Kendisine asla vurmadım. Kendisi bana çok vurdu. Alnıma yumruklar attı. Odaya kahramanımız çaycı girdi. Hâkime hanım çaycıya bana saldırıyor deyince çaycı bana müdahale etmeye çalıştı. Hâkime hanımla aramıza girdi. Çekildim cep telefonumu aldım. Çaycı 30 saniyelik olayda 4-5 tane yalan söylüyor. Müştekinin çantasına doğru yöneldiğini ve bana silah çıkaracağını düşündüm. Tabancayı gören çaycı çekildi zaten. Tabancayı aşağıya doğrulttum. Tabanca ile ilk atışımı yaptım. İlk atışta vurulmadığına eminim. Kendisi bacağından yararlandı. Çantasına hamle yapmaktan vazgeçmemesi ile silahımın namlusunu yine doğrulttum. Kendisini öldürmek istesem zaten öldürürdüm. Savcıyım, suçunun ne olduğunu biliyorum. -Daha sonraki süreçte polis memurları içeriye girdi. Tabancama kimse dokunamaz. Polis memurlarında biraz akıl olsa beni zaten vururlardı. Çok uzun bir derdest edilme müdahalesi yapıldı. Polis memurlarımız bu konuda çok becerikli değil biliyorsunuz. Asansörde savcı olduğumu söyledim. Bunun üzerine kelepçemi de çıkardılar. -Çaycı da diyor ki yere yatırdım falan, orada kahraman olmaya çalışmış. Silahın sürgüsünü her atışta çekmeye gerek yok. Şarjördeki mermiler bitene kadar ateş edebilirdim. Basın bunları görmez, artık görecekler. Başsavcı vekilimiz de iyi niyetli değil. -Kastım öldürme olsa kafasına tek kurşunla öldürebilirim. Tanığı da öldürmek istemedim. Aramızda çok kısa bir mesafe var. Hatalıyım ama kendisinden özür diliyorum. Bir insanın hatalarını ödetmeye çalışmanın ne demek olduğunu hepimiz biliyoruz. Tutukluluk sürem hayli uzamıştır. (Can Öztürk - T24)
Etkili Haber Yeni Sayfa tweet media
Türkçe
337
26
676
1.9M
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
@AYMBASKANLIGI nda skandal bitmiyor! AİHM’in Yalçınkaya kararında Yargıtay görüşü olarak alıntıladığı kısımları SANKİ AİHM’in görüşüymüş gibi aktararak kısaca “Aihm de böyle düşünüyor” dedi ve bu görüşe dayanarak başvuruyu reddetti! 👇👇👇👇 x.com/i/status/20400… #TSvG #TÜİK
Kadir Öztürk@LegalCounsel_TR

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Şerif Özmutlu kararında Yargıtay içtihadını AİHM’in kendi içtihadıymış gibi sunarak kararını bu sözde temele dayandırdı Şerif Özmutlu kararı, ByLock kullanımına ve buna eşlik eden diğer delillere dayalı silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetine ilişkin bir başvuruda, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ile suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edilmediğine ilişkin bir Anayasa Mahkemesi kararıdır Kararın özellikle 53. paragrafının üçüncü fıkrasında, “AİHM'e göre terör örgütüne üye olma suçunun oluşması için örgütün faaliyetleriyle bağlantılı olarak ve örgütün amaçlarını gerçekleştirmek gayesiyle fiilî bir suçun işlenmesi gerekmese de kişinin yine de örgütün fiilî varlığına veya güçlenmesine maddi veya manevi somut bir katkıda bulunması gerekir (Yalçınkaya/Türkiye, §§ 247-249)” denilerek Yalçınkaya kararının 247-249. paragraflarına atıf yapılması, ilk bakışta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin doğrudan ve özerk bir normatif tespiti izlenimini doğurmaktadır. Oysa AİHM'in Yalçınkaya kararının orijinal metninde yer alan söz konusu paragrafların metinsel bağlamı dikkatle incelendiğinde, burada AİHM’in kendi bağımsız değerlendirmesini değil, Türk iç hukukunu ve özellikle Yargıtay içtihadını aktardığı anlaşılmaktadır. Nitekim Yalçınkaya kararının 247. paragrafında AİHM, silahlı terör örgütü üyeliği suçuna ilişkin yasal çerçevenin Yargıtay içtihadıyla tamamlandığını açıkça belirtmekte; 248. paragrafta ise “The Court of Cassation has further clarified...” ifadesiyle devam ederek, aktardığı ölçütlerin kaynağının Yargıtay olduğunu göstermektedir. Bu kapsamda yer alan “kişinin örgütün fiilî varlığına veya güçlenmesine maddi ya da manevi somut katkı sunmuş olması gerektiği” yönündeki ifade, AİHM’in özgün bir Strasbourg standardı olarak değil, Mahkemenin Yargıtay’ın silahlı terör örgütü üyeliği suçuna ilişkin yaklaşımını özetlediği bölüm içinde yer almaktadır. Dahası, bu sunum biçimi Yalçınkaya kararının gerçek ağırlık merkezini de perdelemektedir. Kaldı ki AİHM’in ilgili kısımlarda kullandığı “see paragraph 184 above” atfı da, Mahkemenin burada kendi özerk tespitini kurmadığını, daha önce aktardığı iç hukuk çerçevesine döndüğünü açık biçimde göstermektedir. Nitekim Yalçınkaya kararının 184. paragrafında AİHM, Anayasa Mahkemesinin 15 Nisan 2021 tarihli Adnan Şen kararına (B. No: 2018/8903) ve bu karar içinde aktarılan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 5 Temmuz 2019 tarihli, E.2019/521, K.2019/4679 sayılı ilamına yer vermektedir. Bu nedenle 247-249. paragraflarda yer alan ölçütlerin kaynağı, AİHM’in bağımsız normatif değerlendirmesi değil; AİHM’in zincirleme biçimde aktardığı Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihadıdır. Dolayısıyla bu cümlenin bağlamından koparılarak “AİHM’e göre” biçiminde sunulması, kaynağın niteliğini değiştiren ve okuyucuda yanlış bir izlenim oluşturan fahiş ve ağır bir hatadır. Yalçınkaya kararının kurucu mesajı, üyelik suçunun soyut iç hukuk tanımını onaylamaktan ziyade, bu tanımın somut dosyalarda özellikle ByLock merkezli mahkûmiyet mantığı üzerinden nasıl Sözleşme’ye aykırı sonuçlar doğurduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık Anayasa Mahkemesinin Şerif Özmutlu kararındaki sunumu, bu eleştirel çekirdeği geri plana itmiş, Yargıtay’ın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun kurucu unsurlarına ait ölçütleri sanki AİHM'in kendi özerk değerlendirmesiymiş gibi bir izlenim doğurmuştur. Daha doğru ve metne sadık bir ifade, “AİHM, Yalçınkaya kararında Yargıtay içtihadını aktararak, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun unsurları bakımından kişinin örgütün fiilî varlığına veya güçlenmesine maddi ya da manevi somut katkısının arandığını belirtmiştir” şeklinde olmalıydı. Böyle bir formülasyon, hem Yalçınkaya kararının gerçek bağlamını korur hem de Strasbourg Mahkemesinin kendi tespiti ile iç hukukun AİHM tarafından aktarılması arasındaki ayrımı açık biçimde muhafaza ederdi.

Türkçe
0
0
0
15
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
@t24comtr Hâlâ tehdit içeren sözler ve üstenci konuşmalar... Yaşananları ahlâklı ve meslek etiği karakterine sahip biri için utanç verici olduğunu hâlâ anlayamamış. Ülkenin insan kalitesi...
Türkçe
0
1
2
356
T24
T24@t24comtr·
Hâkim Aslı Kahraman'ı silahla yaralayan savcı Kılıçarslan ilk kez hâkim karşısında: "Polis memurlarında biraz akıl olsa beni zaten vururlardı. Çok uzun bir derdest edilme müdahalesi yapıldı." "Asansörde savcı olduğumu söyledim. Bunun üzerine kelepçemi de çıkardılar.” "İkinci savcılık beyanlarında polis memurları biz silaha dokunmadık dedi. Özellikle bana kasten yaralamadan işlem yapamayacaklarını bildikleri için ifade değiştirdiler. Sırf meslektaşınız olmam nedeniyle böyle beyanlarda bulundular." "Silahın sürgüsünü her atışta çekmeye gerek yok. Şarjördeki mermiler bitene kadar ateş edebilirdim.” "Ben artık bu olaydan sıyrılmak ve olayı unutmak istiyorum. Benim bu olayı unutmam herkesin kârı." t24.com.tr/gundem/kadin-h…
T24 tweet media
Türkçe
282
84
619
627.6K
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
@malikulat "...5 yanı Savaş bir coğrafyada bu ülkeyi savaşlardan uzak tutma becerisi gösterebilenler.." Türkiye'ye doğrudan veya dolaylı bir savaş tehlikesi veya tehdidi yoktur. Bu konuda sizin bilip de,bizim bilmediğimiz birşey mi var? Ekonomi de iflas etmiş akp nin yeni propagandası
Türkçe
0
0
3
812
Mehmet Ali Kulat
Mehmet Ali Kulat@malikulat·
🫆Dün bir kez daha ERKEN YEREL SEÇİM dedin? Halbuki Muhalefetin ARA SEÇİM (MV sayısının % 5 i yani 30 Milletvekilinin boşalmasıyla) ve Siirt 2003 SEÇİM ÖRNEĞİ ile Ekrem İmamoğlu'nun parlamentoya girmesi gibi kartları var, ne diyorsun? Dediler. 🫆Ben "yalnızca olabiliri değil", "olabiliri yapabiliri" de söylüyorum. 🫆Formül çok da; YAPABİLİRLİK YOK. Önemli olan OLABİLİR değil Önemli olan YAPABİLİR... 🫆Siz yine de beni dinleyin; ERDOĞAN OKUR YAZARLIĞI önemli. Buna bir de BAHÇELİ OKUR YAZARLIĞI ekliyorum. 🫆Zira "olabilir için istemek, yapabilir için irade" lazım. 🫆Bunun yanında tecrübe ve deneyim de önemli... 🫆Bu deneyim; 3 yanı deniz, 5 yanı Savaş bir coğrafyada bu ülkeyi savaşlardan uzak tutma becerisi gösterebilenler... 🫆Hem Sayın @RTErdogan hem de Sayın @dbdevletbahceli seçim ile ilgili bu süreci de yönetiyor / yönetecek. 🫆Bekleyip göreceğiz. 💥Demokrasi de her tıkanıklığın anahtarı SANDIKTADIR.
Türkçe
24
7
63
33.9K
Cesur Boylug retweetledi
Kadir Öztürk
Kadir Öztürk@LegalCounsel_TR·
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Şerif Özmutlu kararında Yargıtay içtihadını AİHM’in kendi içtihadıymış gibi sunarak kararını bu sözde temele dayandırdı Şerif Özmutlu kararı, ByLock kullanımına ve buna eşlik eden diğer delillere dayalı silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetine ilişkin bir başvuruda, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ile suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edilmediğine ilişkin bir Anayasa Mahkemesi kararıdır Kararın özellikle 53. paragrafının üçüncü fıkrasında, “AİHM'e göre terör örgütüne üye olma suçunun oluşması için örgütün faaliyetleriyle bağlantılı olarak ve örgütün amaçlarını gerçekleştirmek gayesiyle fiilî bir suçun işlenmesi gerekmese de kişinin yine de örgütün fiilî varlığına veya güçlenmesine maddi veya manevi somut bir katkıda bulunması gerekir (Yalçınkaya/Türkiye, §§ 247-249)” denilerek Yalçınkaya kararının 247-249. paragraflarına atıf yapılması, ilk bakışta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin doğrudan ve özerk bir normatif tespiti izlenimini doğurmaktadır. Oysa AİHM'in Yalçınkaya kararının orijinal metninde yer alan söz konusu paragrafların metinsel bağlamı dikkatle incelendiğinde, burada AİHM’in kendi bağımsız değerlendirmesini değil, Türk iç hukukunu ve özellikle Yargıtay içtihadını aktardığı anlaşılmaktadır. Nitekim Yalçınkaya kararının 247. paragrafında AİHM, silahlı terör örgütü üyeliği suçuna ilişkin yasal çerçevenin Yargıtay içtihadıyla tamamlandığını açıkça belirtmekte; 248. paragrafta ise “The Court of Cassation has further clarified...” ifadesiyle devam ederek, aktardığı ölçütlerin kaynağının Yargıtay olduğunu göstermektedir. Bu kapsamda yer alan “kişinin örgütün fiilî varlığına veya güçlenmesine maddi ya da manevi somut katkı sunmuş olması gerektiği” yönündeki ifade, AİHM’in özgün bir Strasbourg standardı olarak değil, Mahkemenin Yargıtay’ın silahlı terör örgütü üyeliği suçuna ilişkin yaklaşımını özetlediği bölüm içinde yer almaktadır. Dahası, bu sunum biçimi Yalçınkaya kararının gerçek ağırlık merkezini de perdelemektedir. Kaldı ki AİHM’in ilgili kısımlarda kullandığı “see paragraph 184 above” atfı da, Mahkemenin burada kendi özerk tespitini kurmadığını, daha önce aktardığı iç hukuk çerçevesine döndüğünü açık biçimde göstermektedir. Nitekim Yalçınkaya kararının 184. paragrafında AİHM, Anayasa Mahkemesinin 15 Nisan 2021 tarihli Adnan Şen kararına (B. No: 2018/8903) ve bu karar içinde aktarılan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 5 Temmuz 2019 tarihli, E.2019/521, K.2019/4679 sayılı ilamına yer vermektedir. Bu nedenle 247-249. paragraflarda yer alan ölçütlerin kaynağı, AİHM’in bağımsız normatif değerlendirmesi değil; AİHM’in zincirleme biçimde aktardığı Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihadıdır. Dolayısıyla bu cümlenin bağlamından koparılarak “AİHM’e göre” biçiminde sunulması, kaynağın niteliğini değiştiren ve okuyucuda yanlış bir izlenim oluşturan fahiş ve ağır bir hatadır. Yalçınkaya kararının kurucu mesajı, üyelik suçunun soyut iç hukuk tanımını onaylamaktan ziyade, bu tanımın somut dosyalarda özellikle ByLock merkezli mahkûmiyet mantığı üzerinden nasıl Sözleşme’ye aykırı sonuçlar doğurduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık Anayasa Mahkemesinin Şerif Özmutlu kararındaki sunumu, bu eleştirel çekirdeği geri plana itmiş, Yargıtay’ın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun kurucu unsurlarına ait ölçütleri sanki AİHM'in kendi özerk değerlendirmesiymiş gibi bir izlenim doğurmuştur. Daha doğru ve metne sadık bir ifade, “AİHM, Yalçınkaya kararında Yargıtay içtihadını aktararak, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun unsurları bakımından kişinin örgütün fiilî varlığına veya güçlenmesine maddi ya da manevi somut katkısının arandığını belirtmiştir” şeklinde olmalıydı. Böyle bir formülasyon, hem Yalçınkaya kararının gerçek bağlamını korur hem de Strasbourg Mahkemesinin kendi tespiti ile iç hukukun AİHM tarafından aktarılması arasındaki ayrımı açık biçimde muhafaza ederdi.
Kadir Öztürk tweet mediaKadir Öztürk tweet mediaKadir Öztürk tweet media
Kadir Öztürk@LegalCounsel_TR

Şerif Özmutlu Kararı Işığında ByLock İçtihadının Dönüşümü: Anayasa Mahkemesi ile AİHM Arasında Yeni Gerilim Alanları Son çalışmamda, Anayasa Mahkemesinin 25.09.2025 tarihli Şerif Özmutlu [GK] kararı ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya [BD], Demirhan ve Diğerleri, Bozyokuş ve Diğerleri, Karslı ve Diğerleri, Seyhan ve Diğerleri ve Yasak kararlarını birlikte ele alarak, ByLock deliline ilişkin içtihadın geçirdiği dönüşümü karşılaştırmalı biçimde inceledim. Çalışmanın hareket noktası, ByLock’un Türk ceza yargılamasında uzun süre yalnızca teknik bir veri olarak değil, çoğu dosyada örgüt üyeliği isnadının neredeyse kurucu dayanağı olarak işlev görmüş olmasıdır. AİHM, özellikle Yalçınkaya ve devamındaki takip kararlarında, ByLock kullanımının suçun maddi ve manevi unsurlarını bireyselleştirilmiş biçimde ortaya koymaksızın mahkûmiyet üretmesinin hem suçta ve cezada kanunilik ilkesi hem de adil yargılanma güvenceleri bakımından yapısal bir sorun doğurduğunu açıkça ortaya koymuştur. Buna karşılık Şerif Özmutlu kararı, iç hukukun bu meseleye artık farklı bir dil ve gerekçelendirme modeliyle yaklaştığını göstermektedir. Anayasa Mahkemesi, ByLock’un tek veya belirleyici delil olduğu dosyalar ile ByLock’a ek olarak örgüt içi konum, hiyerarşik rol, organik bağ, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerin ileri sürüldüğü dosyalar arasında güya bir ayrım yaparak, daha seçici ve dosya temelli bir yaklaşım geliştirdiği izlenimi vermek istemektedir. Bu yönüyle karar, yalnızca bir ihlal yok kararı değil; aynı zamanda Yalçınkaya sonrasında Türk yargısının ByLock’a dayalı mahkûmiyetleri hangi yeni kavramsal zemin üzerinde savunmaya yöneldiğini gösteren önemli bir metin niteliğindedir. Çalışmada özellikle şu sorulara odaklandım: • Şerif Özmutlu kararı, AİHM’in Yalçınkaya hattına gerçek bir uyum mu üretmektedir? • Yoksa önceki mahkûmiyet mantığını daha sofistike bir ayrıştırma diliyle yeniden mi kurmaktadır? • Yargıtay’ın Yalçınkaya sonrasında kullandığı gerekçe dili gerçekten değişmiş midir? • ByLock’un “otomatik suçluluk” üreten kurucu delil konumundan, “tamamlayıcı ama güçlü dijital delil” modeline geçildiği söylenebilir mi? • Bu dönüşüm, yeniden yargılama ve AİHM önündeki yeni başvurular bakımından ne ifade etmektedir? Kanaatimce Şerif Özmutlu kararı, AİHM içtihadıyla tam bir uyum metni olmaktan ziyade, seçici uyarlama ve yeniden gerekçelendirme çabasını yansıtmaktadır. Karar, bir yandan otomatik ByLock suçluluğu modelinden uzaklaşma işareti verirken, diğer yandan AİHM’in sistemsel eleştirisini dosya ayrıştırması yoluyla etkisizleştirme çabası güden bir kurumsal savunma zemini de üretmektedir. Bu sebeple kararın önemi, yalnızca vardığı sonuçta değil; ByLock deliline yüklenen normatif anlamı yeniden formüle etmesinde yatmaktadır. Çalışmanın tam metnine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz: trkadirozturk.com.tr/post/aym-serif…

Türkçe
5
47
116
19.9K
Turgut Altınok 🇹🇷
Turgut Altınok 🇹🇷@turgutaltinok06·
Sevgili Ankaralılar, Mansur Yavaş görevde 7 yılı doldurdu. Büyükşehir Belediyesinin 2026 bütçesi 205 milyar ₺. Güncel hesapla 7 yılda yönettikleri bütçe toplam 1 trilyon 435 milyar ₺. Mansur Yavaş'a oy veren vatandaşlarımıza soruyorum, Ankara'da 10 milyar ₺'lık bir iş görüyor musunuz? Bu paralar nereye gidiyor? Yavaş'ın Büyükşehir Belediye Meclisine getirdiği bütçeler ve hesaplar bunlar, rakamlar ortada. Şeffaf bir belediye başkanıysa 1 trilyon 435 milyar ₺'yı nereye harcadığını kamuoyuna açıklasın. Ankara'nın yaklaşık 25 milyar ₺'lık gayrimenkulünü sattı, Ankara'da 25 milyar ₺'lık bir hizmet gören var mı? Göreve geldiklerinde belediyenin borcu 3.5 milyar ₺'ydı. Bu borç en son seçim döneminde 20 milyar ₺'yı bulmuştu. Belediyenin SGK'ya borcu 220 milyon ₺'ydı, bu rakam 8 milyar 700 milyon ₺'ya kadar çıktı. Artan bu borçların karşılığı Ankara'da bir eser, bir hizmet var mı? Bu hesap sorulmalı, Mansur Yavaş bu hesabı vermelidir. Yazık oldu Başkent'imize. Ankara bizimle bir dünya kenti, rüya kent olurdu, her alanda birçok esere kavuşur ve zenginleşirdi. Biz Ankara'nın hakkını aramaya devam edeceğiz, ilgili makamlar da bu hesabı Mansur Yavaş'a sormalıdır.
Türkçe
692
282
1.2K
109.2K
Cesur Boylug
Cesur Boylug@CBoylug·
@ozzderler Bu durum sadece, Gaziantep iliyle sınırlı değil ki(!) Türkiye'nin her şehrinde ki durum, Gaziantep ilinden farklı değil...
Türkçe
0
0
0
77
öz
öz@ozzderler·
Antep’te keyifle araba süreceğim tek bir semt yok, sinir bozucu
Türkçe
92
0
346
39.7K