
𝑩𝒆𝒌𝒊𝒓 𝑪𝒂𝒏
28.4K posts





















Şehrin Görünmez Elleri: Belediye Şirket İşçisi Sokağa çıktığınızda bastığınız kaldırımda, musluğunuzdan akan suda, parkta koşan çocuğunuzun güvenliğinde onun teri vardır. Ama o, şehrin en kalabalık kimsesizidir. Siyasetin Arasında Bir "Üvey Evlat" Sandık ufukta göründüğünde, o bir **"oy deposu"**dur; meydanlarda adı en yüksek perdeden anılan, vadedilen cennetin anahtarıdır. Ancak seçim sabahı bittiğinde, hem iktidarın hem muhalefetin sofrasında kendine yer bulamayan o "üvey evlada" dönüşüverir. Sendikalar için hazır birer "üye numarası", siyasetçiler içinse her daim cepte duran bir kozdur. Yanlış Algı ve Ağır Gerçeklik Dışarıdan bakan gözler için o hep **"torpilli"**dir; sanki rızkını sistemden değil de başkanın iki dudağı arasından alıyormuş gibi bir yafta boynuna asılır. İş zamanı geldiğinde "neredeler?" diye aranır; ancak hak arama vakti, bir zam talebi dile geldiğinde birden bire yük olarak görülür, "asalak" muamelesiyle karşılanır. Oysa gerçek başkadır: • Beş Sektörden Biri: En fazla can kaybının yaşandığı o karanlık listede adı geçer. • Beşikten Mezara: Doğumun sevincinden ölümün o sessiz son yolculuğuna kadar her yerdedir. • Şehrin Nabzı: Hastalıkta hastane önünde, sağlıkta parkın içinde, sosyal destekte ihtiyaç sahibinin kapısındadır. Kamusal Hizmetin İsimsiz Kahramanı O, modern zamanların "ucuz iş gücü" olarak etiketlense de aslında yerel hizmetin omurgasıdır. Sabahın en kör vaktinde çöp kamyonunun arkasında asılı duran, kışın ayazında patlayan su borusuna giren, şehrin tüm yükünü omuzlayan bu insanlar; sadece birer sayı değil, birer hayat hikayesidir. Belediye şirket işçisi; Her gün içinden geçtiğimiz bu hayatın mimarı, ama o hayatın içine girmesi yasaklanmış sessiz bir emekçidir. Rızkını başkandan değil, döktüğü alın terinden alan; hakkı yendikçe şehri ayakta tutmaya devam eden, bu düzenin hem en gerekli hem de en göz ardı edilen öznesidir.





