Galatasarayultrataraftar@gsultratrftr
Kaya Temel İçin Üzüldüm
Bülent Timurlenk:
Okan Burun maça dahil diğer açıklamalarına da geleceğim. Kocaeli Başkanı Kocaeli Maçı için de söylediklerini. Ama bu 11'in sızma meselesinde önce bir medya tarafından bakmak lazım. Demek ki Kaya Temel ismi verilmiş. Son aylarda sürekli olarak 11'i tutturuyormuş bu arkadaşımız.
Bir gazeteci gözüyle şöyle bakayım. Gazete sayfası ya da televizyon ekranı için muhabirlerden muhtemel 11'ler her zaman istenir. Ama o muhtemel 11'leri bilen muhabirlere ben hayatımda prim falan verildiğini görmedim. Yani çok gazeteciğin ufak detaylarından bir tanesi. Mesela Galatasaray 11'i muhtemel 11'i istendiği gibi Göztepe 11'i de istenir.
muhabirlerden. Böyle çalışırdı güzel. Şimdi bu arkadaşlardan hiçbirisi mesela Galatasaray muhabiriyim diye dolaşırken Galatasaray'ın rakip 11'leri hakkında istihbarat yapsınlar diye söylemiyorum. Bu haberciliğin bir parçası.
Kendi kendine oynamayacak ki Galatasaray. Göztepe 11'in hiç merak eden yok. Şimdi burada temel problem şu. Kurumlarda çalışırken konvansiyonel medyada, gazetede, televizyonda bir sayfanın editörü vardır. Bir spor servisinin müdürü vardır. Sen getirdiğin haberler dışında sana sorular sorarlar. O sorulara cevap ararsın. Sayfalar ona göre yapılır. Haberler ona göre şekillenir. Ekranda haberler ona göre seslendirilir. Yorumcular da bunların üzerinden program yaparlar. Ve muhabirlikte...
Yorum yapılması beklenmez. Bir bir daha iki. Yani gazeteciliğin üzerinde köşe yazarları vardır, muhabirler vardır. Ama şimdi yeni düzenli dijital medyayla beraber bütün muhabirler de aynı zamanda yorumcu. Bak olmasınlar demiyorum ama işin temel noktasında şu var. Galatasaray muhabirlerinin Galatasaray taraftarı karşısında dijital medyada kurdukları kanallar vesaireyle beraber bir Galatasaraycılık oynama...
durumları var. Bu gazeteciliğin dışında bir şey. Çünkü orada etkileşimi onlardan alıyorlar o taraftardan. Efendim yok işte süper chat'ti soru sordum işte sana para kazandırdım. Ben olmasam YouTube'dan sen para kazanmazsın sen izlenmezsin. Yani aslında ben senin patronunum. Ben sana hesap sorarım. Madem Galatasaraylısın Galatasaray'ın 11'ini açık etmeyeceksin. Bildiğini kendine saklayacaksın. Bu sadece 11 için değil. Maalesef şu anda gazeteciler arasında iliştirilmiş
gazetecilik denen, evrensel diliyle medyajurnalizm yapan çok insan var. Bu sadece bir 11 değil ki. Transfer haberinde tutan, saklayan, transferin detayını vermeyen, Avrupa'da o transfer hakkında çıkan haberleri görmezden gelen, yani sana böyle bin tane hikaye anlatırım. Bunları anlatmak çok keyifli değil, çok sıkıcı.
Ama bu bundan sonraki gelecek kuşaklar için gazeteciliğin tarifinin değiştiğinin de aynı zamanda göstergesi. Ha tabii bir genç arkadaşımızı hani orada ismen hedef olması hoş bir şey değil. Yani bir şekilde lince uğruyorsun. Üzüldüm kendisi için ama mesleki yeterlilik açısından artık geldiği nokta şu olayın. Yılların muhabiri arkadaşlar şunun oynamasını beklemiyorum deyip o oynamadığı zaman da üstüne tweet atıp işte okey oynamıyor falan. Ya kardeşim.
Atla deve değil ki bu ne yapıyorsunuz yani? Ben sana bu bir önceki programda Galatasaray'ın Göztepe maçında kimlerle oynayabileceğini ya da oynaması gerektiği hususunda biraz sonra geleceğiz kadroya. Bir şeyler söylemedin mi? Ya ben Kemerburgaz'da birisini mi arıyorum? Hayır biraz fikir yürütüyorsun yani. Bunun içine hani en sürprizi şeydi Aspirin'le de dahil olmak üzere. Ama tekrar altını çizerek söylüyorum. Burada bir etkileşim deliliği var. Ya adam sabahtan yataktan kalkıyor bak trafikte.
Transfer döneminde de böyle. Bu yüzden 100 tane isim yazılıyor. Sabah yataktan kalkıyor. Akşam Göztepe maçı var. İşte diyor ki İkardi yok. Vay vay vay İkardi yok. Ya arkadaş zaten 72 saattir. Ama onun oraya yazma sebebi şu. Altına etkileşim alacak. Sonra şeyden Elon Musk'tan oraya bir işte bilmem kaç dolar para gelecek. Çünkü medyanın düzeni bozulmuş durumda. Bir kontrol mekanizması yok.