Ülkemizde çeşitli nedenlerle üniversite eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan ya da yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilen gençlerimizin af beklentilerini Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a hatırlattım.
#öğrenciaffı
@muhendisyenn İşin ilginç tarafı; bu esnafların hepsi bir sürü suç kayıtları olan kişiler. Bu nasıl iştir? Bu adamlar şehrin en hareketli noktalarını ele geçirmişler resmen ve aralarında suç kayıtları olmayan kimse yok. Çok garip bir hale gelmiş ülke.
Almanya'dan Türkiye'ye gelmişlerdi Beşiktaş'tan kumpir yemişlerdi..
2 çocuk 1 anne ölmüştü ve baba ise hastanede tedavi altında. Otelde.
SON DAKİKA | Böcek ailesinin kaldığı otelin yanındaki fırının sahibi gözaltına alındı.
Zehirlenme faciasında gözaltına alınan kişiler:
— Hürrem Sultan Bazaar lokumcusu
— Golden Kokoreç Midye'nin sahibi
— Ortaköy'deki seyyar midyeci
— Sebil Kafe sahibi
— Harbour Suit Otel sahibi
— İlaçlama şirketi sahibinin oğlu ve 1 personel
— Otelin yanındaki fırının sahibi
Bursa'daki vahşet! 3 çocuğunu katletmişti... İfadesi kan dondurdu
Bursa'da geçen yıl 3, 6 ve 11 yaşındaki 3 çocuğunu öldüren Murat Kılıç'ın yargılanmasına başlandı. Katil zanlısı Murat Kılıç, "Ben ne ifade verdiğimi bile bilmiyorum çünkü bir baba 3 tane çocuğunu öldürmüş. Benim öldürdüğümden haberim yok. Yengem beni aradı, 'Çocukların ne yapıyor?' dedi. Ben de yengeme, 'Yenge valla benim çocuklarım nerede? Evde herhalde, benim çocuklara bir şey yaptım' dedim" ifadelerini kullandı.
#bursa
Haber için tıkla--->bursasaati.com.tr/bursadaki-vahs…
3, 6 ve 11 yaşındaki çocuklarını canice katleden sözde baba Murat Kılıç’ın, cinayetlerden sonra eşine attığı mesajlar ortaya çıktı.
“Ne yapacaksın çocuksuz? Son pişmanlık fayda etmez. Olan çocuklara, sana, bana oldu. Sen sebep oldun Gülay. İnadın yüzünden hem kendini hem beni hem çocukları perişan ettin. Çünkü yuvanı yıktın sen.
Çocuklardan ayrılırsan üzülür müsün? Çok ağlama. Çocuklar kara toprak oldu. Deli ettin beni.”
📌 Cani bu mesajları attığını hatırlamadığını iddia etti.
@RudawTurkce İşin garip tarafı; hem yemek yedikleri bütün esnaflar hem de otel sahiplerinin bir sürü suç kayıtları var. Bu nasıl bir şeydir? Resmen suçlu cenneti olmuş ülke.
Üç üyesi hayatını kaybetmişti: Böcek ailesi soruşturmasında yeni gelişme
İstanbul Fatih’te otelde kalan aileden anne ve iki çocuğu hayatını kaybetmişti
Soruşturma genişletildi
Anne Çiğdem Böcek’in ölmeden önce ifadeleri ortaya çıktı
rudaw.net/turkish/middle…
@canyilmaz1@YouTube@zaferalgoz@onerovic@tokyophonline Can Bey sizi çok seviyoruz ama Zafer Bey gerçekten itici olmaya başladı artık. Kör fanatizmi rahatsız edici bir seviyeye geldi. Lütfen kendisini uyarın. Çünkü Zafer Bey'in iticiliği yüzünden sizi izlemekten mahrum kalmak istemiyoruz.
@mehmetd09448522@ucokahmetzeki Sende mi askerliği kantinde yaptın!
Askerlikte her şey Emir komuta zinciri altında yapılır ve her şey raporlanır.
Her şey talimatlarla yapılır.
Ayrıca belirli petiyotlarla Alay/Tugay/Tümen ve G.Kurmay tarafından denetlenir.
Sayın Savcım,
Azerbaycan’dan ülkemize gelmek üzere havalanan C-130 tipi askeri kargo uçağımız, 11 Kasım 2025 tarihinde Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşmüş ve uçakta bulunan 20 kahraman askerimiz şehit olmuştur.
Kazanın ardından Gürcistan makamları, “can kaybına neden olan hava taşımacılığı güvenliği ihlali” gerekçesiyle Ceza Kanunları’nın 275. maddesi uyarınca soruşturma başlatmıştır.
Sayın Savcım,
Öz evlatlarımızın şehit oldukları bu vahim olayla ilgi olarak Gürcistan makamları dava açarken, siz de derhal bir soruşturma başlatınız.
Ülke olarak yaşadığımız elim olayı aydınlatmak için ;
15 Temmuz Kanlı Darbe Girişiminden bu yana 12.Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanı olarak görev yapan
Tümg.Selçuk AYGÜN (2016-2019)
(E)Tuğ.Aziz ADALI (2019-2021)
Tümg.Vedat ÖNCEL (2021-2023)
Tuğ.Volkan GÜLERYÜZ’ü (2023-2025)
ifadeye çağırın.
Görev yaptıkları süre içerisinde C-130 ve C-160 uçaklarının güvenli uçuşlarını sağlamak için bakım ve onarımlarıyla ilgili neler yaptıklarını ve neler yapamadıklarını, uçakların durumları hakkında rapor hazırlayıp hazırlamadıklarını sorunuz.
@AyseMitchell@izzetcapa O teori eskidi maalesef. Daha çok ilginin olmaması ve ekonomik anlamda bir fayda sağlamamasıydı sebep. Ayrıca matbaayı Osmanlı'ya ilk getiren kişi de iflas etmiştir çünkü talep olmamıştır kitaplara. Yeni nesil tarihçilerin söyledikleri bu minvalde.
@Deliler_Cum@izzetcapa Osmanliya matbaanin gec gelmesinin sebebi yobazlardi
Ulema kuranin el yazisiyla yazilmasini kutsal goruyordu
Matbaa geldikten sonra da uzun sure cok az sayida kitap basilmistir
Okur yazarlik bu yuzden cok azdi
Gerici dini baskilar yuzunden maalesef yeniliklere karsi çıkıldi
MANİSA’DA BİR OKULDA AKLA KURULAN PUSU…
Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde bir okul var…
Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi…
Ve bu okul günlerdir akıl almaz skandallarla anılıyor…
Önce ne oldu biliyor musunuz demeyeceğim…
Çünkü ne olduğunu hepimiz biliyoruz…
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesi Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kaleme aldığı Nutuk kitapları çöpe atıldı…
Evet, Nutuk…
Bu ülkenin hafızası…
Cumhuriyet’in pusulası…
Bir okulun çöp bidonlarında bulundu…
Ve bitmedi…
Skandal büyüyerek devam etti…
Aynı okulda bu kez satranç “şeytan icadı” denilerek yasaklandı…
Aklı geliştiren bir oyunu günah ilan ettiler…
Düşünmeyi tehlikeli gördüler…
Stratejiyi korkutucu buldular…
Nutuk’u çöpe atan kafa ile satrancı yasaklayan kafa aynı…
Aynı nefessizlik…
Aynı korku…
Aynı karanlık…
Çünkü kitap okuyan çocuk onların kabusu…
Çünkü satranç oynayan genç, hamleyi ve oyunu görür…
Görünce de sorgular…
Sorgulayınca da bu karanlığa diz çökmez…
Bazıları hâlâ Cumhuriyet’i kutlamayı bir angarya sanıyor…
Atatürk’ün adını fazlalık, öğretilerini tehdit, bilimi gereksiz buluyor…
Ama unuttukları tek bir gerçek var…
Bu topraklarda karanlık hiçbir zaman uzun sürmedi…
Nutuk’u çöpe atınca tarih silinmez…
Satranç yasaklanınca akıl ölmez…
Cumhuriyet’e pusu kuranlar her zaman vardı…
Ama onların hepsi tarihte kayboldu…
Bu ülkenin çocukları çöplere değil, aydınlığa bakar…
Bu ülkenin gençleri yasakla değil, zekâyla yürür…
Bu ülkenin geleceğini şeytan icadı diyenler değil, akıl ve bilim kurar…
Ve bilsinler ki…
Oyunun son hamlesini her zaman ışık yapar…
Her zaman Atatürk’ün mirası yapar…
Her zaman Cumhuriyet’in çocukları yapar…
@ezop2011 Ezeli Bey'i arada ben de eleştiriyorum ama burada Türk'e hakaretten ziyade, Türk tarihini hep savaşla anlatma yöntemine karşı çıkıyor gibi geldi bana. Bence de Türk tarihinde çok daha etkileyici ve çeşitli hikayeler var. Aybı şeyleri tekrar tekrar anlatmak sadece hamaset olur.
Bu “türklerin kökeni” hikayeleri hep erkeklik, savaş. Kan, kahramanlık, şefe itaat vs.’den ibaret! Hakikat tabii ki çok çok daha farklı detaylarla karakterler ve yaşantılarla dolu! Zenaat geliştikçe gelişiyor, zihniyet bir türlü ilkellikten kurtulamıyor!
@izzetcapa Iste bu kafa Osmanliya matbaayi 300 yil gec getirmis, ilk rasathaneyi yikmis, ilk otomobili seytan icadi diye denize atmistir.
Osmanlinin geri kalmasinin baslica sebepletinden biridir.
Bugun de hic degismedi geri kalmamıza ugrasiyor Butun gucumuzle mucadele etmeliyiz.
@mrtyksl4659@izzetcapa Adam istediğini açar da, bunun konuyla ne alakası var birader? Yapılan yanlış mı değil mi sence? Onu söyle sen. Bir şeyleri ortaya çıkaranlara kişisel olarak saldırmak kolay.
@farukbildirici Orada haber verilmiyor. Zaten haber gelmiş, insanlar toplanmış ağlaşıyorlar zaten. Görüntüler komutanın aileyi ziyaretinden ibaret. Ha, insanların acılı anlarını kameraya çekmek ayıptır, yakışmaz derseniz orası doğru.
Kameralar eşliğinde haber vermek saygısızlık ve empati yoksunluğu. Hiçbir baba böylesine özel ve mahrem bir anı kameralar önünde figüranlaştırılarak yaşamayı hak etmiyor. Üstelik de ölümü yüceltiyorlar; medya da haber diye yayımlıyor; üzücü. Eleştirelim ki bir daha tekrarlanmasın
@amsden_a80705@bariserturk_ Yalan söylerken biraz dikkat edin. İddianame sonrası anket yapılsa, şu anda hala anketin yapılıyor olması gerekir. 3 günde anket sonucu çıkmaz ortaya.
Bu iddianame her muhalifi mutlu etmeli, azmini yenilemeli, bu haklı dava için mücadele etmeye daha motive kılmalı.
Gelin kısaca açıklayayım:
İddianame süreci iktidar açısından net bir fiyaskoya dönüşüyor.
Bence bunun sebebi, iktidarın tüm planını İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının bir noktaada “çözülmesi” üzerine kurmasıydı.
Yani onların hesabına göre ortada sayısız yolsuzluk, tonlarca belge, her türlü ahlaksızlık vardı.
Tek yapılması gereken ani bir hücum ile bunların silkelenmesini sağlamaktı.
Zaten bu sırada CHP de karışacak, oraya atanacaj kayyum ile muhalefet tamamen dağılacaktı.
Bu yüzden en alttan en üste sayısız insan haksız şekilde içeri alındı. Bu insanların gelirlerine el koyuldu, çoluk çocuklarıyla sınandı, kuyu tipi hapishanelere kapatıldı.
Fakat istedikleri itiraflar gelmedi. İnsanlar ellerinde belge, savcılığın önünde sıraya girmedi.
Bunun bir sebebi, iddia ettikleri İmamoğlu örgütünün uhrevi bir tarikat olması olabilir. Bu insanlar hakikat kapısından geçmek için, ellerinde belge olmasına rağmen, her türlü dünyevi zulmü bir sınav olarak görmektedir.
Fakat ikinci bir ihtimal de mevcuttur.
Yani, ya “çözülecek” bir şey yoksa? Bu insanların elinee gerçekten de itiraf edecek bir belge yoksa?
Yani İmamoğlu gerçekten temizse?
Yoksa Bu kadar insan, üstelik iktidara malzeme sağladıkları taktirde ödüllendirileceklerini bilmelerine rağmen, neden ellerindeki bilgi ve belgeyi paylaşmamakta ısrar ediyor?
Ben bir muhalif olarak, siyasi bir operasyon olduğu için, zaten bu davayı “usülden” reddediyordum.
Fakat İmamoğlu’nun “esastan” da böylesine temiz olduğunu görmek inanın mücadele azmimi yeniledi.
Aylardır beklediğimiz iddianamede, çoktan sızdırılmış ifadeler ve alakasız görüntüler dışında, yeni hiçbir şey yok.
Hatta arttırıyorum, bütün ifadeler doğru kabul edilse bile (ki mümkün değil) bu dava en fazla 2-3 bürokratı bağlar.
Şu an operasyonun birinci günü “İmamoğlu masum, bu bir siyasi operasyon” diyen; bugün ise, iddianameyi sonrası “vay be, harbiden suçluymuş” diyen kaç kişi vardır?
Bu iddianame, İmamoğlundan nefret eden birinin, mesela kahvede tartışırken kullanabileceği, kaç somut kanıt barındırmaktadır?
Elbette iktidar hala çok güçlü ve yıllara yayılacak bir mücadeleye hazırlıklı olmalıyız.
Lakin şunu da unutmayın: İktidarın bu sert otoriter pratikleri devam ettirmek için HALA rıza üretmeye ihtiyacı var.
Aksi taktirde bütün bu tiyatro, mesela Amerika’da iktidarın ya da AKP’ye bu kadar alan sağlayan jeopolitik durumun değişmesiyle bitebilir.
İktidar da bu riskin farkında.
Bu rızayı -şu an için- çözüm süreci üzerinden, İmamoğlu’na yolsuz damgası vurarak üretemiyor.
Hala karşısındaki hiç yoktan bir %60-65 var.
Özetle, bu iddianame süreci bana bütün samimiyetimle İmamoğlu ve arkadaşlarına kefil olunabileceğini gösterdi.
Bu uzun ve yorucu mücadeleyi vermeye çok daha hazır, çok daha motiveyim.
Siz de öyle olmalısınız.
Bu iddianame bütün tadımızı ve keyfimizi kaçırdı, birkaç gündür en basit şeyleri yapacak motivasyonu bile kendimizde bulamıyoruz. Her anlamda adil olmayan bir yarışın içindeyiz, Ekrem Başkan 12 m2’de devasa bir mücadele veriyor. Bütün yol arkadaşlarımıza mücadele azmi diliyorum.
Şimdii size sormam gereken bir şey var, benim paylaşmadığım yüzlerce minimal dövmem var çünkü arka planlarını tek tek değiştirmeye üşeniyorum. Ama artık onlardan bi reels videosu yapmaya karar verdim. (Çünkü bazı insanlar instada paylaştığım kadar dövmem var sanıyor) Neyse sorumuz şu, yüzlerce fotoğrafı tek seferde yükleyeceğim ve hepsinin arka planlarını değiştirecek yapay zeka destekli bir program var mıdır acaba?