
Emre
253 posts



Türkiye’de vatandaş olmanın maliyeti her geçen gün artıyor. Gelir seviyemiz Kenya’ya benzerken, alışveriş fiyatlarımız Londra ile yarışıyor. Yetmiyor; vatandaşın yurt dışından almaya çalıştığı 30 euroluk ürüne bile engel getiriliyor. Çocuğuna oyun konsolu almak isteyen bir baba; • %20 gümrük vergisi, • %20 ÖTV ve • %20 KDV ödemek zorunda kalıyor. Ama aynı ülkede bir iş insanı özel jet veya sevgilisine pırlanta aldığında: • ÖTV: %0. Bu kararların “yerli üreticiyi korumak” için alındığı söylendi. Sonuç? Bazı yerli üreticiler fiyatlara %200’e varan zamlar yaptı. Bireysel alışverişte 1 dolarlık her ürüne gümrük vergisi uygulayan bazı ülkeler: • Türkiye • Afganistan • Burkina Faso • Kamboçya • Kongo • Cibuti Oyun oynamak bir yana dursun, bu kararlardan sonra ürün geliştiren gençlerin projelerde kullandığı parçanın bulunması çok zorlaştı. Kısacası: 15 yaşındaki Güney Koreli bir genç enerjisini devre tasarlamaya harcarken, Türkiye’deki gençler 31 euroluk mouse veya sensör aldığı için “gümrük kaçakçısı” muamelesi görüyor. Teknolojiyi lüks, pırlantayı ihtiyaç sayan ülkeler kendi geleceğini kaybeder. Bu konularda yapacağım çalışmaların devamı için paylaşmanız ve takip etmeniz çok önemli.


Ülkemizde Islamcıların molla rejimine arka çıkmalarını anlayabiliyorum. Ne de olsa onlarda din ile devletin ayrılması kavramı pek mevcut değil. Ancak Atatürkçü olduklarını iddia edenlerin molla sevgisini anlamakta güçlük çekiyorum. Rıza Şah Pehlevi ve oğlu Muhammed Rıza Atatürk’ün çizgisinden giderek mollaları siyasetten çıkarmak, kadın-erkek eşitliğini sağlamak gibi reformlara imza attılar. Tabii ki özellikle Muhammed Rıza’nın hataları oldu ve bedelini devrimle ödedi. Ancak yapılan reformları tersine çevirip bir istibdat rejimi getiren bu sözde din adamları Atatürkçü geçinenlerin desteğine neden sahip? Tek neden ilkel bir Batı düşmanlığı sanırım. O da yeterli olmamalıydı.




🔴 ABD Savaş Bakanı Hegseth: "Şu anda endişelenmesi gereken kişiler, yaşayacağını düşünen İranlılar."




🔴 #SONDAKİKA | Askeri üslerini ABD’nin kullanımına izin vermeyen İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’ten tarihi açıklama: • İspanya hükümetinin pozisyonu açık ve tutarlıdır: Savaşa hayır. Bu tutum, Ukrayna'da ve Gazze'de de koruduğumuz tutumla aynıdır. • Bazılarının misillemesinden(ABD ticari yaptırım tehdidi) korktuğumuz için dünyaya zarar verecek bir şeye ortak olmayacağız. Ülkemizin ekonomik, kurumsal ve ahlaki gücüne güvenimiz tam. • Uluslararası düzeni bozacak eylemlere hayır. Dünyanın sorunlarını yalnızca çatışmalar, bombalar ve şiddetle çözebileceğimizi kabul etmeye hayır. • İspanya, uluslararası hukuka saygı gösterir, çok taraflılığı savunur ve diplomasiyi tercih eder. Bir yasa dışılığa başka bir yasa dışılıkla karşılık veremezsiniz, insanlığın büyük felaketleri böyle başlar. • 23 yıl önce ABD bizi Irak’ta savaşa sürükledi. Sonuç terörizmde keskin bir artış, ciddi bir göç krizi ve ekonomik kriz oldu. Azorler Üçlüsü’nün(trío de las Azores) mirası daha güvensiz bir dünya ve daha kötü bir yaşam oldu. • Şu anda ne olacağını ve bu yeni çatışmayı başlatanların gerçek hedeflerini kimse kesin olarak bilmiyor. Ama bildiğimiz bir şey var ki, daha adil bir uluslararası düzen, daha yüksek ücretler ya da daha güçlü kamu hizmetleri elde edilemeyecek; şimdiden daha fazla belirsizlik ve enerji fiyatlarında artışlar görülüyor. • Devletler, insanların yaşamlarını iyileştirmek, sorunlara çözüm üretmek için var, kötüleştirmek için değil. Ve bu görevi yerine getiremeyen liderlerin başarısızlıklarını savaşla örtbas etmeleri ve bu süreçte birkaç kişinin cebini doldurmaları kesinlikle kabul edilemez. • Tüm taraflardan düşmanlıkların derhal sona ermesini ve uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesini talep ediyoruz.

⚠️ I’m in a bomb shelter in Israel right now. Sirens just rang across the country as an attack with Iran appears to be imminent.
























