Doğan Öztaşkın

69.6K posts

Doğan Öztaşkın banner
Doğan Öztaşkın

Doğan Öztaşkın

@Doganoztaskin

Müslüman Türk Milliyetçisi #Ülkücü

Katılım Şubat 2012
727 Takip Edilen14.9K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Doğan Öztaşkın
Doğan Öztaşkın@Doganoztaskin·
Sonra gülüşün geldi aklıma ve içimden dedim ki; yine gelsen yine severim seni.
Doğan Öztaşkın tweet media
Türkçe
158
295
2.6K
0
Doğan Öztaşkın
Doğan Öztaşkın@Doganoztaskin·
Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu 28 Şubat post modern darbeyle millet iradesini hiçe sayanlara; "Namlusunu Millete Çevirmiş Tanka Selam Durmam" Demişti. Dönemin siyasi aktörlerine de; "Size müslümanların iktidarını engelledi dedirtmemek için KERHEN güvenoyu veriyoruz" Bu güven oyu limitsiz bir destek demek değildir. Demişti. Bize ölçü olan bu duruş neticesinde; her türlü darbeye karşı olup, kimsenin yanlışına doğru, doğrusuna yanlış demedik, demeyeceğiz. .
Türkçe
5
18
120
5.6K
Yavuz NAR # M.Y
Yavuz NAR # M.Y@YavuzNAR35·
@Doganoztaskin BİR DEĞER UĞRUNDA ÖLMEYEN BEDEN,GÖMÜLÜR TOPRAĞA BİR CESET OLUR. HAKİKAT YOLUNDA ÖLÜRSE BEDEN, YÜCELİR RUHUYLA BİR ŞEHİT OLUR...(Gerçek Alemdeki 28ŞubatYiğitlerine selam olsun) #28Şubart #ŞehitMuhsinYazıcıoğlu
Türkçe
1
0
1
67
eyüp bulut
eyüp bulut@eyipbulut1·
@Doganoztaskin Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun şehit liderim senin kıymetini bilmeyen bu halk seni çok arıyor
Türkçe
1
0
1
58
Doğan Öztaşkın
Doğan Öztaşkın@Doganoztaskin·
Ercüment kardeşimin zekası tartışılmaz. Lakin, bazen hafızasını biraz zorlaması gerekiyor. Şehit Muhsin Yazıcıoğlu “Size Müslümanların iktidarını engelledi dedirtmeyeceğim. O yüzden Erbakan’ın deyimiyle; “KERHEN” de olsa güvenoyu vereceğim.” Diyor. Kerhen: Arapça kökenli bir kelime olup istemeyerek, gönülsüzce, tiksinerek, zoraki veya zorla anlamlarına gelen bir zarftır. Bir işin kişinin kendi arzusuyla değil, mecburiyetten veya beğenmeyerek yapıldığını ifade eder. Genellikle "tav'an ve kerhen" (isteyerek veya istemeyerek) kalıbında kullanılır.  Ayrıca, Numan Bey dün kara dediğine bügün Ak diyor. Şahitlik çok hassas bir konudur. .
Doğan Öztaşkın@Doganoztaskin

Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu 28 Şubat post modern darbeyle millet iradesini hiçe sayanlara; "Namlusunu Millete Çevirmiş Tanka Selam Durmam" Demişti. Dönemin siyasi aktörlerine de; "Size müslümanların iktidarını engelledi dedirtmemek için KERHEN güvenoyu veriyoruz" Bu güven oyu limitsiz bir destek demek değildir. Demişti. Bize ölçü olan bu duruş neticesinde; her türlü darbeye karşı olup, kimsenin yanlışına doğru, doğrusuna yanlış demedik, demeyeceğiz. .

Türkçe
1
3
28
2.5K
Doğan Öztaşkın
Doğan Öztaşkın@Doganoztaskin·
Ercüment kardeşimin zekası tartışılmaz. Lakin, bazen hafızasını biraz zorlaması gerekiyor. Şehit Muhsin Yazıcıoğlu “Size Müslümanların iktidarını engelledi dedirtmeyeceğim. O yüzden Erbakan’ın deyimiyle; “KERHEN” de olsa güvenoyu vereceğim.” Diyor. Kerhen: Arapça kökenli bir kelime olup istemeyerek, gönülsüzce, tiksinerek, zoraki veya zorla anlamlarına gelen bir zarftır. Bir işin kişinin kendi arzusuyla değil, mecburiyetten veya beğenmeyerek yapıldığını ifade eder. Genellikle "tav'an ve kerhen" (isteyerek veya istemeyerek) kalıbında kullanılır.  .
Doğan Öztaşkın@Doganoztaskin

Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu 28 Şubat post modern darbeyle millet iradesini hiçe sayanlara; "Namlusunu Millete Çevirmiş Tanka Selam Durmam" Demişti. Dönemin siyasi aktörlerine de; "Size müslümanların iktidarını engelledi dedirtmemek için KERHEN güvenoyu veriyoruz" Bu güven oyu limitsiz bir destek demek değildir. Demişti. Bize ölçü olan bu duruş neticesinde; her türlü darbeye karşı olup, kimsenin yanlışına doğru, doğrusuna yanlış demedik, demeyeceğiz. .

Türkçe
1
1
5
276
Doğan Öztaşkın retweetledi
Mehmet Akif Okur
Mehmet Akif Okur@MehmetAkifOkur·
ABD Başkanı'nın tek sosyal medya iletisini uluslararası hukukun terazisine vurduğunuzda aşağıdaki uzun liste çıkıyor. ABD'nin inşasında diğer Batılı aktörlerle birlikte lider rolü oynadığı hukuk düzenini bu kadar açık ihlali, küresel norm krizini tetikledi. Tüm aktörleri, ellerindeki güç ve ilişkilere göre varoluş stratejileri belirlemek üzere hazırlanmaya ve yeni norm alanları, "yeni Dünyalar" inşasına sevkediyor. Tek twitlik paylaşımından çıkan listeyi okuyunca norm krizinin zeminini daha net göreceksiniz : Trump'ın ekte verdiğim son sosyal medya paylaşımında öncelikle hukuka aykırı kuvvet kullanma tehdidi; şartları oluşursa da saldırı suçu söz konusu. BM Şartı’nın 2(4). maddesi yalnız kuvvet kullanımını değil, kuvvet kullanma tehdidini de yasaklar. Uluslararası Adalet Divanı da, bir kuvvet kullanımının kendisi hukuka aykırı ise, onunla tehdit etmenin de hukuka aykırı olacağını açıkça söylemiştir. Bu yüzden “anlaşma olmazsa altyapıyı tamamen yok ederiz” tarzı bir devletlerarası ultimatom, jus ad bellum bakımından hukuka aykırı tehdittir. Eğer bu tehdit, BM Şartı’na açıkça aykırı bir kuvvet kullanımının parçası olarak planlama, hazırlık, başlatma veya icra düzeyine varırsa, Roma Statüsü’nün 8 bis maddesindeki saldırı suçu tartışması da gündeme gelir. Sivil hedeflere saldırı tehdidi. “Bütün elektrik üretim tesislerini, petrol kuyularını ve Harg Adası’nı yok etmek” şeklindeki toplu ifade, hedefleri tek tek askerî hedef olarak ayırmayan bir mantık taşıyor. Oysa Cenevre Sözleşmeleri (1949), I No’lu Ek Protokol’ün 48. maddesi ayrım ilkesini koyar; 52. maddesi de saldırıların yalnızca askerî hedeflere yöneltilebileceğini, sivil nesnelerin saldırı veya misilleme konusu olamayacağını söyler. Aynı maddeye göre bir nesnenin askerî hedef sayılabilmesi için, doğası, konumu, amacı veya kullanımı itibarıyla askerî harekâta etkili katkı yapması ve o anda imhasının belirli bir askerî avantaj sağlaması gerekir. Bu sebeple enerji altyapısı veya petrol tesisleri kendiliğinden meşru hedef değildir; her bir hedef için ayrı hukukî değerlendirme gerekir. Roma Statüsü de sivil nesnelere bilerek saldırıyı savaş suçu olarak sayar. Ayrım gözetmeyen ve/veya orantısız saldırı tehdidi. “Tamamen yok etmek” ve bunu tüm bir altyapı kategorisine yöneltmek, belirli bir askerî hedefe odaklanmayan, geniş alanlı ve sivil etkisi öngörülebilir bir saldırı mantığına işaret eder. I No’lu Ek Protokol’ün 51. maddesi ayrım gözetmeyen saldırıları yasaklar; aynı maddenin 5(b) bendi, beklenen sivil kayıp ve sivil mallara yönelik zararın beklenen askerî avantaja göre aşırı olduğu saldırıları hukuka aykırı sayar. 57. madde de hedef doğrulaması, tedbir alma ve aşırı sivil zarar bekleniyorsa saldırıyı durdurma yükümlülüğü getirir. Roma Statüsü 8(2)(b)(iv) de bu tür orantısız saldırıları savaş suçu olarak düzenler. Sivillerin hayatta kalması için zorunlu nesnelere/mallara saldırı ayrıca önemli bir bahistir. Trump'ın paylaşımındaki ağır bir unsur, “muhtemelen tüm tuzdan arındırma tesisleri” kısmıdır. I No’lu Ek Protokol’ün 54. maddesi, sivillerin hayatta kalması için vazgeçilmez nesnelerin hedef alınmasını yasaklar ve açıkça “içme suyu tesisatları ve tedarikleri” ibaresini kullanır. Roma Statüsü 8(2)(b)(xxv) de, sivilleri hayatta kalmaları için zorunlu nesnelerden mahrum tutarak aç bırakmayı/yoksun bırakmayı savaş suçu olarak tanımlar. 1977 metninde “tuzdan arındırma tesisi” kelimesi aynen geçmez; ancak bugünün şartlarında tuzdan arındırma tesisleri, işlevleri itibarıyla “içme suyu tesisleri ve su arzı” kategorisine girer. Bu yüzden böyle bir tehdit, suya erişimi hedef alan bir savaş suçu meselesini doğurur. Misilleme adı altında sivillere veya sivil mallara yönelen saldırılar da, toplu cezalandırma da yasaktır. Metinde özellikle “Bu ... intikamı olacak..." denmesi önemlidir. I No’lu Ek Protokol’ün 51(6). maddesi sivillere karşı misilleme saldırılarını yasaklar; 52(1). maddesi sivil nesnelerin, 54(4). maddesi ise sivillerin hayatta kalması için zorunlu nesnelerin misilleme konusu yapılamayacağını söyler. Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 33. maddesi de toplu cezaları ve korunan kişilere ve mallarına yönelik misillemeleri yasaklar. Dolayısıyla geçmişte öldürülen askerler için “karşılık” olarak ulusal altyapıyı vurma söylemi, hukuk diline çevrildiğinde, yasaklı saldırgan misilleme ve bağlama göre toplu cezalandırma tartışmasını davet eder. Nükleer elektrik tesisleri vb sistemler özel koruma altındadır. Eğer, Trump'ın hedef olarak işaret ettiği “elektrik üretim santralleri” arasında nükleer elektrik santralleri varsa, I No’lu Ek Protokol’ün 56. maddesi bunlara özel koruma tanır; hatta askerî hedef sayılsalar bile, saldırı “tehlikeli güçlerin” salınmasına ve siviller arasında ağır kayıplara yol açacaksa yasaktır. Ayrıca petrol kuyularının ve büyük enerji altyapısının topyekûn vurulması, yaygın, uzun süreli ve ağır çevresel zarar riski doğurursa, 55. madde ile Roma Statüsü 8(2)(b)(iv) bakımından da ayrıca hukuk ihlalidir. I No’lu Ek Protokol’ün 51(2). maddesi, birincil amacı sivil nüfus arasında dehşet yaymak olan şiddet fiillerini ve tehditlerini yasaklar. Su ve elektrik altyapısını açık bir ultimatomla “tamamen yok etme” söylemi bu yasağı da ihlal eder. Peki bu tehdit ve/Veya saldırıların ardından yapılacağı varsayılan bir antlaşmaya uluslararası hukuk nasıl bakar? Hukuka aykırı askerî tehdit altında akdedilen bir antlaşma, Viyana Antlaşmalar Hukuku bakımından geçerli rıza üretmez; 52. madde çerçevesinde batıldır. Zannediyorum daha fazla uzatmak gereksiz... *** Şüphesiz söz konusu hukuk çerçevesi çatışmanın tüm taraflarına aynı yükümlülükleri yüklüyor ve ihlallerini suç sayıyor. Ancak, odaklandığımız örnek sistemik değişim eşiğinin hangi düzeyde aşıldığını göstermesi bakımından özellikli. Eski hikâye, bizzat sahiplerince yırtılmakta olduğu için, Dünyaya yeni bir hikâye anlatmayı yahut kendi hikâyesine sahip bir Dünyanın inşasını isteyenlerin dinleyici bulabilecekleri bir çağa giriliyor...
Mehmet Akif Okur tweet mediaMehmet Akif Okur tweet media
Türkçe
0
16
44
2.3K
Doğan Öztaşkın retweetledi
İnisiyatif Merkezi Derneği
İnisiyatif Merkezi Derneği@inisiyatifmerkz·
Cennet mekân Şehit Liderimiz Muhsin Başkanımız için düzenlediğimiz anma programımızı gerçekleştirdik. 17. YILINDA "Kendi Dağlarda, Davası Raflarda Unutulan" "AYDINLATILAMAYAN!" MUHSİN YAZICIOĞLU DAVASI için #Adaletİstiyoruz...
Türkçe
0
9
54
656
Doğan Öztaşkın
Doğan Öztaşkın@Doganoztaskin·
Geçen hafta çevremizden iki kişinin çocuğunun uyuşturucu illetine bulaştığını öğrendim. İnşallah tedavileri başarılı sonuçlanır. .
Doğan Öztaşkın@Doganoztaskin

Alevisi, Sünnisi, Lazı, Çerkezi, Kürdü, Türkmeni tüm Türk Milletinin şaibesiz insanları; 1980 öncesi Türk toplumu ayrıştırılıp çatışma ortamına sürüklendi. Şimdi de Türk Milletinin bilgisi ve rızası olmayan bir süreçle karşı karşıyayız. Gene milletimizin evlatlarını caydırıp sindirmek için, “suça sürüklenen çocuklar” moddosu ile “sokakların hakimiyeti” kriminal narko terör çeteleri ile elegeçirmeye çalışacaklar gibi gözüküyor. Aileler olarak çocuklarımıza sahip çıkıp ve çocuklarınızı “PKK soslu” uluslararası narko terör çetelerden uzak tutalım. Sokakların şehvetinden çocuklarımızı koruyalım. Evlatlarımız adil şartlarda yetişmiyor. Çünkü, milletimiz genelde çocuğunu merhametli, hak, hukuk, adalet üzerine ve ahlaklı yetiştirmeye çalışıyor. Çok iyi eğitim alanlar evlatlarımız hariç, geri kalan evlatlarımız üç harfli marketler ve güvenlik görevlisinden başka bir çalışma alanı bulamıyor. Çeteler ve sistemden haksız kazanç sağlayanlar için hiç bir ölçü yok. Kumar, fuhuş ve uyuşturucu çeteleri öyle hızlı büyüyor ki toplumun temel dinamikleri çökme noktasına geldi. Her gün bir masum çocuğumuz sok ortasında katlediliyor. Allah korusun yarınlarda “toplu katliamlara” bile maruz kalabiliriz. Maalesef siyaset de usulsüzlüğün koruyucu kalkanı halini aldı. Para, makam ve güç tüm şaibeli kişilerin üstünü örtüyor. Onları legalleştirip baş tacı ediyor. Kanunlar masum, sade, kurallara uyan insanları koruması kollaması gerekirken, suç örgütleri her türlü baskı, oyun ve numara ile öncelikli hale geliyor. Aile biterken, devletin ayakta kalması düşünülebilir mi? Sineklerle uğraşıp, bataklığı görmemek ise Türk Milletine yapılan en büyük ihanettir. Çok geç olmadan bu bataklıklar kurutulmalıdır. Bu vebalin ateşi başta yetkililer olmak üzere herkesi yakar. Bizi biz yapan değerler çerçevesinde, “farklılıklarımızı zenginlik” bilip, aidiyetlerimizi yok saymadan buna rağmen kimseyede aidiyet dayatmadan, adil bir düzen inşa etmenin zamanı geçmeden, inisiyatif almak hepimizin üzerine borçtur. Türk’ün azim ve kararı her türlü zorluğu yener. .

Türkçe
1
0
6
510
Doğan Öztaşkın retweetledi
deep web cringe
deep web cringe@deepwebcringe·
Soluksuz izledim
Türkçe
149
339
6.4K
331.4K
Doğan Öztaşkın
Doğan Öztaşkın@Doganoztaskin·
Çok ilginç! Ben pek dizi izlemem ama bir gece tesadüfen takıldığım “Doktor, Başka Hayatta” diye gerçek hayattan uyarlanmış bir dizi var. Başkasını bilmem fakat ben çok etkilendim. Saatinde izleyemesem de ya tekrarını yada YouTube den izliyorum. .
Raporlar@raporlar

Türkiye geneli en sıkı takip edilen dizi anketi: Taşacak Bu Deniz %14 Uzak Şehir %13 Eşref Rüya %12 Kızılcık Şerbeti %6 Gönül Dağı %5 (KONDA Ar)

Türkçe
1
0
3
1.5K
.
.@buharalidervis·
@Doganoztaskin Arapça lafzı olmadığı için secde düşmüyor diye biliyorum
Türkçe
3
0
5
4K
.
.@buharalidervis·
Nahl suresi 49; “Göklerde ve yerde bulunan her canlı ve melekler, büyüklük taslamaksızın Allah'a secde ederler.” Ayette bahsi geçen “göklerde bulunan canlılar”dan kastın ne olduğuna dair ikna edici bir tefsir, yorum göremedim.
Türkçe
41
5
342
44K
Fatih Çolak
Fatih Çolak@fatihcolak19831·
Tekrar söylüyorum Cüzdanınızda bile para yerine Ata tohumu taşıyın. nereden mi bulacaksınız. Ben tüm ülkeye yayacağım. Dostlarımla birlikte.
Fatih Çolak tweet media
Türkçe
668
5.6K
47.2K
3.8M
Doğan Öztaşkın retweetledi
Doğan Öztaşkın
Doğan Öztaşkın@Doganoztaskin·
Kendini devlet zanneden herkes hüsrana uğradı. .
Türkçe
0
1
5
566