Çağlar Karamağara
532 posts

Çağlar Karamağara
@DrMutluCaglar
Pratisyen Hekim / Hulusi Efendi Devlet Hastanesi
Darende-Malatya Katılım Ekim 2013
281 Takip Edilen112 Takipçiler


@kamilpasolini @tanjuberks Sedat yılmaz press . Hep görmezden geliniyor. Has politik sinemadır.
Türkçe

@tanjuberks Emin Alper'in Abluka ve Tepenin Ardı Reha Erdem'in Jin'i sağlam politik filmler bence. Can Evrenol'un Baskın'ı, Tayfun Pirselimoğlu'nun distopik filmleri politik okumalara açık. Geriye gittiğimiz doğru ama yok demek haksızlık sanki.
Türkçe

@phaselinear3 @ferrarinewstr Kedinin miyav sesi hariç hepsi gerçek
Türkçe

@ferrarinewstr This seems a little staged but nevertheless still funny.
English

- Takası toplanan hisse var ancak sadece
- Beğeni + RT yapanlar özelden mesaj atsın hisse ismini emeğe saygı gösterenlere iletelim...
#borsaistanbul #hisse

Türkçe

@sinemaseverav @1976montreal Koşul ne kadar kötüyse iranlılar daha iyi film yapıyor genelde
Türkçe

@DrMutluCaglar @1976montreal o kadar da değil ya. filmin konusu gerçekten iyi. oyunculuklar evet standardın altında ama filmin çekilme koşullarını da düşünmek gerek.
Türkçe

@haksakal34 Bgüney, sen , kıvanç . Ahmet kandemir napsın?
Türkçe

Kendisiyle (Sarı, Adanalı) 96-97’de A. Kandemir’in yönettiği Beşiktaş altyapısında kısa bir süre basketbol oynadık. Fulya’ya epey uzak bir yerden gelip gitmeye çalıştığı için çok sürdüremedi, ama yeni projesi Derya Hocanın neşe, görgü ve enerjisiyle başarıdan başarıya koşabilir.
Derya Gurses Tarbuck@DGTarbuck
Kivanc Tatlitug'un yeni projesinde kendisi ile oynayacak biri araniyormus. Merhaba, goreve hazirim 😅 @kivanctatlitug
Türkçe

@tunanthem Neyi komik. Tarihin en iyi bjk sinin içine etti bu querasma
Türkçe

Koya Kamura’nın 2024 yapımı Soçko’da Kış filmi, ilk bakışta görselliğiyle çekici duran, fakat içine girdikçe katmanlarının aslında oldukça gevşek olduğu anlaşılan bir yapıya sahip. Film Soçko’nun kış peyzajını, sınırın gölgesinde yaşayan insanların sıkıntılarıyla sunuyor. Bu mekansal cazibenin altında hem tematik hem de politik açıdan ciddi boşluklar bulunuyor.
Filmin merkezinde, kendisini bir türlü tanımlayamayan, yarı Koreli yarı Fransız kimliğinin içinde sıkışmış Sooha yer alıyor. Bu sıkışmışlık, Kamura’nın tercih ettiği estetikle birleşince, izleyiciye yabancılık ve içsel bir arayış hissi vermeyi amaçlıyor. Ancak film tam da bu noktada belirgin bir sorunla karşı karşıya kalıyor. Doğulu karakterin Batılı bir figürle karşılaşması, Batı’nın bakışı altında çözülmeye başlayan kimlik, egzotik coğrafyada “ruhsal arayış” gibi sinema tarihinin onlarca kez işlenmiş motifleri, burada özgün bir dille değil, alışıldık self-oryantalizm refleks içinde yeniden sunuluyor.
Film, Abbas Kiyarüstemi’nin Copie Conforme’unda ya da Asghar Farhadi’nin Le Passé’sinde gördüğümüz, yönetmenin Batı seyircisine seslenirken farkında olmadan kendisini Batı’nın arzu ettiği imgenin içine sıkıştırdığı örnekleri hatırlatıyor. Kamura bu tuzağı kıracak bir estetik kurmak yerine aynı zeminde kalıyor. Soçko’nun kar altındaki güzelliği, sınırın yarattığı gerilimi ya da toplumun içine işlemiş tarihsel yaraları hikâyeye dahil edemiyor.
İşçi sınıfından iki kadının (Sooha ve annesinin) hikayesini anlatırken Kamura’nın estetik tercihi, emek temelli gerçekliği bir tür burjuva melankolisine dönüştürüyor. Görüntüler güzel, fakat temsil ettiği toplumsal dünyanın içi boş. Sooha karakterinin tüm sınıfsal özellikleri iğdiş edilmiş.
Filmin güçlü olarak nitelenebilecek yönleri bile bu tematik tercihlerin zayıflığıyla işlevsizleşiyor. Kameranın Soçko’nun soğuğunu başarıyla kaydetmesi, dış çekimlerin yalınlığı, araya yerleştirilen animasyonların şiirsel dokusu… Bunların hiçbiri filmin kavramsal boşluğunu doldurmuyor. Tersine, bu görsel istifra filmin kuramsal eksikliğini daha belirginleştiriyor. Manchester by the Sea’in mekanı sosyokültürel bir arka plan olarak kurma başarısı düşünüldüğünde Soçko’da Kış’ın bu konuda neredeyse hiçbir çaba göstermediği rahatlıkla söylenebilir.
Sonuç olarak Koya Kamura’nın Soçko’da Kış filmi, atmosferiyle bir duygu üretme becerisine sahip olsa da, politik cesaret ve sosyokültürel altyapıdan tamamen yoksun, self-oryantalizme saplanan, savaşın tarihsel yükünden kaçan, potansiyelini kullanamayan değil, potansiyelinin ne olduğunu dahi farkında olmayan bir film.
@mubi @mubiturkiye

Türkçe

🔵#ARŞİV | Sadettin Saran, babasıyla muhabbet ediyor:
“Şimdi baba 4 tane oğlunuz var maşallah. Onların yanında biraz politik davranıyorsunuz şimdi biz delikanlı delikanlı konuşacağız. En sevdiğiniz oğlunuz kim baba?”
Türkçe

#SONDAKİKA Diyarbakır'da kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, down sendromlu doğan bir bebekle ilgili 78.000.000 TL tazminat ödemeye mahkum edildi. (NTV)
• Doktorun icrayı durdurması için bankaya 3.000.000 TL teminat ödemesi gerekiyor.
Türkçe

@ersin_tuncbilek Siz de çaktırmadan eski kızılay başkanını övüyorsunuz. Yedik bizde
Türkçe

Meğer sağlam kişisel husumet besliyormuş. Kızılay ve deprem bölgesi hakkında ileri geri konuşup sonrasında partilerde tren yapıyormuş herif.
Ersin T.@ersin_tuncbilek
Mehmet Akif Ersoy yüzünden deprem bölgesinde nasıl dayak yedim anlatıyorum… Depremin hemen ardından biz Hatay’da gönüllü olarak Kızılay aşevinde çalışırken ve her gün 15 bin porsiyon sıcak yemek çıkartırken meğer tv’lerde bizim hakkımızda atıp tutuyorlarmış.
Türkçe

@NebiSalihKk1 İlk 20 dk dan sonra izlememiştim. İyi yapmışım.
Türkçe















