Eda Yazgın
4.5K posts

Eda Yazgın
@EdaKargi
https://t.co/5BRSG0jJCz.Dr. Eastern Mediterranean University Division of Early Childhood Education








Bildiğiniz üzere annesi tarafından şiddete uğradığı için mahkeme kararıyla geçici velayetini alıp 2.5 yıldır burda beraber yaşadığım ancak Litvanya’daki boşanma anlaşmamıza dayanarak Litvanya tarafından iadesi istenen ve çocuğun durumunu görmezden gelip Avrupa’nın bendesi gibi davranan yetkililerin geçen sene mart ayında, aşağıdaki videoda da görüldüğü üzere, orada yaşayacaklarını bildiği için dehşet içinde ve can havliyle gitmek istememesine ve bunu ısrarla ifade etmesine rağmen gayri insani şekilde icra ile zorla benden ve vatanımızdan koparılan oğlumun bu sefer de annenin kocası tarafından şiddete uğradığını, çocuğumun oradaki mahkeme psikologuna verdiği ifadeden (fotoğrafta) öğrenmiş bulunmaktayım. Ancak ne hikmettir ki alışıp rehabilite olduğu Türkiye’den zorla koparıp şiddet uygulayan annesine iki ekip polis zoruyla koparıp gönderen yetkililer, tüm ısrarlarımıza ve şimdi orada fiziksel ve duygusal şiddete uğradığını belirtmesine rağmen kılını kıpırdatmamakta, adeta üç maymunu oynayarak küçücük Türk vatandaşını orada yapayalnız ve korumasız kalmasına göz yummaktadır. Beni takip edenler bilir. Oğlumu asla sosyal ya da geleneksel medyaya alet etmedim, etmezdim. Nitekim bu bir yıllık süreçte Litvanya mahkemesinin tüm yanlı tutumu ile bir türlü çocuğumun benle fiziksel temas kurmasına izin vermemesine rağmen meseleyi buraya taşımadım. Ancak 7.5 yaşındaki bir çocuğun artık hayati riski söz konusu. Çünkü oradaki mahkeme kendi vatandaşı olan anneyi kollama refleksi ile hareket ederek, annenin iddia dahi olsa çocuğuma dair hiçbir fiziksel, duygusal ya da başka bir kötü davranma iddiası bile olmamasına rağmen (bana dair yegane olumsuz iddiaları oğluma oyuncak almam, oynamam ve çikolata almam, Ciddiyim şaka değil bu) benle fiziksel temas hakkından bile mahrum bırakmaya devam etmesi küçücük çocuğu daha büyük şiddet olayları açısından riske sokmaktadır. Mahkeme eliyle, sözde kaçırma ihtimali nedeniyle, bir yıldır oğlumla sadece haftanın 3 günü 30’ar dakika online görüşmemize izin verilmekte. Ancak bu görüşmeler, oğlum annesinin kocasının kendisine şiddet uyguladığını anlattığından beri annesi tarafından engellenmekte ve yaklaşık 3 aydır online konuşmamıza dahi izin verilmemekte. Bu da 7.5 yaşındaki oğlumun tamamen onların insafına kalmasına yol açmakta. Bir yıldır süren bu hukuksuzluğa rağmen Türkiye’deki hiçbir yetkili ile Vilnius konsolosluğumuz taleplerimize rağmen kılını kıpırdatmamış, söz konusu sanki bir Türk çocuğu değil de Fransızmış gibi davranılmakta. İşte bu nedenlerden dolayı sesimi adalet ve dışişleri bakanlıkları ile ilgili yetkililere duyurup Türkiye’de doğmuş, Türkçe konuşan ve sizlerle bu toplumu derinden seven oğlumun oradaki gayri insani şiddet ortamından kurtarılması için yardımınızı rica ediyorum. Bu platformun bir araya gelince neleri değiştirdiğine, olmazı oldurduğuna çokça şahit oldum. Beno, yüreği insan ve hayvan sevgisi ile dolu, dışarda dilenen insan gördüğünde bile ağlayan ve onlara her şeyiyle yardım etmeye çalışan dünya merhametlisi bir çocuktu. Lütfen şimdi biz onun elinden tutup, içinde olduğu bu karanlık kuyudan çıkarmak için sesini duyuralım. Çok geç olmadan

Kulaklarınızı iyi açın da dinleyin diyeceğim ama vicdanlar buz tutmuş. Mahkeme salonlarında kim bilir kaç kere dinlediniz bu aileleri;ama hep sağır kaldınız.On dakikaya sığar mı yaşananları anlatmak?Zaten dinlemek gibi bir niyetiniz de yok.Ona beraat, buna iyi hâl… Vicdansızlar.



















