Adonis Sasunyan

18.3K posts

Adonis Sasunyan banner
Adonis Sasunyan

Adonis Sasunyan

@EdonisSasunyan

isimsiz yazar

Türkiye Katılım Haziran 2015
7.5K Takip Edilen11.5K Takipçiler
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
Cejna Zımane Kürdi Piroz be.
Türkçe
0
0
0
6
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
CHP den AKP ye geçen bld başkanları üzerine kısa bir değerlendirme: 1-CHP’de ciddi bir ideolojik çürüme vardır. 2-CHP yönetim kademelerinde yer alanların çoğu parti ve ülke çıkarları yerine bireysel çıkarları ön plana çıkarıyor. 3-Hükümete alternatif bir projesi yoktur.
Adonis Sasunyan tweet media
Türkçe
2
3
38
677
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
Diyanet İşleri başkanım Camilerde 25 milyon insanın anadili olan Kürtçe hutbeyi yasaklamış.Allahın hükümlerine karşı çıkmış.Çünkü bütün diller tanrının insana armağanıdır.
Adonis Sasunyan tweet media
Türkçe
4
6
61
788
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
Türkiye’de onun düzeyinde karakterli devrimci-aydınlar olsaydı şu anda durum farklı olurdu.Anısına saygıyla. #VedatTürkali
Adonis Sasunyan tweet media
Türkçe
1
12
132
1.2K
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
Din tüccarlarının tuzağına düşenleri ilgilendiren güzel bir söz.
Adonis Sasunyan tweet media
Türkçe
0
6
53
297
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
HUDA PAR,Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine neden karşı?Cevabı basit:Çünkü HUD PAR bir projedir. Süleyman Soylu nun projesi.
Adonis Sasunyan tweet media
Türkçe
0
3
25
308
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
Bana omurgasızlığın fotoğrafını göster deseler bu fotoğrafı gösteririm. Burcu Köksal ,daha önce yerden yere vurduğu AKP ye geçmiş.Ne diyelim?Bence sorun AKP de değil,CHP de.
Adonis Sasunyan tweet media
Türkçe
0
5
40
354
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
Kızını torpille meclise sokan şahıs vatan millet edebiyatı yapıyor.Bir amacı da halkı proveke edip,kendisine hakaret edenleri dava etmek. Nitekim benim hakkımda dava açtı.
Adonis Sasunyan tweet media
Türkçe
2
10
89
521
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
Barış karşıtları harekete geçmeye başladı. Çünkü korkuyorlar.Eğer barış olursa JİTEM in bütün kirli ilişkileri açığa çıkacak.
Adonis Sasunyan tweet media
Türkçe
0
3
37
260
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
Söz e dawi tım u tım berxweder dıbejın. #LeylaQasım (27-1-1952/// 12-5-1974) Bı rezdari bı bir tinım.
Adonis Sasunyan tweet media
Türkçe
4
16
167
1.3K
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
Bu paylaşım yalandır. Bu hesap da kontra hesaptır.
SesliSüreç/ProseyDengdar/VoiceProcess@SesliSurec

#SONDAKİKA Öcalan’ın İmralı Görüşme Tutanaklarında İkinci Bölüm tam metni ''28 Nisan 2026 | Mahmut ORAL’ın Özel Haberi'' Sur Ajans, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın son görüşme tutanaklarının ikinci bölümünü yayımladı. Tutanaklarda; sağlık durumu, Rojava’daki gelişmeler, devletle yürütülen süreç, Kandil ve DEM Parti’ye yönelik eleştiriler, Barzani çizgisine dair sert ifadeler ve Ortadoğu’daki siyasal dengelere ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler yer aldı. Öcalan, görüşmenin başında göz ameliyatı geçirdiğini belirterek sağlık durumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Gözümden ameliyat oldum. İyi oldu. Sanırım görme kalitesi yüzde 20 artacak. Daha düzgün ve iyi göreceğim. Şimdilik iyi gözüküyor.” Rojava ve YPJ Tartışmaları Rojava’daki gelişmelere de değinen Öcalan, özellikle YPJ güçlerinin entegrasyonu ve Şam yönetimiyle yaşanan sorunların yeni dönemin temel başlıklarından biri olduğunu söyledi. Kadın askeri birliklerinin kazanımlarını korumakta kararlı olduğunu ifade eden Öcalan, şu değerlendirmede bulundu: “Rojava’dakiler yeni duruma uyum sağlayabiliyorlar mı? Entegrasyon sürecine uyum sağlayıp ona göre kendilerini inşa edebiliyorlar mı? Bunlar önemli konular. Şam yönetiminin kadın askeri gücünü kabul etmediği belirtiliyor. Kadınlar da kazanımlarını korumakta kararlı. Kazanımlarını koruyacaklar tabi, vazgeçecek halleri yok. Bayramdan sonra bu konuda daha somut tartışmalar yapmamız ve orası için bir model sunmamız gerekir. Kendileri tek başına bunu çözemez. Ne Türkiye ne de Rojava bu sorunları tek başına çözebilir. Amerika’yla ilişki geliştirdiler, kalıcı olacaklarını sandılar ama bir günde yüzüstü bırakıldılar.” “Devlet Tarihi Çözüm Yerine At Pazarlığı Yapıyor” Devletin sürece yaklaşımını sert sözlerle eleştiren Öcalan, tarihi bir çözüm tartışılırken küçük ve önemsiz gündemlerin öne sürüldüğünü savundu: “Kandil’e de anlatıyorum ancak anlamıyorlar. Aynı felaket ile karşı karşıyayız. Devleti hiç tanımıyorsunuz. Devlet de siyaset de kavrayış sahibi değil. Biz tarihi bir çözüm geliştirmeye çalışıyoruz ama devlet önümüze küçük, önemsiz ve at pazarlığı anlamına gelecek gündemlerle geliyor. Büyük sabır gösterdim. Kıyamet de kopsa bu iş biter. Benim durumum ve çalışma koşullarım artık olmazsa olmazdır. Hem benden iş yapmamı bekleyeceksin hem de beni bu koşulda tutacaksın.” Öcalan, örgütsel yapının mevcut koşullarda dönüşemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu koşullarda benim örgütü değiştirmemi, dönüştürmemi bekleyeceksin. Yapısallaşmış durumlar var. Kandil’in bunu değiştirme gücü yok. Bunu ancak ben değiştirebilirim.” DEM Parti ve Kandil’e Eleştiriler Kandil ve DEM Parti’ye yönelik eleştirilerde de bulunan Öcalan, çözümü kendi geliştireceğini söyledi: “Ben çalışmak istiyorum. Bahçeli de davet etti, gel çalış dedi. Benim bir talebim olmadı. Şimdi neden engelleniyorum? Bu işte bir bit yeniği var. Ben artık öfkeden çıldıracağım. Kandil’den de DEM’den de bir şey beklemiyorum. Çözümü kendimden bekliyorum.” Öcalan, yeni bir “ara çözüm planı” üzerinde çalıştığını belirterek sürecin artık yasal ve kurumsal bir zemine kavuşması gerektiğini savundu: “Kurumsal, yasal bir çerçeve olacak. Buna uygun bir ara çözüm planı geliştiriyorum. Bir buçuk yıldır cılkı çıktı. Benim sabrımla oynamasın kimse artık. Şikeftlerin boşaltılması tartışmasının modu geçti artık. Bu konuyu kapatın.” “Örgütü Silahsızlandırmışım, Feshetmişim” Süreçte yaşanan tıkanmaya ilişkin sert ifadeler kullanan Öcalan, devletin yaklaşımına tepki gösterdi: “Bazıları linç etmek istedi, her gün televizyonlardan küfür ettiler. Ben de artık cevapsız kalmayacağım. Bu konuyu Bahçeli devlet adamı olarak gündeme getirdi. Devlet ciddiyeti var sandım ama bir buçuk yıldır kimi oyalıyorlar? Örgütü silahsızlandırmışım, feshetmişim. Yeter artık.” Tutanakların dikkat çeken bölümlerinden biri de Hakan Fidan, İsrail ve Ortadoğu’daki yeni dengelere ilişkin değerlendirmeler oldu. Öcalan şu ifadeleri kullandı: “Bu işin yasası olmalıdır. Hakan Fidan gitti İsrail ile anlaşma yaptı. Türkiye ve İngilizler Suriye’de birlikte hareket etti. Statükoyu ve Sykes-Picot düzenini koruyorlar. İran’da da sınırların değişmemesine dönük tutum alıyorlar. İngilizler ile Türkiye birlikte hareket ediyor.” Ortadoğu’da yeni bir parçalanma süreci yaşandığını öne süren Öcalan, “İkinci Balkanlaşma” tehlikesine dikkat çekti. “Biz Sandığınızdan Daha Büyük Bir Siyasi Gücüz” Öcalan, örgüt kadrolarına ilişkin de dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu: “Yeteneklere göre fazla yük bindiriyoruz. Kemik erimesi hastalığına yakalanmışsın ama seni Kırkpınar güreşine çıkarıyorlar. Biz burada devleti devlete katmak istiyoruz. Bu devlet şunu çok iyi bilecek; biz sandığınızdan daha büyük bir siyasi gücüz. Cumhuriyete entegre olmaya çalışıyoruz.” Mustafa Kemal ve Osmanlı’nın son dönemine dair değerlendirmelerde de bulunan Öcalan, şu ifadeleri kullandı: “İngilizler ve Fransızlar yeni bir model geliştiriyor. Beni de içine çekmek istediler ama girmedim. Talat Paşa kafası korkunçtu. Mustafa Kemal olmasaydı görürdüler günlerini.” “Ben Kurdum, Ben Bitirdim” Silahsızlanma sürecine dair de konuşan Öcalan, bazı adımları erken atıp atmadığını sorguladığını söyledi: “Bazen diyorum ki; bu şartlarda tek taraflı adım atmakla hata mı yaptım? Bahçeli söyleyince AKP çözer sandım. Ama çok açık; hem beni hem Bahçeli’yi çok yordular. Bir damla kan dökülmedi aylardır. Tarihe bir iz bırakalım dedim. Tarihi kararlar aldım. Ben kurdum, ben bitirdim. Demokratik siyaset ve hukuk dedim. Şiddet sarmalını durdurduk.” Devletin gerekli yasal zemini oluşturmadığını savunan Öcalan, mevcut yaklaşımı “kontrgerilla işi” olarak tanımladı: “Benim hukuk ve yasal zeminim nettir. Devlet bana iş yaptıracak ancak hiçbir yasal zemini olmayacak. Bu kontrgerilla işidir.” Sürece ilişkin son kez girişimde bulunacağını belirten Öcalan, şu mesajı verdi: “Son denemeyi yapacağım. Eğer gerekenler yapılmazsa çekileceğim.” Kürt Birliği ve Ortadoğu Mesajı Kürt ulusal birliği tartışmalarına da değinen Öcalan, dış müdahale riskine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Kürtlerin birliği meselesi önemli. Siz yapmazsanız İsrail ve ABD yapacak. Balkanlar gibi paramparça ederler. Ben Mustafa Kemal’in pratiğinden ders çıkaranlardanım. Kürtleri bir iple boğmak isteyecekler.” Ortadoğu’daki savaş ve yıkım sürecine dikkat çeken Öcalan, Gazze, Tahran, Beyrut ve Şam örneklerini sıralayarak bölgenin büyük bir parçalanma yaşadığını söyledi. Maddiyatçılık ve örgüt içi yozlaşma tartışmalarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı: “Maddiyatçılık meselesini anlamakta zorlanıyorum. Mücadelede maddi çıkar beklentisi olmaz. Maddiyat üzerine kurulan ilişki yozlaşmaya ve bozulmaya mahkumdur.” Öcalan, Kürtlerin devletle, toplumla ve tarihle yeni bir barış ilişkisi kurması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Devlet ile doğru ilişki geliştirmek hayatidir. Kürtlerin tarihle, devletle ve toplumla barışı diyorum buna. Yüz yıldır enerjimizi emen bu savaşı bitirmek istiyorum.” Barzani Çizgisine Sert Eleştiriler Tutanakların en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Mesut Barzani ve Barzani çizgisine yönelik sert ifadeler oldu. Öcalan, Barzani’nin Suriye’de etkili olmak istediğini savunarak şunları söyledi: “Barzani, Erbil’i yönettiği gibi Suriye’de de benzer bir yapı istiyordu. ABD ve İsrail’i buna ikna etmişti. Türkiye bile bu tuzağa düşmek üzereydi.” Haziran 2024’te ABD ve İsrail destekli bir planın gündeme geldiğini ileri süren Öcalan, Mazlum Abdi ile görüştüğünü ve plana karşı çıktığını söyledi: “Barzani ve İsrail’in Suriye’de egemen güç haline geleceğini söyledim. Açıkça karşı çıktım. İtiraz ettim, geri çekilmelerini istedim. Beni dinlediler, plan boşa çıktı.” Barzani’ye yönelik değerlendirmelerini sürdüren Öcalan, geçmişte yapılan bazı ziyaretlere de değinerek şu ifadeleri kullandı: “Daha önce yetkili arkadaşlarla da konuştuk. Barzani’nin Cizre’ye gelişini tehlikeli bulduğumu belirtmiştim. Silahlı adamlarıyla boy göstermesi sıradan bir ziyaret değildi; asıl amacı bana mesaj vermekti. Televizyonda izledim, yetkilileri de uyardım. Bu tavırla ‘Apo kim, buralar benim’ demek istiyor. Ona o zevki tattırmayacağım. Daha önce de söyledim; kinim artık boğazımı aşmış durumda.” Barzani çizgisini “aşiretçi, aileci ve iktidarcı” olarak tanımlayan Öcalan, geçmişten bugüne bu çizgiyle mücadele ettiğini savundu: “Barzaniler kırk yıldır bana karşı aşiretçi, aileci ve iktidarcı bir siyaset yürütüyor. Süreç tamamlandıktan sonra onlara karşı nasıl bir mücadele yürüteceğimi herkes görecek.” “Kürt Milliyetçilerinin Önüne Geçilmeli” Kürt milliyetçiliği tartışmalarına ilişkin de dikkat çekici değerlendirmelerde bulunan Öcalan, şu ifadeleri kullandı: “Demin Pervin Hanım’ın da belirttiği gibi, Kürt milliyetçilerinin önüne geçilmeli, yeniden örgütlenmelerine izin verilmemelidir. Sanırım bu çizgi Kemal Burkay ve İbrahim Güçlü üzerinden yürütülüyor. Hemreş Reşo vardı; Barzaniciydi, Mustafa Barzani’yi lideri olarak tanımlıyordu. Birkaç dil biliyordu, Kürt otonomisini savunuyordu. Şam’da onunla da mücadele ettim.” Selahattin Demirtaş’a ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullanan Öcalan, şu mesajı verdi: “Sürece ya katkı sunacak ya da ağzını kapatacak. Kapatmazsa ben kapatacağım. Demirtaş baş müzakereci benim bilmiyor mu?” Öcalan, Kemal Burkay ve İbrahim Güçlü gibi isimleri de eleştirerek geçmişte federasyon ve bağımsızlık taleplerine karşı çıktığını belirtti: “Hayatım boyunca bu ilkel Kürt milliyetçileriyle mücadele ettim. Kemal Burkay federasyonu, İbrahim Güçlü ise bağımsızlığı savunuyordu. Ben ise bunu şiddetle reddettim.”

Türkçe
1
0
3
158
SesliSüreç/ProseyDengdar/VoiceProcess
#SONDAKİKA Öcalan’ın İmralı Görüşme Tutanaklarında İkinci Bölüm tam metni ''28 Nisan 2026 | Mahmut ORAL’ın Özel Haberi'' Sur Ajans, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın son görüşme tutanaklarının ikinci bölümünü yayımladı. Tutanaklarda; sağlık durumu, Rojava’daki gelişmeler, devletle yürütülen süreç, Kandil ve DEM Parti’ye yönelik eleştiriler, Barzani çizgisine dair sert ifadeler ve Ortadoğu’daki siyasal dengelere ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler yer aldı. Öcalan, görüşmenin başında göz ameliyatı geçirdiğini belirterek sağlık durumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Gözümden ameliyat oldum. İyi oldu. Sanırım görme kalitesi yüzde 20 artacak. Daha düzgün ve iyi göreceğim. Şimdilik iyi gözüküyor.” Rojava ve YPJ Tartışmaları Rojava’daki gelişmelere de değinen Öcalan, özellikle YPJ güçlerinin entegrasyonu ve Şam yönetimiyle yaşanan sorunların yeni dönemin temel başlıklarından biri olduğunu söyledi. Kadın askeri birliklerinin kazanımlarını korumakta kararlı olduğunu ifade eden Öcalan, şu değerlendirmede bulundu: “Rojava’dakiler yeni duruma uyum sağlayabiliyorlar mı? Entegrasyon sürecine uyum sağlayıp ona göre kendilerini inşa edebiliyorlar mı? Bunlar önemli konular. Şam yönetiminin kadın askeri gücünü kabul etmediği belirtiliyor. Kadınlar da kazanımlarını korumakta kararlı. Kazanımlarını koruyacaklar tabi, vazgeçecek halleri yok. Bayramdan sonra bu konuda daha somut tartışmalar yapmamız ve orası için bir model sunmamız gerekir. Kendileri tek başına bunu çözemez. Ne Türkiye ne de Rojava bu sorunları tek başına çözebilir. Amerika’yla ilişki geliştirdiler, kalıcı olacaklarını sandılar ama bir günde yüzüstü bırakıldılar.” “Devlet Tarihi Çözüm Yerine At Pazarlığı Yapıyor” Devletin sürece yaklaşımını sert sözlerle eleştiren Öcalan, tarihi bir çözüm tartışılırken küçük ve önemsiz gündemlerin öne sürüldüğünü savundu: “Kandil’e de anlatıyorum ancak anlamıyorlar. Aynı felaket ile karşı karşıyayız. Devleti hiç tanımıyorsunuz. Devlet de siyaset de kavrayış sahibi değil. Biz tarihi bir çözüm geliştirmeye çalışıyoruz ama devlet önümüze küçük, önemsiz ve at pazarlığı anlamına gelecek gündemlerle geliyor. Büyük sabır gösterdim. Kıyamet de kopsa bu iş biter. Benim durumum ve çalışma koşullarım artık olmazsa olmazdır. Hem benden iş yapmamı bekleyeceksin hem de beni bu koşulda tutacaksın.” Öcalan, örgütsel yapının mevcut koşullarda dönüşemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu koşullarda benim örgütü değiştirmemi, dönüştürmemi bekleyeceksin. Yapısallaşmış durumlar var. Kandil’in bunu değiştirme gücü yok. Bunu ancak ben değiştirebilirim.” DEM Parti ve Kandil’e Eleştiriler Kandil ve DEM Parti’ye yönelik eleştirilerde de bulunan Öcalan, çözümü kendi geliştireceğini söyledi: “Ben çalışmak istiyorum. Bahçeli de davet etti, gel çalış dedi. Benim bir talebim olmadı. Şimdi neden engelleniyorum? Bu işte bir bit yeniği var. Ben artık öfkeden çıldıracağım. Kandil’den de DEM’den de bir şey beklemiyorum. Çözümü kendimden bekliyorum.” Öcalan, yeni bir “ara çözüm planı” üzerinde çalıştığını belirterek sürecin artık yasal ve kurumsal bir zemine kavuşması gerektiğini savundu: “Kurumsal, yasal bir çerçeve olacak. Buna uygun bir ara çözüm planı geliştiriyorum. Bir buçuk yıldır cılkı çıktı. Benim sabrımla oynamasın kimse artık. Şikeftlerin boşaltılması tartışmasının modu geçti artık. Bu konuyu kapatın.” “Örgütü Silahsızlandırmışım, Feshetmişim” Süreçte yaşanan tıkanmaya ilişkin sert ifadeler kullanan Öcalan, devletin yaklaşımına tepki gösterdi: “Bazıları linç etmek istedi, her gün televizyonlardan küfür ettiler. Ben de artık cevapsız kalmayacağım. Bu konuyu Bahçeli devlet adamı olarak gündeme getirdi. Devlet ciddiyeti var sandım ama bir buçuk yıldır kimi oyalıyorlar? Örgütü silahsızlandırmışım, feshetmişim. Yeter artık.” Tutanakların dikkat çeken bölümlerinden biri de Hakan Fidan, İsrail ve Ortadoğu’daki yeni dengelere ilişkin değerlendirmeler oldu. Öcalan şu ifadeleri kullandı: “Bu işin yasası olmalıdır. Hakan Fidan gitti İsrail ile anlaşma yaptı. Türkiye ve İngilizler Suriye’de birlikte hareket etti. Statükoyu ve Sykes-Picot düzenini koruyorlar. İran’da da sınırların değişmemesine dönük tutum alıyorlar. İngilizler ile Türkiye birlikte hareket ediyor.” Ortadoğu’da yeni bir parçalanma süreci yaşandığını öne süren Öcalan, “İkinci Balkanlaşma” tehlikesine dikkat çekti. “Biz Sandığınızdan Daha Büyük Bir Siyasi Gücüz” Öcalan, örgüt kadrolarına ilişkin de dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu: “Yeteneklere göre fazla yük bindiriyoruz. Kemik erimesi hastalığına yakalanmışsın ama seni Kırkpınar güreşine çıkarıyorlar. Biz burada devleti devlete katmak istiyoruz. Bu devlet şunu çok iyi bilecek; biz sandığınızdan daha büyük bir siyasi gücüz. Cumhuriyete entegre olmaya çalışıyoruz.” Mustafa Kemal ve Osmanlı’nın son dönemine dair değerlendirmelerde de bulunan Öcalan, şu ifadeleri kullandı: “İngilizler ve Fransızlar yeni bir model geliştiriyor. Beni de içine çekmek istediler ama girmedim. Talat Paşa kafası korkunçtu. Mustafa Kemal olmasaydı görürdüler günlerini.” “Ben Kurdum, Ben Bitirdim” Silahsızlanma sürecine dair de konuşan Öcalan, bazı adımları erken atıp atmadığını sorguladığını söyledi: “Bazen diyorum ki; bu şartlarda tek taraflı adım atmakla hata mı yaptım? Bahçeli söyleyince AKP çözer sandım. Ama çok açık; hem beni hem Bahçeli’yi çok yordular. Bir damla kan dökülmedi aylardır. Tarihe bir iz bırakalım dedim. Tarihi kararlar aldım. Ben kurdum, ben bitirdim. Demokratik siyaset ve hukuk dedim. Şiddet sarmalını durdurduk.” Devletin gerekli yasal zemini oluşturmadığını savunan Öcalan, mevcut yaklaşımı “kontrgerilla işi” olarak tanımladı: “Benim hukuk ve yasal zeminim nettir. Devlet bana iş yaptıracak ancak hiçbir yasal zemini olmayacak. Bu kontrgerilla işidir.” Sürece ilişkin son kez girişimde bulunacağını belirten Öcalan, şu mesajı verdi: “Son denemeyi yapacağım. Eğer gerekenler yapılmazsa çekileceğim.” Kürt Birliği ve Ortadoğu Mesajı Kürt ulusal birliği tartışmalarına da değinen Öcalan, dış müdahale riskine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Kürtlerin birliği meselesi önemli. Siz yapmazsanız İsrail ve ABD yapacak. Balkanlar gibi paramparça ederler. Ben Mustafa Kemal’in pratiğinden ders çıkaranlardanım. Kürtleri bir iple boğmak isteyecekler.” Ortadoğu’daki savaş ve yıkım sürecine dikkat çeken Öcalan, Gazze, Tahran, Beyrut ve Şam örneklerini sıralayarak bölgenin büyük bir parçalanma yaşadığını söyledi. Maddiyatçılık ve örgüt içi yozlaşma tartışmalarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı: “Maddiyatçılık meselesini anlamakta zorlanıyorum. Mücadelede maddi çıkar beklentisi olmaz. Maddiyat üzerine kurulan ilişki yozlaşmaya ve bozulmaya mahkumdur.” Öcalan, Kürtlerin devletle, toplumla ve tarihle yeni bir barış ilişkisi kurması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Devlet ile doğru ilişki geliştirmek hayatidir. Kürtlerin tarihle, devletle ve toplumla barışı diyorum buna. Yüz yıldır enerjimizi emen bu savaşı bitirmek istiyorum.” Barzani Çizgisine Sert Eleştiriler Tutanakların en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Mesut Barzani ve Barzani çizgisine yönelik sert ifadeler oldu. Öcalan, Barzani’nin Suriye’de etkili olmak istediğini savunarak şunları söyledi: “Barzani, Erbil’i yönettiği gibi Suriye’de de benzer bir yapı istiyordu. ABD ve İsrail’i buna ikna etmişti. Türkiye bile bu tuzağa düşmek üzereydi.” Haziran 2024’te ABD ve İsrail destekli bir planın gündeme geldiğini ileri süren Öcalan, Mazlum Abdi ile görüştüğünü ve plana karşı çıktığını söyledi: “Barzani ve İsrail’in Suriye’de egemen güç haline geleceğini söyledim. Açıkça karşı çıktım. İtiraz ettim, geri çekilmelerini istedim. Beni dinlediler, plan boşa çıktı.” Barzani’ye yönelik değerlendirmelerini sürdüren Öcalan, geçmişte yapılan bazı ziyaretlere de değinerek şu ifadeleri kullandı: “Daha önce yetkili arkadaşlarla da konuştuk. Barzani’nin Cizre’ye gelişini tehlikeli bulduğumu belirtmiştim. Silahlı adamlarıyla boy göstermesi sıradan bir ziyaret değildi; asıl amacı bana mesaj vermekti. Televizyonda izledim, yetkilileri de uyardım. Bu tavırla ‘Apo kim, buralar benim’ demek istiyor. Ona o zevki tattırmayacağım. Daha önce de söyledim; kinim artık boğazımı aşmış durumda.” Barzani çizgisini “aşiretçi, aileci ve iktidarcı” olarak tanımlayan Öcalan, geçmişten bugüne bu çizgiyle mücadele ettiğini savundu: “Barzaniler kırk yıldır bana karşı aşiretçi, aileci ve iktidarcı bir siyaset yürütüyor. Süreç tamamlandıktan sonra onlara karşı nasıl bir mücadele yürüteceğimi herkes görecek.” “Kürt Milliyetçilerinin Önüne Geçilmeli” Kürt milliyetçiliği tartışmalarına ilişkin de dikkat çekici değerlendirmelerde bulunan Öcalan, şu ifadeleri kullandı: “Demin Pervin Hanım’ın da belirttiği gibi, Kürt milliyetçilerinin önüne geçilmeli, yeniden örgütlenmelerine izin verilmemelidir. Sanırım bu çizgi Kemal Burkay ve İbrahim Güçlü üzerinden yürütülüyor. Hemreş Reşo vardı; Barzaniciydi, Mustafa Barzani’yi lideri olarak tanımlıyordu. Birkaç dil biliyordu, Kürt otonomisini savunuyordu. Şam’da onunla da mücadele ettim.” Selahattin Demirtaş’a ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullanan Öcalan, şu mesajı verdi: “Sürece ya katkı sunacak ya da ağzını kapatacak. Kapatmazsa ben kapatacağım. Demirtaş baş müzakereci benim bilmiyor mu?” Öcalan, Kemal Burkay ve İbrahim Güçlü gibi isimleri de eleştirerek geçmişte federasyon ve bağımsızlık taleplerine karşı çıktığını belirtti: “Hayatım boyunca bu ilkel Kürt milliyetçileriyle mücadele ettim. Kemal Burkay federasyonu, İbrahim Güçlü ise bağımsızlığı savunuyordu. Ben ise bunu şiddetle reddettim.”
SesliSüreç/ProseyDengdar/VoiceProcess tweet media
GIF
Türkçe
39
35
132
52.8K
Adonis Sasunyan retweetledi
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
Afyon Bld Başkanı Burcu Köksal AKP ye geçeceğini belirtmiş. Kürt düşmanı ırkçıların ortak özellikleri: 1-Korkaktırlar 2-çıkarcıdırlar 3-Turarsızdırlar. 4Fırıldaktırlar 5-Omurgasızdırlar
Adonis Sasunyan tweet media
Türkçe
8
37
242
2.8K
Adonis Sasunyan retweetledi
Adonis Sasunyan
Adonis Sasunyan@EdonisSasunyan·
30 yıldır malum güçlerce kaybedilen evlatlarını arayan anaların neredeyse tamamı evlatlarının meçhul mezarlarının yanı başındadırlar. #CumartesiAnneleri #DayıkenŞemmiye
Adonis Sasunyan tweet media
Türkçe
5
21
155
1.2K