Sabitlenmiş Tweet

İslam medeniyeti, Kur’an’ın “oku, düşün, araştır” emriyle ilmi ibadet saymış; Hz. Muhammed’in (sav) ilme verdiği değerle büyük bir bilim geleneği doğmuştur. Endülüs’te Müslüman bilim insanları matematikte, astronomide, tıpta, fizikte ve felsefede çağının çok ilerisindeydi. İbn Sina, İbn Rüşd, Biruni, Harezmi gibi âlimlerin geliştirdiği yöntemler bugün modern bilimin temelini oluşturdu. O dönemin bilgisi korunup aktarıldığı için bugün atomu anlayabiliyor, evreni çözebiliyoruz. Bu mirasın büyük kısmı yakıldı, yok edildi; insanlık yüzyıllar kaybetti. Bilim kişilerle değil, ilham, akıl, ilim ve süreklilikle ilerler. Mesele tam olarak budur...
Yeryüzünde ilim ve bilimin merkezi dönemsel olarak el değiştirir. Bir zamanlar Endülüs’te, Bağdat’ta, Semerkant’ta Müslüman âlimlerin taşıdığı ilim bugün başka coğrafyalarda ilerliyor olabilir. Bu bir tesadüf değil; ilme sahip çıkan yükselir, terk eden geriler. Kur’an’ın “oku, düşün, aklet” çağrısı durdukça bu miras yok olmaz. Müslümanlar yeniden ilmi, ahlakla ve hikmetle buluşturduğunda insanlığın yükselişi tekrar buradan başlayacaktır. Tarih bunun defalarca şahididir.

Türkçe






















