murаt kgirgin@muratkgirgin
Ben bir Türk olarak, aslen Suriye/Kamışlı/Qamıslo doğumlu Ciwan Haco'nun tüm şarkılarını 30 sene önce gençliğimde bağlama ve cura ile çalıp söyleyebiliyordum. Arada açıp dinliyorum. Şimdi de çalar-söylerim.
O zaman çoğu Kürt genci Şiwancı ya da Aram Tigrancı idi. Ciwan Haco'yu, Koma Wetan'ı bilen pek kürd yoktu.
Metin-Kemal Kahraman'lar sayesinde de epey Zaza'ca da öğrenmiştim.
Aradan geçen 30 yılda ne oldu?
Anadolu, Kaskasya, Balkanlar ve ''ortadünya'nın'' tarihini, en küçük kasabalarındaki dahi demografik, kültürel, siyasi ve hatta mimari değişimlerini okudum. Oralara herhangi bir milletin ya da haikat peşindeki herhangi bir insanın gözünden bakmayı öğrendim.
Bu 30 yılda,
1000 yıllık Diyarbekir'in adı, Kürtler'le hiçbir ilişkisi bulunmayan Roma dönemindeki adı ''Amid'' olarak anılmaya başlandı. Bu isimde bir futbol takımı kuruldu. Takımın ''Mansur Çalar'' adlı oyuncusunun maça jiletle çıktığı ve rakip takımdakileri çaktırmadan ufak-ufak jiletle doğradığı anlaşıldı.
30 sene önce Kürtler'in, kendi akrabalarının dahi ''uyuşturucu işi yapıyor diye'' yüz çevirdiği adamlar ya da kadınlar, kendilerini ''Kürtler'in temsilcisi'' ilan ettiler.
Nusaybin'den Şafi Kürtler'den kaçan Hristiyan Arap, Suryani, Keldani, Yezidi ve Ermeniler'in büyük çoğunluğunu oluşturduğu Ciwan Haco'nun doğduğu Kamışlı kasabasında Hristiyan kalmadı.
Youtube'da roportajında ''Dilimiz unutuluyor'' diyen Metin Kahraman'ın anasına avradına söven ''Zazaca diye bir dil yok, Zazaca Kürtçedir'' diyen Kürt faşistlerinin yazdıklarını hayretle okudum.
Rojava denilen şey bir devrim değildi. En aklı başında Kürtler'in dahi, İsrail Filistin ve Lübnan Arapları'nı soykırımdan geçirirken, İsrail ve ABD ile işbirliğinden memnun olduklarını, DEM'in Türkiye'yi ''Gazze'ye çevirme'' tehditlerini sineye çektiklerini gördüm.
Kürtler ya da Türkler ya da Araplar diye bir ''toplam yok.'' Tarih boyunca olmadı ve sonsuza kadar da olmayacak.
Çünkü ''Kürtler'' dendiğinde Baltık Ülkeleri'nde yaşayan Ciwan Haco'nun bile ''Çar Parçe Kurdistan'' ve tüm dil-lehçe, kültür ve sınıfsal bir toplamı kastettiğini görebiliyoruz.
Ama biz ''Türkler'' dendiğinde dünyada geniş bir coğrafyada 300-400 milyon civarındaki bir toplamı düşünmüyoruz. Bunların silahlanıp Rusya'ya, Çin'e, Hindistan'a, Yunanistan'a, İran'a, Bulgaristan'a, Gürcistan'a vb karşı savaşıp mümkün olmayan bir ''tekillik'' peşinde ölmeleri ve öldürmelerini anlamıyoruz. Bunu istemiyoruz.
Biz ''Türkler'' dediğimizde, Yunan işgalci-yayılmacı faşistlerini denize döktükten sonra, İzmir'de valilik binasının balkonuna İzmir'li bir kadının elinde diktiği Türk Bayrağını çeken, Kırım Tatar Türkü Yüzbaşı Şerafettin ve Diyarbekirli Kürt Reşo'yu, Kürt-Türk-Zaza ailelerinin evliliklerinden, akrabalıklarından olan milyonlarca insanı anlıyoruz.
Büyük oranda Türkiye'nin ''maddi-manevi'' destekleriyle kurulmuş, ama bir Kürdistan'dan daha çok Barzani Aşireti'nin dükalığı ve Barzanistan olarak devam eden ve uluslararası güç dengeleri ile dans etmeyi becebildiği oranda varolabilen ya da varolabilecek yer de dahil olmak üzere, Kürtler'in bir devleti yok ve olamayacak.
Bunu anlamak için Metin Kahraman'ın anasına bacısına sövenlere ve Civan Haco'nun doğduğu İngiliz-Fransız emperyalizmi ile Nusaybin'in kenar mahallesi KAMIŞLI'ya ve 1000 yıllık Diyarbekir'de, Kürtler de denilen ''toplamın'' şizofrenik boyuta ulaşmış durumda bulunan ''erk arayışı'' ve kendi hakikatine karşı miyopluğunda görmek gerekir.
Kürtler'in hakikati Türk Halkı ile birlikte, eşit ve onurlu bir biçimde, uyum içinde yaşamaları ''zorunluluğudur''.
Çünkü ''Kürtler'' denilen toplamın %80'i emperyalizme karşı dövüşerek kazanılmış Türkiye topraklarında yaşıyor. Bunların da en az yarısı Türkiye'nin batı şehirlerinde ikamet ediyor. Buradaki refahtan paylarını alıyor. Bu hakikattir.
Bu nedenle Kürtler denilen toplamın refahı ve huzuru, Türkler denilen toplamın sefaletine rağmen olamaz. Bu Kürtler denilen toplamın sefaleti demektir.
Emperyalizm tarafından tasmalanmış Apo'lar ve Apocu'lar, Barzani ve Barzaniciler ve bunların ahmak köleleri, Kürtler'i delirtiyor ve çürütüyor.
Bunu siz de 30, 60, 90, 120 ve hatta 1200 yıla bakarak belki anlayabilirsiniz. Anlarsanız evvela sizin için iyidir.
Bu yazıyı bilhassa da Kürt arkadaşlarımın okuması ve biraz üzerinde düşünmesi için yazdım.
Spas ji bo xwendinê. (Kurmanc)
سوپاس بۆ خوێندنەوەتان.
Swpas bo xwêndnewetan. (Sorani)
Wendê şima şukran. (Zazaki/Dımili)