Fatih Kapot

2.2K posts

Fatih Kapot banner
Fatih Kapot

Fatih Kapot

@FatihKapot

Turkey Katılım Ocak 2018
366 Takip Edilen87 Takipçiler
PsikoBilim
PsikoBilim@Psikobilim_·
Kişiliğimizi en çok değiştiren yaşam olayları: -İş hayatına atılma -Mezuniyet -Yeni bir ilişkiye başlama -Evlilik -Boşanma
PsikoBilim tweet mediaPsikoBilim tweet mediaPsikoBilim tweet media
Türkçe
24
275
3.4K
82.6K
Fatih Kapot retweetledi
Mehmet Tülüce
Mehmet Tülüce@mehmettuluce51·
Şirketlerin zehirlerine, tonlarca kimyasala ve toprağı altüst eden traktörlere ihtiyaç duymayan bir dünya var. Ormanı taklit eden Gıda Ormanım 5 yaşında! ( 2. Doğal tarım bahçemiz ) 600 zeytin, 700 nar, 400 kök üzüm, muhtelif meyveler ve meyvesiz ağaçlar bir arada, kardeşçe büyüyor. Can damarımız Yağmur Suyu Hasat Gölümüz, kalbi ise 5 kovan arımız. Böcek yönetiminden sorumlu doğal işçilerimiz ise tavuklar ve ördekler! Traktör girmiyor, zehir sıkılmıyor. Doğayla savaşmayı bıraktığınızda hayat can buluyor. #GıdaOrmanı
Türkçe
15
113
582
13.8K
Fatih Kapot retweetledi
Mehmet Tülüce
Mehmet Tülüce@mehmettuluce51·
AB Yasakladı, Yabancı Şirketler Sattı, Bakanlık İzin Verdi. Biz yemeye devam ediyoruz Avrupalı kapıdan çeviriyor biz yiyoruz Avrupalı bize zehir satıyor sattığı zehirli ürünleri almıyor Bayer, Syngenta, BASF, FMC... Hepsi yabancı şirket. AB’de yıllar önce yasakladıkları 4 zehri Türkiye’de hâlâ satıyorlar: 1. *Glifosat - Randop*: Bayer üretimi. Kanserojen şüpheli diye AB kısıtladı. Türkiye’de binlerce üründe serbest. 2. *Tiametoksam*: Syngenta İsviçre. Arı katliamı yüzünden AB’de 2018’de yasak. Bizde maruldan elmada kullanılıyor. 3. *Glufosinate*: BASF Almanya. “Üremeyi riske atıyor” dedi AB, yasakladı. Bizde zeytin, üzümde ruhsatlı. 4. *Klorantraniliprol*: FMC ABD. Su canlıları için çok tehlikeli. Türkiye’de pamuktan fındığa her yerde. Yabancı şirket kârını koruyor. Bakanlık 2-3 yıl gecikmeli iptal ediyor. Halk sağlığı değil, ithalat faturası önemliymiş. Kaynak: BITKIKORU, Pestisit Atlası 2024 @TCTarim Halk bunu bilmek istiyor.
Mehmet Tülüce@mehmettuluce51

Türkiye’de ortalam 56 milyon kilo Pestisit kullanılıyor Günümüz çiftçileri her kişiye ortalama 680 gram Pestisit yediriyor

Türkçe
32
538
1.1K
21.2K
Fatih Kapot
Fatih Kapot@FatihKapot·
@kutlualtay Eyüp Şahin in " İLK DEFA YAYINLANAN BELGELERLE HASAN TAHSİN GERÇEĞİ" kitabını okumuştum hocam. Orada Osmanlı düşmanı bir yabancıyı silahla yaralama olayından bahsediyordu.
Türkçe
0
0
1
256
Kutlu Altay Kocaova
Kutlu Altay Kocaova@kutlualtay·
"İttihâdçıların ve özellikle Mustafâ Kemâl Paşa'nın düşmânı, Hürriyet ve İ'tilâf Fırkası'nın üyesi olan ve Ermenîci gazeteci Osman Nevres, yâni Hasan Tahsin'i kim, niye kahraman gibi sundu? Atatürk, Nutuk'ta açıkça ilk kurşunu sıkanın adını verirken, Atatürk'ün sözleri unutulup, ondan nefret eden biri nasıl ilâhlaştırıldı? Üstelik, bizzât Atatürkçüler tarafından..."
Türkçe
20
23
201
26.9K
Fatih Kapot retweetledi
Burak Kaya
Burak Kaya@burakkayaburak·
Altay Bey videonuzu izledikten sonra yine geçen seferki gibi yapıcı bir eleştiriyle cevap yazayım diye düşünmüştüm ama videonuzun "onu (sonsuzu) alıp işleme soktuğun zaman yanlış yapıyorsun [...] adam bir şey yapıyordur [...] muhtemelen sen yanlış anlıyorsun" şeklinde bittiğini görünce inadınız ve matematiğe dair bu altı dolu olmayan özgüveninize karşı cevap vermenin ne kadar sağlıklı olacağına karar veremedim. Uzun bir cevap vermek yerine okuyanlar için bir matematikçi (ve daha önemlisi bir küme kuramcısı) olarak şunları söyleyeceğim. Modern matematikte sonsuz sonsuzla işleme sokulabilir. Sonsuzların çeşitli bağlamlardaki aritmetiği çok iyi anlaşılmış konular. Sonsuzlar birbiriyle kıyaslanabilir ama bu kıyaslama videodaki gibi basit ve anlamsız bir seviyede yapılmıyor. Sonsuz sonsuzdan büyük olabilir derken kastedilen şeyin teknik bir anlamı var, keşke araştırsanız. Sonsuzların hiyerarşisi (ℵ sayıları) yüz senedir bilinen ve iyi çalışılmış konular. Kümelere dair söylediğiniz şeylerin matematiksel bir geçerliliği yok. Modern matematikte sonsuz kümeler potansiyel olarak değil bilfiil olarak varlar. Matematiksel nesnelerin soyut evreniyle fiziksel evrenin farklı olabileceğini kabul etmek yerine hala "kurulan matematiğin fiziksel geçerliliği varsa fiziğe dair bir şeyler söylemeli" varsayımıyla matematiksel nesnelerin soyut evrenini rahat bırakmayıp burada sonsuzluk olmadığını iddia ediyorsunuz. Önceki mesajımda yapmaya çalıştığınız şeyi matematiksel olarak anlamlı hale getirebilecek tek çıkış yolunu size sunmuştum, sonsuzluk aksiyomunu reddetmek. Bunun yerine hala matematik hakkında ileri geri konuşuyorsunuz. Matematikle ilgili herhangi bir eğitiminiz var mı? Lisans, yüksek lisans, doktora? Matematiğin doğasına ve neliğine ilişkin nasıl bu kadar özgüvenli konuşuyorsunuz hayret ediyorum zira söylediklerinizin çoğu yanlış ya da anlamsız. Modern fiziğin kullandığı matematiğin içerisinde sonsuzluk var, Newton zamanındakinde bile vardı. Size göre bu fizik dış dünyayla bir şekilde uyumluysa içerisinde sonsuz barındıramamalı. Ama gelin görün ki barındırıyor, ki buradan fiziksel dünyada sonsuz olduğu çıkarımı yapılamaz tabii. Acaba benim "kurulan matematiğin fiziksel geçerliliği varsa fiziğe dair bir şeyler söylemeli" varsayımım geçerli olmayabilir mi demek yerine hala insanlara "muhtemelen sen yanlış anlıyorsun" diyorsunuz. Gidip bir birinci sınıf soyut matematiğe giriş kitabı okusanız kafanızdaki masaldaki matematikle gerçekte olan matematiğin aynı olmadığını göreceksiniz ama tabii sizin bireysel apaçık doğru kriterleriniz en doğrusunu söylediği için muhtemelen biz küme kuramcılar olarak kümeleri anlamıyoruz.
Türkçe
20
27
509
48.3K
Fatih Kapot retweetledi
Mehmet Tülüce
Mehmet Tülüce@mehmettuluce51·
Tarım bakanlığı gerekli gereksiz hibe dağıtıyor 81 Tarım İl Müdürlüğü var. Çaycı var, sekreter var, bekçi var… 145 bin çalışanı 235 milyar tl devasa bütçesi var Fakat 58 ilde TOPRAK ANALİZ LABORATUVARI YOK. 70 ilde PESTİSİT KALINTI LABORATUVARI YOK. Sonuç: 8 milyar TL gübre çöpe, 500 milyon $ ihracat geri dönüyor.
Türkçe
80
936
3K
75.2K
Kenan Çamurcu
Kenan Çamurcu@Kenancamurcu·
@FatihKapot Evet, Rıdvan hazırladı. Ben de henüz okumadım. İlk fırsatta okuyacağım.
Kenan Çamurcu tweet media
Türkçe
1
0
7
307
Kenan Çamurcu
Kenan Çamurcu@Kenancamurcu·
Muhammed mitolojik bir karakter değil. Rivayetlerle mitolojiye dönüştürülmüş bir Muhammed tabii ki var, ama o, tarihsel Muhammed'e hemen hemen hiç benzemiyor. Tarihsel kanıt soranların kroniklerden haberdar olduğunu düşünüyordum, ama değiller demek ki. Tarihsel Muhammed'den dönemin kronikleri bahsediyor. Mesela vefatından iki yıl sonra yazılmış, 634 tarihli Doctrina Jacobi, Bizans-Kuzey Afrika kökenli, Yunanca savunma (apologetik) metni. İşaretli paragrafta Hicaz'da çıkan peygamberden bahsediyor: "Kardeşim Justus bana şunları yazdı: 'Sarasenlerin (Arapların) arasında ortaya çıkan o peygamber hakkında ne dersin?' ... Ben, Abraham, araştırdım ve o dönemde yaşayan bir yaşlıdan şunu öğrendim: 'O sahtedir. Çünkü peygamberler kılıçla gelmezler. Bugün yaşananlar sadece kargaşa ve kan dökülmesidir..."
Kenan Çamurcu tweet mediaKenan Çamurcu tweet media
Türkçe
6
8
44
3.4K
Fatih Kapot
Fatih Kapot@FatihKapot·
@Kenancamurcu Eskiden İbni Arabi,Mevlana ve Said Nursi gibi yazdıkları kitapları "yazdırıldı" gibi ifadelerle Kuran a benzeten mutasavvuflara kızardım ama şimdi haklı olduklarını düşünüyorum. Onlar ve takipçileri açısından Kuran ve kitapları aynı bağlayıcılıkta hatta daha bağlayıcı olabilir.
Türkçe
0
0
0
13
Kenan Çamurcu
Kenan Çamurcu@Kenancamurcu·
@FatihKapot Çıktığı için o tecrübeyi ayırdılar ve adına "ilham" dediler. Vahiyle aynı şey olduğunu ama Allah tarafından yetkilendirilmediklerini söylediler. Dolayısıyla ilham, kişinin kendisini bağlayan, başkası için bağlayıcı olmayan bir vahiy kategorisi oldu.
Türkçe
1
0
0
128
Kenan Çamurcu
Kenan Çamurcu@Kenancamurcu·
Peygamberliğin Allah tarafından tayin ve göndermeyle olduğu bir iddiadır. Ayetlerde geçen "ba's" kelimesine tüm Kur'an'da "dirilme" anlamı verirken sadece peygamberler konu olduğunda "gönderme" diye çeviriyorlar. Çünkü teoriye uydurmak zorundalar. Peygamberler için kullanılan "resul", elçilik görevini ifade ettiği için "gönderme" anlamıyla çevrilmeliyken, "ba's" vahyin niteliğine dair olduğundan "diriltme, uyandırma" şeklinde çevrilmeli. Peygamberlik Allah'tan insana doğru değil, insandan Allah'a doğrudur. Allah tarih boyunca sıralı olarak peygamber göndermedi. Hakikati arayan kişiler, nesnel hayatın dışında bir hale tanık oldu ve yaşadığı tecrübeyi ahlaki ilkeleri hatırlatarak insanlara aktardı. Yani toplumlara peygamber gönderilmedi, peygamber denilen insanlar yaşadıkları toplum içinde bilinç gelişmesiyle "dirildi" (ba's). Dolayısıyla vahiy inmedi, ulaştı (nezele). Peygamber, deruni derinleşme ve duygusal yoğunlaşma sonucunda vahiyle karşılaştı. Kur'an, erkek egemen tarih yapımı ve yazımının kadını yok sayan katı tutumuna meydan okuyarak vahiyle karşılaşan kadınların da öyküsünü anlattı. İsa'nın ve Musa'nın annesi, Sebe kraliçesi gibi. Hakikati arayan ve vahiyle karşılaşan erkekler gibi kadınlar da mutlaka olmuştur. Aksini düşünmek hayatın olağan akışına aykırı. Fakat kadınlar tarih boyunca değersiz görüldüğünden hakikati arayan kadınlar filozof olarak da peygamber olarak da ortaya çıkamadı.
Kenan Çamurcu tweet media
Türkçe
16
6
29
4.5K
Fatih Kapot retweetledi
Isidorus Ῑ̓σῐ́δωρος
Isidorus Ῑ̓σῐ́δωρος@ancient_satyr·
tam olarak şîa'nın iddia ettiği gibi olmasa da peygamber'in ali'yi kendinden sonra halef olarak ilan ettiği görüşüne yakınım çünkü gadir-i hum sorunu öyle çok basit bir mesele değil. eğer ashab arasında icma oluşsaydı elbette böyle bir ayrı grup oluşmazdı. ...
Isidorus Ῑ̓σῐ́δωρος tweet media
Türkçe
2
1
20
3.3K
Fatih Kapot retweetledi
Mehmet Tülüce
Mehmet Tülüce@mehmettuluce51·
Biri çıkmış "buğday tarlasında ve merada ağaç olmaz" diyor. Bu sadece yanlış bir bilgi değil, bu toprakların geleceğine sıkılmış bir kurşundur. Anadolu'yu çölleştiren bu "otoban gibi tarla" kafasını 3 maddede çürütüyorum. 1. YALAN 1: "Buğday tarlasında ağaç olmaz." GERÇEK: Ağaçsız tarla, intihar tarlasıdır. Poyraz toprağını süpürüp götürürken verim diye ağlarsınız. Ağaç kökü süngerdir, suyu tutar; rüzgarı keser, buğdayı korur. Kenara dikilen bir sıra akasya verimi yüzde 20 artırır. Bilim buna Agroforestry diyor, cahillik ise engel diyor. 2. YALAN 2: "Merada ağaç olmaz, koyun yer." GERÇEK: Ağaçsız mera, koyun mezarlığıdır. 45 derece sıcakta gölgesiz kalan hayvanın etini değil, dertlerini yersiniz. Ağaç klimadır, ağaç bedava proteindir. İspanya bin yıldır meşeli meralarda dünyanın en kaliteli etini üretiyor, biz hala gölge düşmanlığı yapıyoruz. 3. YALAN 3: "Çam dikersen kabuk kemirirsin." GERÇEK: Ağaç dikmezsen toz ve taş kemirirsin. Ağaç yoksa sel var, erozyon var, kuraklık var. Orman yağmur mıknatısıdır. Arının yuvasını kesersen tozlaşma biter, tarla döl alamaz. Anadolu yüz yıl önce yüzde 80 ormandı ve buğday fışkırıyordu. O gün aç değildik, bugün bu kafayla aç kalacağız. Özetle: "Temiz tarla" takıntısı olanlar aslında "ölü toprak" peşinde. Ağaç tarlanın düşmanı değil, en büyük sigortasıdır. Doğayla savaşmayı bırakın, ekosistemi anlamaya çalışın. Bu topraklar atadan kalma emanettir, çölleşmeye teslim etmeyeceğiz. #Tarım #Doğa #Agroecology #Anadolu
Göksel Gökçe@heveskargazi

Tarlalarda buğday tarımı var, ağaç olmaması gerekiyor. Meralar da koyunlar için, yani yine ağaç olmaması gerekiyor. Bunca araziye çam dikerseniz beş sene sonra ağaç kabuğu kemirmek zorunda kalırsınız.

Türkçe
22
91
401
36.1K
Fatih Kapot retweetledi
Gıda Dedektifi
Gıda Dedektifi@gidadedektifi·
Murat Ülker aradan geçen 5 yılın ardından kaybettiği 40 dava ve suç duyurusuna rağmen Gıda Dedektifi yayınlarıyla uğraşmayı bırakmıyor. Türkiye’nin en zengin işadamı unvanıyla şeker, glikoz şurubu ve palm yağı ile çeşitli katkı maddeleri ve aroma vericilerle ürettikleri abur cubur ve yüksek doymuş yağ oranına sahip margarin üretiminde lider konumda olan Ülker grubu, milyonları bilinçlendiren ve Türkiye’de etiket okuma farkındalığını yaygınlaştıran hesabımızı susturmak için elinden geleni ardına koymuyor. Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında yetki alanı dışında olmasına rağmen Çağlayan’daki Spor ve Basın Savcılığı’na sundukları dilekçede yer alan uydurma ithamlar ve suçlamalarla hesaplarımızı 9 ay kapatmışlardı! Ardından geçtiğimiz aylarda adalet yerini geç de olsa bulmuş ve hesaplarımız savcılığın yetkisizlik kararı sonrasında açılmıştı. Fakat gözünü karartan zengin işadamı bir kez daha Gıda Dedektifi hesaplarını kapatmak üzere benzer iftiralar ve seviyesiz ithamlarla harekete geçti. Murat Ülker tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen uydurma suç ve ithamlarla dolu dilekçe saatler önce Fikri ve Sinai Haklar Soruşturma Bürosu tarafından kabul edildi ve hesaplarımızın tamamının Türkiye’ye kapatılması istemiyle İstanbul Anadolu Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hesabımıza yönelik yapılan suçlamalar arasında “halk arasında korku ve panik yaratmak”, “devletin kurum ve organlarını aşağılamak”, “milli ve yerli markalara karşı halkı örgütlemek” ve “marka ve ürünlere saldırarak para ve itibar kazanmaya çalışmak” gibi uydurma ithamlar yer alıyor. Takdiri değerli takipçilerimize, yüce Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti adaletine bırakıyoruz. @adalet_bakanlik @tcbestepe
Türkçe
173
1.9K
6.9K
162.5K
Fatih Kapot retweetledi
Mesut Kılıç
Mesut Kılıç@clkMesutklc·
1938 Dersim Alevi soykırımına dair yanlış bilinenler; 1)Katliamın nedeni ağalık değildir. Dersimde toplam 500'e yakın köyün yüzlercesinin Seyit rıza'ya bağlı olduğu iddiası saçmalığın daniskasıdır. Dersim Alevilerinde Ağalık sunilerden öğrenilen, iç Dersim'deki sayılı aşiret ileri geleni için kullanılan bir ünvan'dan ibarettir. Osmanlı döneminde kendilerine Sancaklar bahşedilen Sünni ağaların ise gerçekten sahip olduğu köyler vardır ve katliamda bu Ağalara asla dokunmamıştır. Çünkü Dersim açık bir Alevi soykırımıdır. Türkiye'de Ağalık sorunu arayanlar Orhan Kemal'in, Yaşar Kemal'in romanlarına, çukurova'daki, Harran'daki ağalara baksınlar. Bu ülke Menderes gibi bir toprak ağasını başbakan yapmış bir ülkedir üstelik. Geçelim.. 2)Dersimde, birçok kırsal bölgede görülen büyük aşiret yapıları hiçbir zaman olmamıştır. Doğal olarak bir aşiret tehlikesinden de söz edilemez. Dersimde 60 civarı aşiret vardır. 1935teki Dersim nüfusu düşünüldüğünde (90'000+) en büyük aşiretin sayısı dahi birkaç bini geçmez. Devlet bütün bu aşiretlerin nüfusunu silah tutabilecek erkek sayısına kadar bilmektedir, kayıt altındadır. Dersim ileri gelenleri ve bahsedilen aşiretlerle, devlet defalarca görüşmüş, kendilerinden Milli mücadele ve cumhuriyetin inşası için destek istenmiş, para ve insan desteği alınmıştır. Dahası 1926'da Dersim aşiretleri ile aracısız, bizzat Çankaya'da görüşülmüştür. Bu görüşmede Dersim Alevileri kurulmak istenen laik sisteme tam destek verdiklerini açıklamışlardır. 3)Dersimde bahsedilen çapulculuk faaliyetleri az sayıdaki kriminal vakadan ibarettir. Bütün verimli topraklar sünni sancak beylerine tahsis edilmiş, sarp dağların arasına sıkıştırılmış yoksullukla mücadele eden Alevilerin yaşam şartlarından kaynaklanan münferit kriminal vakalar olmuştur. Anadolu'nun birçok yerindeki, özellikle Karadeniz'deki çapulculuk faaliyetleri çok daha fazladır. Dahası Dersim'i katleden devlet, ülkedeki bütün çapulcuları sırtını sıvazlayarak paramiliter ya da askeri faaliyetlerinde kullanmıştır. Topal Osman çapulcusu devletin göz bebeği dahi olmuştur. Halen günümüzün çapulcuları olan mafyaları kirli işlerinde kullanabilen bir yönetim aklından bahsediyoruz. Kirli işlerimizde kullanırsak Kahraman, kullanamazsak çapulcu öyle mi? Edepsizlik. 4)Devletin Dersim'de otorite kuramadığı, vergi alamadığı, asker alamadığı yalandır. Dersim'de toplanan para, askere alınan erkek sayısı vs. hepsi kayıtlıdır. Devlet bütün köyleri, köylerdeki nüfusu, erkek sayısını, hatta Dersimdeki bütün kör, topal, çolak, sağır, kötürüm gibi engelli sayısını bile tek tek bilmektedir. Hepsi kayıtlıdır. Dersimlilerin, memur ve hocaların tahrikiyle Sünni halk tarafından kötü davranışlara maruz kaldıkları, 5-6 aşiret lideri dışında bütün dersimlilerin müthiş bir fakirlik içerisinde çırpındıkları, gasp olaylarının bu fakirlikten dolayı meydana geldiği, 1926-29 arası Elazığ valisi olan Cemal Bardakçı'nın Dersim raporunda dahi dile getirilmiştir. 5) 1938'e kadar Dersim'de ulusal Kürt bilinci de yoktur. Seyit Rıza'nın kendisi de buna dahildir. Dersimlilerin kendilerini tanımladıkları aidiyet Kızılbaşlık, Aleviliktir. Dahası bu aidiyet fikri geçtiğimiz 20-30 yıla kadar dahi böyleydi. Baytar Nuri, Alişer gibi Kürt Teali cemiyeti ile ilişkili ve sahip bir elin parmağını geçmeyen kadrolar dışında halkın ve aşiretlerin böyle bir gündemi yoktur. Seyit Rıza'nın Türklük ile ilgili bir beyanı yoktur. Bilinen tek beyanı "evladı kerbrlayız" Aleviliğe vurgu yapan bir söylemdir 6)Bahsedildiği gibi dersimde yaşanan şey bir isyan değil, öz savunmadır. Dersimin içlerine kadar yollar yapılmış, karakollar kurulmuş, karakollarla beraber halkta baskı artmış, halk tedirgin olmuş ve askerler tarafından bir kadına tecavüz edilmesi sonrası silahlı bir tepki baş göstermiştir. Örgütlü planlı ve kitlesel bir isyanı yoktur. Lokal bir tepki vardır. ++
Mesut Kılıç tweet media
Türkçe
51
108
550
89.7K
Fatih Kapot retweetledi
Mehmet Tülüce
Mehmet Tülüce@mehmettuluce51·
ATALIK TOHUM AÇ BIRAKIR YALANINA BİLİMSEL CEVAP: RAKAMLAR ORTADA Son dönemde "Atalık tohum aç bırakır, verimsizdir" iddiası sıkça gündeme getiriliyor. Oysa Türkiye'nin saygın Ziraat Fakülteleri tarafından yapılan saha denemeleri, özellikle kıraç ve kurak mevsimlerde arazilerde gerçeğin tam tersi olduğunu kanıtlıyor. İşte Çukurova, Dicle ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitelerinin çarpıcı bulguları: Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi (2019-2020 Denemesi): Kıraç ve kurak şartlarda modern hibrit çeşitler tam bir çöküş yaşarken Karakılçık ayakta kaldı. Hibrit Ceyhan-99: 480 kg/da'dan 42 kg/da'ya düştü. (Yüzde 91 verim kaybı) Hibrit Adana-99: 510 kg/da'dan 38 kg/da'ya düştü. (Yüzde 92 verim kaybı) ATA KARAKILÇIK: 335 kg/da'dan 288 kg/da'ya düştü. (Sadece yüzde 14 kayıp) Kök Mimarisi Farkı: Bu direncin sırrı toprak altındadır. Hibrit buğdayların kökleri yaklaşık 38 cm derinlikte kalıp dışarıdan su ve gübre beklerken; Karakılçık kökleri 197 cm derinliğe ulaşarak toprağın en alt katmanındaki nemi bulur. Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi (2023 Gübresiz Deneme): Sıfır sentetik gübre ile yapılan kıraç arazi çalışmalarında: Hibrit Pehlivan: 124 kg/da Ata Karakılçık: 267 kg/da Sonuç: Karakılçık, hiçbir kimyasal girdi olmadan hibrit tohumu yüzde 115 oranında geride bıraktı. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (2021 Saha Çalışması): 10 ildeki çiftçi şartları ortalamasına göre: Hibrit Ortalama: 188 kg/da Karakılçık Ortalama: 278 kg/da Adana özelinde Karakılçık 302 kg/da verime ulaşırken, hibrit çeşitler 180 kg/da seviyesinde kalmıştır. Türkiye'nin yıllık buğday ekim alanı yaklaşık 68-70 milyon dekardır ve yıllık üretimimiz 20 milyon ton civarındadır. Tüm bu alanlarda Karakılçık ekilmiş olsaydı, toplam rekoltede anlamlı bir düşüş yaşanmayacağı gibi; sentetik gübre ve pestisit kullanımı radikal şekilde azalacak, dışa bağımlı girdi maliyetleri düşecek ve toprak sağlığımız korunacaktır. Atalık tohum aç bırakmaz; aksine kuraklık krizinde, kıraçta ve zor şartlarda tam bir gıda güvenliği sigortasıdır. Mısır ve soya gibi hibrit tohumlar yüksek verimli fakat doğrudan insan beslenmesinde kullanılmıyor Fasülye, nohut ve mercimekte nerdeyse hibrit hiç yok Kaynaklar: Çukurova Üni. Ziraat Fakültesi Dicle Üni. Ziraat Fakültesi Isparta Uygulamalı Bilimler Üni. Ziraat Fakültesi #Tarım #Karakılçık #AtalıkTohum #GıdaGüvenliği #KıraçTarım
Mehmet Tülüce tweet mediaMehmet Tülüce tweet media
Türkçe
11
72
223
7.8K
Fatih Kapot retweetledi
Mehmet Tülüce
Mehmet Tülüce@mehmettuluce51·
Doğrudur ihracata giden ürünler daha sıkı denetleniyor olabilir Fakat halka satılan meyve ve sebzelerde denetim yok. yeterli tahlil merkezi de yok Her gün binlerce tır ürün halllere hallerden Türkiyenin her tarafına dağıtılıyor hal girişlerinde pestisit kontrolüne rastlamadık Pestisit kullanımı bırakın azalmayı her yıl artıyor 2024 yılında % 6 artış olmuş Kaynak 2: ECPA Türkiye = Avrupa Bitki Koruma Birliği. 2024 raporunda Türkiye pazarı %6 büyüdü
İbrahim Yumaklı@ibrahimyumakli

✅ Pestisit konusunda merak edilen 5️⃣ soruyu cevapladık. 👇

Türkçe
1
34
91
3.2K
Fatih Kapot retweetledi
Mehmet Tülüce
Mehmet Tülüce@mehmettuluce51·
Tarım alanına domates biber yetiştirip yaşam alanı kurmak yasak Golf sahası serbest Otel serbest Maden serbest Çemişgezek’e uçak kalkmayan havalimanı yapmak hobi
Özer Akdemir@ozer_akdemir

Muğla Dalaman Ovası’nda TİGEM arazilerinin golf sahasına açılmasına tepki gösteren Dr. Eşref Atabey, birinci sınıf tarım arazilerinin turizme açılmasının su krizini derinleştireceğini ve tarım arazilerini tehdit ettiğini söyledi. evrensel.net/haber/5980634/…

Türkçe
9
169
518
9.2K