Fazil Kücük
667 posts

Fazil Kücük
@FazilKck1
CHP Danimarka Birliği YK Başkanı









CHP Yurtdışı Birlikleri Bilgi Notları Serisi 2️⃣ CHP Danimarka Birliği 🇹🇷🇩🇰 CHP Danimarka Birliği / TSED (Tyrkisk Socialdemokratisk Enhed i Danmark), 2017 yılında Kopenhag’ın Ishøj kentinde, seçim sandıklarından doğan demokratik irade ile kurulmuştur. CHP Danimarka Birliği, kuruluşundan bu yana temsilde dengeye büyük önem vermiş; yönetimde bayrak teslimi, süreklilik ve değişim ilkelerini esas almıştır. Birlik Yönetim Kurulu; 📍Cinsiyet dağılımı, 📍Farklı yaş gruplarının temsili, 📍Anavatan ve memleket aidiyeti, 📍Danimarka içindeki coğrafi dağılım, 📍Mesleki çeşitlilik, 📍Farklı göç dönemlerine ait sosyolojik temsiliyet gibi unsurlar gözetilerek, eşitlik ilkesi doğrultusunda ve kotaya dayanmadan seçilmektedir. Kollar ve çalışma grupları ise; toplumsal talepler, ortak değerler ve gönüllülük esasına dayalı olarak, toplumla etkin iletişimi güçlendirmek amacıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. ⸻ Sosyal Medya Hesapları: 📌İNSTAGRAM instagram.com/chpdanimarka?i… instagram.com/chpdanimarkage… 📌FACEBOOK CHP DANİMARKA BİRLİĞİ KURUMSAL facebook.com/DanimarkaCHP20… facebook.com/DK.KADIN.CHP 📌YOUTUBE youtube.com/c/CHPDanimarka… 📌TWITTER x.com/chptsed?s=21 x.com/chpdkgenc?s=21 Mevcut Başkan: Fazıl Küçük Koç - @FazilKck1






Genel kurullarını başarıyla tamamlayan birliklerimizin, demokratik iradeyle seçilen başkan ve yönetim kurullarını tebrik ediyoruz. Görev süreleri boyunca başarılar diliyor, birliğimizin ve dayanışmamızın daha da büyüyeceğine inanıyoruz. Birlikteyiz, güçlüyüz…






Herkes bir işin ucundan tutmuş, samimi bir şekilde ilerliyor, farkında olmadan herkes bir denize doğru birleşerek farklı kollardan ilerliyorlar… Arada akışı engelleyenler ve engelleme teşebbüsünde bulunanlar o denizi hiç göremeyecekleri bir tarafa doğru itiliyorlar, savruluyorlar… Buyrun gelin o denize doğru beraber yolculuk edelim ! CHP Danimarka Birliğindeki 3 dönemlik Başkanlık görevimi devrettiğimden beri, Birlik Başkanımın verdiği görevler doğrultusunda, Genel Başkanımızın harcadığı emeğin, esir edilen CB Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun, başkanlarımızın ve yol arkadaşlarımızın çektiği çilenin milyonda biri oranında, örgütlerimizin ve dışarıdan emek veren arkadaşlarımızın hatırı sayılır oranda gerisinde bir yol yürüyorum. Ama onlarla aynı denize aktığımızı biliyorum… Planlarım, kabiliyetlerim, görevlerim, siyasi öngörülerim ve erişim alanımın sınırları içinde kalarak kendimi bu sürece daha faydalı buluyorum. Hayatın onca yoruculuğunda sadece herkesle aynı azimde kalmaya ve sıkı bir şekilde umut etmeye, devam ediyorum. Geçtiğimiz hafta ailemin en hakiki üyesinin, yaşayan en eski kıymetli varlığımın bir sağlık sorunu için 3 günlüğüne İstanbul’a gitmek zorunda kaldım. İstanbul Cerrahpaşa Devlet Hastanesi’nde (Samatya) 2 yoğun gün geçirdim. Yıllarca bizi yurtdışında yaşayıp hiç bir şeyden anlamadığımızı ifade eden arkadaşlara sitemimdir, çünkü hepiniz bana sağlık sisteminin nispeten iyiliğinden bahsettiniz. Eksikliğinizi yüzünüze vuruyorum. Buna nasıl müsade ettik! Bu hastane sabah 08:00 gibi hastaları, çalışanları ile beraber kepenk açıyor; her hastaya herhalde saat 08:00 randevusu veriliyor, insanlar kayıt için sıra bekliyor ve hiç kimse ilk sıraya girdiği yerden randevu alamıyor, onlarca yaşlı insan sıraya giriyor saatlerce bekliyor, burası değil başka yere gideceksiniz cevabı alıyor, nerede ise evinden tekerlekli sandalye getirecekler, sedyesi olan insan var içeride, ben ne kötü hastane şartları gördüm, böylesini görmedim! Sedyeleri hastalar taşıyor… Sedye ve sandalye için kavga ediyorlar, herkes birbirine doktor tavsiye ediyor, doktor resmi gösteriyor, doktor övüyor! Hastane içerisinde yoğun bakım, bir gecelik yatım, operasyon sonrası alınan odalar, ameliyathane hepsi aynı yerde ve giren çıkan belli değil, bağış makbuzları kesiliyor, bağış makbuzları yatırılmadan operasyonlara girilmiyor, açılır-kapanır kapıların bir tarafı çalışanların çilesi, diğer tarafı hastaların, operasyon öncesi hazırlıklar ve bekleme süreçleri, çıkılan merdivenler, değişemeyen çarşaflar, burada olan insanların hepsi perişan… Asansörler, halk otobüsü gibi, her durakta (katta) duruyor, bir iki kere de kalabalıktan katta kalıyor, hastane de ufak bir yangın çıkıyor, kimse olayın ciddiyetinde değil, oturan hastalar üst katta yangın çıkmış galiba dedikodusu eşliğinde birbirleriyle oturdukları yerde konuşuyorlar, yanık kokusu hastaneye yayılmış, biraz konuşulmuş, bir süre sonra koku geçmiş ve her şey yine eski halinde. Özel hastahaneler var, parasıyla hizmet veriyor, sıra beklemek yok, üst düzey doktorlar, cihazlar, sistemler, en kalite malzemeler, çok ama çok iyi restoranlar var diye en iyi sağlık sistemini alıyoruz havaları! Vatandaşa hizmet burada değil, devlet hastahanesinde verilir, diğerinde vatandaş müşteridir. Yazıklar olsun. Başka bir şey demiyorum. O gün yanımızda ki aile 2500 TL’lik bağış makbuzunu veremediği için yanımızda inim inim inledi. Bu kısmı ayrı bir twitte daha da detaylı, biraz da işin sağlık ekonomisine, hasta ve doktor davranışlarına girerek anlatacağım ama işte bu olay vesilesi ile seçimlere kadar kendime çizdiğim ufak rotayı sizlerle paylaşacağım 👇 #özgürözel #Ekremİmamoğlu @herkesicinCHP #chpyurtdışıbirlikleri @nurhayataltaca @KAYIHANPALA @BarOvgun





















