Lâubâli retweetledi
Lâubâli
1.3K posts

Lâubâli retweetledi
Lâubâli retweetledi

@ugurfakii Sözünüzün arkasında durmanız gerçek bir adam olduğunuzu gösteriyor. Sizin nesliniz tükendi sayılır.
Türkçe

Ben 15 yıldır devam ediyorum. Eşime ilk buluşmada ben seninle evlenirim ya dediğimde ay saçmalama demişti.
Ramazan@endulisteraks
Beyler evlilik teklifinizi reddeden bir kadınla görüşmeye devam eder misiniz ?
Türkçe

@loneltarot @bunilmidirya Bilmediğim için soruyorum:
Otizm olan insanlarda bilinçsizce göz kırpma eğilimi fazla mı vardır ?
Çünkü ben de bilinçsizce çok göz kırparım konuşurken ve bunu aza indirgemek için ne yapabilirim bilmiyorum.
Türkçe

@bunilmidirya bunu asla yanlis anlasilacak bir tondan soylemiyorum bence otistik. yaptıgı seye asiri emek harcayan, kendisine verilen egitimle suruklenebilen ve sosyal acidan aktif olmayan bir tip gibi duruyor. gozunu kirpma aliskanligi falan var. asiri olmasa bile biraz egilimi var bence
Türkçe
Lâubâli retweetledi
Lâubâli retweetledi
Lâubâli retweetledi
Lâubâli retweetledi
Lâubâli retweetledi

@rimrimley Yıldız düşüklüğü bana da söylenen bir şey. Bunun için ne yapabilirim?
Türkçe

Bence nazar meselesi yanlış anlaşılıyor. Harika, müthiş, muazzamız diye olmuyor bunlar, öyle olsa Allah verdiği ile kuluna zulmediyor olurdu haşa.
1. Yıldız düşüklüğü; manevi âleme yatırım ve hıfz ayetleriyle çözülür.
2. Olanı kendinden bilme, şükredilmemiş nimetin azaba dönüşmesi.
1 ve 2. maddelerin eşit önem arzettiğini düşünüyorum. Biri bize iltifat etti diye yerle yeksan olacaksak işimiz iş. Bizler ruhlardan ibaretiz esasında, ruhen güçlü ve korunaklı değilsen başka ruhun enerjisine çekilirsin.
Şükrü eda edilmeyen nimet de zaten bize ait değilken başkasının gözünün kalmasıyla madem şükrünü etmedin öyleyse sabrını et şeklinde üzerimizdeki hakkını tamamlıyor. Tamamen şahsi düşüncem.
ⁱᵐᵗⁱⁿᵃᵃ@imtinaa_09fw
15 yıldır görmediğim bir arkadaşımı gördüm "insan hiç mi yaşlanmaz, değişmez" dedi sarıldık. Eve geldim 2saat sonra ben iptal. Nefes alamıyorum sığmıyorum çıldırıcam. mutfağa yanımıza gelen babamı görünce koşup kendimi bıraktım. Okudu canım babam bir iki saate duzeldim
Türkçe
Lâubâli retweetledi

Maddi ilaç ;
Günde 30 dakika tempolu yürüyün. Vücut yorulunca beyin aşırı düşünmeye enerji bulamaz.
Erken yatıp erken kalkın. Gece saatleri, aşırı düşünmenin en maliyetli ve tehlikeli olduğu zamandır.
Manevi ilaç;
Zihnin daraldığı, göğsün sıkıştığı anlarda İnşirah Suresi'ni okuyun veya dinleyin. Ayette buyrulduğu gibi: "Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır."
"Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur." Bu ayeti dilinize vird edinin. (Rad /28)
Vesvese ve aşırı düşünme yoğunlaştığında abdest alın. Kan akışını değiştirir ve şeytanın kalbe verdiği kuruntuları söndürür.
Türkçe

Aşırı düşünme bir hastalıktır.
İslam bunu 1400 yıl önce fark etmiş ve size çaresini vermiştir. Aşırı düşünme ve üzüntü, zayıf imanın işaretleri değildir. İslam, duygusal acıyı asla görmezden gelmedi. Ona anlam, rehberlik ve şifa verdi.
Hz. Yakub (aleyhisselam), Yusuf’u (aleyhisselam) kaybettiğinde, acısı o kadar derinleşti ki “gözleri kederden bembeyaz oldu.” (Yusuf/84)
Yine de acıya rağmen, o asla Allah'a olan umudunu kaybetmedi. Bu bize güçlü bir şey öğretir; Kırılmış hissetmek seni zayıf yapmaz. Peygamberler bile hüzün, özlem ve duygusal tükenmişlik yaşadı.
Efendimiz ﷺ de kalbin ağırlaştığında ne yapmamız gerektiğini öğretti:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ
"Allah'ım! Tasadan ve hüzünden Sana sığınırım." (Sahih-i Buhârî)
İslam size düşüncelerinizde boğulmayı değil; dua, namaz, zikir ve tevekkül yoluyla Allah'a yönelmeyi öğretir çünkü aşırı düşünme genellikle yalnızca Allah’ın kontrol ettiği şeyleri kontrol etmeye çalışmaktan kaynaklanır. Ve tedavi, kalp O’na güvenmeyi öğrendiğinde başlar.
Allah şöyle buyurur:
“Şüphesiz ki Allah’ı anmakla kalpler huzur bulur.” (Rad/28)
Her cevaba sahip olmakta değil.
Geleceği kontrol etmekte değil.
Her korkuyu tekrar yaşamakta değil.
Gerçek huzur, Allah'ı anmaktan gelir.
Bu dünya asla mükemmel olmak için yaratılmadı. Zorluk her ruha uğrar.
Allah şöyle vaad etti:
“Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah/6)
Zor günleriniz kalıcı değil. Zihniniz ağırlaştığında;
Dua edin, hisleriniz uyuşmuş olsa bile.
Dua edin, kelimeleri bulamasa bile.
Kur’an okuyun, dikkatiniz zayıf hissetse bile. Allah’a dönmeye devam edin, yavaşça bile olsa çünkü şifa her zaman anında gelmez.
Bazen sessizce başlar
sabırla,
salah ile,
tevekkülle,
gece yarısı içten bir dua ile.
Bu hayat geçicidir.
Acın da geçicidir.
Ve Allah, O'na sürekli dönen kalpleri asla terk etmez.
Mustafa@Maksimiilyan
“Hiçbir şey insanın ruhunu, susmak ve aşırı düşünmek kadar yormaz. En kötü imtihan, fazla düşünme imtihanıdır. Zihin zaten yorgundur; sen ise onu daha fazla düşünerek iyice yorarsın. Ruhun karşılaştığı şeylerin çoğu, aşırı düşünmekten kaynaklanır.”
Türkçe
Lâubâli retweetledi

Yüksek frekansta olduğunuzda insanların sizin karşınızda maskeleri düşer. Söylememesi gereken şeyleri yapmaması gereken şeyleri yapmaya başlarlar..
Bir nevi, frekansınızın yarattığı o görünmez baskı, karşınızdaki kişinin bastırdığı ya da saklamaya çalıştığı gerçek kimliğini kusmasına neden olur…
Frekanslar arasındaki uçurum büyüdüğünde, sahte olanlar ya seni sabote etmeye çalışır ya da kendi tuzaklarına düşerler…
Bu hep böyle olmuştur.
Türkçe
Lâubâli retweetledi
Lâubâli retweetledi
Lâubâli retweetledi















