@MesTouEgeou Na mbéna míya níhta hosta mesasu tí nakalísu: Çaykara Romaiga'sında bu kısım şöyle telaffuz edilirmiş: N' embêna mîyen nihtan Grifa mêsa sin engâliyesu.
New transliteration from the 18th
Cretan Greek-Ottoman Turkish dictionary, Tuhfe-i Nuri. I will start preparing a new book proposal on it soon. Όφο, τα πάθη που σέρνω απο την αγάπη σου-Ofo, ta pas̠i pu serno apo tin aġapi su: Uġradım çoḳ derde cāna ah ʿaşḳıñdan seniñ
📢 İstanbul üzerine yazılmış kitapların sitesi istanbulmonografi.com son güncellemesi ile yayında! İstanbul semtleri, kurumları, yapıları ve yapı türleri üzerine 4.000’e yakın kitap künyesini ister çevrimiçi inceleyin, ister Excel olarak indirin. Son eklenenler şöyle: ⬇️
Dün akşam bir mecliste, bir hocaefendi, Hayreddin Karaman ve Ali Osman Koçkuzu hocamızın intisap etmek üzere bir mürşid aradıklarını, üç kişiye gittiklerini söyledi. Alvarlı Efe ve ikinci bir kişinin ismini söyledi. Diğer hocamız üçüncünün Muharrem Hilmi Efendi olduğunu söyledi.
Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi akademik kadrosuna katılan Prof. Dr. Selim Argun görevine başlamıştır.
Değerli öğretim üyemize fakültemize hoş geldiniz der, akademik çalışmalarında muvaffakiyetler dileriz.
@EvrimBinbas@mehmetolmeztr Bizde Potuk denir. FB’li eski futbolcu Alper Potuk Aslen Bolvadinli olup dedesine lakap olarak Potuğun Marem (Muharrem) denilirdi. Uşak’ta dorum denilirmiş. Potuk bir yaşına kadar olan deve yavrusuna denilir.
Uçhisar sözlerinden devam.
Dünyanın meselesi bitmez.
Bugün "beşi birlik"i kim bilir acaba? Çocuk oyunlarında kuralların esnek olup olmamasına göre "bi bohsuz" ve "her bohlu" denirdi. Başka yörelerde de var mı acaba? En iyi kayısı türü BİTİRGEN'di. BOLU ise çiğnenen üzümün suyunun aktığı çukur, tandır gibi yerdi.
Cumhuriyet sonrası yakın tarih uzmanı, Almanya'dan ve İstanbul'dan dostumuz Ali Özkaya abimiz vefat etmiş, cok samimi ve kültürlü bir insandı. Cenazesi bugün Kazasker camiinden ikindi namazı sonrası kalkacak, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
+ tarafından yeniden çok zarif bir şekilde inşa olundu. Kayınvâlidem nereden baksanız 60 yıllık Kireçburnu'lu idi. Eşim de orada doğmuş, büyümüştü. Kayınvâlidemi, Annesi, babası, eşi ve kardeşinin de medfun bulunduğu Kireçburnu Kabristanı'na defnettik. Rabbim rahmet eylesin...
Bugün Kayınvalidemin Cenaze Namazını kıldığımız Kireçburnu İshak Ağa Camii bahçesinde bulunan İshak Ağa Çeşmesi. İshak Ağa'nın Beykoz'da dört Sarıyer'de ise iki çeşmesi bulunmaktadır. Resmini verdiğim çeşmenin bahçesinde bulunduğu mescid geçen yıl Vakıflar Genel Müdürlüğü+
Kayınvalidem emânetini Teravih Namazı sonrası teslim etti. Cenazesi yarın Kireçburnu Camii’nde Öğle Namazına müteakip kılınacak cenaze namazı sonrası Kireçburnu Mezarlığı’na defnedilecektir. Rabbim rahmet eylesin
Index of Vol. I is also done. As the countdown starts for the publication of Vol. I, I continue with the work on Vol. II
#Timurids#Temuriylar #Тимуриды #Timurlular
#تیموریان
görevini yerine getirmişti.
İlmiyle ālim, hilmiyle halim, sahib-i akl-ı selim, kitab dostuna dost bir hafız-ı kütüb idi, allah onu cennette kitab ehline yakın eylesin. -- Cemal Kafadar
Bu sabah Andras Riedlmayer’i kaybettik. Uzun yıllar Aga Khan (İslam Sanatı ve Mimarisi Programı) Kütüphanecisi olarak görev yaptığı Harvard Üniversitesi’nden yeni emekli olmuştu. Görevi boyunca Osmanlı ve İslam tarihiyle ilgili –hiç abartmadan—yüzlerce ögrencinin meslekdaşın+
@bibliyoteka 2 asır demeyelim de 150 yıl diyelim madem. Ben, benim hocalarım ve benim hocalarımın hocaları 50 yıldan fazladır bağırıyor İslam tarihindeki anayasacılık üzerine, ama Wael Hallaq'ın içinden geldiği Arabist geleneğe ulaşamıyoruz bir türlü.
Wael B. Hallaq’ın yeni kitabı Radical Separation of Powers: A History of Islamic Constitutionalism (Kuvvetler Ayrılığının Radikal Yorumu: İslâm Anayasacılığının Tarihi) çıktı. Umarım Türkçe’ye de hızlıca tercüme edilir.
“İki asırdır süregelen Oryantalist çalışmalar, İslâm’ın anayasal bir mefhuma sahip olduğu gerçeğini reddetmiştir. Modern öncesi İslâm siyasal pratiği; sömürgecilerin gözünden yanlış tercümelere, hatalı yorumlara ve küçümsemelere maruz bırakılmış, Batı liberalizminin normlarından daha aşağı bir konumda yargılanmıştır. İslâm hukukunun önde gelen akademisyenlerinden Wael B. Hallaq, çığır açan bu eserinde işin aslını ortaya koymaktadır. Mutlak monarşilerin zorbalığıyla travmatize olan Avrupa, bizzat kendisinde hor gördüğü her şeyi İslâm’da görür hâle gelmiştir. İslâmî yönetimi kendi akıl geleneği içerisinden anlamaya çalışan Hallaq; modern öncesi İslâm’ın, siyasî bir özne olarak bireyden başlayıp yürütme erkine kadar uzanan, zengin ve kendine özgü bir anayasal geleneğe sahip olduğunu gözler önüne sermektedir.”