Eeren retweetledi

Jung garip bir adam. Okuduktan sonra mitlere bakışım çok değişti. Kolektif hafıza, rüyalar, arketipler, tesadüf olmayan hayat serüvenin getirdiği karşılaşmalar ve semboller.
Jung, bugünkü bilinçaltımızın insanlığın bin yıllardır bir kolektif düşüncesinin mirası olduğunu izah eder. Mitlerin, dinlerdeki hikayelerin bu şekilde ortaya çıktığını anlatır. Ana tanrıça kültü, kurtarıcı-kahraman motifi, ölümsüzlük arayışı gibi. Miras yoluyla bunun bizimde bilinçaltımızda olduğunu söyler. Bunlar bizi, kendi hayat tekabülümüzü tamamlamamızda yönlendiren bilinçaltı uyarıcılardır.
Şöyle düşünebilirsiniz. İnsan hep ölümsüz olmak istemiştir ondan korkmuştur. Siz her toplumda -ölümsüzlük aranmasını- izah eden hikayeler okursunuz. Bakınız: Gılgamış destanı, İskender destanı, Kur'an-ı Kerim Musa ile Hızır kıssası.(Kehf suresi) Ab-ı Hayat çeşmesi. Yine bunları ebedi dönüş miti olarak düşünebilirsiniz. Toplumlar her bir dönemin, bir öncekinden daha kötüye gittiğini düşünür. Hep bir kurtarıcı beklentisi vardır. Bu bir kahraman olabilir, bir mehdi olabilir gibi. Bu ritüeller ile kendini o kahramanla özleştirir.
İnsan hissiyatı, genetik yolla geçmiş atalarının da izlerini taşıdığı için en basit haliyle şöyle düşünebilirsiniz: İnsan gökyüzünde kendinin dışında hareket eden bir evren görür. Yeryüzünde ise dünyanın hareketini keşfeder. Korkar. Çünkü -Sabit- olmadığını bir boşlukta süzüldüğünü düşünür. Kaotiktir ve aynı zamanda müdahale edemediği bir şeydir. Dünya ile yeryüzünü sabitlemek birbirine bağlamak ister. Çevresinde buna uygun malzeme nedir? Dalları gökyüzüne uzanan, kökü yeryüzünde olan ağaç. Bakınız toplumlardaki -yaşam ağacı- kültü. yine kökü yeryüzünde olan tepesi gökyüzüne uzanan -kutsal dağlar- axis mundi yani dünya ekseninin tezahürü.
Böylece o ağacın yeryüzü ile gökyüzünü bağladığını, sabitlediğini düşünür. Kaos'undan kurtulmuştur. Her şey yerli yerindedir. Bakınız Türklerde Hayat Ağacı'nın gökyüzünde Kutup Yıldızına bağlanması. Adı da manidardır. ''Demir Kazuk''. Bir çadırın içindeki kazığın gökkubbeyi tutması. Peki bu olmazsa ne olur? İnsan kaosta boşlukta süzüldüğünü, ve bir şeyleri yerli yerine koyamadığını hisseder. Dağılır. Burada Jung devreye girer ve şöyle der: ''Eğer rüyanızda sıkça bu ağaç motifini görüyorsanız, demek ki hayatınızda yerli yerinde oturmanız gereken bir şeyler vardır. Dağınıksınızdır ve bilinçaltınız sinyal gönderiyordur.'' Geçmiş kolektif atalarınızın düşünceleri, zihninizde bu şekilde ortaya çıkar.
x@Kismetse0nur
Be nâm-ı Hudâvend-i bahşende-i mihribân
Türkçe






























