Ahmet Selçuk CAN@canahmetselcuk
Emperyalizmin uşağı kanlı terör örgütü PKK ve onun katil elebaşısı öcalan’dan medet ummak utanç vericidir!
Türk milleti büyüktür. Egemenliğine, milli ve üniter yapısıyla devletine ve bu devletin yegane resmi dili Türkçe’ye sahip çıkacaktır!
Öte yandan, kamuoyunu dizayn etmeye yönelik metnin gerçekleri şunlardır;
1.“Türk-Kürt kardeşliği” gibi söylemlerde etnik düzeyde olan Kürt kimliğini Türk kimliğine eşitleyen etnikçi-ırkçı bakışın hakim olduğu bu metin, “Türk’ün tarihsel-anayasal kurucu” niteliğini örgüt propagandalarına kurban etmiştir.
2.Metinde “PKK”nın örgüt hiyerarşisindeki yerinin kamuoyunca yeterince bilinmemesi çerçevesinde bir algı yönetimi yapılmaktadır. PKK, örgüt hiyerarşisi içinde “onursal bir kuruluş” ya da “felsefi-ideolojik organ” mahiyetindedir. KCK başta olmak üzere örgütün esas yapılanmasının faaliyetlerini sürdüreceği anlaşılmaktadır.
3.Buna ilaveten PKK daha önce de “kapanmış” ve sonra açılmıştır. Bir terör örgütünü kurumsal bir aktörmüş gibi muhatap almak, gaflet, dalalettir ve hatta ihanettir. Tüm dünyada terör örgütleri listelerinde olan PKK'nın feshedilmesi, listelerde olmayan diğer örgüt adlarıyla faaliyete devam etmesi, Türk kamuoyunu aldatmaya yönelik bir safsatadır.
4.Terörist elebaşı Öcalan’ın mektubu diye okunan metinde, Suriye’ye ilişkin bir içeriğin olmayışı, örgütün oradaki silahlı teröristlerini ve diğer faaliyetlerini “her an sahaya sürülebilecek bir koz” olarak tuttuğunu göstermektedir.
5.“Çağrı”da silahsızlanma değil, silah bırakma çağrısı ifade edilmiştir. “Silahsızlanma”ya başvurulmadan “silah bırakma” ifadesinin tercih edildiği görülmektedir. Bu, terör örgütünün tam anlamıyla silahsızlanmayı –yani kalıcı, yapılandırılmış ve denetimli şekilde silahlı kapasitenin kaldırılmasını– kabul etmediğini, bunun yerine koşullu bir adım olan “silah bırakma”yı tercih ettiğini ortaya koymaktadır. Bu tercih, örgütün silahlı gücünü tamamen ortadan kaldırmamak, lider kültünü ve ideolojik bağlılığı sürdürmek ve "müzakere" süreçlerinde stratejik avantaj sağlamak amacını ortaya koymaktadır.
6.Terörist elebaşı A. Öcalan, örgütüne yönelik sözde çağrısında “kongre toplayın” şeklinde emir kipi kullanırken, devamında “silah bırakmalı ve kendini feshetmeli” ifadesinde öneri dili kullanmaktadır.
7.A. Öcalan, KCK sözleşmesini “demokratik konfederalizm” ve “ekolojik toplum” üzerine inşa etmiştir. Sözde çağrı metninde ise "demokratik toplum" ifadesi hakimdir. Dolayısıyla “yeniden yapılanma” ya da “PKK’nın dönüşümü” olarak görülen/gösterilen bu metin, öz itibariyle üniter milli devlet ile mücadele niteliğindedir. Bu çerçevede PKK’nın “kuruluş amaçlarından” vazgeçmemiştir.
8.Irak’ın kuzeyi başta olmak üzere gelecek süreçte operasyonların durması, bir turnusol niteliği görecek ve 2013-15 dönemindeki ihanetin güncel bir versiyonu olacaktır.
9.“İmralı Heyeti” sıfatıyla terörist elebaşının mektubunu okuyan güruhtan birinin, Abdullah Öcalan’ın heyete “Şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK’nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir” dediği yönünde bilgiler söz konusudur. Bu sözler, ortada bir “anlaşma” olduğuna işaret etmektedir. Bu açıdan okunan mektup, “şartsız bir metin değil, şartları kamuoyundan gizlenen bir metin”dir.
Açıklamanın yapıldığı salonda, konuşma başlarken A.Öcalan'ın fotoğrafının ekrana yansıtılmasıyla başlayan ayakta alkış ve "Biji Serok Apo" sloganları, bugünü tarihimize kara bir gün olarak geçirmiştir. Mektuptan önce ifade edilen "Değer ailelerimizi hürmetle selamlıyoruz" cümlesi, terör örgütünün, mensubu aileleri sözde onurlandırmak için kullandığı bir tabirdir. Terör örgütünün dili fütursuzca kullanılmıştır. Mektubun okunması öncesinde "cezaevindeki arkadaşları özgürleştirme irademiz-sözümüzle selamlıyoruz" ifadesi gelecek günlere dair önemli bir satır arası mesaj içermektedir. Teröristlere af getirilmesi gündeme gelecektir.
Bu ihanet çemberi kırılacaktır!
Türk milletine saygıyla arz olunur!