HDK Kadın Meclisleri
4.7K posts

HDK Kadın Meclisleri
@HDKKadin
HDK Kadın Meclisleri Kurumsal Hesabıdır. Kadın Yaşam Özgürlük Jin Jiyan Azadî
Katılım Ekim 2013
338 Takip Edilen21.9K Takipçiler
HDK Kadın Meclisleri retweetledi

Baştan sona her saniyesi SUÇ… Savcıları göreve çağırıyoruz.
“Evde Kalsın Kızlar Ne Olur Reis” diyerek kadınların çalışma hakkını hedef alan zihniyet; kadın emeğini görünmez kılmak, kadınları ekonomik bağımsızlıktan mahrum bırakmak ve kadınları yeniden eve, itaate ve güvencesizliğe mahkûm etmek istiyor.
Kreş hakkını, eşit işe eşit ücreti, güvenceli çalışma koşullarını ve sosyal destekleri tartışmak yerine kadınları eve çağıran bu anlayış; bakım emeğini kadınların “doğal görevi” gibi göstermeye, yoksulluğun ve krizlerin yükünü kadınların omzuna bırakmaya çalışıyor.
Oysa kadınların çalışma hakkı bir lütuf değil, en temel insan hakkıdır. Kreş desteği, sosyal haklar ve kamusal bakım hizmetleri ise eşit yaşamın vazgeçilmez koşuludur.
Kadınların yeri yalnızca ev değildir. Kadınlar fabrikada, tarlada, okulda, hastanede, atölyede, sokakta, mecliste ve mücadelenin tam ortasındadır.
Kadın emeğini değersizleştiren bu gerici ve erkek egemen dile karşı; itaati değil özgürlüğü ve eşitliği, sömürüyü değil yaşamı savunuyoruz.
Kızlar evde kalmayacak. Kadınlar yaşamın her alanında var olmaya, üretmeye, direnmeye ve mücadele etmeye devam edecek.
BirGün Gazetesi@BirGun_Gazetesi
Kızılay Kayseri Başkanı'nın sosyal medya paylaşımına CHP'den tepki: ''Derhal görevden alınmalıdır'' birgun.net/haber/kizilay-…
Türkçe
HDK Kadın Meclisleri retweetledi

Meral Danış Beştaş Bakan Akın Gürlek'e: Delili siz bulacaksınız, o yolları aça aça ilerleyeceksiniz
ankahaber.net/haber/detay/de…
Türkçe
HDK Kadın Meclisleri retweetledi
HDK Kadın Meclisleri retweetledi

AKP iktidarının sosyal politikalarını; aile içi iktidar ilişkilerini, patriarkayı ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini görmezden gelen bir anlayışla şekillendirmesinin kadınlar, çocuklar ve LGBTİ+’lar üzerindeki olumsuz etkilerini defalarca dile getirdik.
Aileci sosyal politika anlayışının en ağır sonuçlarını yaşayan kesimlerden biri de çocuklarını tek başına büyüten anneler. Türkiye’de tek ebeveynli hanelerin yüzde 80’inden fazlasında ebeveyn kadınlardan oluşuyor. Yani bugün bu ülkede devasa ekonomik, toplumsal ve yapısal sorunlarla tek başına mücadele eden, çocuklarını tek başına büyüten yaklaşık 3,5 milyon kadın var. Bu hanelerde ise 7,5 milyon çocuk yaşamını sürdürüyor.
Kamusal kreşlerin yetersiz olduğu, bakım emeğinin neredeyse bütünüyle kadınların omuzlarına bırakıldığı bu düzende bekâr annelerin güvenceli istihdama erişimi de neredeyse imkânsız hale geliyor. OECD ülkelerinde bekâr annelerin istihdam oranı yüzde 77 seviyesindeyken, TÜİK verilerine göre bu oran Türkiye’de yalnızca yüzde 11.
Bugün Bekâr Anneler Derneği Meclis’te çeşitli ziyaretlerde bulundu ve taleplerini, çözüm önerilerini içeren kapsamlı bir dosyayı bizlere iletti. Dosyada şu çok önemli tespit yapılıyor: “Toplumsal ve ekonomik dönüşümler sonucunda aile yapısı farklı biçimlerde ortaya çıkabilmekte, tek ebeveynli haneler de bu toplumsal gerçekliğin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Buna karşın mevcut sosyal güvenlik sistemi ve istihdam politikaları ağırlıklı olarak çift ebeveynli hane modelini esas almaktadır.”
Gerçekten de mevcut sistem; boşanmış, eşi vefat etmiş ya da evlilik birliği olmaksızın çocuk sahibi olmuş ve çocuğunun bakım sorumluluğunu fiilen üstlenen kadınları görmüyor. Nafaka hakkından kreşlere erişime, istihdama katılımdan sosyal güvenceye kadar pek çok başlıkta kadınlar ağır bir eşitsizlikle karşı karşıya bırakılıyor.
Burada özellikle altını çizmek istediğimiz nokta şudur: Dünyada sosyal hizmet politikalarını hane temelli biçimde kurgulayan, ancak bunu kadınları aile içinde tanımlayarak değil; eşit ve özgür bireyler olarak kabul ederek uygulayan örnekler var. Bu tür sosyal politikalar kadınları güçlendirirken çocukların da kamusal yaşam içinde güvenli, özgür ve eşit biçimde var olabilmesini sağlıyor.
Ama Türkiye’de mevcut sistem tam tersine işliyor. Kadınlar çocuklarıyla birlikte eve kapatılıyor; bakım yükü, yoksulluk ve güvencesizlik içinde yalnız bırakılıyor.
Üstelik çözüm mümkünken… Mesela Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş’ın vatandaşı olduğu Belçika’da, tek başına çocuk büyüten kadınlar için konut desteği, vergi indirimi, ücretsiz kreş ve çocuk bakımına dönük çok yönlü kamusal destek mekanizmaları uygulanıyor. Hatta 6 yaşından küçük çocukların bakım ve geçim giderlerinin önemli bir kısmı doğrudan devlet tarafından karşılanıyor, sonrasında da destekler kademeli biçimde sürdürülüyor.
Aile Bakanı’nın bizzat deneyimlediği bu örnekler ortadayken, Türkiye’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın sosyal hizmet politikalarında tek başına çocuk büyüten kadınlara dair neredeyse tek bir özel düzenleme dahi bulunmuyor. Buna rağmen ayda 2 bin liralık yardım “büyük sosyal destek” gibi sunuluyor.
Biz bu anlayışa itiraz ediyoruz. Kadınların ve çocukların aile içinde tanımlanan “yardıma muhtaç” figürler değil; eşit, özgür ve hak sahibi özneler olarak kabul edildiği bir sosyal hizmet politikasının acil bir ihtiyaç olduğunu söylüyoruz.
@bekarannelerder
@DemPartiKadin
@HDKKadin
@MahinurOzdemir
Türkçe

HDK Kadın Meclisleri retweetledi

Gülistan Doku ile ilgili açıklama yaptığım esnada Tuncay Sonel hâlâ görevde idi!
Tuncay Sonel’in tutuklanması talebimizi yineliyoruz.
Şu an görevden alındığı ve hakkında gözaltı kararı verildiği bilgisi yansıdı kamuoyuna.
İlgilerin, yetkilerin gösterdiği ihtimam son derece kıymetli.
Diliyoruz, 'Kasten insan öldürme','Cinsel saldırı', 'Suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi', 'Bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma', 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'Suçluyu kayırma' suçlarından yürütülmekte olan soruşturma neticeye varır ve suçlar cezasız kalmaz.
Ve diliyoruz akıbeti meçhule giden tüm dosyalar için de yeniden yargılamalar yapılarak gerçek adalet sağlanır.
Türkçe
HDK Kadın Meclisleri retweetledi
HDK Kadın Meclisleri retweetledi

Siyasetin çözüm üretme gücü, ancak özgür bir ortamda var olabilir.
Sezin Uçar’ın gözaltına alınması, demokratik siyasetin nefes borusunu kesmektir. Oysa Türkiye’nin huzuru; hukukun üstünlüğü ve karşılıklı demokratik saygıdan geçer.
Barışçıl ve adil bir gelecek için hukuksuzluklara son verilmeli, demokratik siyasetin önü açılmalıdır.
ESP🇵🇸@espresmi
Eş Genel Başkan Yardımcımız Sezin Uçar, 13 Nisan’da yurtdışı seyahatinden dönerken partimize dönük 3 Şubat soruşturması kapsamında İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı. İfade işlemleri bugün bitti. 15 Nisan’da (yarın) ise Çağlayan Adliyesi’ne getirilecektir. Yarın saat 10:00’da Çağlayan Adliyesi’nde olacağız. Demokratik kamuoyunu ve siyasi partileri adliye sürecini takip etmeye ve yoldaşımızı sahiplenmeye çağırıyoruz. Eş Genel Başkan Yardımcımız Sezin Uçar serbest bırakılsın.
Türkçe
HDK Kadın Meclisleri retweetledi

Gülistan Doku dosyasında yıllardır süren karanlığı dağıtacak somut adımların atılması artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Geç de olsa başlatılan operasyon ve atılan adımlar elbette ki kıymetlidir ancak hala eksiktir.
📌Kamuoyunun ilk günden bu yana büyük bir hassasiyetle takip ettiği bu davada, sadece belirlenen isimlerin değil, tüm şüphelilerin istisnasız soruşturmaya dahil edilmesi gerekir.
📌Doku ailesi avukatlarının da ifade ettiği gibi; faillerin kaçmasına, delillerin bir kez daha karartılmasına izin vermeden derhal "ikinci dalga" operasyon başlatılmalıdır.
Cezasızlık politikasının bu dosyayı yutmasına izin vermeyeceğiz. Bizler, demokratik siyasetin ve adaletin savunucuları olarak ilk günden beri olduğu gibi bugün de davanın takipçisiyiz. Karanlıkta kalan tek bir detay kalmayana dek sormaktan vazgeçmeyeceğiz:
#GülistanDokuNerede?

Türkçe
HDK Kadın Meclisleri retweetledi

Bugün, yoldaşımız Figen Yüksekdağ’ı Kandıra Cezaevi’nde ziyaret ettim.
Bir siyasetçinin babasını, üç ağabeyini ve ablasını kaybettiği acıyı demir parmaklıklar ardında karşılaması; üstelik sevdiklerini son kez göremeden uğurlamak zorunda bırakılması, bu ülkede adaletin ve vicdanın nasıl yaralandığını bir kez daha göstermektedir.
Figen Başkanın ilettiği mesajı aynen paylaşmak istiyorum:
“Bugüne kadar duyarlılık gösteren, taziyelerini ileten, iletemeyen, iletemediği halde bunu yüreğinde hisseden, acımı paylaşan herkese sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Yanıp yakılmayacağız, yılılmayacağız, birbirimize daha çok sarılacağız.”
4 Kasım 2026’da 10 yılını dolduracak olan bu hukuksuz tutsaklık, demokratik siyaset alanını daraltan bir tercih olmaktan öteye geçmiştir. Demokratik siyaset kanallarının açılmasının konuşulduğu bir süreçte, siyasetçilerin cezaevinde tutulması kabul edilemez.
Barışın, adaletin ve demokratik siyasetin yolu; cezaevlerinden değil, özgürlükten geçer.
Türkçe
HDK Kadın Meclisleri retweetledi
















