Orhan Demirel@OrhanDemirelfb
Sayın Hulusi Belgü,
Başkanımızın seçildiğimiz ilk gün bize söylediği tek şey; Fenerbahçe’de kimseyle kavga etmeyeceğimiz ve kimseye cevap vermeyeceğimizdi. Size cevap vermekten hicap duysam da, bir şekilde dostlarımın ısrarı üzerine onları kıramadım.
Maalesef Fenerbahçe’de yöneticilik yapmış onlarca isim arasında, kulübüne karşı yakışmayan bu davranışları 20–25 yıldır sürdüren tek kişisiniz. Zaten kulübün ana problemlerinden biri de sizin gibi hizipçilerdir. Gerçi sizi problem olarak görmek bile size yapılmış bir lütuftur.
Fenerbahçe’de yöneticilik yapmış hiçbir isim, muhalefette olsa dahi sizin gibi başkanına ve yönetimine sosyal medya üzerinden planlı şekilde hakaret etmemiş, yalan söylememiştir. Çünkü siz, bence zaten hiçbir önemi olmasa da adınız bir şekilde gündeme gelsin diye çabalayan birisiniz.
Sayın Aziz Yıldırım’ın yönetimine girdiniz, Aziz Bey sizden soğuyunca ona düşman oldunuz. Ona karşı olmak prim yapınca, o cepheye geçtiniz.
Bir Divan toplantısında Sayın Ali Koç’un menajerlerden para kazandığını ima ettiniz. Sayın Ali Koç, size herkesin önünde sert bir şekilde karşılık verdi. Nasıl oldu anlaşılmaz ama araya insanlar sokarak onun yönetimine girmeyi de başardınız.
20 Eylül’deki seçim konuşmaları sırasında Sayın Ali Koç, televizyon ekranları önünde sizi kürsüden tabiri caizse kovarak yerinize oturttu. Ancak sizdeki anlayış o kadar geniş ki, Fenerbahçe’de koltuk sahibi olmak için neleri hazmedebileceğinizi hayal etmek bile zor.
21 Eylül’de seçim sonuçlandıktan sonra kulüpten kopmamak adına 22 Eylül’den itibaren Sayın Sadettin Saran’ın peşinde koştunuz. Yönetiminde bulunduğunuz Sayın Ali Koç’u, Sayın Sadettin Saran’a utanmadan, sıkılmadan her gün kötülediniz. Günlerce “yer edinir miyim” umuduyla kulüp koridorlarında dolaştınız.
Allah’a şükür, Sayın Sadettin Saran iki gün önce Sayın Ali Koç’un yanında yer alıp, iki gün sonra onu kötüleyen birinden hayır gelmeyeceğini görerek sizinle yolunu hızlıca ayırdı. Size, normal insanların hazmedemeyeceği sözler söyledi. Buna rağmen siz, bir koltuk umuduyla ona yazmaya devam ettiniz. Bu gerçekten inanılır gibi değil.
Gelelim başkanımıza gönderdiğiniz mektuba…
Soner Bey’i siz önerdiniz, başkanımız da kabul etti. Bana göre Soner Bey, elindeki imkânlar göz önüne alındığında görevini en iyi şekilde yerine getirmiştir. Önümüzdeki sezon için yapılacak önemli transferlerin de öncülüğünü yapmıştır.
Sizdeki yöneticilik anlayışına örnek olması adına hatırlatmak isterim: Eda Kaptan gibi bir sporcuya, Galatasaray mağlubiyeti sonrası ailenizi yanınıza alıp sahaya inerek milyonların önünde yaptığınız saygısızlık ne takım ne de taraftar tarafından unutulmuştur.
Kendi seçtiğiniz antrenörü sezon devam ederken sosyal medya üzerinden aşağılamak da ancak sizin gibi bir yöneticiye yakışırdı. Onu da yaptınız. Bir sezon boyunca birlikte çalıştığınız hocaya ve oyunculara karşı bu tavrı sergilediniz.
Tüm taraftarlarımızın bilmesini isterim ki; birkaç ay öncesine kadar birlikte görev yaptığınız, birlikte yol yürüdüğünüz bu teknik ekip ve oyuncular, bugün yaptığınız açıklamalardan dolayı ciddi şekilde üzülmüş ve kırılmıştır.
Hulusi Bey, belki unuttunuz ya da unutturmaya çalışıyorsunuz ama hem erkek hem kadın takımını siz kurdunuz. Yazdığınız gibi, geçen sezon siz bu takımın başındayken kadın takımımız Avrupa kupalarına katılamamış ve bu sezon da yine benzer şekilde başka takımlara ev sahipliği yapmak zorunda kalmıştır.
Sayın başkanımızın önderliğinde, gelecek sezon için hem kadın hem erkek takımları adına sizin yapamadığınız transferlerin %90’ı tamamlanmıştır. Taraftarımız müsterih olsun; seneye çok daha rahat maçlar izleyeceklerdir.