Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷

34.2K posts

Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 banner
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷

Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷

@HVahapoglu

▪️27. Dönem MHP Bursa Milletvekili - Former MP- E.Asker-Ülkücü / Paylaşım ve Beğenilerim Şahsi Görüşlerimdir, Beni Bağlar.

Bursa, Türkiye Katılım Aralık 2013
1.8K Takip Edilen56.1K Takipçiler
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷
…….“Türk MEB'i içinde, neredeyse karasularında ve denizel menfaatlerinin bulunduğu sularda gerçekleşen saldırıya karşı, bugün gereken güçlü tepki ve fiili karşılık verilmez ise yarın daha ciddi risk ve tehditlere yol açabilir, cesaret verebilir ve Türkiye'yi denizden tehdit etmeye zemin oluşturabilir. Donanmamız tam da bu günler içindir. Denizel fayda ve menfaatlerin, çıkarların savunulması ve muhasımca yaklaşanlar komşularınız dahi olsa” Karadeniz’de durum bu iken, Kıbrıs’ın etrafında dünya devletleri yığınak yaparken Donanmamızın Baltık Denizinde ne işi var desek yanlış mı olur? İlgili ve sorumlu olanların dikkate alması gereken önemli bir değerlendirme.
Ersin Elikoğlu@ersinelikoglu

Karadeniz'i dünyanın diğer denizlerinden ayrılan özellikli durumu vardır. Bu deniz, dünya üzerindeki nadir "barış" denizlerindendir. Kıyıdaşları arasında uzunca yıllar önce inşa edilmiş işbirliği ve müşterek hareket temelli diplomatik ve askeri ilişkiler mevcuttur. Karadeniz'de bu halin mevcudiyeti, güvenlikli halin ve stabilitenin bozulmaması, tüm Karadeniz kıyıdaşları açısından kritiktir. Karadeniz'in emniyet subapları #BLACKSEAFOR ve #montrö'dür. Ayrıca, Karadeniz'e Sahildar Devletler Sınır/Sahil Güvenlik Teşkilatları İş Birliği Forumu (BSCF) ve Black Sea Harmony gibi kurumsal girişimler de göz önünde bulundurulunca, #NATO'nun dahil olmayı arzu edip giremediği ve dahi girmesi için meşru zeminin de oluşmadığı tek denizel mekândır. Ukrayna-Rusya krizi patlak verdiğinde zaten bu karın ağrısı da yüksek perdeden öne sürülmüştür. Son üç yılda ve özellikle de 2025'in son günlerinden beri Karadeniz'de deniz ticaretine ve sivil lojistiğe yönelik saldırılar rutine dönüşmüştür. Bu ruitne dönüşme hali en ciddi sorundur. Türkiye, Karadeniz'in barış denizi olma halinin en başat ve en fazla sorumluluk alan aktörüdür. Tüm sahildarlar arasında yapıcı ve öncü rolü oynamaktadır. Aşağıda paylaştığım haritalarda; dün ALTUNA gemisinin vurulma hadisesinin konumu ve Karadeniz'deki Türk enerji filosunun sondaj ve arama faliyetlerinin sürdürüldüğü yaklaşık konumlar ve filoya ait gemilerin pozisyonları bulunmaktadır. Dün yaşanan hadise sadece ALTUNA nezdinde değerlendirilemez. Uluslararası sistemin jeopolitik ve jeoekonomik açıdan en yüksek perdeden sinyal verdiği, derin kırılımların yaşanmasının an meselesi olduğu bu zamanlarda, enerji arama/tarama, arz, tedarik, lojistik ve altyapılarına dair en ufak tehdit, olabildiğince güçlü bir karşılık bulmak zorundadır. Türkiye bu olayı; "bölgede çatışma hali var ve olağan bir hadisedir bu" şeklinde değerlendiremez. En azından verilen tepki bu perdede olmamalıydı. Öte yandan; Ukraya olanca çabasıyla Türkiye'yi rahatsız edecek, sinir uçlarına dokunacak hamleler sergilemekte. Elbette hamle Ukrayna'dan gelmiş olsa dahi hamleyi kurgulayan, icra ettiren komut Türkiye'nin jeopolitik bir darboğaza girmesinde fayda ve çıkar görenlerdendir. Zira, bu darboğaz oluşursa Türkiye'yi krizlerin içine çekmek kolaylaşacaktır. Türk MEB'i içinde, neredeyse karasularında ve denizel menfaatlerinin bulunduğu sularda gerçekleşen saldırıya karşı, bugün gereken güçlü tepki ve fiili karşılık verilmez ise yarın daha ciddi risk ve tehditlere yol açabilir, cesaret verebilir ve Türkiye'yi denizden tehdit etmeye zemi oluşturabilir. Donanmamız tam da bu günler içindir. Denizel fayda ve menfaatlerin, çıkarların savunulması ve muhasımca yaklaşanlar komuşularınız dahi olsa caydırmak içindir. Türk Donanması, Karadeniz'in "barış denizi" olma halinin bugüne kadar teminatıydı, bugün de böyledir. Bu "barış" iklimini her türlü provakasyon ve dahi saldırılara karşı koruyacak, sürekli hale getirecek güce ve kabiliyete de sahiptir. Yeter ki jeopolitik akıl yürütmeden uzak düşülmesin.

Türkçe
1
5
17
784
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 retweetledi
Türk Federasyon
Türk Federasyon@Turk_Federasyon·
Vefatının sene-i devriyesinde Ülkücü Şehidimiz Fikri Arıkan’ı rahmet ve dualarla anıyoruz. Aziz ruhu şad, mekanı cennet olsun. #AvrupaTürklügü #ÜlkücüSehit #FikriArıkan
Türk Federasyon tweet media
Türkçe
2
10
52
600
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 retweetledi
Dr. Timur YILDIZHAN🇹🇷
Dr. Timur YILDIZHAN🇹🇷@timuryildizhan·
Hz. Muhammed (SAV) hicret esnasında müşriklerden saklanırken Sevr Mağarasında endişelenen Hz. Ebubekir'e, "Korkma, Allah bizimle beraberdir" demiş. M. Akif Ersoy ; İstiklâl Marşı’na “Korkma” diye başlamış. “Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” Korkmayın Tanrı bizimledir.
Türkçe
0
2
17
938
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷
Sarı-Kırmızı-Yeşil; kadim Türk coğrafyasında yaygın olarak kullanılan, Hanların, Hakanların, Hatunların hatta çağlar boyunca Türk askerlerinin şerit-rozet-madalyalarında kullanılan renklerdir. Yörük-Türkmen giysi ve başlıklarında, evlerdeki sergilerinde, düğün/şenlik süslemelerinde kısaca hayatın her safhasında bu renklerin kullanıldığını görürsünüz. Türk kültürüyle bütünleşmiş sarı-kırmızı-yeşil renkler terör örgütü istismar ediyor diye kirlenmez.
Mustafa Aksoy@SosyologAksoy

Bir görseli internette ararsanız ne zaman çekildiği ve ilk kimin paylaştığı ortaya çıkar. Kürt kadını dediğiniz fotoğraf sizden yıllar önce paylaşılmış. Üstelik paylaşan bir Avrupalı ve fotoğraf için şunları yazmış: "Dinar ilçesindeki Türkmen köylerinden geleneksel bayram kiyafetleri (Afyon ili), örneğin Çölovası Vadisi'nde. 1995 civarinda bir hasat festivalinde çekilen fotoğraf. (Kavak/Antwerpen arşivleri)". Jean-Marie Criel Rahmetli hanım efendinin orjinal fotoğrafında sağ dudağının kenarında siyah beni var. Fakat fotoğrafa Osmanlıca uydurma yazı yazarken o beni sildiğinizi fark etmemişsiniz. Sonuç olarak, bu çağda bir kültür başkalarını suçlayarak ya da başkalarının eserlerini çalarak inşa edilemez. Çünkü internet her şeyi hatta yalan yazanları bile (!) arşivliyor. Kürtlerin sembol olarak kullandığı dediğiniz renkler bazı Afrika ülkelerinin bayrağında da var. Sizin tabirinizle onlar sizden mi çalmış? Safevi Devleti güneşi sizden çalmış olabilir mi?

Türkçe
3
9
37
1.1K
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷
Merhum Uğur Mumcu "Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD ‘ın Kürtler arasında? Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?" (Cumhuriyet 7 Ocak 1993) diye yazmıştı. Mumcu’nun bu tespitini destekleyen / ispatlayan gelişmeler her gün yaşanıyor. Burada kastedilen Kürt etnisitesine mensup olanlar değil tabii ki. Onlar adına iş tutan, onların adını kullanan örgütlerdir. Ne yazık ki bu örgütlerin tamamı en az bir yabancı kuruluş ve devletin kontrolündedir.
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 tweet mediaDr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 tweet mediaDr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 tweet mediaDr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 tweet media
Türkçe
1
12
31
843
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 retweetledi
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
26 Mart 2026 sabaha karşı, İstanbul Boğazı yaklaşma sularında, karasularımızın hemen dibinde, kıta sahanlığımız içinde Türk sahipli ALTURA isimli kolay bayraklı, 1 milyon varil ham petrol yüklü bir tankere Ukrayna taktik ve teknikleriyle örtüşen bir insansız deniz ve hava aracıyla saldırı yapılmıştır. Bu hadise artık bardağın taştığını göstermektedir. Burada verilen mesaj son derece açıktır. Birincisi, dünyanın en kritik su yollarından biri olan, Montrö rejimiyle Türkiye’nin kontrolündeki Türk Boğazları trafiğine, Türkiye’ye en yakın noktada müdahale edilebileceği gösterilmiştir. İkincisi ve daha da önemlisi, dolu bir ham petrol tankerine saldırı yapılarak, gerekirse Türkiye’nin çok büyük bir çevre felaketiyle karşı karşıya bırakılabileceği mesajı verilmiştir. Bugüne kadar çoğunlukla boş tankerlere yönelik saldırılar görülürken, dolu bir tankere yönelik bu saldırı Türkiye’yi artık sadece söylemde değil, eylemde de harekete geçmeye zorlayacak niteliktedir. Türkiye, 2004 yılından bu yana Karadeniz’de başlattığı Karadeniz Uyumu Harekâtı ile gerekirse tek taraflı olarak kendi deniz yetki alanlarında (kıta sahanlığı/MEB) denizde güvenliği sağlama, terörle mücadele ve beklenmeyen olayları önleme sorumluluğunu üstlenmiştir. Türk Donanması unsurları bugün Somali’de görev icra etmekte, bazı unsurlarımız NATO görevleri kapsamında son iki aydır, Kuzey Denizi ve Baltık’ta faaliyet göstermektedir. Buna karşılık Karadeniz’de, kendi kıta sahanlığımız içinde, Türk Boğazları’nın hemen dışında gerçekleşen bu tür saldırıları engelleyemiyor oluşumuz ciddi bir güvenlik açığıdır. Türkiye derhal Karadeniz Uyumu Harekâtı’nı tek taraflı olarak en üst seviyede aktive etmeli; bölgede su üstü unsurları, insansız deniz araçları ve insansız hava araçları ile 7/24 kesintisiz karakol faaliyetine başlamalıdır. Türkiye’nin tam da talihsiz bir şekilde güneydoğu Anadolu’da NATO için müşterek kolordu karargahı kuracağı haberlerinin medyada yer aldığı bir konjonktürde NATO destekli Ukrayna’nın Türkiye’ye gözdağı veren bu küstah hamlesi cevapsız kalmamalıdır. Donanmamızın varlık nedeni, Türkiye’nin Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerini korumaktır Bugün öncelik; uzak coğrafyalarda başkalarının çıkarlarını korumak değil, Türk Boğazları’nın dibinde ortaya çıkan bu yeni nesil deniz terörüne karşı derhal tedbir almaktır.
Cem GÜRDENİZ tweet media
Türkçe
0
957
3.5K
91.2K
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷
Mahiyeti tartışmalı 11 Eylül olayları sonrası yürütülen cezalandırma operasyon ve savaşları, BOP kapsamında yapılan siyasi darbeler, askeri ve baskıcı ekonomik-diplomatik uygulamalar ve Venezuela operasyonu ile İran'a karşı başlatılan savaşın maliyetinin bu ülkelerle sınırlı kalmayacağı; sıcak savaş, bölge ülkelerinin fiziki, ekonomik, sosyal ve güvenlik yapılarının yıkımına sebep olurken, yansımasının küresel sosyal, siyasal ve ekonomik düzenin dengelerini de önemli ölçüde etkileyeceği şartlar oluşmuş bulunmaktadır. Bu şartlar akaryakıt sıkıntısı ile sınırlı olmayıp hemen her sektörde küresel boyutta domino etkisine sebep olacak özellikler taşımaktadır. Oluşacak şartların doğuracağı vahim sonuçları her boyutuyla şimdiden tahmin etmek mümkün olmamakla birlikte öngörüde bulunmak zor değildir. Önümüzdeki yıllarda, keyfiliğin, saldırganlığın, hukuksuzluğun, açlığın, sefaletin, kitlesel göçlerin, psikolojik ve siyasi buhranların ve hatta yeni savaşların yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Yaşanmakta olan haksız ve hukuksuz savaşın doğuracağı “küresel büyük iktisadi, sosyal ve güvenlik krizinin” tazmin edilmesi gerekir. Tazmin talebi ve bu talebin oluşturacağı baskı gelecekte kalıcı küresel barışın temini için gerekli olan yeni bir hukukun, kural ve kaidelerin oluşturulabilmesi için de gereklidir. Bu konunun tarafları bellidir. Cesaretle üzerine gidilmediği taktirde günümüzde oluşan ve ne yazık ki küresel bir çaresizlik içinde sadece seyredilen hukuksuz, istilacı, mezalimden zevk alan, post modern yamyamlığın, sömürgeciliğin, ahlaksızlığın, gaspın, kurgulanmış şantajların, arsızlığın devamı kaçınılmaz olacaktır. Sonuç olarak; dünyanın tüm dengeleri bozulmuştur. Dengeleri bozanlar güçleriyle orantılı ve keyiflerine göre yeni bir düzen oluşturma gayretindedir. Oluşturulacak düzende hak, hukuk, ahlak olmayacaktır. Buna karşılık dünyanın diğer kesimi gidişatın farkına varmak, cesaretli karar oluşturmak, kararlı adım atmak, bu krizi lehine çevirmek ve küresel barışı yeniden sağlayacak yeni, kalıcı bir hukuk düzeni ve yapılaşmaya gitmek zorundadır. Küresel boyutta dayatılan çaresizlik psikolojisinden silkinip kurtulmak gerekir. Sebep olanlar bedel ödemek zorunda bırakılmalıdır. Küresel boyutta kalıcı mahiyette sulh ve sükun ile hukuku ve insan haklarını yeniden tesis etmek ancak bu yolla mümkün olacaktır.
Türkçe
2
6
17
500
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷
İsrail +ABD ortaklığı ile İran arasındaki savaştan çıkarılması gereken dersleri değerlendiren ve alınması gereken tedbirleri ifade eden önemli bir makale. Ortalıkta güvenlik uzmanıyım diye gezenlere tavsiye olunur. turkgun.com/kose-yazisi/20…
Türkçe
1
9
19
501
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabında Ergenekon Destanı’nı Moğol destanı olarak tanımlayan ifade MEB tarafından elektronik ortamda düzeltilmiş. Bu basit bir hata değildir. Anadolu Türklüğüne ‘Moğol artığısınız’ iddiasında bulunan Kürtçüler, Pontusçular ve Cumhuriyet düşmanları gözardı edilerek ve o kitaplar 10.sınıf öğrencilerinin elinde iken bir PDF düzetmesi ile bu iş kapatılamaz. - 10. Sınıf öğrencilerindeki kitaplar toplatılmalı ve yenisi ile değiştirilmeli, - Bu kasıtlı işlemi yapan yazar ya da yayınevinin hiçbir kitabı devlet ve özel okullara bir daha sokulmamalı, - O kitabı inceleyerek ders kitabı olarak kullanılabileceğine karar veren heyetteki tüm şahıslar hakkında gerekli adli ve idari işlem yapılmalı, - Diğer tüm ders kitapları; o kitaplara ‘ ders kitabı olarak okutulabilir’ onayını veren heyetten başka heyetlere inceletilerek muhtemelen var olan diğer kasıtlı tahrifatların da tespit edilmesi ve o kitapların da toplatılması gereklidir. Unutulmamalıdır ki genç nesiller geleceğimizdir, milletin de devletin teminatıdır. Onlara yönelen ve onlar üzerinde oynanan ya da oynanacak her türlü oyunu engellemek adında Milli ifadesi yer alan iki bakanlıktan biri olan Milli Eğitim Bakanlığın asli görevidir.
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 tweet media
Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷@HVahapoglu

Eğer doğru ise; Ergenekon destanına, moğol destanı demek kimin haddine? Kim böyle bir şeye cüret edebilir. Bu bir liyakatsizlik ya da ihmal sonucu yapılmış bir iş değildir Hoş görülecek hata da değildir. Kasıtlıdır. Türklüğün köküne saldırıdır. Bakanlığın Talim Terbiye Kurulu, ders kitaplarını inceleme heyetleri ve Bakanından stajyer öğretmenine kadar herkes sorumludur. @tcbestepe @tcmeb @meb_ogm @MHP_Bilgi @Akparti

Türkçe
5
18
49
2.6K
Mustafa Aksoy
Mustafa Aksoy@SosyologAksoy·
Üç Büyük Rezalet: 1-Akademisyen 2-Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu üyesi. 3-Hakemli dergilerde görev alanların hakemsizliği.  "Tozkoparan İskender dizisinde kullanılan 'Menzil taşı' olarak geçen dizi dekorunun İstanbul 5 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nca 26 Şubat 2025’te tarihi eser olarak tescillenip ve İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesi’ne kaldırıldığı ortaya çıktı." ‐-------------- Menzil Taşı İddiası "Yeni tespit etmiş olduğumuz menzil taşı okçuluk tarihimizin en ünlü kemankeşlerinden olan Tozkoparan İskender'in bilinen ilk ve tek menzil taşı olması hasebiyle oldukça önemlidir. Bu makalede İstanbul'un Tuzla ilçesinde tarafımızca ilk defa tespit edilen Tozkoparan İskender'in Menzil taşı incelenmiş olup Türk okçuluk tarihimizin en ünlü kemankeşlerinden biri olan Tozkoparan İskender'in menzil taşının bilim ve tarih dünyasına tanıtılması amaçlanmıştır." -Dr. Öğr. Üyesi, Ahmet Şen, Kafkas Üni., Fen-Ede. Fak., Sanat Tarihi Bölümü. -Sude Saki, Sanat Tarihçisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 5 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu. ----------- Menzil Taşı İddiasına Reddiye Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Seçkin Anık, aynı dergide bu ay içinde yayımladığı “reddiye” ile iddia konusu menzil taşının ahşaptan yapılma bir dizi dekoru olduğunu ortaya çıkardı. Anık; kendisinin de içinde bulunduğu söz konusu dizinin sanat ekibi tarafından 2019’da dekor olarak üretildiğini, dekor menzil taşının üstünde yer Osmanlıca şiir ve yazıların da kendisi tarafından yazıldığını açıkladı.  Adı üzerinde ‘taş’ olan bir malzemenin ahşaptan üretilmiş olabileceğine anılan kurul uzmanları ve temsilcilerin nasıl inandıkları da bir tartışma konusu olmakla birlikte 16. yüzyıldan günümüze yazıları okunabilecek derece düzgün ahşap bir malzemenin ulaşabilmesinin mümkün olup olmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir ifadelerini kullandı."
Mustafa Aksoy tweet mediaMustafa Aksoy tweet media
Türkçe
14
78
249
62.6K