
Önder Apo yıllardır şunu anlatıyor: Bu mesele silahın, öfkenin ya da intikamın büyütülmesi meselesi değildir. Mesele, Ortadoğu’nun demokratikleşme meselesidir. Bugün herkes “öfke” üzerinden konuşuyor. Ama Önder Apo tam tersine; “hukuk”, “yasal zemin”, “demokratik toplum” ve “barış” diyor. Çünkü öfke tek başına yol açmaz; öfke örgütlenmezse çürür, etikle birleşmezse yıkar. En önemli cümlelerden biri şudur: “Büyük bir öfkeyle yüklü toplumları büyük düşünce ve büyük etik değerler olmadan dönüştürmek mümkün değildir.” Bugün Kürt de öfkeli, Türk de, Arap da, Fars da… Ama sadece kinle siyaset kurulursa ortaya yine savaş, inkâr ve çöküş çıkar. Bu yüzden yapılan çağrı; silahsız teslimiyet değil, demokratik dönüşüm çağrısıdır. Yeni bir hukuk, yeni bir toplumsal sözleşme ve demokratik siyaset kurulmadan Ortadoğu’nun yarası kapanmaz. Abdullah Öcalan: Çerçeve yasa demokratikleşmenin kök hücresini oluşturabilir yeniyasamgazetesi9.com/abdullah-ocala…





