@HasanSeheryelim@5ghndz Osmanlı’nın milyarlarca liralık dış borcunu kuruşu kuruşuna ödeyen, un bile ithal eden ülkeye sıfırdan Şeker, Tekstil, Demir-Çelik ve Uçak fabrikaları kuran, Merkez Bankası’nı açan adama 'hazıra kondu' demek sadece ağır cehalettir. Ortada hazır hiçbir şey yoktu, enkaz vardı.
@5ghndz “Öyle mi? Nereye gitmiş peki kurduğu her şey? Ama hiç aslı olmayan şeyler. Çünkü Atatürk hiçbir şey kurmadan sadece hazıra konmuştur; kurulu devletin sadece sistemini değiştirmiştir. Laiklik haltı adı altında şimdi her şey rezalet ve iğrenç.” nasılmı?..👇
Atatürk 95 sene önce uçak fabrikası kurdu
Yerli ve milli uçaklarımızın tanıtımında vatandaşlar uçağa bindirilip gezdiriliyor.
•1920'lerde Kurtuluş Savaşı yapıp,
•1926'larda Uçak fabrikası kurup,
•1935'lerde uçak ihraç eden bir ülke kurmuştu Bilge Atatürk.
İyi ki TRT arşivleri silinmemiş!
(İnanmayanlara videoyu izletir misiniz)
@lordsinov Bu maddeler, Atatürk'ün sadece bir askeri deha değil, aynı zamanda çağının ne kadar ilerisinde, uygar ve milletine aşık bir devlet adamı olduğunun kanıtıdır. Yabancıların bile hayranlıkla not ettiği o sadelik, şıklık ve azim, bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu çimentosudur.
Gizliliği 2025 yılında kaldırılan 1934 tarihli resmi belge...
Mısırlı El Mukattam gazetesi muhabiri Kerim Sabit, Türkiye ziyaretinden sonra Atatürk hakkındaki izlenimlerini yazmış:
- Fransızcayı iyi bilir ve Almanca konuşur. Türkçe'ye karşı olan kıskançlığından ötürü Türkçe'den başka lisanla konuşmaz.
- Çok şık giyinir. Söylenene göre şık giyinmeyi pederinden almıştır. Şıklığı Ateşe Militeri iken Sofya'da dillere düşmüş.
- Orta boylu, sarı saçlı ve mavi gözlü... Şimdiye kadar gördüğüm bakışların en kuvvetlisidir.
- Hararetlenirken tabanca kullanır gibi ellerini birkaç defa önüne doğru uzatır.
- Gazi Hazretleri 54 yaşındadır. Bünyeleri hala kuvvetlidir. Bazen sabahlara kadar uykusuz kalır. Güneş çıkınca da sanki bütün geceyi uykuda geçirmiş gibi atına binerek gezmeye çıkar.
- İcabı halinde her mahrumiyete katlanabilir. Çünkü azimkarlığının bir had ve hududu yoktur.
- İstanbul'da bulunduğu zamanlar geceleri Park Otele giderler. Dostlarıyla bir fer gibi oturur veya dansa iştirak eder. Kendisine bir fert gibi muamele edilmesini çok sever. Bir gece danstan sonra Mısırlılardan biri Gazi Hazretlerine yol açmak istedi. Gazi kabul etmedi. Herkesin sırasıyla geçmesi lüzumunda bulundu.
- Gazi'nin sadeliğini Ankara'yı ziyaret ederken gördüm. Bir tepe üzerinde yapılıp şehire nazır olan sarayı o kadar o kadar sade tarzda yapılmıştır ki, dış görünüşü Cumhurbaşkanı ikametgahı olduğunu göstermez. Bilakis bu binayı gören yabancılar henüz bitirilmemiş olduğunu zannederler.
- Gazi, Ankara'da bulundukları zaman her gün öğleden sonra gezmeğe çıkarlar.
- Gazi Hazretlerinin maiyetleri motosikletli iki asker ve otomobili takip eden ve içinde üç kişi bulunan otomobilden ibarettir.
- Bir kulübe girdikleri zaman yalnız girer, orada istedikleriyle görüşür, herkesin elini sıkar.
- Gazi genellikle köyleri ziyaret eder. Köylülerle konuşur. Köylülerin vaziyetini sorar, istediklerini dinler.
- Bugün Türkiye'de Gazi'ye kurtarıcı gözüyle bakmayan hiçbir kimse bulunmadığını söylemeye hacet görmüyorum.
Murat Ceylan dün Survivor’da Sercan Yıldırım’ın 2020 bireysel performansını övdü.
Peki sizce Sercan bu sezon o seviyeyi tekrar yakalayabilir mi?
#Survivor2026
@Zekeriya_Say Dünyanın en otoriter ülkelerinde bile bazı popüler figürler konuşabilir, bu sistemin kusursuz işlediğini kanıtlamaz. Bir ülkede rejimin karakterini Berna Laçin’in, Ksenia Sobchak'ın ya da Róbert Puzsér'in tweet atabilmesi belirlemez.
@Zekeriya_Say Bir ülkede fikir özgürlüğünün varlığı 'birkaç şöhretli ismin dokunulmazlığı' ile değil; sıradan bir vatandaşın, bir öğrencinin veya bir gazetecinin en küçük eleştirisinde kapısına polis gelip gelmemesiyle ölçülür. Muhafazakarlığı ve muhalifliği magazin üzerinden tartışamayız.
📍Tayyip Erdoğan'ın "diktatör" olmadığını Berna Laçin örneği üzerinden anlatayım mı?
*
Kökeninde Polonya, Beyaz Rus ve Selanik izleri taşıyan ve "asker çocuğu" olarak dünyaya gelen Berna Laçin...
*
Kenter Tiyatrosu’ndaki ilk rolünde “körpe bir fahişeyi” canlandırdı. Ertesi yıl, İBB'ye bağlı İstanbul Şehir Tiyatroları’na girdi ve üç ay sonra kadro aldı.
*
Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mart 1994’te İBB Başkanı seçildiğinde, onu protesto için Şehir Tiyatroları’ndan istifa etti.
*
Gerekçesi ise; “Değişen yönetimin ardından, hayal ettiği oyunların oynanmaması”ydı. Hâlbuki Şehir Tiyatroları o yıl, halkın beğenisine sunduğu “yerli ve nitelikli” oyunlarla tam “379 bin” seyirciye ulaşarak rekor kırmıştı.
*
İstifanın ardından televizyon dünyasına adım attı. Metin Akpınar’la birlikte oynadığı bira reklamlarındaki “Aşkın” karakteriyle bir anda şöhret oldu. O kadar çok para kazandı ki; sanatçılar arasında, gelir vergisinde “dokuzuncu” oldu.
*
28 yaşına geldiğinde, “Tüm hedeflerimi elde ettim” dedi.
11 Şubat 1999 günü, MGD gecesinde, şarkıcı Ahmet Kaya’ya yapılan çatallı bıçaklı saldırı sonrası hep birlikte, bir Yahudi Halk Şarkısı’ndan uyarlanan “Memleketim” şarkısını söyleyen “nefret korosu”nun assolisti gibi en önde o vardı.
*
İşte böyle nefret dolu bir yapıya sahip olan Berna Laçin, yıllardır Tayyip Erdoğan'a istediği gibi muhalefet ediyor ve kimse ona "N'aber Berna" demiyor.
*
Şimdi de kalkmış akrabalarını AK Parti'ye karşı kışkırtıyor.
*
Böyle hoşgörülü bir lider "diktatör" olabilir mi?
@Beyefendi_Sunni Kâzım Karabekir'in Milli Mücadele’deki dehası ve vefası tartışmasızdır. Yaşanan mahkeme süreci ise bir suikast girişiminin ardından gelen siyasi krizin sonucudur. Paşa o davadan beraat etmiş, ne ordu ne de millet gözünde hiçbir zaman hain olmamıştır. Son nefesinde TBMM Başkanıydı
“Ordudan istifa etmiş bir adamın emrine mi gireceğim?” demedi. Tarihin en asil ve mütevazi duruşunu gösterip, Kurtuluş Savaşı'nın seyrini değiştirdi.
Eşine çok az rastlanır bir dost ve yoldaş oldu.
Ancak bu fedakarlıklar üzerine kurulan cumhuriyette, tek adam rejimini tehdit ettiği için; bir hain gibi İstiklal mahkemelerinde yargılandı. Hem de en zor anlarında destek olduğu dostuna, suikast girişiminde bulunma suçlamasıyla.
Biz senden razıyız güzel insan, Allah da senden razı olsun.
@payitaht1453_1 İngiliz işgalindeki İstanbul hükümetinin Sevr ile düşmana teslim ettiği topraklarda değil; Mustafa Kemal Atatürk ve Türk milletinin Kurtuluş Savaşı ile dişiyle tırnağıyla söke söke aldığı Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşıyoruz. Osmanlı'nın Sevr' deki sınırları belli zira.
@HaraldStarkMe Devlet vardı Aptallar anlatmaktan Yorulduk ama sizin o atlar beyniniz anlamıyor Bak şu anda Osman'ın bayrağı altında Osmanlı'nın toprağında yaşıyorsun kalkmış bir de havlıyorsunuz cahillere ne kadar zormuş laf anlatmak cahillere ne kadar zormuş laf anlatmak çok zor
ADAM OSMANLI DEVLETİNİN ASKERLERİYLE SAVAŞI KAZANIYOR.
SONRA SAVAŞTIĞI İNGİLİZ, FRANSIZ, YUNAN, YIKILMIYORLAR, KENDİ OSMANLI DEVLETİ YIKILIYOR.
SİZCEDE BU İŞTE BİR TERSŞİK YOK MU?
Ekrem İmamoğlu İlyas Salman
#SONDAKİKA #19Mayıs
Be Mutlu Türk 'üm Diyene
Mersin'in Tarsus
@alikarahasanog Tarih çarpıtılmıyor, gemide Refet Bele'den Refik Saydam'a kadar bir kurmay ordusu olduğu zaten resmi kaynaklarda yazar. Önemli olan o kadronun varlığı değil; o kadronun İstanbul'un kayıtsızlığına karşı Mustafa Kemal'in liderliğinde birleşip dünyaya meydan okumasıdır.
@ilginsev@neyikaybettik Akademik unvanı olmaması belgelere hakimiyetini değiştirmez. Ortaya koyduğu yüzlerce Osmanlı arşiv belgesini ve fermanı göz ardı edemeyiz. Talat Paşa'nın, Enver Paşa'nın, saltanat ailesinin gizli arşivlerini onun kadar okuyup tasnif edebilen akademisyen sayısı çok çok nadirdir.
@HaraldStarkMe@neyikaybettik Murat bardakçı tarihçi felan değil ekonomi mezunu bşr adam. Tarih yeterliliğide olan bir adam değil. Ayrıca tarihsel kanktlarıda tarih okumadığı için yanlış değerlendiren bir adam.
Murat Bardakçı: Yahu, Atatürk filmini seyrettiniz, salya sümük ağladınız burada.
Fatih Altaylı: Evet, ağladım. Ne var bunda?
Murat Bardakçı: Kardeşim... Napolyon filmini seyredip ağlayan Fransız göstersene. Çatlak derler. George Washington'ı seyredip salya sümük ağlayıp zırlayan bir Amerikalı var mı? Yok. Bizde var ya, ne gerek var kardeşim bunlara?
Fatih Altaylı: Filme gerek yok ki, ben Atatürk'ü görsem yine ağlarım.
Murat Bardakçı: E Allah akıl versin o zaman.
@neyikaybettik Harbiye Nezareti kayıtlarına göre Mustafa Kemal’e verilen para Vahdettin’in şahsi parası değil, devlet bütçesinden ayrılan 1.000 lira harcırahtır. 40.000 altın o dönem tonlarca ağırlık demektir.
“Vahdettin, Mustafa Kemal Paşa'ya teşkilat yapması için 40.000 altın vermiştir. Bu paranın önemli kısmı, eskiden beri beslediği değerli yarış atlarını satmak suretiyle elde edilmiştir.”
— Nihâl Atsız
@Atakanay_11 Samsun'a 'spor olsun' diye değil; İstanbul'da manda peşinde koşanlara inat, tam bağımsız bir Türk devleti kurmak için çıktı. Kazandığı o bağımsızlığı da ülkenin geleceği olan gençliğe emanet edip bayram ilan etti. Sevr'i yırtıp atan askeri dehadan bahsederken lütfen biraz saygı.
Ey Mustafa Kemal!
19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığını söyledin, sonra o günü “Spor Bayramı” ilan ettin.
İnsan sormadan edemiyor:
Demek Samsun’a milletin istiklâli için değil de spor olsun diye mi çıktın? #19Mayıs1919 #19MayısGenclikveSporBayramı
@YCetin29103@neyikaybettik 4 katı büyüklükteki İngiliz ordusuna ve arkadan vuran Arap isyancılarına karşı orduyu imha ettirmeyip Halep’in kuzeyine çeken askeri akla 'kaçtı' denmez. Mustafa Kemal Paşa o gün orduyu kurtarmasaydı, Kurtuluş Savaşı'nı başlatacak ne bir silah ne de tek bir asker kalırdı.
🔴 Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Atatürk’ün Trablusgarp fotoğrafı hk. Murat Bardakçı'ya:
▪️"Murat Bey, ne diyorlar bize? 'Libya'ya niye gidiyorsunuz?' Diyenler kim, malum.”
▪️“Bak gitmiş işte. Hala konuşuyorlar ya."
@YCetin29103@neyikaybettik Kara sınırı olmayan bir bölgeyi düzensiz ordularla yerel aşiretle savunmaya çalışıyorsun üstelik akabinde de Balkan Savaşı çıkıyor ama belli başlı dallamalar haince söylemler yapmaktan kendilerini alıkoymuyorlar. Çok yazık.
@zuleyha0816 Ortada millet yokken ümmet bilincinden modern ve tam bağımsız bir Türk Milleti çıkaran iradeye 'bölücü' demek, Ortadoğu'daki mezhep savaşlarını (Irak, Suriye, Lübnan) özlemek demektir. Kemalizm bu ülkenin bir arada yaşama senedidir.
@neyikaybettik Afganistan olmazdık çünkü arkamızda 600 yıllık bir bürokrasi ve modernleşme (Tanzimat/Meşrutiyet) tarihi vardı. Ama Cumhuriyet ve laik hukuk sistemi olmasaydı; kadın haklarının esamesinin okunmadığı, ağalık ve şeyhlik düzeninin hüküm sürdüğü bir Pakistan veya Mısır olurduk.
Mustafa Kemal Paşa’ya 4bin altın ve gemi temin ederek #19Mayıs’ta Samsun’dan Milli Mücadele’yi başlatması için talimat veren Sultan Vahdettin’i ve Milli mücadeleye omuz veren şehit ve gazilerimizi rahmetle anıyoruz.