Prof. Dr. Hüseyin ŞEYHANLIOĞLU
15.6K posts

Prof. Dr. Hüseyin ŞEYHANLIOĞLU
@Hseyhanlioglu
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER (ORTA DOĞU, İSTİHBARAT, STRATEJİ, GÖÇ VE GÜVENLİK) https://t.co/uwFby3xoSa








TÜRKİYE'DE 70 MİLYAR TL’LİK KÖPEK ÇILGINLIĞI 🔴 Türkiye’de 8,6 milyon başıboş köpek olduğu tahmin ediliyor (DSÖ verilerine göre nüfusun %10’u). Peki tüm köpekler toplatılsa ne olur? Sadece en düşük fiyatlı mama ve zorunlu kuduz aşısı hesabıyla: · Yıllık mama maliyeti: 62,8 MİLYAR TL · Yıllık kuduz aşısı: 4,3 MİLYAR TL · TOPLAM YILLIK: 70 MİLYAR TL Bu rakamın içinde personel, elektrik, su, barınak inşası, diğer aşılar YOK. Gerçek maliyet yıllık 100 milyar TL’yi aşar. 🔴 12 yıllık köpek ömrü boyunca sadece cari giderler: 820 MİLYAR TL. Toplama, kısırlaştırma, çip takma gibi sabit giderlerle birlikte 1 TRİLYON TL’yi geçiyor. Peki bu paranın ülkeye getirisi ne? SIFIR. Köpeğin ne eti yenir, ne gübresi kullanılır, ne sütü olur. Tamamen çöp. 🔴 Aynı parayla her yıl şunları yapabiliriz: ✅ 648 bin süt ineği → 4,7 milyar litre süt → kişi başı 55 litre süt ✅ 648 bin et ineği → 160 milyon kg dana eti → kişi başı 2 kg et ✅ 56 milyon yumurta tavuğu → 17 milyar yumurta → kişi başı 120 yumurta ✅ 5,8 milyon küçükbaş → 98 milyon kg kuzu eti → kişi başı 1,15 kg kuzu ✅ 304 milyon et tavuğu → kişi başı 5 kg tavuk eti Üstelik bu hayvancılık yatırımları yıllık 60-95 milyar TL arasında GELİR getiriyor. Köpekler ise sadece zarar. Yöneticiler “köpekçi terörü”nden korktuğu için bu çılgınlık sürüyor. Artık sessiz çoğunluğun sesi duyulmalı. 70 milyar TL her yıl çöpe gitmesin. #KöpekSorunu #KöpekHaberleri #KöpekTerörü #sokaktabasibosolmaz

BİR TÜRK DEVLETİ İLK DEFA İRANA BUNU YAPIYOR Türkiye’nin bölgesel ağırlığı artık sadece kendi sınırlarını koruyan bir devlet refleksi olmaktan çıktı; çevresindeki büyük jeopolitik kırılmaları etkileyen bir seviyeye ulaştı. Eğer doğruysa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’ı telefon diplomasisiyle ikna ederek İran’a yönelik Kürt gruplar üzerinden açılması planlanan yeni bir cepheyi durdurması, sıradan bir diplomatik gelişme değildir. Bu, tarihte dikkat çekici bir kırılmadır. Çünkü modern dönemde ilk defa bir Türk devleti, dışarıdan organize edilmek istenen İran karşıtı bir etnik/vekâlet müdahalesini engelleyen aktör konumuna gelmiştir. Bu durum sadece Ankara’nın Washington üzerindeki etkisini değil; Türkiye’nin bölgesel denklemlerde “oyun bozan” ve “denge kuran” güç haline geldiğini de gösterir. Dün başkalarının çizdiği haritaları konuşan Türkiye vardı. Bugün ise masaya müdahale eden, senaryoları değiştiren ve bölgesel yangının büyümesini engelleyen bir Türkiye tablosu ortaya çıkıyor.

Trump, Pekin dönüşü Tayvan’ı ‘sattı’: “Çin çok büyük, çok güçlü bir ülke. Tayvan ise çok küçük bir ada. Düşünün; orası Çin’e sadece 59 mil uzaklıkta. Biz ise 9 bin 500 mil uzaktayız. Bu biraz zor bir problem.” “Çinliler bu yerin, artık buraya ‘yer’ diyelim çünkü kimsenin nasıl tanımlayacağını bilmediği bir yer, bağımsız olmasını istemiyor.” “Tayvan bizim çip endüstrimizi çaldı. Çünkü geçmişte ne yaptığını bilmeyen başkanlarımız vardı.” “9 bin 500 mil ötede savaş istemiyoruz” serbestiyet.com/haberler/dunya…



























