Boyga KAYRA

13.5K posts

Boyga KAYRA

Boyga KAYRA

@HumourHomur

Ne kadar filozof varsa o kadar yaşamın anlamına dair fikir, ne kadar yaşamın anlamına dair fikir varsa o kadar da yaşamın anlamına dair fıkra vardır.

Turkey Katılım Mart 2023
491 Takip Edilen130 Takipçiler
Boyga KAYRA retweetledi
Sezen Ada
Sezen Ada@bluemoonyellows·
THE GREAT INVISIBILITY: How a Secret Society "Engineered" Modern Greece Was the Greek Revolution a spontaneous uprising or the 19th century’s most successful "geopolitical execution"? Before you answer, consider the mechanics of a project that flipped the world's perception of an Empire in less than a decade. 🧵 A thread on the Filiki Eteria and the birth of modern Hybrid Warfare. 1/ The "Invisible Authority" (Archí) The Filiki Eteria (1814) was not a romantic club; it was a high-level intelligence cell. They operated with Masonic secrecy, swearing blood oaths to the mysterious Invisible Authority (the “Aoratos Archí”) (Invisible Authority). The Masterstroke: They spread a massive disinformation campaign claiming the Russian Tsar was their secret leader. It wasn’t a revolution; it was a psychological operation to radicalize the Balkan teba. 2/ The "Sudden Switch": Weaponizing Romanticism For centuries, the Ottoman was "The Magnificent" in European courts. Then, as if a secret button was pressed, the image flipped. • The PR Department: Victor Hugo and Lord Byron weren't just poets; they were the lobbyists. • The Propaganda: Hugo’s Les Orientales framed the Turk as "Absolute Darkness." • The Visual War: Delacroix’s paintings triggered emotional hysteria in Paris salons. They manufactured a "Genocide" narrative for Chios while remaining stone-silent about the 30,000 Turks massacred in Tripolitsa. Is it art, or is it the first global cancel culture operation? 3/ The Sword for Hire: Buying the Suliotes The "Hellenic" heroes we see in textbooks? Most were professional Arvanites , Albanian (Suliote) and Slavic mercenaries. • Markos Botsaris (Marko Boçari) spoke Albanian as his mother tongue and was trained by the French. • The Loyalty Transfer: Filiki Eteria agents (Apostoloi) didn't just carry ideas; they carried "Freedom Gold." They bought the loyalty of local warlords with secret deeds promising Ottoman lands and British gold. Can we call it a "National" movement if the primary swords were for hire? 4/ The London Bond Market: The IPO of a State This is the part historians prefer to skip: The Greek Revolution was the first war in history to be "crowdfunded" on a global stock exchange. • The 1824 Greek Loans in London turned British aristocrats into shareholders of the war. • The Trap: If Greece didn't win, the bankers lost everything. They forced the Great Powers to intervene to protect their investments. It wasn't a war of independence; it was a hostile takeover through debt. 5/ The Bavarian "Puppet Master" Once the propaganda and finance were locked, the "owners" stepped in. King Ludwig I of Bavaria invested 1.5 million florins and sent officers "on leave" to train the rebels. The ROI: His son, Otto, was installed as the first King of Greece. A dynasty was literally purchased with the ink of poets and the coins of London. 6/ The Truth Behind the "Dawn" Modern states aren't just born; they are manufactured. The suffering was real, but the infrastructure the bankers, the Bavarian king, the Albanian fighters, and the Romantic poets was a cold, calculated engineering project. The Filiki Eteria wrote the blueprint for every hybrid war and "color revolution" that followed. Was Greece an artificial state? The evidence is in the ledgers, not just the poems.
Sezen Ada tweet media
English
6
12
30
731
Boyga KAYRA retweetledi
Martin Ågerup
Martin Ågerup@martinagerup1·
Så meget er 80 gram oksekød. Det er den mængde oksekød plejehjemsbeboere i København må få. Ikke om dagen, men om ugen. For klimaets skyld. Det har Københavns Kommune bestemt. Når man kommer på plejehjem, har man typisk et år tilbage at leve i. Men Københavns Kommune mener, at dette er det helt rigtige tidspunkt at påtvinge borgerne nye spisevaner. Danskerne spiser typisk 300 gram oksekød om ugen – altså næsten 4 gange mere end den ration, plejehjemsbeboerne bliver tilkendt. Dette formynderi bør stoppe. Plejehjemsbeboere har typisk betalt skat hele deres liv ud fra den forventning, at velfærdsstaten tager sig dem, når de får brug for de. De fortjener pleje og omsorg, ikke formynderi.
Martin Ågerup tweet media
Dansk
575
2.3K
9.4K
223K
Boyga KAYRA retweetledi
AHMET AKINCI
AHMET AKINCI@RahmaniDegerler·
🔴Tekin Alp/Moiz Kohen (1883-1961), Selanik'te yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.. Babası bir Haham idi, kendisi de Haham eğitimi aldı... Masonluğa girdi. Kemalizm'i tanıtan çeşitli kitaplar ve yazılar yazdı. Halkevleri'nde konuşmalar yapti. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bağlı bir yandaşı oldu. M. Kemal'in kurduğu Türk Dil Kurumu üyeliğine seçildi. 1928'de, kendi gibi "yahudi" olan Nissim Masliyah ve Dr. Samuel Abrevaya ile birlikte "Milli Hars Birliği"ni (Ulusal Kültür Birliği) kurdu. 1934'de ise yine kendi gibi "yahudi" olan Hanri Soriano ve Marcel Franco ile birlikte "Türk Kültür Cemiyeti" nin kurucuları arasında yer aldı. (Yahudiler, "Türk Kültür Cemiyeti" kuruyorlar🙂) Tekinalp, 1961'de Fransa'nın Nice şehrinde öldü ve oradaki "Yahudi mezarlığına" gömüldü.
AHMET AKINCI tweet mediaAHMET AKINCI tweet media
Türkçe
5
92
154
2.9K
Oğuz Kaan Salıcı
Oğuz Kaan Salıcı@oguzksalici·
Kardeşlerim; Londra’dan gelen market fiyatlarını paylaşıyorum. Temel gıda sepeti yapalım. Kıyaslamak için 1 poundu 61 lira alalım. Girelim markete… 1 kg pirinç 2.79 £, 1 kg un 1.19 £, 1 kg dana eti 10.99 £, 1 kg tavuk göğsü 4.49 £, 1 kg tam yağlı süt 1.49 £, 1 litre ayçiçek yağı 2.19 £, 1 kg toz şeker 1.49 £, 800 gr beyaz peynir 8.39 £, 500 gr makarna 1.39 £, 500 gr çay 4.99 £. 400 gr bezelye konservesi 0.99 £, 200 gram tereyağı 3.29 £, 12’li yumurta 3.79 £. Toplam: 47.47 £. Bu sepet 2 bin 896 TL. Şimdi gelelim memlekete. Tüm illerimizde olan bir zincir marketin web sitesinden aynı sepeti yapalım. Muadilleriyle kıyaslayalım. 1 kg pirinç 165 TL, 1 kg un 50 TL, 1 kg dana eti 1100 TL, 1 kg tavuk göğsü 370 TL, 1 kg tam yağlı süt 105 TL, 1 litre ayçiçek yağı 175 TL, 1 kg toz şeker 45 TL, 1 kg beyaz peynir (800 gramı) 275 TL, 500 gr makarna 35 TL, 500 gr çay 170 TL, 670 gr bezelye konservesi (400 gramı) 51 TL 200 gram tereyağı 200 TL, 2 adet 6’lı yumurta 114 TL, Toplam: 2 bin 855 TL. Bu sepet 46.8 £. Savaştaki İran’da market fiyatlarını gündeme getirdiğimde, pek çok ürün alım gücüne rağmen bile Türkiye’de daha pahalıyken satın alma paritesini öne sürenler olmuştu. Londra’da savaş yok. Alım gücü ortada. Türkiye’de haftalık 45 saat karşılığı kazanılan aylık asgari ücret 28 bin 75 TL. Londra’da saatlik asgari ücret (Londra Yaşam Ücreti) 14,8 £. Yani Londra’da asgari ücretlinin bir aylık net geliri yaklaşık 135 bin TL. Londralı 5 misli fazla kazanıyor. Ama aynı sepet için bizimle aynı parayı ödüyor. Bu işte bir terslik yok mu? Londra finansın başkenti. Yaşam maliyeti endekslerinde; dünyanın en pahalı şehirleri arasında. Buna rağmen aynı temel ihtiyaç sepeti için; Londra’da 3 saat çalışıyorsun. Türkiye’de 18 saat. Bu işte bir terslik yok mu? Un ihracatında dünya lideriyiz. Un bizde 50 lira, Londra’da 72 lira. Yumurta ihracatında dünya üçüncüsüyüz. Yumurtanın tanesi ortalama 9-10 lira, Londra’da 20-25 lira. Ayçiçek yağı ihracatında dünya dördüncüsüyüz. Ayçiçeği bizde 175 lira, Londra’da 134 lira. Çay üretiminde dünya beşincisiyiz. Çay burada 170 lira, Londra’da 304 lira. Türkiye’de tarladan çıkan ürün binlerce kilometre öteye gidiyor. Nakliyesi, gümrüğü, vergisi… Fiyatlar eklene eklene, Londra’daki rafa çıkıyor. Türkiye’deki vatandaşın kendi ülkesinde üretilen ürünü alım gücü, o ürünü ithal eden Londralıdan katbekat daha düşük. Bu işte bir terslik yok mu? Türkiye’de 17.5 milyon sığır var. Birleşik Krallık’ta 9.3 milyon. Bizde 46 milyon koyun var. Onlarda 30 milyon. Mera alanı bizde daha çok. Hayvan burada, mera burada… Ama et İngilizin tabağında. Bu işte terslik yok mu? Birleşik Krallık’ta gıda enflasyonu %3.7. Haydi, o gelişmiş ülke… Çatışma altındaki; Lübnan’da %19.4. Filistin’de %16.4. Ukrayna’da %9.5. Somali’de %7.8. Bizde, TÜİK’e göre bile, %32.3. Bu işte terslik yok mu? Kardeşlerim; Londra ile Türkiye arasında elbette fark vardır. Bu farkın adı AKP’dir. AKP iktidara dün gelmedi. 23 yıldır tarımı ve hayvancılığı yönetiyor. 23 yıldır ücretleri belirliyor. Sonunda tablo ortada… Emeğimiz ucuz. Soframız pahalı. Meksikalı gibi kazanıyor, Londralı gibi harcıyoruz. Tekrar ediyorum: Coğrafya kaderdir ama kötü yönetim kader değildir.
Türkçe
78
164
494
42.3K
Boyga KAYRA retweetledi
hermes | jeopolitik
hermes | jeopolitik@hermes_z·
"Bugünkü Yunanlar eskiden Arnavutça konuşuyor, kendilerine Romalı diyordu. 'Helen' kimliği ise Avrupa'nın onlar için yazdığı bir hikaye." "Eğer küçük ve yoksul bir ulusun omuzlarına böyle bir yük bindirilirse, bunun altından kalkamaz" diye de eklenmiş. Nikos Dimou, The New York Times'ta bunu açıkça aktarıyor: "Eskiden Arnavutça konuşur, kendimizi Romalı olarak tanımlardık. Ancak Winckelmann, Goethe, Victor Hugo ve Delacroix bize 'Hayır, siz Helen'siniz, Platon ve Sokrates'in doğrudan torunlarısınız' dedi ve süreç böyle tamamlandı." Bugün bize tarih anlatanların hikayesi, başkalarının kaleminden yazılmış. 1/2
hermes | jeopolitik tweet media
Türkçe
44
282
1.2K
67.1K
Boyga KAYRA
Boyga KAYRA@HumourHomur·
@etkiIihaberyeni Bunun da projelerini biliriz cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Primin danışmanıydı😂
Türkçe
0
0
0
75
Etkili Haber Yeni Sayfa
Etkili Haber Yeni Sayfa@etkiIihaberyeni·
Prof. Dr. Refet Gürkaynak: (İşçilik maliyetinden şikayet edilmesi) -Sen bana 'Bu şirketi sadece ağır bir emek sömürüsü ile ayakta tutabiliyorum' diyorsan, o şirket ayakta durmasa daha iyidir. -Veya ülkenin bir sürü başka sorunu var, bunlar senin maliyetlerini yükseltiyor ama sen bunların hepsini işçinin üstüne yıkıyorsun.
Türkçe
37
286
1.9K
224.5K
Baki Demirel
Baki Demirel@profbakidemirel·
Saçma sapan bir liste, en fazla 4 kişi sayabiliriz bu listeden
İş Dünyası Kitapları@IsKitaplari

Geleceği Doğru Tahmin Eden 16 Ekonomist: 1. Adam Smith – Serbest piyasaların, krallardan daha iyi şekilde toplumu organize edeceğini öngördü. 2. John Maynard Keynes – Devlet harcamalarının ekonomide temel kaldıraç haline geleceğini öngördü. 3. Friedrich Hayek – Merkezi planlamanın uzun vadede başarısız olacağını savundu. 4. Milton Friedman – Enflasyonun her zaman para arzıyla bağlantılı olacağını öngördü. 5. Nassim Nicholas Taleb – 2008 krizini, çoğu kişi inanmazken önceden işaret etti. 6. Peter Schiff – Konut balonunun çöküşünü yıllar öncesinden uyardı. 7. Nouriel Roubini – 2008 finansal krizini neredeyse kusursuz bir doğrulukla öngördü. 8. Thomas Piketty – Servet eşitsizliğinin zamanla daha da artacağını öngördü. 9. Joseph Schumpeter – Kapitalizmin kendini sürekli yıkıp yeniden kuracağını savundu. 10. Irving Fisher – 1929’u yanlış tahmin etti ama buradan modern “borç-deflasyon” teorisini geliştirdi. 11. Paul Krugman – Euro’nun zayıf ekonomilere sahip ülkeler için yapısal sorunlar yaratacağını öngördü. 12. Raghuram Rajan – 2005’te finansal sistemin kırılganlığını uyardı; o dönemde ciddiye alınmadı. 13. Ha-Joon Chang – Serbest ticaretin, yoksul ülkeleri otomatik olarak geliştirmeyeceğini savundu. 14. Hyman Minsky – Finansal istikrarın, bir sonraki krizin tohumlarını ektiğini öngördü. 15. Kenneth Rogoff – Yüksek borç seviyelerinin ekonomik büyümeyi kalıcı şekilde yavaşlatacağını öngördü. 16. Mahfi Eğilmez – Türkiye’de kur, enflasyon ve faiz dengesinin bozulmasının ciddi ekonomik krizlere yol açacağını yıllar öncesinden sürekli vurguladı. Özellikle düşük faiz–yüksek enflasyon politikasının sürdürülemez olduğunu erken dönemde dile getirdi.

Türkçe
6
4
23
2.9K
Boyga KAYRA retweetledi
Sezen Ada
Sezen Ada@bluemoonyellows·
@HellenicEchoes Oh, spot on just like “un grec” in the French dictionary. May 15th, 1919 by Italian artist Vittorio Pisani. What Greek Army did in İzmir?
Sezen Ada tweet media
English
2
4
20
527
Boyga KAYRA retweetledi
Prof. Dr. B. Gültekin Çetiner
Bu meselede de hala sorunun tam olarak tanımlanmadığını düşünüyorum. Bu listeyi okumak kolay değil. Türkiye’de son yıllarda insanlar; köpek saldırıları, kuduz vakaları ve köpeklerden kaçarken yaşanan kazalar nedeniyle hayatını kaybetti. Teyit edilebilen vakaların listesini çıkarmaya çalıştım. Belki sorunu doğru tanımlamanın aciliyeti ve önemi konusunda dikkat çekici olur. • 4 Ocak 2019 – Kayseri / Hacılar 14 yaşındaki Mehmet Özer, sokak köpeklerinin saldırısında hayatını kaybetti. • 16 Mayıs 2021 – Van / Tuşba 6 yaşındaki Ruken Kolcu, köpek saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. • 28 Mart 2022 – Antalya / Serik 9/10 yaşındaki Mahra Melin Pınar, köpeklerden kaçarken kamyonun altında kalarak hayatını kaybetti. • 30 Haziran 2022 – Ağrı / Patnos 2 yaşındaki Ali Asaf Aktekin, köpek saldırısı sonrası yaşam mücadelesini kaybetti. • 12 Ekim 2022 – İstanbul / Bakırköy Çocuk yaştaki Z.R.C., köpeklerden kaçarken otomobil çarpması sonucu hayatını kaybetti. • 9 Kasım 2022 – Bitlis / Adilcevaz 10/11 yaşındaki Mustafa Erçetin, köpek ısırığı sonrası kuduz nedeniyle hayatını kaybetti. • 30 Ocak 2023 – Van / İpekyolu 10 yaşındaki Emir Mete Durna, köpek saldırısında yaşamını yitirdi. • 12 Mart 2023 – Muğla / Milas 17 yaşındaki Mehmet Emin Koç, köpeklerden kaçarken otomobil çarpması sonucu hayatını kaybetti. • 12 Temmuz 2023 – Şanlıurfa / Siverek 28 yaşındaki Lütfü Seray, köpek ısırığı sonrası kuduz nedeniyle yaşamını yitirdi. • 1 Mayıs 2024 – Adana / İmamoğlu 72 yaşındaki Şerife Arısan, sahipsiz köpeklerin saldırısında hayatını kaybetti. • 19/20 Ağustos 2024 – İstanbul / Fatih Ayhan Özçelik, sahipsiz köpeklerin saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. • 16 Eylül 2024 – Isparta / Gönen 72 yaşındaki Osman Şanlı, köpek saldırısında ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybetti. • 18 Ocak 2025 – Hakkari / Yüksekova 12 yaşındaki Eslem Teker, sahipsiz köpeklerin saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. • 7 Mart 2025 – Konya / Karatay 2 yaşındaki Rana El Selci, sahipsiz köpeklerin saldırısında hayatını kaybetti. • 13 Nisan 2025 – Şanlıurfa / Haliliye 27 yaşındaki Sevda Özkaya, sahipsiz köpeklerden kaçarken otomobil çarpması sonucu hayatını kaybetti. • 17 Nisan 2025 – Kayseri / Sarız 72 yaşındaki Mustafa Özberk / Özbek, çoban köpeklerinin saldırısında yaşamını yitirdi. • 21 Ağustos 2025 – İzmir / Menderes 55 yaşındaki Fidan Deveci, sahipsiz köpeklerden kaçarken otomobil çarpması sonucu hayatını kaybetti. • 12 Ekim 2025 – Diyarbakır / Ergani 17 yaşındaki Hasan Ahmed, köpek saldırısı sonrası kuduz nedeniyle yaşamını yitirdi. • 8 Mart 2026 – Yozgat 16 yaşındaki S.D., köpekten kaçarken düşüp başını çarpması sonucu hayatını kaybetti. • 29 Nisan 2026 – Van / Saray 5 yaşındaki Hamza Özsoy, sahipsiz köpeklerin saldırısı sonucu yaşamını yitirdi.
Türkçe
16
102
234
4.1K
Ali Ekber Demir
Ali Ekber Demir@yalnizcabakiyem·
@HumourHomur @RahmaniDegerler Telefon bağımlılıktan vazgeçilmezdir 30 yıl önce böyle bir ortam yoktu hayatımız yok diye daha kötü değildi. Afedersin kanalizasyon sistemi olmasa o zamanda bu zamanda farketmez pisliğin içinde bogulurduk. Ha bu arada seni edebiyat yaptığın o yüksek teknolojiyi saglayanlardanim.
Türkçe
1
0
0
16
AHMET AKINCI
AHMET AKINCI@RahmaniDegerler·
🔴Küresel Kölelik Düzenine Bir Başka Bakışaçısı 5 yıllık tecrübeli öğretim görevlisi, bürokrat yada finans uzmanı maaşı ortalama 100.000 ₺ iken 5 yıllık tecrübeli Beden İşçisi maaşı ortalama 40.000₺ Bir beden işçisinin günlük işini yapabilmesi için gereken enerji 4000 kalori olurken, diğer gurup İçin bu miktar 2000 kalori civarıdır. Beden işçisine gerekli enerjiyi sağlamak İçin ucuz, kandaki glikoz seviyesini yükselten ve ağır yemekler yedirilirken, beyaz yakalı diğer gurup hafif, kaliteli ve sağlıklı yemekler tüketir. Beden işçisi daha orta yaşlarda 20.000₺ emekli maaşıyla ağır sağlık sorunları ile boğuşurken , diğer gurup 70.000-100.00₺ arası emekli maaşlarıyla oksijeni bol sahil bölgelerinde emekliliğinin tadını çıkarırlar. Küresel kölelik düzenin uygulayıcıları, bir beden işçisini 4000 kalori= 16 kwatt (64₺) enerji sağlayan materyal olarak görürler. O insanın işine kattığı tecrübesini, ruhunu, zekasını, emeğini , sağlığını asla umursamazlar. HAKKIN HAKLIYA TESLİM EDİLMEDİĞİ HER DÜZEN ZULÜMDÜR... “Köleleriniz/hizmetçileriniz sizin kardeşlerinizdir. Allah onları sizin elinizin altına vermiştir. Kimin kardeşi elinin altında ise ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Güçlerinin yetmeyeceği işi yüklemeyin. Eğer yüklerseniz, onlara yardım edin.” Hz. Muhammed SAV 📌 Kaynak: Sahih Buhari, (Kitâbü’l-Îmân / Kitâbü’l-İtk bölümlerinde) Sahih Müslim, Birr ve Sıla bölümü “İşçinin ücretini, teri kurumadan önce verin.” Hz. Muhammed SAV 📌 Kaynak: İbn Mâce, Rühûn (Rehinler) / Ahkâm bölümü, Hadis no: 2443 Ayrıca Beyhakî, Şuabu’l-Îmân’da da rivayet edilmiştir.
AHMET AKINCI tweet mediaAHMET AKINCI tweet media
Türkçe
13
45
132
26.2K
Boyga KAYRA retweetledi
RUSEN || Press
RUSEN || Press@RusenPress·
İnsanlar okumasa bile neden kitap alırlar? Dünyada birçok kişi kendisini mutlu ettiği için kitap alır. Ve çoğu zaman onu okumazlar bile. O kitaba sahip olmak onu pskikolojik olarak mutlu eder. Hatta çoğu sahaf veya koleksiyoner, kitapların içeriğini bilir ama hiç okumamıştır. Ona sahip olmak mutluluk verir. Eskiler, 1 evde kitap varsa onun ruhu evdeki çocukları etkileyip onların okuryazar olmasına, kitap okumayı sevmesine neden olur derler. Dünyada çoğu evde Kuran veya İncil vardır. Ama kimse onu okumayı bilmez. Ancak onun varlığı ve ruhu insanları rahatlatır. “Hayatta, sadece küçük bir kısmını kullanacak olsak bile, bol bol stoğumuz olması gereken şeyler vardır." Umberto Eco, 50.000 kitap sahibi olan, ev kütüphaneleri hakkında şunu söylemişti: “Satın aldığın tüm kitapları okumak zorunda olduğunu düşünmek aptalcadır. Daha fazla kitap alıp hepsini okuyamayacaklarını eleştirmek de öyledir. Bu, yeni çatal bıçak takımı, bardak, tornavida ya da matkap ucu almadan önce elindekilerin hepsini kullanman gerektiğini söylemek gibi olur. Hayatta, sadece küçük bir kısmını kullanacak olsak bile, bol bol stoğumuz olması gereken şeyler vardır. Örneğin, kitapları ilaç olarak düşünürsek, evde az sayıda yerine pek çok kitap bulundurmanın iyi olduğunu anlarız. Kendini daha iyi hissetmek istediğinde, ‘ilaç dolabına’ gidip bir kitap seçersin. Rastgele bir kitap değil, o an için doğru kitabı seçersin. Bu yüzden her zaman bir beslenme seçeneğin olmalı! “Sadece bir kitap alıp onu okuyup sonra elden çıkaranlar, kitaplara tüketici zihniyetini uygularlar. Yani onları bir tüketim ürünü, bir mal gibi görürler. Kitapları sevenler ise bilir ki, bir kitap her şeyden önce bir emtia değildir.” Bu dünyada en büyük zenginlik, sahip olduklarınızla kendinizi mutlu hissetmenizdir.
RUSEN || Press tweet mediaRUSEN || Press tweet mediaRUSEN || Press tweet mediaRUSEN || Press tweet media
Türkçe
3
15
62
5.6K
Boyga KAYRA retweetledi
Yıldıray Oğur
Yıldıray Oğur@yildarado·
Bugünkü yazı: İran’lı Bir Misafir Hk…. karar.com/yazarlar/yildi… Humeyni’nin Türkiye’deki sürgünü hakkında bugüne kadar çok şey yazıldı. Bursa’da Humeyni’ye ev sahipliği yapan Çetiner ailesi röportajlar verdi. Ama o röportajlarda Bursalı emekli orta sınıf laik bir aile olarak geçen Çetinerlerin gerçek hikayesi, haberlerde “emekli” olarak geçen Ali Çetiner’in MAH’ın Bursa Yuva Şefliği’nde görevli bir istihbarat binbaşı olduğu yabancı kaynaklar dışında yazılmamıştı. MİT 62 yıllık bu belgeyle ev sahibi olduğunu ilk kez resmen söylemiş oldu. Tabii hikayenin bir de MAH-SAVAK işbirliği kısmı var Peki, Humeyni neden 1964 yılında Türkiye’ye gelmişti? İstihbaratçı ev sahibi aile neden komşularına onu Urfa’dan gelmiş kayınpeder diye tanıtmıştı? İlk kez nerede denize girmişti? Menemen’de Kubilay anıtına neden götürülmüştü? Florya plajında oğlu neden yuhalanmıştı? İzmir’de hangi içkili lokantada yemek yedi? Neden ibrik yok diye kriz çıkardı? MAH mensubu subayın evsahibesi eşi neden başını örtmüştü? Ve neden “Gul şehri” dediği Bursa’dan Necef’e götürüldü?
Yıldıray Oğur tweet mediaYıldıray Oğur tweet mediaYıldıray Oğur tweet mediaYıldıray Oğur tweet media
Türkçe
3
26
189
56.7K
Boyga KAYRA retweetledi
Erhan AFYONCU
Erhan AFYONCU@eafyoncu·
OSMANLI İMPARATORLUĞU NÜFUSU ARTMAYINCA ÇÖKMÜŞTÜ Türkiye artık genç nüfusa sahip olmayan ve nüfus artış hızı durma noktasına gelen bir ülke. Cumhurbaşkanımız yaklaşık 20 yıldır bıkıp usanmadan bu duruma dikkat çekiyor. Ben de 2008’den itibaren gerek televizyon programlarımda gerek gazete yazılarımda bu tehlikeye devamlı dikkat çektim ve bu işin bir kâbusa doğru gittiğini vurguladım. Çünkü tarih bu meselenin nereye gideceğini bize gösteriyordu. Osmanlı İmparatorluğu’nun son asırlarında da nüfusumuz artmamış, bu yüzden savaşları ve bir imparatorluğu kaybetmiştik. Osmanlı Beyliği, bir imparatorluğa dönüşürken bu durumda nüfusunun da önemli bir rolü vardı. Bu dönemde Avrupa’daki birçok devletten daha fazla nüfusa sahip olan Osmanlı İmparatorluğu 10 milyon kilometrekarelik bir coğrafyaya hükmetmişti. Ancak 17. yüzyıldan itibaren nüfus dengesi Osmanlı’nın aleyhine dönecekti. Osmanlı İmparatorluğu’nun nüfusu 17-18. yüzyıllarda fazla artmazken, Avrupa’nın nüfusu 100 milyondan 190 milyona çıkarak iki misline yakın artmıştı. Tarihçi Charles Issawi, 17. yüzyılın başlarında Osmanlı nüfusunun Avrupa’nın altıda biriyken, iki asır sonra 18. yüzyılın sonlarında onda birine gerilediğini söyler. Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’dan teknolojik olarak geri kalması ve bu yüzden savaşlarda mağlup olup topraklarımızı kaybettiğimiz hep anlatılır. Ancak üzerinde fazlaca durulmayan önemli bir husus ise Osmanlı Devleti’nin özellikle Rusya’ya karşı savaşları kaybetmesinde teknolojik geriliği kadar nüfus olarak da Ruslar’dan geri kalmasının önemli bir rolü olduğudur. İmparatorluğun son iki asrında Osmanlı nüfusu hemen hemen aynı kalırken Rusya’nın nüfusu 10 misli artmıştı ve ordu büyüklükleri karşılaştırıldığında Rus ordusu Türk ordusunun beş misline yakın bir büyüklüğe ulaşmıştı. Artmayan nüfusumuz bize milyonlarca kilometre karelik bir imparatorluğu kaybettirmişti.
Erhan AFYONCU tweet media
Türkçe
2.6K
767
4.1K
672.6K
Boyga KAYRA
Boyga KAYRA@HumourHomur·
@yalnizcabakiyem @RahmaniDegerler Sanayi devriminden bu yana gelişimin öncüleri kimlerdi acaba? Milyarlarca beden işçisinin vasıflarını Çağımız ne kadar ihtiyaç duyuyor? 8,5 milyar insanı dahi besleyen tarımda sanayideki bilimsel teknolojik ve tecrübeeye dayalı gelişmeyi sağlayan akademisyen mühendisidir.
Türkçe
1
0
0
30
Ali Ekber Demir
Ali Ekber Demir@yalnizcabakiyem·
@HumourHomur @RahmaniDegerler He o vasıfsız beden işçisi işini yapmasa millet kendi bokunda boğulur siz yapmasaniz kimse farkına bile varmaz. Kibir gözü kör eder kulağı sagir
Türkçe
1
0
2
24
Boyga KAYRA retweetledi
Yusuf Ozan Demir
Yusuf Ozan Demir@yusdemoz·
Çocuklar dijital oyun bağımlısı olmuşmuş! Ne yapacaklardı? Dışarı çıkıp, köpeklere teslim ettiğiniz sokaklarda yem mi olacaklardı?
Türkçe
38
420
2.5K
18K
Boyga KAYRA retweetledi
Sezen Ada
Sezen Ada@bluemoonyellows·
How interesting it is that some people who committed genocide in their recent history are still engaging in racist hate speech. Yet, despite so many agreements, Germany cannot take measures against these racists @Wolfypolitics
Sezen Ada tweet media
English
0
7
16
782
Boyga KAYRA retweetledi
MAB 🇹🇷 𐱅𐰇𐰼𐰚 🇹🇷
@perittologos @bluemoonyellows Kendi Yunan kimliğinizi bile Türkler üzerinden tanımlıyorsunuz. Türklerin Türk olmamasını savunarak kendi Yunan oluşunuzu ispat etmeye çalışıyorsunuz. Büyüyün artık.. Kimse 200 yıl çocuk ulus olarak kalmamalı..
Türkçe
2
1
2
69
Boyga KAYRA retweetledi
Sezen Ada
Sezen Ada@bluemoonyellows·
The Hidden Architecture of Philhellenism: Part I The Ideological Machine In the spring of 1821, something remarkable happened across the drawing rooms of London, Paris, and Vienna. Poets wept. Painters rushed to their canvases. Bankers opened their ledgers. History calls it the Greek War of Independence. What it actually was, when you follow the money and the networks, is one of the 19th century’s most sophisticated political operations. The Lodge Behind the Revolution The organizational groundwork was laid not in Athens, but in Odessa. In 1814, the Filiki Eteria (Society of Friends) was founded by Greek merchants in the Russian Empire. Its structure was borrowed from Freemasonic lodges: initiatory oaths, hierarchical degrees, and a governing inner circle. They understood that a revolution needs infrastructure before it needs fighters. By 1821, they had a ready-made apparatus for mobilizing elite sympathy and international financing. Romanticism as a Propaganda Machine The timing was precise. The uprising erupted when European intellectual culture was most susceptible to the Romantic movement a movement that taught audiences to feel before they thought. The Greek cause was the perfect vehicle: the "living descendants of Socrates" enslaved under "Oriental despotism." Percy Bysshe Shelley’s 1821 poem Hellas declared, “We are all Greeks.” It wasn't just literature; it was operational. This ideological network wore literary clothes, with figures like Victor Hugo, Alexander Pushkin, and Alexandre Dumas feeding the wave. What looks like an organic outpouring of artistic sympathy was a coordinated cultural campaign executed through Europe’s most prestigious salons. Art as an Instrument Eugène Delacroix’s Massacre at Chios (1824) was a carefully timed intervention in public opinion. It transformed a conflict into a "civilizational statement." But behind the sentiment, a much harder engine was beginning to turn: the London bond market. >>>>> part 2 >>>>>>
Sezen Ada tweet media
English
5
8
22
562