Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, Koç Holding Şeref Başkanı Sayın Rahmi Koç’u ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sayın Ali Koç’u makamında kabul etti.
Genel Başkan Yardımcımız ve İstanbul Milletvekilimiz Sayın İsmail Faruk Aksu: Görüştüğümüz kanun teklifiyle ülkemizin uluslararası yatırımcılar açısından tercih edilirliğinin, nitelikli hizmet ihracatının ve döviz girişinin artırılması amaçlanmaktadır.
Teklifin 1'inci maddesindeki kamu borçlarının tecil ve taksitlendirilmesine ilişkin düzenlemeyle amme alacaklarının tescilinde azami taksitlendirme süresi otuz altı aydan yetmiş iki aya, teminatsız tecil uygulamasına konu alacak tutarı da 50 bin liradan 1 milyon liraya çıkarılmaktadır.
Düzenlemeyi mükelleflere önemli ödeme kolaylığı sağlaması bakımından olumlu ve değerli buluyoruz.
Bununla birlikte tecil süreleri ve faiz oranları konusunda uygulamada ortaya çıkan belirsizliklerin giderilerek işletme sahiplerinin beklentilerinin tam olarak karşılanmasını, ayrıca ülke kalkınmasının millî birlik ve dayanışmanın önemli unsuru olan esnafımızın finansman sıkıntılarının çözümüne yönelik yapısal tedbirlerin alınmasını da gerekli görüyoruz.
@ifarukaksu
Koç Holding Şeref Başkanı Sayın Rahmi M. Koç ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sayın Ali Y. Koç, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’yi makamında ziyaret ederek Koç Topluluğu’nun 100. yılı münasebetiyle düzenlenecek etkinliğe ilişkin davetiyelerini takdim etmişlerdir.
Nazik ziyaretleri ve davetleri dolayısıyla kendilerine teşekkür ederiz.
Tehdit Ajandası...
Genel başkanlık koltuğuna oturan Özgür Özel, ilk iş olarak sokak çağrısında bulundu.
O günkü gerekçesi Can Atalay’dı.
Aradan geçen zamanda birbiri ardına savurduğu tehditlere hep bir kılıf buldu.
***
Tehdit dili öyle kısa bir sürede Özel'in ağzına yerleşti ki, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren, sosyal gerilimi tırmandıran açıklamalar yapmak için artık bahaneye bile gerek duymadı.
Onun açısından “Artık sokağa çıkmanın ve hakkını almanın zamanıdır. Bir milyon kişi meydana iner rejim değişir” demek için Halk TV ekranına çıkması yeterliydi.
Zamanla diline pelesenk olan tehditler hedef ayırt etmemeye başladı.
***
Bazen partisinin karşısına bağımsız aday olarak çıkan eski bir CHP’liye “çekilme” çağrısı yaparken “çekilmezsen” ile başlayan tehditleri sıraladı, bazen de benzer söylemlerle kendi medyasını hedef aldı.
“Affetmem”, “geri vitesi yedirirler adama”, “yayın politikasını bir yere çerçevelemek lazım” gibi ifadelerle en ufak bir eleştiriye tahammülünün olmadığını gösterdi.
Partisini saran yolsuzluk sarmalının gün yüzüne çıkmasının ardından ise neredeyse tehdit içermeyen tek bir konuşması olmadı.
***
Kimi zaman yargı mensupları, “Yapılanları yanınıza bırakmayacağım, hesap soracağım” tehdidinin muhatabıydı.
Kimi zaman bürokrasi, “Aklınızı başınıza alın, keser döner sap döner, yarın seçim olur iktidar değişir” sözleriyle parmak sallanan adres oldu.
Kimi zaman da medya kuruluşları, “Burnunuzdan fitil fitil getireceğim” ifadesiyle hedef tahtasına konuldu.
***
Son olarak…
CHP’den AK Parti’ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’a “CHP iktidar olunca, sakın gelip kapımızda yalvarma. Bu tehditse daniskasını ediyorum ulan” dedi.
Bunu söylerken öfkesini yenemedi, kürsüyü yumrukladı.
***
Görüldüğü üzere Özgür Özel’in tehdit etmediği kimse kalmadı.
Bir Ali’yi, bir de Veli’yi tehdit etmedi.
Özel’in tehdit ajandasında bu isimlerin olup olmadığını zaman gösterecek, ama CHP’nin tehdit dilinin gölgesinde siyaset üreten bir partiye dönüştüğü çoktan anlaşıldı.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin himayelerinde düzenlediğimiz Türk Gençliği Büyük Kurultayı’nda buluşuyoruz. 🐺
🗓️ 19 Mayıs 2026 Salı
📍 Ankara Kapalı Spor Salonu
🕙 Saat: 10.00
İstiklalin Işığında Türk Yüzyılı’na! 🇹🇷
Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Vilayeti ZONGULDAK, tüm gücü, kültürü, emeği ve eşsiz değerleriyle yeniden İstanbul’da!
⛏️ Madencinin alın teri,
🌊 Karadeniz’in hırçın ruhu,
🌿 Doğanın yeşili,
🎋 Devrek Bastonu,
🍓 Osmanlı Çileği,
🧿 Kömürün başkenti Zonguldak’ın eşsiz kültürü ve memleket sevdası, 14–17 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Etkinlik Alanı’nda sizlerle buluşuyor!
✨ Birlik ve beraberliğin en güçlü adresi olacak✨ Kültürümüzün, yöresel lezzetlerimizin ve değerlerimizin tanıtılacağı✨ Gurbet ile memleketin aynı sofrada buluşacağı
📍 5. Zonguldak Günleri’nde tüm hemşehrilerimizi ve vatandaşlarımızı dostlarımızı aramızda görmekten büyük onur duyacağız.
Haydi İstanbul…Zonguldak geliyor! Hasret bitiyor, memleket İstanbul’da buluşuyor! ❤️🖤
📅 14 – 17 Mayıs 2026
📍 İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Etkinlik Alanı
#ZONDEF#Zonguldak#ZonguldakGünleri #İstanbul #MemleketHasreti#BirlikBeraberlik
Aşağıdaki satırlar; makamı karakter sananlara çok şey anlatıyor. Mesele güç sahibi olmak değil, gücün insanlığını tüketmesine izin vermemektir. Okunmasını ve üzerine düşünülmesini tavsiye ederim.
Yıldıray Çiçek @Yildiraycicek9 yazdı.. 👇
SENDEKİ BU GÜÇ HEVESİ…
Sosyal medya hesaplarımda paylaştığım “Süreçlerde Susup, Sonuçlarda Çok Konuşanlar!” başlıklı yazı, bugüne kadar sayfalarımda en çok beğeni, paylaşım ve etkileşim alan içerik oldu.
Yazıya, popüler dizi “Gibi”deki meşhur replikle başlamıştım:
“…Olaylar yaşanırken hiç gıkın çıkmıyor. Süreçte hiç yoksun…”
Yaşanan olaylar karşısında sessiz kalan, mücadeleden kaçınan ancak süreç bitince konum kapmak için bol bol konuşan, rolden role giren tipleri anlatmıştım.
Yazı büyük ilgi görünce, aynı diziden birçok replik daha gönderildi bana.
“Güç hevesi / güç zehirlenmesi” üzerine bir yazı yazmayı düşünürken, şu replik tam da aradığım hızı verdi:
Yılmaz: Sendeki bu güç hevesi bizim ağzımıza s*çtı!
Ersoy: Ben hayatta bir tek şey istedim ya. Bir tek şey istedim.
Yılmaz: Bir şey istedin, o da her şey!
Bu diyalog uzuyor gidiyor…
Tarihte çok örneği olduğu gibi, günümüzde de insanları doğrudan etkileyen kurum veya işletmelerde yönetici konumuna yükselen kişilerde görülen “güç hevesi” ve “güç zehirlenmesi”, toplum için en tehlikeli hastalıklardan biridir.
Özellikle çocukluğunda ve gençliğinde ailesi ile çevresi tarafından ezilmiş, aşağılanmış bir insanın makam, unvan ya da maddi güç elde ettiğinde geçmişte yaşadıklarını başkaları üzerinden telafi etmeye kalkması, maalesef sık rastlanan bir vakadır.
Aslında klasik bir söz vardır: “Güç insanı yoldan çıkarmaz; onun gerçek kişiliğini ortaya çıkarır.”
Gücü ele geçirince “değişti” denilen insanların çoğu aslında hiç değişmez. Sadece o ana kadar gizledikleri gerçek kimliklerini gösterme fırsatını bulurlar.
Güç yokken uysal, ezik ve efendi görünürken, gücü elde edince birden insanları dengesiz söz ve davranışlarıyla ezen, küçümseyen, hor gören birine dönüşmeleri; ellerindeki imkânlarla egolarını tatmin etmekten zevk almalarıdır.
Bu tipler geldiği hali bilmez, gideceği yeri bilmez.
İğrenç bir kibir, gurur, bencillik ve her adımını çıkar ilişkisine göre atma hastalığı, oturdukları koltuğu, taşıdıkları sıfatı çepeçevre sarar.
O noktadan sonra her türlü garabeti beklemek gerekir.
Çünkü güç zehirlenmesinin yaşandığı yerde akıl, ahlak, vefa, helal, merhamet ve ölçü çoktan kaybolmuştur.
Herkes çevresinde “Hubris Sendromu”na yakalanmış pek çok kişi görmüştür. Bunlar, başkalarına kazdıklarını sandıkları çukurun aslında kendi mezarları olduğunu fark etmeyenlerdir.
Gücünü makamdan ve sıfattan alan, o makamı kaybettiği anda çırılçıplak ortada kalan insanlardır.
O yüzden mesajı alması gerekenlere samimi tavsiyemiz şudur:
Nefsinize ve iradenize hâkim olun ki, yarın sahip olduğunuz güç sizi de zehirlemesin.
Elinizdeki gücü adamlık ve insanlık için kullanın; kendinizi herkese rezil etmek, insanlara zulmetmek için değil. Sonra dostlarınız arkanızdan “Sendeki bu güç hevesi bizim ağzımıza s*çtı!” diye hayıflanmasın.
Makamlar, sıfatlar gelip geçicidir.
Yaptığınız adamlık ve insanlık ise kalıcıdır.
Hak edene karşı mütevazı, alçakgönüllü ve hatır bilen olun ki, yarın selam vereniniz, hatır soranınız kalsın…
İl Yönetim Kurulu üyemiz, teşkilatımızın her kademesinde emeği bulunan Sn. İbrahim Cingi Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Başta kıymetli ailesi olmak üzere tüm dava arkadaşlarımıza başsağlığı diler, sabır temenni ederiz.
Merhumun cenazesi, 13 Mayıs 2026 Çarşamba günü ikindi namazına müteakip Şakirin Camii’nden kaldırılacaktır.
Defin işlemi Karacaahmet Mezarlığı’nda gerçekleştirilecektir.
Defin sonrası ikram, Tesadüf Cafe & Restoran
Fenerbahçe / Kadıköy’de yapılacaktır.
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli beyefendinin Özel Kalem Müdür Yardımcısı, kıymetli ülküdaşım ve dostum Bilal Aydın’ı ziyaret ederek hasbihâl etme fırsatı bulduk. Davamızın temelinde yer alan ülküdaşlık hukuku, vefa ve gönül birliğinin daim olmasını temenni ediyor; misafirperverliği için kendisine teşekkür ediyorum.
@M_BilalAydin