@kilicdarogluk Okuyormusun yorumları utanmaz birde bayram msj yayınlıyor senin kadar yüzsüz biri gelmemiştir kimse istemiyor seni bunu anlamak bu kadar zor olmamalı
Sevgili Kardeşlerim, Değerli Yol Arkadaşlarım,
Bir Kurban Bayramı’na daha hazırlanırken; içimizde geçmişin muhasebesini, yüreğimizde ise geleceğin umudunu taşıyoruz.
Bayramlar; hakikate sımsıkı sarılmanın, kardeşliğin yıkılmaz köprüsünden yürüyerek birbirimize yeniden ulaşmanın günleridir.
Bizler; tohumları aynı toprağa savrulmuş, yorulanların gölgesinde dinlendiği, her esen rüzgârı birlikte göğüsleyen ve kökleri birbirine sımsıkı bağlı büyük bir çınarız.
Ne yalanlar ve iftiralar ne de aramıza örülmek istenen duvarlar, bu kardeşliği bozabilecektir.
Bizim en büyük gücümüz; dürüstlüğümüz, birbirimizin gözünün içine bakarken saklamadığımız o saf hakikat ve aynı yola duyduğumuz sarsılmaz inançtır.
Bu Kurban Bayramı; eksilmeyecek kardeşliğimizin, büyüyecek umudumuzun ve ortak mücadelemizin en güçlü işareti olsun.
Hepinize sağlık, huzur ve umut dolu bayramlar diliyorum.
@gurseltekin34 İlk cümleden sonra okumadım bile boşa yazmışsın Gürsel büyük ve küçük Kayyum siz mi halkının iradesine saygı duyuyorsunuz yiyorsa gel meydana
Sayın Özgür Özel,
Öncelikle şu noktayı netleştirelim: Cumhuriyet Halk Partisi, bir şahsın veya bir grubun varlığına endeksli bir şirket değil; arkasında koca bir Cumhuriyet tarihi ve milyonlarca seçmenin iradesi olan bir çınardır. Seçmenimizin iradesini bir "oy oranı" üzerinden korku siyasetine alet etmeniz, partimizin kurumsal hafızasına ve tabanımızın ferasetine yapılmış en büyük haksızlıktır.
"%3 oy alırız" şeklindeki karamsar ve partimizi küçülten yaklaşımınız, aslında sizin kendi yönetim başarısızlığınızın bir dışa vurumudur.
Partinin başarısını kendi varlığınıza bağlayıp, aksi durumu bir felaket senaryosu olarak sunmak, siyasi bir vizyon değil, olsa olsa bir yönetim zafiyetidir.
Partimizin gücü, herhangi bir kişinin veya kliğin 'gidişiyle' veya 'kalışıyla' değil, halkın sorunlarına sunduğumuz gerçekçi çözümlerle ve halkla kurduğumuz samimi bağla ölçülür.
Siz yeni yönetime yönelik eleştirilerinizde ve "paralel yapı" iddialarınızda kendi aynanıza bakmayı ihmal ediyorsunuz. CHP’yi kriminal tartışmaların ve iç çekişmelerin merkezi haline getiren süreçlerin mimarı sizsiniz. Bu parti, bugüne kadar pek çok genel başkan ve yönetim gördü; her biri gelip geçicidir, kalıcı olan CHP’nin ilkeleri ve Türkiye’nin geleceğidir.
Bugün CHP’ye asıl zarar veren şey, partinin içinde yeni yönetimle kavga eden bir paralel yapı inşasına girişmenizdir.
Partimiz size bugüne kadar her türlü makamı, imkanı ve yetkiyi verdi. Ancak gelinen noktada, partimize verdiğiniz zararın boyutları, kurumsal tarihimizde eşine az rastlanır bir seviyeye ulaşmıştır.
Tavsiyem odur ki; artık partinin geleceği üzerinden felaket tellallığı yapmayı bırakın.
Cumhuriyet Halk Partisi, sizden de bizden de çok daha büyük ve güçlüdür. Bir an önce şahsi ikbalinizi düşünmekten vazgeçmenizi öneriyorum.
Eğitim-Bir-Sen'den Tarihi Rekor: 444 Bin Üye
Eğitim-Bir-Sen, 15 Mayıs mutabakat sürecinde üye sayısını yaklaşık 16 bin artırarak 444 bin 454'e yükseltti.
Sendika, bu rakamla hem "eğitim ve bilim hizmetleri" kolunda 16'ncı kez genel yetkili sendika oldu hem de Türkiye'nin en büyük sendikası unvanını korudu.
memurlar.net/haber/1168310/…
İstanbul'dan bir bayiden sıfır araç alan bir vatandaş, aracını teslim aldığında herhangi bir ek aksesuar istememesine rağmen ön camlarına film yapıldığını fark etti.
Filmleri söktüğünde ise aracın sağ kapı bölgesinde boya kalıntıları olduğunu görünce soluğu ekspertizde aldı. 30 kilometredeki aracının sağ kapısında lokal boya olduğunu tespit eden vatandaş, bayinin tutumu karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.
Aradan geçen üç güne rağmen mağduriyetinin giderilmediğini belirten vatandaş, yasal haklarını arayacağını dile getirerek herkesi araç alırken daha dikkatli olmaya çağırdı.
Allah belanızı versin.
Ne zannediyorsunuz kendinizi?
Bunu nasıl yaparsınız?
Atın bunu memurluktan! Atın!
Avcılar’da zabıta ile vatandaş arasında yaşanan olaya ait yeni görüntüler ortaya çıktı.
GENÇ ALEVİLER BİRLİĞİ – GAB KAMUOYU AÇIKLAMASI
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Genel Kongresi sürecinde ortaya çıkan usulsüzlükler, şaibeler, kumpas ilişkileri ve örgütsel müdahaleler neticesinde; Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik gerçekleştirilen siyasi ihanet girişimleri kamu vicdanında büyük bir yara açmıştır.
Verilen mutlak butlan kararı ile birlikte CHP’nin 7. Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine dönmüştür.
Genç Aleviler Birliği-GAB Yönetimi olarak; demokrasiye, temiz siyasete ve halk iradesine sahip çıkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu zorlu süreçte yanında olduğumuzu açıkça ilan ediyoruz.
Bizler; baskıya, kumpasa ve siyasi mühendislik operasyonlarına karşı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte yürümeye devam edeceğiz.
Başta Alevi gençliği olmak üzere tüm devrimci, demokrat ve halkçı gençleri; bu süreçte Sayın Kemal @kilicdarogluk ’nun yanında durmaya, halkın iradesine sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Genç Aleviler Birliği – GAB Yönetimi
Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir.
38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır.
Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir.
Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür.
Bu süreci “keşkelerle” değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız.
Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz.
Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz.
Herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum.
Biz bir aradayız! 🇹🇷
Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle İstanbul Bilgi Üniversitesinde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek.
Cumhurbaşkanımız, öğrencilerimizin eğitim hayatının aksamaması, ailelerimizin huzurunun korunması ve üniversite çalışanlarımızın haklarının gözetilmesi yönündeki süreci hassasiyetle yeniden değerlendirmiştir.
Öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaması yönündeki güçlü irade doğrultusunda karar güncellenmiştir.
İlk karar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlemdi. Ancak sonrasında sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir.
Alınan kararın öğrencilerimiz, ailelerimiz ve yükseköğretim camiamız için hayırlı olmasını diliyorum.
Patara plajının kumlarını çaldılar.
Öyle üç beş kürek değil, 2 bin 168 kamyon dolusu çaldılar.
Göz göre göre talana herkes göz yumuyordu. Bir kişi hariç… Namuslu bir orman muhafaza memuru, sessiz kalmadı, hırsızlığı yargıya taşımak üzere zabıt tuttu.
Akp'nin Kaş ilçe yöneticisi müdahale etti, sakın zabıt tutma, biz bölge müdürünü aradık, sen burnunu sokma dedi.
Orman muhafaza memuru kabul etmedi, “değil bölge müdürü, cumhurbaşkanı bile gelse ben bu zaptı tutarım” dedi.
Vay sen misin bunu diyen…
Kaş kaymakamı derhal devreye girdi, orman muhafaza memuru derhal görevden alındı, cumhurbaşkanına hakaretle suçlandı, apar topar lojmanından bile atıldı.
E yok öyle tabii… Bu defa, Tarım Orman İş Sendikası'nın namuslu yöneticileri müdahale etti, Kaş kaymakamı geri basmak zorunda kaldı, orman muhafaza memuru görevine iade edildi.
Olay medyaya yansıdı.
Patara kumlarının nereye götürüldüğüne dair, hangi özel plaja döküldüğüne dair haberler çıktı.
Vay sen misin bu haberlere sebep olan… Hadi bakalım, müfettiş raporu bile olmadan, orman muhafaza memuru yine görevden alındı.
Bölgedeki diğer muhafaza memurları tehdit edildi, "sesinizi kesmezseniz, sizin sonunuz da aynı olur" filan denildi.
Namuslu orman muhafaza memuru geri adım atmadı, sendika aslanlar gibi direndi. Kaş kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulunuldu, olay iyice dallanıp budaklandı, üstü örtülemez hale geldi, mecburen savcılık soruşturması açtılar.
Böylece, hırsızlığın çok daha büyük boyutlarda olduğu ortaya çıktı.
Depolanmış halde 3 bin kamyon kum ele geçirildi.
Namuslu orman muhafaza memuru ikinci defa görevine iade edildi.
Bu memur olmasaydı,dünya varolduğundan beri duran, mitoloji hazinesi, antik çağın başkenti, insanlığın mirası, Türkiye'de eşi olmayan yer, carettaların evi Yağmalanıyordu.
Bu memurun yüreği sayesinde her şey duyuldu ve durduruldu.
Tek başına başkaldıran bu namuslu orman muhafaza memurunun ismi ne biliyor musunuz?
Umut!
Umut Utku.
Vatana millete hayırlı evlat olsun temennisiyle yetiştiren annesi babası, geleceğe dair beklentilerini isim olarak vermişler oğullarına… Oğulları da isminin hakkını vermiş.
Hani bazen karamsarlığa kapılıp soruyorsunuz ya, umut var mı diye? Var dostlarım.
Umut'ları var bu ülkenin. Böyle yiğit, onurlu şerefli insanları hala var bu ülkenin.
Bir kişi bile kalsa, her şeyi değiştirmeye gücü yeten Umut'ları var...
@yavuzagiraliog CHP kurultayında delegeye baskı yapılmış, rüşvet verilmiş ve kurultayın kaderiyle oynanmış. CHP'liler de bundan şikayetçi olmuş ve mahkeme bir karar vermiş. Buna ne diye itiraz ediyorsun be adam?
Türkiye’den para neden kaçıyor biliyor musunuz?
Çünkü adaletin gölgelendiği yere sermaye güvenmez.
Siz bile paranızı başka ülkelere gönderiyorsunuz.
Güven olmayan yerde yatırım da olmaz, gelecek de olmaz!..
“Direneceğiz” diyorlar.
CHP Genel Merkezini “direniş sahası” olarak belirlemişler.
Kızarsın, eleştirirsin, mücadele edersin ama yargı kararına posta koyamazsın.
“Uymuyorum” diyemezsin.
Şu anda hukuken “işgalci” durumundasınız.
Karar alamaz, harcama yapamaz, eşyaları taşıyamazsınız, yani “yok” hükmündesiniz.
Çoğunluğunuz varsa sandık yolunu açarsınız, yoksa mecliste vekil odalarını kapatıp halkın arasına karışırsınız.
İmamoğlu sürecinde de aynı hatayı yaptınız, meydanlara topladığınız marjinallerle vakit geçirdiniz, halktan uzaklaştınız, Özkan Yalım’ın havlusundan mağduriyet umdunuz.
Partiyi kuşatamadınız, hizipten öte geçemediniz, ayrıştırdınız, hikayenizi yazamadınız, kısa sürede masal oldunuz.
Ve bitti.
Hala şoktayım.
Cumhurbaşkanı gece kararnamesiyle Bilgi Üniversitesi'ni kapatmış öğrenciler Mimar Sinan'a aktarılacakmış.
Mutlak butlandan sonra yaşadığım ikinci şok buydu.
Sanki otobüsten otobüse yolcu aktarıyor mübarek.
Ya Allah aşkına artık bu ucube düzeni kapatın!
Sayın Bakanım @memetsimsek Borsaya önlem aldığınızı ifade ediyordunuz. Canlı yayında anlatıyordunuz. Önlem alınmış hali buysa alınmamış halini düşünmek dahi istemiyorum.
Buyrun konuşabilirsiniz. Söz sizin.
-%6 ile devre kestik.