
Kürt Milli Platformu’nun iki günlük çalıştayına Kürt Stratejik Araştırma Merkezi adına katılım sağladık. Farklı dünyagörüşlerine sahip Kürtlerin özgürlük, bilinç, sorumluluk, hedef adına bir araya gelmesi hem umut vericiydi hem de gelecek tasavvuru açısından çok anlamlı bir pratikti. İki gün boyunca Kürtler tartıştılar, gülüştüler, bağırdılar, birbirlerine tahammül gösterdiler, kızdılar… Olması gereken buydu. Somut hedefler için somut pratikler gerekliydi. Artık şunu daha iyi anlıyoruz. Kürtler mağduriyet endüstrisinin argümanlarıyla söylem geliştirmeyi bırakmalıdır. Mesele sadece kaba bir ajitasyon üretmek yerine artık tarihsel sorumluluk bilinci ile kuşanmaktır. Bu bilinç, acıyı ve baskıyı tanıdığı kadar, onu aşacak bir yaratım gücüne de sahip olmayı gerektirir. Bu yaratım gücü ise, öze dönüş, düşüncede derinleşmek, eleştirel aklı sahiplenmek ve aynı zamanda halkın tarihsel ruhunu yeniden canlandırmakla mümkün olacaktır. Kürt için çağrı açıktır: Tarihsel misyonunu yerine getirmek istiyorsa, kendisini yalnızca politik taleplerin pasif öznesi olmak yerine; bilinç ve aydınlanma yoluyla geleceği kuran aktif bir özne olarak konumlanmalıdır. Öfkenin körlüğünden kaos; bilincin berraklığından özgürlük doğar. Bu anlamda Kürt toplumuna yeni bir dil ve yeni bir gelecek tasavvuru gerekmektedir. Marksist-Sol aklın başarısı mümkün değildir. Çünkü bu akıl Kürt kollektif hafızasını ve toplumsal gerçekliğini tanımlayacak bir kapasiteye sahip değildir. İslamcı aklın başarısı da mümkün değildir çünkü Kürdün siyasi varlığına yabancılaştığı (alinasyon) ve kolektif haklarından vazgeçtiği bir kaçış çizgisi işlevi görmektedir. Özünde Kürde yeni bir siyasal tahayyül sunmaz ama onun bir kolonyal tebaa olarak var olmasına aracılık eder. Kürt için ne Sol ne de statükocu İslamcılık. Marjinal olmayan, şiddeti ötekileştiren, milletperver, bilinci kutsayan, bilgeliği hedefleyen, özgürlüğü arzulayan, toplumsal gerçeklerine/normlarına saygı duyan bir hareket gerekmektedir. Asıl mücadele şimdi başlıyor. Şimdi ise marjinal olmadan, Kürdün tarihsel birikimini seferber ederek, sosyolojiyi ve Kürdün toplumsal psikolojisini iyi çözümleyerek, milletperver bir düşünce zemini geliştirerek söz söylemenin zamanıdır. Yeni sözü Kürt Milli Platformu ile söyleyeceğiz. Özgürlüğe, anlama, bilince ve hedefe vesile olsun.





















