KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ

2.5K posts

KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ

KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ

@KhkYargi

KHK Mağduru yargı personeli yeni hesabı. Mücadeleye devam Adalet bu ülkeye MUHAKKAK gelecek. Dün olduğu gibi bugün de tek derdimiz ADALET, sadece ADALET.

Katılım Ekim 2019
4.7K Takip Edilen3.2K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ
1) 15 Temmuz DARBE! girişiminin planlama aşamasına dair, şimdiye kadar yayımlanmamış görüntülerine ulaşıldı. Kamuoyunun merakla beklediği görüntülerin devamını izlemeyi unutmayın.
Türkçe
16
214
268
0
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Ömer Faruk Gergerlioğlu
Ömer Faruk Gergerlioğlu@gergerliogluof·
Almanya’da Şeref Demirtaş’ın, Danimarka’da Tuğba Koç’un deport edilmesi gündemdedir. Bu kişilerin Türkiye’ye gönderilmesi, can ve hukuk güvenlikleri açısından çok ciddi riskler doğuracaktır.
Türkçe
11
221
402
13.5K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ
@turankuloglu Tıpkı 2014 yılında Yargıda Birlik kapsamında Bakanlık bütçesi ile yaptığınız seçim çalışmaları gibi. Adliyeleri ziyaret sebebi olarak Hâkim Savcıları tehdit, gözdağı ve fişleme çalışmalarına tam gaz devam. O zaman Temmuza hazırlanmıştınız şimdi neye hazırlanıyorsunuz...
Türkçe
0
0
0
206
Turan KULOĞLU
Turan KULOĞLU@turankuloglu·
HSK Başkan Vekilimiz Sayın Fuzuli Aydoğdu, Adalet Bakan Yardımcılarımız Sayın Can Tuncay ve Sayın Abdullah Aydoğdu, HSK Üyelerimiz Sayın Alişan Tiryaki, Sayın Çetin Arslan, Sayın Sait Özdemir, Sayın Bülent Küfüdür ve Sayın Hakan Yüksel ile birlikte Bitlis, Tatvan, Ahlat, Adilcevaz, Erciş ve Van adliyelerimizi ziyaret ederek kıymetli meslektaşlarımızla bir araya geldik. Gerçekleştirilen toplantılarda; yargısal süreçlerde yaşanan uygulama sorunları, çözüm önerileri, teşkilatın ihtiyaçları, verimlilik ile memnuniyet arasındaki ilişki ve yargıdaki gecikmelerin sistematik olarak ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmaları değerlendirdik.. Yeni dönemde yargı hizmetlerinin etkinliğini artırmaya, gecikmeye neden olan yapısal sorunları azaltmaya ve teşkilatımızın sesine kulak vermeye devam edeceğiz.
Turan KULOĞLU tweet mediaTuran KULOĞLU tweet media
Türkçe
7
23
178
16.8K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
kitmir
kitmir@kitmir_yeni111·
ṢU TAG'A BİR EL ATSAK GÜZEL İNSANLAR... Sincan Cezaevi'ne nakil olan böbrek hastası, KHK'lı Mehmet Parlak'ın eşi Nurten Parlak: "Ziyarette eşimi tanıyamadım. 45 kiloya düştü. Bir deri bir kemik kaldı. Uzman doktora gitmeli. Henüz götürülmedi..” #İşimiziGeriİstiyoruz
kitmir tweet media
Türkçe
3
344
515
3.3K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil333·
AİHM’den İhlali Kararı ve Tazminat Ödenmesine Neden Olanlara Geçmiş Olsun! 1⃣HSK İkinci Dairesi, kamuoyunda "Balyoz/Ergenekon" olarak bilinen dosyalar kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan, yapılan yargılama sonunda beraat eden ve bu işlemler nedeniyle açılan tazminat davalarında devletin tazminat ödemek zorunda kaldığı olayla ilgili kararlar vermeye devam ediyor. Kurul, devlet tarafından ödenen bu tazminatın, sorumluluğu bulunduğu iddia edilen 23 hakim ve savcıya "rücu" edilmesi konusunda izin vermiştir.
Dr. Ufuk YEŞİL tweet mediaDr. Ufuk YEŞİL tweet mediaDr. Ufuk YEŞİL tweet mediaDr. Ufuk YEŞİL tweet media
T24@t24comtr

HSK’dan 'Balyoz' kararı: Ödenen tazminat nedeniyle oluşan kamu zararı, 'FETÖ' mensubu eski hâkim ve savcılardan alınacak t24.com.tr/haber/hskdan-b…

Türkçe
18
212
515
44.8K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil333·
🖋️AİHM’in, tek bir günde 1.808’ü 7. madde olmak üzere toplamda 2.420 kişi hakkında verdiği Karslı, Bozyokuş, Seyhan ve diğerleri kararlarının ne anlama geldiğini ve bu kararların neden işlenen insanlığa karşı suçların en önemli delili olduğunu anlattığımız yazıya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.👇 🔗 voelkerrechtsblog.org/from-evidence-…
Türkçe
6
146
333
42.2K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
ahmet erkan
ahmet erkan@aerkan080·
✅AİHM ByLock kararlarının dolaylı ve doğrudan etkileri ✅AİHM’in 5 Mayıs’ta açıklayacağı Yasak kararı ✅Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde Kavala kararına uymayan hakim ve savcılara YAPTIRIM çağrısı Hukçular @emreturkut ile @alihukukk gündemi değerlendirdi. 👇👇👇 🔗 youtu.be/m37FITBA0w8?is
YouTube video
YouTube
Türkçe
2
124
254
12.4K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil03·
Bir ağır ceza mahkemesi, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası 8 sanık hakkında verilen yurt dışı çıkış yasağını, AYM'nin Veysel Kuşçu kararına atıfla kaldırmıştır.👇
Dr. Ufuk YEŞİL tweet media
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil03

2⃣ Örnek Dilekçe! 🖊️AYM'nin, içtihat değişikliğine giderek yurt dışına çıkış yasağı tedbiri için ön görülen 7 yıllık azami süreye istinaf ve temyiz sürecinde geçen sürelerinde dahil olduğu yönünde verdiği Veysel Kuşçu kararına istinaden hazırlanan örnek dilekçe metni ve görseli aşağıda mevcuttur. Faydalı olması dileğiyle. ''…AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA …CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA (Dosya şu an hangi mahkeme önündeyse o mahkemeden talepte bulunulmalıdır) DOSYA NO: [Esas Numaranızı Yazınız] TALEPTE BULUNAN (SANIK): [Adınız Soyadınız] – [T.C. Kimlik Numaranız] ADRES: [Tebligat Adresiniz] MÜDAFİİ: [Varsa Avukatınızın Adı Soyadı] (Avukatınız yoksa bu kısmı silebilirsiniz) KONU: Hakkımda uygulanan "Yurt Dışına Çıkış Yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbirinin, 5271 sayılı CMK'nın 110/A maddesinde öngörülen 7 yıllık azami kanuni süreyi doldurmuş olması ve Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun Veysel Kuşçu (B. No: 2023/95649) kararı doğrultusunda KALDIRILMASI talebidir. AÇIKLAMALAR 1. Mahkemenizin … Esas sayılı dosyasında sanık sıfatıyla yargılanmaktayım. Hakkımda yürütülen ceza yargılaması kapsamında, …tarihinde [Kararı Veren Mahkeme/Hakimlik] tarafından "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Bu tedbir kararı, verildiği tarihten itibaren kesintisiz olarak uygulanmaya devam etmektedir. 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110/A maddesi uyarınca, ağır ceza mahkemesinin görevine giren ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda adli kontrol tedbirinin uygulanabileceği azami süre uzatmalarla birlikte toplam 7 yılı geçemez. Hakkımda ….tarihinde başlayan adli kontrol tedbiri süresi itibarıyla, kanunda öngörülen yedi yıllık azami süre dolmuştur. 3. Bugüne kadarki yargısal uygulamalarda, dosyanın istinaf veya temyiz (kanun yolu) aşamasında geçirdiği sürelerin bu 7 yıllık azami süre hesabına dâhil edilmeyeceği yönünde hatalı bir yorum yapılmaktayken, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 16/12/2025 tarihli ve 2023/95649 başvuru numaralı Veysel Kuşçu kararında bu hatalı uygulamaya son vererek önemli bir içtihat değişikliğine gitmiştir. 4. Anayasa Mahkemesi’nin Veysel Kuşçu kararında belirttiği üzere: · Adli kontrolle ilgili azami süreler belirlenirken 5271 sayılı Kanun’da soruşturma ve kovuşturma evreleri arasında bir ayrım yapılmadığı gibi hüküm öncesi ve hüküm sonrası şeklinde bir ayrım da yapılmamıştır. · Kişinin mahkum olmasıyla birlikte "suç isnadına bağlı tutma" statüsünün sona ererek "mahkûmiyete bağlı tutma" statüsünün başlamasına ilişkin nitelik farkı tutuklama için geçerli olsa da; bu durumun özgürlükten yoksun bırakma niteliğinde dahi olmayan yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri için de geçerli olduğunu söylemek mümkün değildir. · Bu nedenle, hüküm verildikten sonra dosyanın kanun yolunda (istinaf/temyiz) bulunduğu dönemde adli kontrol tedbirinde geçen sürenin de azami 7 yıllık süreye dahil edilerek hesaba katılması zorunludur. 5. Anayasa Mahkemesi kararı gereğince, kanunda öngörülen azami süresi aşılmış olan bir adli kontrol tedbirinin devam ettirilmesinin hukuki bir temeli bulunmamaktadır. Hakkımdaki 7 yıllık kanuni azami süre dolduğundan, an itibarıyla söz konusu adli kontrol tedbiri yasal dayanaktan yoksun kalmıştır. Bu tedbirin devamı, Anayasa'nın 19. maddesinde düzenlenen "kişi hürriyeti ve güvenliği" ile 23. maddesinde düzenlenen "yerleşme ve seyahat hürriyeti" haklarımın ihlaline neden olacaktır. 6. Yukarıda izah edilen kanuni zorunluluklar ve Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun güncel emsal kararı ışığında, hakkımda uygulanan ve süresi dolan yurt dışına çıkış yasağı tedbirinin ivedilikle kaldırılmasını talep etme zarureti hasıl olmuştur. HUKUKİ NEDENLER: Anayasa m. 13, 19, 23; 5271 sayılı CMK m. 109, 110/A, 111; AYM Genel Kurulunun 16/12/2025 tarihli ve 2023/95649 sayılı Veysel Kuşçu Kararı ve ilgili tüm mevzuat. NETİCE VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Başkanlığınızca/Mahkemenizce resen gözetilecek hususlar dikkate alınarak; 1. Öncelikle hakkımda uygulanan Yurt Dışı Çıkış Yasağı Adli Kontrol Tedbiri için kanunda öngörülen azami sürenin dolduğunun TESPİTİNE, 2. Yapılan tespit doğrultusunda sistem kayıtlarının güncellenmesi amacıyla Adli Kontrol Kararının CMK’nun 110/A-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3. Kararın gereğinin ifası için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına MÜZEKKERE YAZILMASINA, 4. Karardan bir suretinin tarafıma TEBLİĞİNE karar verilmesi hususunda, Gereği arz ve talep olunur. …/…/… Sanık ……Adı Soyad-İmza EK: 1. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun, 16/12/2025 tarihli ve 2023/95649 başvuru numaralı Veysel Kuşçu kararı.''

Türkçe
6
111
323
21.1K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil03·
Çok Önemli! Lütfen Herkese Duyuralım! ⚖️AİHM tarafından verilen ihlal kararlarına rağmen, bazı mahkemelerin yeniden yargılama taleplerini reddettiği ve sistematik hukuksuzluğu sürdürerek eski cezayı verdikleri görülmektedir. Hukuka aykırı bu kararlara karşı, kanun yolları ve bireysel başvuru hakları sonuna kadar kullanılmalıdır. 💥💥Bu noktada yapılması gereken bir diğer ve önemli husus, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Kararların İcra Dairesine bildirimde bulunmaktır. Nitekim bugüne dek, hakkında hukuksuz karar verilen dokuz kişi bu bildirimde bulunmuştur (görsel). ⚖️Bakanlar Komitesi usulleri gereğince Komite bu bildirimi Hükümete iletmektedir ve Hükümet de kısa bir sürede bu bildirime cevap vermek zorundadır. Bu nedenle, Bakanlar Komitesi’ne bildirim yapılmasında zaruret vardır. Aşağıda linki ve metni bulunan bildirimin ilgili kişiye göre uyarlandıktan sonra, ilgili kararlar da eklenerek ve İngilizceye çevrilerek, Bakanlar Komitesi Kararların İcra Dairesi’nin mail adresine (dgi-execution@coe.int) gönderilmesi gerekmektedir. 📍 Bu bildirimler, hükümetin "AİHM kararlarını uyguluyoruz" şeklindeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koymak adına en etkili yoldur. Sadece bir e-posta gönderme kolaylığındaki bu bildirimin mutlaka yapılması gerekmektedir. Konuyla ilgili destek ve bilgi almak isteyenler, doğrudan mesaj (DM) yoluyla iletişime geçebilirler. 🖊️Yeniden Yargılama Talebinin Reddi Bildirim Metni İçin Link: justicesquare.org/aym-basvuru-fo… 📌Bildirim Metni (İngilizceye çevrilerekBakanlar Komitesine gönderilecek metin)👇👇👇 Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Kararların İcrası Dairesi’ne Konu: AİHM kararlarının icrası kapsamında bireysel önlemlerin alınmaması – yeniden yargılama talebinin gerekçesiz reddi/önceki cezanın tekrar verilmesi (Rule 9(1)) – AİHM Başvuru no:….. ve karar tarihi. Sayın Yetkili, İşbu yazı, Bakanlar Komitesi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının ve dostane çözüm şartlarının icrasının denetimine ilişkin Kuralları’nın 9(1). maddesi uyarınca, yararlanan tarafın (başvurucunun) vekili sıfatıyla, bireysel önlemlerin alınmamasına ilişkin bir gelişmeyi Komite’nin dikkatine sunmak amacıyla kaleme alınmıştır. Başvurucu, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarihli kararıyla, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan … yıl … ayhapis cezası ile cezalandırılmıştır. Mahkûmiyet, esas itibarıyla ByLock kullanımı, Bank Asya hesap hareketleri, KHK ile kapatılan dernek/sendikalara üyelik, kapatılan kurumlarda çalışma, bağış faaliyetleri, tanık/itirafçı beyanları ve benzeri yasal ve görünürde meşru faaliyetlere dayandırılmış ve suçun maddi ve manevi unsurları yönünden somut ve bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapılmamıştır. Söz konusu mahkûmiyet kararı, sırasıyla istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek kesinleşmiş; ardından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuru, … tarihli kabul edilemezlik kararıyla sonuçlanmıştır. İç hukuk yollarının tüketilmesi üzerine yapılan bireysel başvuru neticesinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, … ve Diğerleri/Türkiye kararında, başvurucunun da dâhil olduğu dosyalar bakımından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. ve/veya 7. maddelerinin ihlal edildiğine hükmetmiştir. AİHM, söz konusu kararda; mahkumiyetlerin otomatik ve kategorik bir yaklaşımla, yasal ve dolaylı olgulara dayanılarak kurulduğunu; ulusal mahkemelerin suçun özellikle manevi unsurunu kişi bazında ortaya koymadıklarını, ayrıca ByLock verileri gibi belirleyici dijital delillerin elde edilme yöntemi ve güvenilirliğinin savunma tarafından etkin biçimde tartışılamadığını tespit etmiştir. AİHM, ayrıca Yüksel Yalçınkaya/Türkiye (BD) ve Demirhan ve Diğerleri/Türkiye kararlarına atıfla, başvurucuların Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkına sahip olduklarını ve ihlalin giderilmesi bakımından yargılamanın yeniden başlatılmasının en uygun bireysel önlem olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu doğrultuda, AİHM’in başvurucuya ilişkin ihlal kararına dayanılarak, …. tarihi itibarıyla [Mahkemenin ismi yazılmalı]Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. Ancak söz konusu talep, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesinin 1(f) paragrafındaki açık düzenlemeye rağmen, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin reddedilmiştir. (Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi reddedildiyse bu paragraf yazılmalıdır. Mahkeme aynı cezayı verdiyse bu paragraf çıkarılmalıdır. Aynı cezanın verilmesi halinde bildirime yazılacak metin aşağıdaki paragraflarda belirtilmiştir). Bu karara karşı yapılan itiraz da [itirazı inceleyen mahkeme adı yazılmalı] tarafından, yalnızca kararın “yasaya uygun olduğu” belirtilerek, yine kanunun açık hükmüne aykırı olarak ve gerekçesiz biçimde reddedilmiştir (Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi reddedildiyse bu paragraf yazılmalıdır. Mahkeme aynı cezayı verdiyse bu paragraf çıkarılmalıdır. Aynı cezanın verilmesi halinde bildirime yazılacak metin aşağıdaki paragraflarda belirtilmiştir). Mahkeme yeniden yargılama talebini reddederken aynı zamanda yine gerekçesiz biçimde infazın durdurulması talebini de reddetmiştir. [Kişi halen infazen cezaevinde ise bu paragraf da yazılmalı] (Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi reddedildiyse bu paragraf yazılmalıdır. Mahkeme aynı cezayı verdiyse bu paragraf çıkarılmalıdır. Aynı cezanın verilmesi halinde bildirime yazılacak metin aşağıdaki paragraflarda belirtilmiştir). Bu doğrultuda, AİHM’in başvurucuya ilişkin ihlal kararına dayanılarak, …. tarihi itibarıyla [Mahkemenin ismi yazılmalı]Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. Talep kabul edilerek yargılama yeniden başlamış, ancak mahkeme AİHM'in ihlal kararına neden olan önceki kararı onaylamış ve aynı cezayı tekrar vermiştir. ( Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilip, aynı cezanın verilmesine karar verildiyse bu paragraf yazılmalı ve yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin yukarıdaki paragraflar metinden çıkarılmalıdır). Bu suretle, başvurucunun dosyasında AİHM kararlarının gerektirdiği bireysel önlemler alınmamış; Mahkeme tarafından tespit edilen ihlal iç hukukta giderilmemiş ve AİHM kararının icrası fiilen engellenmiştir. Başvurucu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. ve 7. maddelerine aykırı biçimde [Kişi halen infazen cezaevinde ise bu cümlenin devamındaki hususlar yazılmalı]cezaevinde özgürlüğünden yoksun bırakılmaya devam edilmekte; adli sicil kaydında hükümlü statüsü sürmekte ve söz konusu mahkûmiyetin yol açtığı ilave ve sürekli olumsuz sonuçlara katlanmak zorunda bırakılmaktadır (Hem yargılamanın yenilenmesi ve hem de aynı cezanın verilmesi halinde yazılacak metinde bu paragraf kalmalıdır). İşbu iletişim, yukarıda anılan AİHM kararlarının icrasının Denetimi kapsamında, tespit edilen ihlallerin giderilmesi amacıyla başvurucu yönünden bireysel önlemlerin, özellikle yargılamanın yenilenmesi yoluyla alınmasının sağlanmasına yönelik olarak, Rule 9(1) çerçevesinde Bakanlar Komitesi’nin bilgisine ve değerlendirmesine saygıyla sunulmaktadır (Hem yargılamanın yenilenmesi ve hem de aynı cezanın verilmesi halinde yazılacak metinde bu paragraf kalmalıdır). Saygılarımla, İMZA [Ad – Soyad] Başvurucu Vekili [Baro / Sicil No – isteğe bağlı] [Şehir / Ülke] [İletişim bilgileri] EK: İletişime konu mahkeme karar/ları (Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi için hem ret, hem de bu ret kararına karşı yapılan itirazın reddi kararı eklenmeli. Aynı cezanın verilmesi halinde de verilen bu karar eklenmeli).
Dr. Ufuk YEŞİL tweet media
Türkçe
19
638
984
58.7K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil03·
Bundan Sonra Ne mi Olacak? AKPM'ye ne sunulan ve AİHM kararlarını uygulamayan hakim ve savcılara yaptırım çağrısı içeren karar tasarısından sonra ne mi olacak? Buyun cevabı👇 🔗Videonun Tamamı için Link: youtube.com/watch?v=JAxqic…
YouTube video
YouTube
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil03

AİHM Kararlarını Uygulamayan Hakim ve Savcılara AKPM’den Yaptırım Çağrısı! 🔖Dün, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ne (AKPM) 28 parlamenter tarafından Türkiye'de hukuksuz kararlara imza atan hakim ve savcılar ile bürokratları ilgilendiren önemli bir karar tasarısı sunulmuştur. Tasarıda, Osman Kavala'nın AİHM kararlarına ve Bakanlar Komitesi tarafından başlatılan ihlal prosedürüne rağmen hâlâ serbest bırakılmamasına dikkat çekilmiştir. Tasarıda, yargı sürecinin Selahattin Demirtaş davasında olduğu gibi Osman Kavala'yı susturmak gibi gizli bir amaçla kötüye kullanıldığı ve bunun AİHS'in 18. maddesinin ihlali anlamına geldiği vurgulanmıştır. Ayrıca tasarıda, hukukun kötüye kullanılması yoluyla gerçekleşen bu hukuka aykırı tutuklamadan davada görev alan Türk savcı, hakim ve diğer yetkililerin ortaklaşa sorumlu oldukları kayda geçirilmiştir. 📌Yalçınkaya Kararı: Türkiye'de Hukukun Üstünlüğünün Bulunmadığını Gösteren Karar! ⚖️Tasarıda Kavala dışında Yalçınkaya kararına da yer verilmiş ve bu kararın "Türkiye'de hukukun üstünlüğünün bulunmadığını gösteren dönüm noktası'' niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Tasarıda yer alan tespitlere göre, AİHS'in 7. maddesi ile güvence altına alınan "kanunsuz suç olmaz" ilkesi Türkiye'de sistemik ve yaygın bir biçimde ihlal edilmiştir. Tasarı da söz konusu ihlalin dar kapsamlı olmadığına; AİHM önünde bekleyen 8.000'den fazla ve Türk mahkemeleri önünde görülen 100.000'den fazla davayı doğrudan ilgilendirdiğine yer verilmiştir. 🔖Bu bağlamda tasarı, meselenin sadece Kavala veya Demirtaş gibi belirli isimler üzerinden değil, genel bir yargı pratiği üzerinden değerlendirildiğinin göstergesidir. AİHM'in Yalçınkaya kararına aykırı karar vermeye devam eden hakim ve savcıların eylemlerinin, uluslararası merciler nezdinde yaygın bir hukuksuzluğun parçası olarak kabul edildiği görülmektedir. 🔖Tasarının sonuç ve eylem bölümünde, AKPM'nin 2518 (2023) sayılı kararına atıfta bulunularak, Avrupa Konseyi üye ve gözlemci devletleri ile Avrupa Birliği'ne somut bir çağrı yapılmaktadır. Bu çağrı, Osman Kavala'nın hukuka aykırı ve keyfi tutukluluğundan sorumlu olan savcı ve hakimler de dâhil olmak üzere ilgili yetkililere karşı "Magnitsky yasalarının" veya benzer yasal araçların kullanılarak hedefli yaptırımlar uygulanmasını içermektedir. 📍Acaba Magnitsky Yasalarının kapsamı ve ilgililer için anlamı nedir? ⚖️Magnitsky yasaları, insan hakları ihlallerine karıştığı tespit edilen kişilere karşı doğrudan ve bireysel yaptırımlar uygulanmasını sağlayan uluslararası mekanizmadır. Bu mekanizmanın amacı, yaptırımı devlete veya topluma değil, ihlali gerçekleştiren kamu görevlilerine, bürokratlara veya yargı mensuplarına yöneltmektir. 📌Bu tür yasaların Avrupa Birliği veya diğer üye ülkeler tarafından uygulanması durumunda, hedef alınan yargı mensupları ve bürokratlar için şu yaptırımlar söz konusu olabilmektedir: 🟦Seyahat ve Vize Yasakları: Yaptırım uygulanan kişilerin ilgili devletlerin sınırlarına girişi yasaklanır ve mevcut vizeleri iptal edilir. 🟥Malvarlıklarının Dondurulması: Hedef listesine alınan kişilerin yaptırımı uygulayan ülkelerdeki banka hesapları, fonları ve taşınmazları dondurulur. Bu varlıklar üzerindeki tasarruf yetkileri sınırlandırılır. 🟩Uluslararası Finansal Kısıtlamalar: Küresel finans kurumları ve bankalar, yaptırım listesindeki bireylerle ticari veya finansal işlem yapmaktan kaçınır. Bu durum, ilgili kişilerin uluslararası ödeme sistemlerine ve bankacılık hizmetlerine erişimini kısıtlar. 📍Sonuç itibarıyla bu karar tasarısı, uluslararası kurumların Türkiye'deki yargı pratiklerine yönelik yaklaşımında yeni aşamaya geçildiğini göstermektedir. Osman Kavala davası, yargının belirli kişileri susturmak amacıyla kullanıldığı tespitini içerirken; tasarıya özellikle eklenen Yalçınkaya kararı, meselenin bireysel ihlal boyutunu aşarak yapısal bir nitelik kazandığını ortaya koymaktadır. Yalçınkaya kararı, tasarıda da açıkça ifade edildiği üzere, Türkiye'de "hukukun üstünlüğünün bulunmadığını" belirten ve "kanunsuz suç olmaz" ilkesinin 100.000'den fazla dosyayı kapsayacak şekilde sistemik ve yaygın olarak ihlal edildiğini teyit etmektedir. 📍Bu tasarı, ilgili kişilerin şahsi sorumluluklarının uluslararası hukuk zemininde gündeme alınacağının önemli bir göstergesidir. Tasarı, yargıyı bir baskı aracı olarak kullananların ve Yalçınkaya kararında tespit edilen sistemik hukuksuzlukları verdikleri kararlarla sürdüren savcı ve hakimlerin ortaklaşa sorumlu olduğunu kayıt altına almaktadır. Hukuku araçsallaştırarak bu sistemik probleme neden olan ve söz konusu pratiği devam ettiren yargı mensupları ile bürokratların, şahıslarını hedef alan yaptırımlarla karşılaşabilecekleri ve eylemlerinin hukuki sonuçlarıyla yüzleşecekleri gerçeği, bu tasarıyla birlikte Avrupa Konseyi'nin somut gündem maddelerinden biri haline gelmiştir. 🔗Karar Tasarısı Linki: pace.coe.int/en/files/35993… @AYMBASKANLIGI @TCYargitay @TC_Danistay @HSKKurumsal @EnginYl @mentes70 @YilmazAkcil1968

Türkçe
9
263
543
48.3K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Mahir KILIÇ
Mahir KILIÇ@mahirkilicc·
📌CEZAEVLERİNDE SON DURUM 📌KAÇ TUTUKLU KAÇ HÜKÜMLÜ? 📌KAÇI ERKEK KAÇI KADIN? Cezaevlerinde 414.401 Tutuklu ve hükümlü var Hükümlü: Erkek: 334.713 Kadın: 15.914 Çocuk: 1.260 Toplam: 351.887 Tutuklu: Erkek: 55.355 Kadın: 3.895 Çocuk: 3.264 Toplam: 62.514 Genel Toplam: 414.401
Mahir KILIÇ tweet mediaMahir KILIÇ tweet mediaMahir KILIÇ tweet mediaMahir KILIÇ tweet media
Türkçe
108
56
264
21.1K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Sincan Cezaevi Bilgi
Sincan Cezaevi Bilgi@SincanCikBilgi_·
KHK'lı zabıt katibi Mehmet Parlak: 🚩2.5 yıldan fazladır tutuklu. 🚩Cezaevinde bulaşan bakteri yüzünden 16 ayda 20 kilo verdi ve daha önce nakledilen böbreği, %70 işlevini kaybetti. 🚩Tahliye edilmesini talep ediyoruz. @adalet_bakanlik AbdullahTırpanın SesiOl FB Rize gol faul
Türkçe
2
145
189
2.9K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil03·
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi: Tutukluluk Başvurularında AYM'ye Başvuru Etkili bir Yol Değildir! ⚖️Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi Türkiye ile ilgili iki dosyada ihlal tespiti yapmıştır. İlk dosyanın konusu, başvurucu Tevfik Soylu’nun, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yürütülen soruşturmalar kapsamında yaşadığı süreci konu almaktadır. İstanbul Terörle Mücadele Bürosu, 17 Ekim 2017 tarihinde başvurucu hakkında örgüt üyeliği iddiasıyla bir soruşturma başlatmış ve aynı evinde arama yapılarak başvurucu gözaltına alınmıştır. Başvurucuya yönelik hazırlanan iddianamede, ByLock kullanmak, Bank Asya’da mevduat hesabı bulundurmak ve bu banka tarafından finanse edilen bir şirkette çalışmak gibi suçlamalar yer almıştır. Yapılan yargılama sonucunda başvurucuya terör örgütü üyeliği suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası vermiş ve bu karar daha sonra Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından onanmıştır. ⚖️Başvurucu, şikayetinde Türkiye'nin Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme kapsamındaki birçok maddeyi ihlal ettiğini savunarak yaşadığı süreci anlatmıştır. Başvurucu, yaklaşık bir yıl boyunca somut bir kanıt olmaksızın keyfi olarak tutuklu bırakıldığını, gözaltı sürecinde suçlamalar hakkında kendisine bilgi verilmediğini ve dosyayı inceleyebilecek bir avukata erişiminin engellendiğini iddia etmiştir. Ayrıca gözaltı ve tutukluluk koşullarının insani onura aykırı olduğunu, dokuz kişiyle birlikte bir hücrede tutulduğunu, hijyen koşullarının yetersizliği nedeniyle banyo ve tuvalet ihtiyaçlarını karşılayamadığını ifade etmiştir. Yargılama aşamasında ise tutukluluğa yaptığı itirazların hep aynı basmakalıp ifadelerle reddedildiğini, tutukluluk incelemelerinin kendisi veya avukatı olmaksızın gerçekleştirildiğini ve savcının tutukluluğun devamı yönündeki görüşünün savunmaya bildirilmediğini ileri sürmüştür. Soylu ayrıca, evinin gece vakti arama kararı olmaksızın arandığını ve sadece dini/sosyal bir harekete aidiyeti nedeniyle ayrımcı bir muameleye maruz kaldığını da iddia etmiştir. ⚖️Başvurunun kabul edilebilirliği aşamasında, başvurucunun Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluyla ilgili tutumu ve bu yolun etkililiği üzerinde durulmuştur. Başvurucu başlangıçta AYM sürecinin aşırı uzun süreceğini ve etkisiz olacağını savunsa da, daha sonra Temmuz 2021'de AYM'ye başvurduğunu ve bu başvurunun derdest olduğunu bildirmiştir. AYM, 2022 yılında verdiği kararda başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliğine ilişkin iddialarını, ilk derece mahkemesinin kararından itibaren 30 günlük yasal süre içinde başvurmadığı gerekçesiyle süre yönünden reddetmiş; adil yargılanma ve kanunilik ilkesine ilişkin diğer iddialarını ise dayanaktan yoksun bulmuştur. İnsan Hakları Komitesi ise Türkiye'deki alt mahkemelerin AYM ihlal kararlarını uygulamadığı örneklere atıfta bulunarak, tutukluluk vakalarında AYM'ye başvurmanın her zaman etkili bir yol olmayabileceğini değerlendirmiştir. Komite, somut olayda Türkiye'nin, zamanında yapılacak bir AYM başvurusunun uygulamada kesin olarak etkili olacağını kanıtlayamadığına hükmederek başvuruyu kabul edilebilir bulmuştur. @AYMBASKANLIGI ⚖️Komite, yaptığı inceleme sonucunda Sözleşme’nin 9. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarının ihlal edildiğine karar vermiştir. İlk olarak, başvurucunun tutukluluk incelemelerinin duruşmasız yapılması ve savcının görüşlerinin savunmaya kapalı tutulması nedeniyle, tutukluluğun hukuka uygunluğunun etkili bir şekilde denetlenemediği ve bu durumun keyfiyet teşkil ettiği belirtilerek 9(1) maddesi ihlal edilmiştir. İkinci olarak, başvurucuya gözaltı anında somut suçlamanın söylenmeyip "terör örgütü üyeliği" suçlamasının ancak 7 gün sonra netleştirilmesi, "suçlamalardan derhal haberdar edilme" hakkına aykırı bulunarak 9(2) maddesinin ihlaline yol açmıştır. Son olarak, başvurucunun hakim huzuruna çıkarılmasının 7 gün sürmesi ve bu süreçte avukat yardımından mahrum bırakılması, OHAL koşulları altında dahi makul ve zorunlu bir gecikme olarak kabul edilmemiş; bu durum 9(3) maddesi kapsamında bir diğer ihlal gerekçesi olarak kabul edilmiştir. Komite, bu ihlallerin varlığı karşısında başvurucunun diğer hak iddialarını ayrıca incelemeye gerek görmemiştir. ⚖️İhlal kararı sonrasında İnsan Hakları Komitesi, Sözleşme'nin 2. maddesi uyarınca Türkiye'nin başvurucuya etkili bir hukuk yolu ve tam onarım sağlama yükümlülüğü olduğunu hatırlatmıştır. Bu kapsamda devletin, başvurucuya yaşadığı ihlaller nedeniyle uygun bir tazminat ödemesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Ayrıca Türkiye'den, gelecekte benzer hak ihlallerinin tekrarlanmaması için gerekli tüm yasal ve idari önlemleri alması istenmiştir. Komite, verilen bu kararın Türkiye'nin resmi dilinde yayımlanmasını, yaygın şekilde dağıtılmasını ve alınan önlemler hakkında 180 gün içerisinde Komite'ye ayrıntılı bilgi sunulmasını talep ederek süreci karara bağlamıştır. 🔗Link: tbinternet.ohchr.org/_layouts/15/tr…
Türkçe
0
73
146
7.4K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil03·
Türk Yargı Sisteminin Röntgenini Çeken Savunma! ⚖️25 Mart 2026 tarihinde Büyük Daire’de duruşması yapılan Kavala/Türkiye (No.2) davasında, kamuoyu Hükümet avukatının çok tartışılan "tuzlu poğaça" savunmasına odaklanmışken; Osman Kavala’nın avukatı Prof. Dr. Philip Leach, siyasi yönü ağır basan tüm davaların adeta röntgenini çeken tarihi bir savunma yapmış ve şu hususlara yer vermiştir: 📍17 farklı uluslararası müdahil, bu davanın hukuki bir süreçten ziyade sistematik bir baskı aracı olduğunu tescil etmiştir. 📍Muhalifler, gazeteciler ve hak savunucuları, sadece fikirlerinden dolayı hukuki ve idari bir kuşatma altına alınarak sistematik bir kriminalizasyon süreciyle tasfiye edilmektedir. 📍Siyasi açıdan hassas davalarda görev yapan hakim ve savcılar, bizzat Cumhurbaşkanı ve bakanların kamuoyu önündeki açık talimatları ve doğrudan baskıları nedeniyle bağımsız karar alma yetilerini tamamen kaybetmiştir. 📍Hakimler ve Savcılar Kurulu üzerindeki mutlak hükümet kontrolü, yargı mekanizmasını iktidara sadık isimlerin kilit rollere getirildiği bir ödüllendirme ve cezalandırma sistemine dönüştürmüştür. 📍Alt mahkemeler ve Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi kararlarını açıkça hiçe sayması, Türkiye’de anayasal güvencelerin ve hukuk hiyerarşisinin fiilen ortadan kaldırıldığının en somut kanıtıdır. 📍Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, hükümet yetkililerinin açık direniş çağrıları ve 'kararı tanımıyoruz' minvalindeki açıklamalarıyla sistematik olarak baypas edilmektedir. 📍Sağlam bir hukuki temelden yoksun, somut suç unsuru içermeyen ve sadece demokratik faaliyetleri hedef alan aşırı uzun iddianamelerle yargı süreci bir cezalandırma yöntemine dönüştürülmüştür. 📍Mahkemelerce verilen tahliye kararlarının, eş zamanlı olarak çıkarılan yeni ve içi boş tutuklama emirleriyle boşa çıkarılması, ceza adaleti sisteminin bariz ve kasıtlı bir istismarıdır. 📍Anayasa Mahkemesi artık bu davada etkili bir yol değildir; çünkü verdiği kararlar alt mahkemelerce defalarca reddedilmiş ve AYM'nin kendi kurumsal otoritesi sarsılmıştır. Yargıtay’ın, Anayasa'yı uygulayan dokuz AYM üyesi hakkında suç duyurusunda bulunması, yüksek yargı organları arasındaki hukuksal bağın koptuğunu ve sistemin tamamen tıkandığını göstermektedir. 📍Karara bağlanmayan başvurular ve açıklanamayan aşırı gecikmelerle Anayasa Mahkemesi, hak ihlallerini durdurmak yerine bu ihlallerin sürdüğü bir bekleme odası haline gelmiştir. 📍Hükümetin 2013 yılındaki eski kararlara sığınması beyhudedir; 2018 anayasa reformları sonrası ortaya çıkan otoriter yargı pratiği, eski içtihatları bu dava için tamamen geçersiz kılmaktadır.👇👇👇
Türkçe
11
449
1.2K
69.2K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Av.Mustafa Özkan
Av.Mustafa Özkan@insan_hukuk·
KHK'ya dayanılarak tesis edilen rütbe geri alım işlemine dair Terör örgütüyle irtibatlı/iltisaklı olunduğu gerekçesiyle rütbe geri alınmından kaynaklı davada İdare Mahkemesince iptal kararı verilmiştir.Müvekkil hk. verilen 16.03.2026günlü karar emsal olması amacıyla sunulmuştur;
Av.Mustafa Özkan tweet mediaAv.Mustafa Özkan tweet media
Türkçe
4
22
117
16.9K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil03·
AYM Göstermelik Kararlar Vermeye Devam Ediyor! 📍Suçta ve cezada kanunilik ilkesinden ihlal vermemek için ''gerekçeli karar hakkını'' adeta ''can simidi'' gibi kullanan AYM, verdiği göstermelik kararlarına bir yenisini daha eklemiştir! ⚖️Bahse konu olayda ilk derece mahkemesi, başvurucunun 17/25 Aralık öncesi dönemde sohbetlere katılması ve yardım toplanmasına ilişkin beyanlarını suç ikrarı kabul etmiştir. Kararda başvurucunun, 2014 yılı sonunda düzenlenen bir protestoya katılması ve çocuklarını 2015 yılına kadar cemaat okul ve dershanelerine göndermesi mahkumiyete gerekçe yapılmıştır. Ayrıca başvurucunun kapatılan MASİAD derneği üyeliği, Zaman gazetesi ve Sızıntı dergisi abonelikleri ile hakkında soruşturma yürütülen kişilerle gerçekleştirdiği HTS kayıtları da suçun maddi unsurlarını destekleyen "örgütsel faaliyetler" olarak nitelendirilmiştir. Mahkeme, başvurucunun eğitim düzeyini de dikkate alarak, iddia edilen nihai amacı bilebilebileceğini savunmuş ve "kastın yoğunluğu" gerekçesiyle alt sınırdan uzaklaşarak ceza vermiştir. ⚖️Başvurucu, AYM'ye yaptığı başvuruda, cezalandırılmasına konu edilen eylemlerin tamamının gerçekleştirildikleri tarihte yasal faaliyetler olduğunu ve bu fiillerin bir yapıya üyelik kastını kanıtlamaya yetmeyeceğini savunmuştur. Özellikle mahkumiyet kararının davanın sonucunu değiştirebilecek esaslı savunmalarını karşılamadığını belirterek, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca, eylemlerinin gerçekleştiği dönemde söz konusu yapının bir suç örgütü olduğuna dair kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığını, dolayısıyla cezai sorumluluğun zaman bakımından oluşmadığını ve fiillerinin hukuki belirlilikten yoksun şekilde cezalandırıldığını iddia ederek "suçta ve cezada kanunilik" ilkesinin çiğnendiğini vurgulamıştır. Bunların yanı sıra, ağır sağlık sorunlarının yargılama makamlarınca dikkate alınmaması nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması hakkının da zedelendiğini belirtmiştir. ⚖️ AYM, başvuruyu gerekçeli karar hakkı kapsamında inceleyerek, yerel mahkemenin başvurucunun kararın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki savunmalarına dair "ayrı ve açık" bir değerlendirme yapmadığını söylemiştir. Mahkeme; içeriği ve mahiyeti bilinmeyen HTS kayıtlarının, yasal bir derneğe üye olmanın veya gazete abonesi olmanın, örgütsel bir amaç güdüldüğü somut verilerle ispatlanmadığı sürece mahkumiyet için yeterli görülemeyeceğine dair yerleşik içtihatlarını hatırlatmıştır. Mahkumiyetin esasını oluşturan "sohbetlere katılmanın" ise örgütsel bir nitelik taşıdığının mahkemece ikna edici şekilde ortaya konulamadığına dikkat çekilmiştir. AYM, gerekçeli karar hakkı yönünden ihlal kararı verdiği gerekçesiyle, başvurucunun davanın esasına ve kanunilik ilkesine dair diğer şikâyetlerini inceleme gereği duymamıştır. ⚖️Verilen kararda sergilenen bu yaklaşım, AYM'nin sistemik bir sorunu çözmek yerine sorumluluktan kaçtığı yeni bir "şark kurnazlığı" örneğidir. Başvurucu, eylemlerinin gerçekleştiği tarihte yasal olan faaliyetlerin (gazete aboneliği, okul, dernek üyeliği) geriye dönük olarak suç sayılmasının Anayasa’nın 38. maddesindeki "kanunilik" ilkesine açıkça aykırı olduğunu ileri sürmesine rağmen; AYM yine bu hususa hiç girmemiş ve sanki böyle bir iddia yokmuş gibi davranmıştır. Mahkeme, "yasal olan bu eylemler ile bir insana nasıl ceza verilebilir" demek yerine, "bu eylemleri neden suç saydığını yeterince açıklayamamışsın" diyerek topu taca atmıştır. ⚖️AYM'nin artık alışkanlık haline getirdiği bu tutum, yapısal bir hukuksuzluğu çözmek yerine "göstermelik" bir ihlal ile dosyanın yerel mahkemeye gönderilerek zaman kazanma ve suçun unsurlarına ilişkin esaslı bir standart belirlemekten kaçınma stratejisidir. Bu nedenle, AYM'nin bilinçli olarak inceleme dışı bıraktığı "suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlali" iddiasını içeren dosyalarda bu göstermelik kararlarla yetinilmemeli; söz konusu iddialar mutlaka AİHM'e taşınmalıdır. AİHM'e yapılacak bu başvuru, AYM kararının ardından ilk derece mahkemesinde başlayacak olan yeniden yargılama sürecine de bir engel teşkil etmemektedir. 🔗kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2024/6640
Türkçe
5
68
174
14.2K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil03·
🎙️Bugün Buraya Üzüntüyle Geldik; Zira Türkiye, Mahkemenizin Kararını Uygulamadı! ⚖️5 Mayıs 2026 tarihinde açıklanacak olan Yasak/Türkiye başvurusunun, geçtiğimiz yıl yapılan Büyük Daire duruşmasında avukat Johan HEYMANS tarafından gerçekleştirilen o tarihi savunma.👇👇 👇
Türkçe
5
260
657
35.7K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil03·
⚖️AYM dün açıkladığı kararlarla, meslekten ihraç dosyalarında nasıl bir yol izleyeceğini göstermiştir. Mahkemenin, beraat eden kişilerin dosyalarında dahi "ihlal" bulmamak adına sergilediği "ince işçilik" ve yerleşik bireysel başvuru inceleme yöntemini tersine çevirmesi, kararlara muhalif kalan üyeler tarafından da eleştirilmiştir. Maalesef bir kararında dile getirdiğini diğer kararında tanımayan, standarttan yoksun bir mahkeme profiliyle karşı karşıyayız. ⚖️AYM, kırmızı çizgisi olan ByLock iddiası bulunmayan dosyalarda bile, başvurucunun eylemi ne olursa olsun bir yolunu bularak başvuruları reddetmektedir ve benzer dosyaları da reddecektir. Mahkeme, bu tutumuyla etkili bir başvuru yolu olmadığını bir kez daha kanıtlamıştır. 📍Bu nedenle, AYM’ye başvuru yapacak kişilerin herhangi bir hak kaybı yaşamaması adına, AYM ile eş zamanlı olarak AİHM'de başvurmalarında ve halihazırda AYM’de dosyası olup karar bekleyenlerin de mahkeme sonucunu beklemeden AİHM’e müracaat etmelerinde zaruret vardır.👇👇
Hukuki Haber@HukukiHaber

AYM’nin OHAL KHK’larıyla Meslekten Çıkarma İşlemlerine Dair Son Kararlarına İlişkin Değerlendirme Dr. Ufuk YEŞİL yazdı... hukukihaber.net/aymnin-ohal-kh…

Türkçe
8
99
249
29.9K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ retweetledi
Av.Mustafa Özkan
Av.Mustafa Özkan@insan_hukuk·
Danıştay'dan önemli karar Ceza Mahkemesi Kararı İdareyi Bağlar: Delil Yoksa Disiplin Cezası da Olamaz. 1️⃣FETÖ gerekçesiyle verilen memuriyetten çıkarma cezası, ceza mahkemesinde ortaya çıkan delil durumuyla birlikte değerlendirildi ve işlem hukuka aykırı bulunarak iptal edildi.
Türkçe
40
88
453
75.7K
KHK MAĞDURU YARGI PERSONELİ
@InfazKursusu @abakingurlek Çünkü onların amirleri yine onların içinden çıkıyor. Sizin adınıza bu görüşmelere Hakim savcılar giriyor. Aynı zamanda üniforma giyen Genel idari hizmetler sınıfı olur. Deve mi kuş mu olduğunuz belli olmalı. Akp hukumetinde hangi haklara sahip olabildiniz?
Türkçe
0
0
1
114
İnfaz Koruma Kürsüsü
İnfaz Koruma Kürsüsü@InfazKursusu·
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Üniformalı Orman Muhafaza Memurları, Gümrük Muhafaza Memurları ve Doğa Koruma ve Milli Parklarda görev yapanlara ücretsiz taşıma hakkı verilmiştir. Bizim suçumuz ne? Sayın Bakanım @abakingurlek İnfaz Koruma Memurlarına sahip çıkmanızı bekliyoruz.
İnfaz Koruma Kürsüsü tweet media
Türkçe
4
37
217
9.9K